Etiket: 14 mayıs 2023 seçimleri

  • Kılıçdaroğlu: Kazanamadık ama tablo ağır bir yenilgi değil

    Kılıçdaroğlu: Kazanamadık ama tablo ağır bir yenilgi değil


    CHP Genel Merkezi’nde konuşan Kılıçdaroğlu, ‘geriye dönük pişmanlığınız var mı’ sorusuna, “Benim açımdan yapılan her şey doğruydu, pişmanlığım yok” diyerek cevap verdi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından sessizliğini bozdu. CHP lideri Kılıçdaroğlu Sözcü TV’de gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    CHP Genel Merkezi’nde konuşan Kılıçdaroğlu, ‘geriye dönük pişmanlığınız var mı’ sorusuna, “Benim açımdan yapılan her şey doğruydu, pişmanlığım yok” diyerek cevap verdi. 

    Seçim gecesi alınan sonuç sonrası neden istifa etmediği şeklinde sorulan soruya yanıt veren Kılıçdaroğlu, “Demokrasiye taraftar olanlar CHP’de toplandı, bunların konuşulması lazım. Bir yıl boyunca çalıştık ve bir mutabakat metni hazırladık.” dedi. 

    Toplumun her kesimiyle diyalog kurulduğunu ve önemli adımlar attıklarını vurgulayan CHP lideri, seçimi kazanacaklarına büyük bir kesimin inandığını ve ortaya çıkan sonuca üzüldüklerini söyledi.

    Eleştirilerin ardından kurultay kararı aldıklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, yerel seçimden önce bu sürecin bitmesini beklediğini söyledi. 

    Kılıçdaroğlu, seçim sonuçlarına göre kırsal kesimde Erdoğan lehine 3 milyon oy farkı oluştuğunu, büyük yerleşim birimlerinde ise yüzde 51 ile kendilerinin önde olduklarını, bu sonucun kırsala yeterince enerji harcamadıklarının ortaya çıktığını söyledi. 

    Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkan bazı başlıklar şöyle: 

    “Ortaya çıkan tabloyu ağır bir yenilgi olarak görmeyi asla kabul etmem, sizin de kabul etmenizi doğru bulmam. Kazanamadık doğru ama bunu ağır bir yenilgi olarak kamuoyu önüne koymak olmaz.”

    “İlk turda bazı sorunlar çıktı, doğru. Bilgisayar sisteminde birden fazla model arasında uyumsuzluk çıktı. Tutanakların yüklenmesinde sorunlar çıktı. İkinci turda da tutanakların tamamı elimize geçti.”

    “Geçen seçimlerde 10 bine yakın partili sandığa gitmemiş, ilişkilerini kesip partiden ihraç ettik.”

    “Bu bir demokrasi yarışıdır. Toplumdaki kutuplaşmayı törpüledik. Sorunların çözümü için öncülük ettik. Bundan sonraki süreçte bayrağı teslim alanlar elbette daha ileriye taşıyacaktır. Aday olup olmamanın hiçbir önemi yok. Ben ‘Adayım’ demem.”

    “Bu güne kadar hiç çıkıp ‘adayım’ demedim. Partinin yetkili organları karar verecektir. Bu parti bir kişinin partisi değildir. Bu partide herkes gelip Genel Başkanlığa aday olabilir.”

    “Belediye başkanları olmasaydı kaybetseydik, belki dediğinizin haklı gerekçesi olabilirdi ama onlar vardı zaten. Siz neden aday oldunuz diye bana soruyorsunuz. Ben hiçbir zaman ben adayım demedim, masada da demedim. Masanın iradesine her zaman saygı gösterdim.”

    “CHP’ye yönelik bir algı var, algıyı değiştirmek istiyoruz. ‘Elim gitmiyor Altı Ok’un altında mühür basmaya’ diye.”

    “Belediye Başkanları seçildikleri beldeye hizmet etmek zorundalar, birinci öncelikleri budur. Halk onları kendilerine hizmet etsin diye seçti.”

    “Ben CHP Genel Başkanı olarak İstanbul Büyükşehir’in ne olması gerektiğini düşünmek zorundayım. Yeni bir CHP’li tarafından yönetilmesi gerekir. Şu anda CHP’li tarafından yönetilmezse bu bizim için ciddi bir sorun olur. Kazandığımız bir Büyükşehir Belediyesi’ni başka bir partiye neden verelim? İmamoğlu aday olabilir. Arkadaşlar olabilirler, neden oluyorsunuz demem.”

    “Asla ve asla CHP’nin hiçbir genel başkanı bir dış proje olamaz. Biz Kuvayi Milliye geleneğinden gelen bir partiyiz. Öyle dış güçlerinin adamı olmak, bir araya gelmek falan… Dış güçlere teslim olan kişi Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bizim Atatürkçülükten kopmak gibi bir şeyimiz zaten olamaz. Ama günün 24 saati Atatürkçülük demek de doğru değil. Onu kim söylediyse onun gerçek anlamda bir diplomat olduğuna da ben inanmıyorum.”

    “Salı günü grubumuz var. Bundan sonra normal yapacağız. Milletvekili olup olmamanın hiçbir önemi yok. Dokunulmazlık konusunda, dosyaları incelemezseniz namertsiniz.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumhurbaşkanı Seçimi ikinci turu: Türkiye sandık başında | Canlı Anlatım

    Cumhurbaşkanı Seçimi ikinci turu: Türkiye sandık başında | Canlı Anlatım


    Seçimin ikinci turunda oy verme işlemi başladı

    Türk siyasi tarihinde ilk kez yaşanacak olan Cumhurbaşkanı Seçimi ikinci tur oylaması için oy verme işlemi, Türkiye genelinde saat 08.00 itibarıyla başladı. Vatandaşlar saat 17.00’ye kadar oy kullanabilecek. 

    Türkiye’nin, 5 yıl boyunca görev yapacak cumhurbaşkanının belirleneceği seçim için ülke genelinde 973 ilçe, 1094 ilçe seçim kurulunda 191 binden fazla sandık kuruldu. Seçimde yurt içinde 60 milyondan fazla seçmen oy kullanıyor.

    Türkiye Cumhurbaşkanı Seçimi ikinci tur oylaması için sandık başına gidecek

    Seçimde Cumhur İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan ile Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu yarışıyor.

    Seçmenler, üzerinde Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası bulunan, kimliği tereddütsüz ortaya koyan, resimli, resmi nitelikteki belgelerden biriyle oy kullanabilecek.

    Cep telefonu, fotoğraf veya film makinesi gibi görüntü kaydedici veya haberleşme sağlayıcı cihazlarla oy verme yerine girilmesi yasak olacak. Bu tür cihazlar, oy verme işlemi bittikten sonra iade edilmek üzere sandık kuruluna bırakılacak.

    Seçmen, oy pusulasındaki cumhurbaşkanı adaylarından Recep Tayyip Erdoğan veya Kemal Kılıçdaroğlu’nu tercih ettikten sonra oy pusulasını zarfa koyarak sandığa atacak.

    Oy verme işlemlerinin bitmesinin ardından kullanılan oyların sayım ve dökümü yapılacak.

    Hastalığı veya engeli sebebiyle yatağa bağımlı seçmenler için bu seçimde de seyyar sandıklar oluşturulacak. Bu seçmenler, seyyar sandıklarda oylarını kullanabilecek.

    Ayrıca, görme engelliler bu seçimde de ilk kez 14 Mayıs seçimlerinde uygulandığı gibi kendileri için hazırlanan şablonla oy kullanabilecek.

    Oylar hangi hallerde geçersiz sayılacak

    “Evet” ya da “Tercih” mührü basılmayan, birden fazla adaya mühür basılan oylar geçersiz olacak.

    Oy pusulasının bütünlüğünün bozulacak şekilde yırtılması veya koparılması, pusula üzerine mühür dışında veya mühür yerine herhangi bir özel işaretin, isim, imza kaşesi veya parmak izinin basılması da kullanılan oyu geçersiz kılacak.

    Ayrıca, oy pusulasının belirgin bir şekilde karalanması, çizilmesi veya işaretlenmesi, zarftan işaret amacı taşıyan herhangi bir madde çıkması hallerinde de oylar geçersiz sayılacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Diyarbakır halkı seçim sonuçlarıyla ilgili ne düşünüyor?

    Diyarbakır halkı seçim sonuçlarıyla ilgili ne düşünüyor?


    14 Mayıs’ta yapılan seçime Yeşil Sol Parti listesinden giren HDP, geçmiş oy oranına ulaşamadı. Diyarbakırlı seçmene oy kaybının nedenlerini sorduk.

    28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nin kesin olmayan sonuçlarına göre Diyarbakır’dan 12 milletvekili seçildi.

    AK Parti Diyarbakır’dan üç milletvekili, CHP bir, Yeşil Sol Parti ise sekiz milletvekili çıkardı. Ancak hakkındaki kapatma davası nedeniyle seçimlere Yeşil Sol Parti listesinden giren ve Türkiye İşçi Partisi ile ittifak yapan Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) son seçimlerde oy oranı azaldı.

    Yeşil Sol’un en fazla milletvekili çıkardığı Diyarbakır’da yaptığımız sokak röportajlarında seçmene ikinci turda kimi tercih edeceklerini ve HDP’nin ortağı olduğu ittifakın düşük oy almasının sebebini sorduk.

    Diyarbakırlı seçmen, oy kaybının ana nedeni olarak TİP ile yapılan ittifakı görüyor. 

    “HDP tek başına seçim girseydi farklı olurdu” diyen seçmenden bazıları oy sayımında usulsüzlük yapıldığı kanaatinde. 

    euronews, seçim sonuçlarını Diyarbakır halkına sordu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumhurbaşkanlığı seçim sonucu: Kılıçdaroğlu ve Erdoğan’ın oyu kaç; kim kaç puan önde?

    Cumhurbaşkanlığı seçim sonucu: Kılıçdaroğlu ve Erdoğan’ın oyu kaç; kim kaç puan önde?


    Cumhurbaşkanlığı seçiminde oy verme işlemi sona erdi. Sandıkların açılması ve YSK yayın yasağının kalkmasından sonra sonuçları paylaşacağız.

    14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçiminde oy verme işlemi sona erdi. Oy sayımına geçildi. Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) yayın yasağının kalkmasından hemen sonra anlık sonuçları duyurmaya başlayacağız.  

    Anadolu Ajansı’nın (AA) verilerine göre sandıkların kaçı açıldı, oyların ne kadarı sayıldı? Cumhurbaşkanlığı seçiminde kim önde gidiyor? Recep Tayyip Erdoğan ve Kemal Kılıçdaroğlu kaç oy alıyor? Seçimler ikinci tura kalacak mı? 

    Sürekli güncellenen grafik ve haberimizden cumhurbaşkanlığı seçim sonucunu takip edebilirsiniz.

    ATA İttifakı adayı Sinan Oğan ile seçimden çekildiğini açıklayan Memleket Partisi lideri Muharrem İnce’nin alacağı oy oranı seçimin ikinci tura kalıp kalmamasında etkili olacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sandıklara sahip çıkacağız; seçim ikinci tura kalmayacak

    Sandıklara sahip çıkacağız; seçim ikinci tura kalmayacak


    Seçimin ikinci tura kalmayacağı ve de iktidar olacaklarından emin olduğunu belirten Kaftancıoğlu, euronews Türkçe’nin sorularını yanıtladı.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin el değiştirmesinde önemli rol oynayan Canan Kaftancıoğlu, yarın yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili seçimlerine ilişkin son çalışmaları euronews Türkçe’ye anlattı.

    Kaftancıoğlu ‘İstanbul’u kazanmak ve CHP iktidarını kurmak için adayım’ demiş ve CHP İstanbul 36. Olağan İl Kongresi’nde seçilerek İstanbul il başkanlığı koltuğuna oturmuştu. 

    Bunun arkasından ilk başarısı CHP’nin 2019 yerel seçimlerinde geldi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin el değiştirmesindeki başarısında adı geçenlerden Canan Kaftancıoğlu hedefleri, partisi CHP’deki değişimi ve sandık güvenliği gibi gündemdeki konularla ilgili konuştu.

    Seçimin ikinci tura kalmayacağı ve de iktidar olacaklarından emin olduğunu belirten Kaftancıoğlu, euronwes Türkçe’nin sorularını yanıtladı.

    Bir hekimsiniz. Adli tıp alanında tecrübeniz var. İşkence ve faili meçhullerle mücadele odaklı hem sivil toplum faaliyetleriniz hem akademik çalışmalarınız oldu. Sonrasında ise siyasete atıldınız ve 10 yılı aşkın süredir aktif siyasettesiniz. Bu değişikliğin nedenleri nelerdi? Bugün baktığınızda hedeflerinize yakın mısınız?

    “Bugün baktığımda Türkiye’nin nefes almasına, kadınların, gençlerin, yaş almışların, emeklilerin, emekçilerin bu memlekette çok daha huzurlu olmasına çok yakınız. Bir kaç gün kaldı, o nedenle hedeflerimin büyük bir kısmına bu anlamıyla ulaştığımı kabul ediyorum. Başta kadınlar ve benim olmak üzere o kadar büyük hayallerimiz var ki bu hayallere ulaşmak için sürekli çalışmaya devam edeceğiz. Yaptığım her iş ve bulunduğum her alanda sorumluluğum gereği o işleri iyi yapmaya çalıştım. Ama bu işleri yaparken fark ettim ki sadece bulunduğum yerde işleri iyi yaparak, insanların derdine deva olmaya çalışırken bu ülkede asıl siyasette var olarak büyük sorunları siyaset eliyliye dönüştürdüğümüzde bir deniz yıldızı yerine toplumun genelinin iyi olabileceğini ve rahata, huzura kavuşturabileceğimi düşündüğüm için siyasete atıldım.”

    Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, genel başkanı olduğu Cumhuriyet Halk Partisi’ni, kendi ifadeleriyle ‘artık gerçek anlamda halk partisi’ olarak tanımlıyor. ‘Statükoyu bıraktık, değiştik’ diyor. Siz de bu değişim sürecinde önemli bir roldesiniz. Partide neler değişti, bu değişimi ‘sandıkta CHP’ye eli gitmez’ denilen vatandaşlara anlatabildiğinizi düşünüyor musunuz?

    “En azından büyük oranda anlattığımı düşünüyorum. Geçmişte CHP’nin sadece bir kesimin partisiymiş gibi yürütülen süreçler vardı. Ama Genel Başkanımız ile birlikte CHP, tam da olması gerektiği gibi, kişilerin kimlikler ve yaşam tarzlarından bağımsız, inançlarından bağımsız herkese ve de her kesime ulaşarak hem onların sözünü taşıdı hem de herkesimin temsilcilerinin partimizde bir araya gelerek bu süreçlerin içinde olmasına vesile oldu. Ben de aslında bu değişimin parçası olarak CHP’ye katılan kişilerden biriyim.”

    Seçim güvenliği denince İstanbul teşkilatınızla birlikte sizin, son yerel seçimden tecrübeleriniz başarılı bir referans olarak gösteriliyor. Bu kez nasıl bir yol izleyeceksiniz?

    “İstanbul yerel seçimlerinden sonra tariflediğimiz adına İstanbul modeli dediğimiz sandık güvenliği ve seçmen mobilizasyonunu kapsayan bir modelle ilerliyoruz. Ve ne mutlu şu ana kadar İstanbul modeli kapsamında bütün hedeflerimizi tutturduk. Yani YSK takvimini açıklayana kadar yapacaklarımızı yaptık, sonrasında da yapılacak olanlar tamamen ve eksiksiz yapıldı. Seçim günü sandıklar oluşturulduğu anda ve kapanıncaya kadar görevlilerimiz ile ilgili her şey belirlendi. Oyların nasıl sayılıp tutanak altına alınacağını bilen inanmış, kararlı ve sonuç ortaya çıkıncaya kadar o sandık başlarından ayrılmayacak kıymetli örgütümüz sayesinde bu süreci bitireceğiz. Bizim için yine bitmiyor, sonuçlar açıklanıp Türkiye nefes aldıktan sonra raporlamamızı da yapacağız ki bizden sonraki arkadaşlarımız deneyimimizden faydalansınlar.”

    Kampanyanızda Cumhurbaşkanı seçiminin ilk turda bitirilmesi için çalıştığınızı biliyoruz. Fakat, ikinci tura kalınırsa partinizin ve ittifakın gerek seçim güvenliği gerekse kampanya kapsamında stratejisi; atacağı adımlar şimdiden hazır mı? Yani ikinci tura kalırsa nasıl bir strateji değişikliğine gideceksiniz?

    “Seçim ikinci tura kalmayacak. 86 milyon adına burdan söylemiş olayım. Ama velev ki kalırsa stratejimizde hiç bir değişiklik olmayacak. Aynı inanç ve kararlılıkla sahada vatandaşlarımızla buluşmaya devam edeceğiz.”

    ‘İstanbul’u alan Türkiye’yi alır’ deniyor. İstanbul’da büyükşehir belediyesi yönetimini 25 yıldan sonra, ittifak halinde AK Parti’nin elinden aldığınız… genel seçimlerde de İstanbul’da birinci parti olur musunuz?

    “Genel seçimlerde de İstanbul’da birinci parti olma gibi bir hedefimiz var. Örgütümüze bu hedefimizi açıkladık, bu benim için şaşırtıcı olmayacak. Bizler hedeflerimizi ortaya koyarken sahadan ve vatandaştan gelen geri bildirim, kamuoyu araştırmaları ile o günün fotoğraflarını görmek için derinlemesine analizler yapıyoruz. Bu analizlere baktığımda CHP’nin birinci parti olabileceğine dair bir fırsat aralığımız var. Ama bilimsel bir gerçek daha var, Türkiye’de seçmenin oy verme ve şekillenme zamanına baktığımızda seçmenin yaklaşık yüzde 20’si son iki ayda, yüzde 10’u son bir haftada, yüzde 5’i de son saatlerde karar veriyor. Eğer seçmen son anda oy verme eğilimini değiştirmezse birinci parti olarak çıkmak bizim için süpriz olmayacak. Ama şunu da belirteyim, İstanbul’da Cumhurbaşkanı adayımız Kemal Kılıçdaroğlu rekor oy alacak.”

    2019’dan beri Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve partinizin performansını nasıl değerlendiriyorsunuz İstanbul’da… Ve iki büyükşehir belediye başkanının Cumhurbaşkanı yardımcısı adayı olmasını nasıl yorumluyorsunuz?

    “İki büyükşehir belediye başkanımızın Cumhurbaşkanı yardımcılığını çok kıymetli buluyorum. Hele ki yardımcılarımızdan birinin kentsel yenilenme ile ilgili çalışmalarla görevlendirilmiş olmasını diğer cumhurbaşkanı yardımcımızın da kırsal kalkınma ile ilgili görevlendirilmiş olması 86 milyon adına ortaya çıkabilecek en iyi sonuç. Performanslarını da oldukça başarılı buluyoruz, sokaktaki vatandaş da verdikleri verginin kendilerine hizmet olarak döndüğünü düşünüyor. Hem de siyasi ve hukuksuz bir şekilde iktidar eliyle vatandaşa hizmet etmelerinin engellenmek istenmesine rağmen…”

    Bu sistemde hala seçim hilesi yapma olanağı var mı? Bu konudaki endişeler yerli mi?

    “Kazandıkları zaman demokrasi, kaybettikleri zaman darbe olarak nitelendiren bir anlayışın her şeyi yapma riski, niyetleri vardır. Bunun için ellerinden geleni yaparlar. Ama bunu yapamayacaklarını demokrasiye sahip çıkan bizler göstereceğiz. Onların yapacakları kötülüklerin sonu yoksa, bizlerin de yani demokrasiye inananların da aklının, azminin ve çalışkanlığının sonu yok. Vatandaşlarımızın endişelenmesi normal. Ama ömür boyu bu topraklarda endişe ile yaşamak yerine lütfen endişelerini kaygıya çevirip sandığa gitmemezlik yapmasınlar. Amaçları da bu, korku ortamı yaratarak demokrasiden ve de sandıktan uzaklaştırmak. Korku anlaşılır insana özgüdür ama korkaklık asla kabul edilemez. Hele ki gençlere ve geleceğe dair sorumluluğumuz varsa. Bizlere ve kendilerine güvensinleri hep beraber sandıklara sahip çıkacağız.”

    Peki, seçim güvenliği konusunda sizi endişelendiren, eksik kalan bir nokta var mı?

    “Seçim güvenliği ile ilgili hiç bir endişe ve eksik kalan nokta yok. Tek eksik vatandaşlarımızın kaygı nedeniyle sandığa gitmemesi olur. “

    İktidarınızda, özü demokratikleşme gündemi olan Avrupa Birliği sürecinde ne tür adımlar/atılımlar beklenmeli? Geniş tabanlı muhalefet bloğuna liderlik eden CHP’nin, Türkiye’nin en büyük metropolü olan İstanbul kentinde il başkanısınız. Yapılan son araştırmalar Türk toplumunda AB üyelik hedefine desteğin yüzde 70’ler seviyesine çıktığı ve özellikle genç nüfusta bu oranın daha da yükseldiği görülüyor. İstanbul’da toplumsal taleplere bakarak sahada ne yönde gözlemler yapıyorsunuz?

    “Kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk’ün bize koyduğu bir hedef var, çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşmak. Avrupa Birliği’ne girmekle ilgili geçmişten bugüne bir devlet politikamız var. Ama AK Parti döneminde AB fasıllarını onlar istediği için yapmak aslında AB’ye girecek derecede demokratikleşmediğimizi ya da modernleşme sürecini kendimiz ihtiyaç duyduğu için yerine getiremediğimizi düşünüyorum. Biz onların talimatını beklemeden zaten bu toprakların ihtiyacı olduğu için hukukun üstünlüğünü yerine getireceğin, düşünce özgürlüğü olacak. Biz bunları yaptıktan sonra AB’ye girmek için değil, girecek koşulları oluşturduktan sonra süreci takip edeceğiz.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 14 Mayıs seçimleri: Avrupa neden yakından izliyor, hangi başlıklarla daha çok ilgileniyor?

    14 Mayıs seçimleri: Avrupa neden yakından izliyor, hangi başlıklarla daha çok ilgileniyor?


    Avrupalı ülkeler güvenlikten, göç ve enerjiye kadar bir dizi konu nedeniyle seçim sonuçları ile yakından ilgileniyor

    Bu pazar yapılacak seçimler sadece Türkiye için değil Avrupalı komşuları için de kritik önem taşıyor. 

    Reuters Avrupalı ülkelerin güvenlikten, göç ve enerjiye kadar bir dizi konu nedeniyle seçim sonuçları ile yakından ilgilendiğini vurguladığı bir analiz haber yayınladı.

    Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin üyeliği ile ilgili soğuk davranması sonucu Erdoğan yönetimi ile AB arasındaki ilişkilerin gerildiği belirtilen haberde AB ülkelerinin Türkiye’nin insan hakkı, yargı bağımsızlığı ve medya özgürlüğü karnesini eleştirdiğinin altı çizildi.

    Sonuç ne olursa olsun Avrupa’nın Ankara ile ilişkilerini yeniden gözden geçireceği vurgulanan haberde takip edilen konular şu başlıklar altında ele alındı.

    Seçim güvenliği

    Avrupalı yetkililer herhangi bir aday hakkında tercih belirtmeme konusunda büyük hassasiyet gösterdi. Fakat usülsüzlük, şiddet ve seçimlere her türlü müdahale gibi konularda çok dikkatli olacaklarını özellikle  vurguladılar.

    Avrupa Parlamentosu’nun Alman vekillerinden Sergey Lagodinsky “Seçim sürecinin temiz ve özgür bir şekilde yürümesi önemli,” ifadelerini kullandı.

    AB Dışilişkiler Servisi sözcülerinden Peter Stano da AB’nin seçimlerin Türkiye’nin bağlı olduğu demokratik standartlara uygun bir şekilde “şeffaf ve kapsayıcı” olmasını beklediğini belirtti.

    “Erdoğan yönetimi altında Türkiye” isimli bir kitap yazan Oxford Üniversitesi öğretim üyelerinden Dimitar Bechev ise hem AB hem Türkiye için en kötü senaryonun ikinci tur sonrası çekişmeli bir sonucun ardından mevcut yönetimin protestoları sert bir şekilde bastırması olacağını vurguladı.

    İsveç ve NATO

    AB’nin eski Türkiye büyükelçilerinden Marc Pierini “Erdoğan’ın beş yıl daha görevde kalması, Türkiye’nin 5 yıl daha NATO’nun zayıf bir ayağı Rusya’nın güçlü bir destekçisi olacağı anlamına gelir,” ifadelerini kullandı.

    Seçimi kazanan kişinin NATO ile ilişkilerinde ilk testi İsveç’in üyeliğinin önünü açıp açmayacağı olacak. 

    Analistler ve diplomatlar kazanması halinde Kemal Kılıçdaroğlunun engeli kaldırmasını bekliyor. Bazı analistler de Erdoğan’ın da kazanması durumunda vetosunu kaldıracağını düşünüyor fakat aksini düşünenler de mevcut.

    Rusya ile ilişkiler

    Her ne kadar Erdoğan, Moskova ve Batı ile ilişkilerinde bir denge politikası gözetmeye çalışsa da Rusya lideri Vladimir Putin ile ilişkileri ve Türkiye’nin Rusya ile ekonomik bağları AB için hayalkırıklığı kaynağı oldu. Erdoğan’ın kazanması halinde bu bir dönem daha devam edecek gibi görünüyor.

    Kılıçdaroğlunun kazanması durumunda Avrupalı yetkililer için ekonomik zorunlulukları da gözönünde bulundurarak Moskova’dan kademeli bir uzaklaşma yeterli olacak gibi görünüyor.

    Hukukun üstünlüğü, Kıbrıs meselesi

    AB, seçilmesi halinde Kılıçdaroğlu’nun hapisteki Erdoğan muhaliflerini serbest bırakma sözünün tutup tutmayacağını ve genel olarak hukukun üstünlüğü standartlarını yükseltip yükseltmeyeceğini görmek isteyecek. 

    Pierini AB’nin “bekle ve gör” politikası uygulayacağını vurguladı. Pierini yolsuzlukların üzerine gidilirse bir çok Avrupalı şirketin yatırıma yönelebileceğini belirtti.

    Öte yandan Gümrük Birliği’nin kapsamını genişletilmesi ile vizesiz seyaha tekrar gündeme gelebilir.

    Kıbrıs konusu ise Lagodinsky’e göre en büyük sorunlardan biri olmaya devam edecek. İsminin açıklanmasını istemeyen bir AB yetkilisi de AB-Türkiye ilişkilerinden asıl kilometre taşının Kıbrıs konusu olacağını ama bu konuda her iki adayın da çok farklı düşünmediğini vurguladı.

    Bir Avrupalı diplomat ise ilişkileri geliştirmenin bir çok yolu olduğunu fakat Avrupa’da üyelik görüşmelerini yeniden başlatmak isteyen kimseyi bilmediğini belirtti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP, Süleyman Soylu’nun ‘TSK’ya seçim günü hazır ol’ talimatıyla ilgili belgeleri paylaştı

    CHP, Süleyman Soylu’nun ‘TSK’ya seçim günü hazır ol’ talimatıyla ilgili belgeleri paylaştı


    CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan “İçişleri Bakanlığı GAMER üzerinden TSK’dan talebine dair belgeyi kamuoyuyla paylaştı.

    CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun seçimlere müdahaleye dönük “GAMER üzerinden yeni bir operasyon planlandığı”nı ileri sürdü.

    Bakan sosyal medya hesabından “Seçime iki gün kaldı… İçişleri Bakanlığı GAMER üzerinden TSK’dan ne talep etti? Neden talep etti? Belgesiyle kamuoyuyla paylaşıyorum.” diye yazdı.

    Basın toplantısında İçişleri Bakanlığı bünyesinde kurulan Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi (GAMER) üzerinden yapılan yeni bir operasyondan bahseden CHP’li vekil, İzmir Valiliği’ne bağlı GAMER’den alınan bir belgeyi gösterdi. İçişleri Bakanlığı İller İdaresi’nin bir yazısını il valiliklerin ordu komutanlıklarına gönderdiğini belirtti.

    Bakan, GAMER’den ordu komutanlıklarına gönderilen belgedeki ifadeler için “Arkadaşlar, savaşa mı gidiyoruz, seçime mi gidiyoruz? Nedir bur? ” sorusun soran Bakan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin araç ve personeline seçim yerlerine neden ihtiyaç duyulduğunu sorguladı.

    “Hangi seçimde zırhlı araçlar hazır bekletildi?”

    “Hangi seçimde TSK zırhlı araçlarıyla hazır bekletildi?” sorusuna İçişleri Bakanı Soylu’dan yanıt talep etti. Valilere ve TSK’ya seslenen Bakan “Suça ortak olmayın.” dedi ve kanun dışı emirlere riayet etmemelerini belirtti.  bu seçimin normal, rutin br seçim olduğunu vurguladı.

    Bakan belgede ‘Oy verme günü öncesinde alınacak tedbirler kapsamında kolluk birimlerimize ait zırhlı ve hava araçlarının göreve hazır vaziyette bulundurulması ile seçimin güvenli şekilde yapılmasını sağlamak amacıyla Valilerimizce gerek görülmesi halinde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait personel, zırhlı araç ve diğer araçlardan istifade edilebileceği bildirilmiş olup, kolluk birimlerine ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait personel ile zırhlı araç ve diğer araçların göreve hazır vaziyette bulunulması hususuna ve gereğine arz ve rica ederim.’ ifadelerinin yazdığını dile getirdi.

    İçişleri Bakanı Soylu hakkında beş suç duyurusu

    Bakan yaptığı basın toplantısında, “Suç İşleri Bakanı olarak tanımladığı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında savcılığa beş ayrı suç duyurusunda bulunduklarını belirtti. 

    CHP’li vekil bu suç duyuruları arasında uyuşturucu operasyonunu bir canlı yayın programınd aifşa etmekten dolayı gizliliğin ihlali, görevi kötüye kullanma ve soruşturma sürecinde tespit edilecek diğer suçlar bulunuyor. 

    Ayrıca Polis Amirleri giriş sınavında yapılan usulsüzlük, Emniyet Teşkilatı siber suçlarla mücadele biriminde trol ordusu oluşturulması, devlet sırrından yararlanma ve kamu görevlisine hakaret suçlarıyla ilgili olarak da suç duyurusunda bulunduklarını bildirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kemal Kılıçdaroğlu’dan Rusya’ya açık uyarı: Deep fake içerikler ve kasetlerin arkasında siz varsınız

    Kemal Kılıçdaroğlu’dan Rusya’ya açık uyarı: Deep fake içerikler ve kasetlerin arkasında siz varsınız


    Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Twitter’dan bir paylaşım yaparak Rusya’yı Türkiye’deki seçimlere müdahale etmekle suçladı. ‘Deep fake içerikler ve kasetlerin arkasında siz varsınız’ diyen Kılıçdaroğlu, ‘Elinizi Türk’ün devletinden çekin’ ifadelerini kullandı

    Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Rusya’nın pazar günü Türkiye’de yapılacak seçimlere müdahalede ettiğini savunarak bu ülkeye yönelik açık uyarıda bulundu. 

    Twitter hesabından bir mesaj paylaşan Kılıçdaroğlu, ‘Sevgili Rus Dostlarımız, Dün bu ülkede ortaya saçılan montajlar, kumpaslar, Deep Fake içerikler, kasetlerin arkasında siz varsınız.” diyerek doğrudan Rusları uyardı.

    Kılıçdaroğlu, mesajının devamında şu ifadeleri kullandı: “Eğer 15 Mayıs sonrası dostluğumuzun devamını istiyorszanız, elinizi Türk’ün devletinden çekin. Biz hala işbirlikten ve dostluktan yanayız.”

    Kemal Kılıçdaroğlu, aynı mesajını Rusça dilinde de paylaştı. 

    Muharrem İnce ile ilgili kaset iddiaları

    Türkiye’de cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine üç gün kala, Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce’nin cumhurbaşkanı adaylığından çekilme kararı almasına gelen sürecin arkasında, sosyal medyada ‘kaset ve şantaj görüntüleri olduğu’na iddialar yayıldı. 

    Muharrem İnce, Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Arkasında Rusya var” dediği görüntülerle ilgili olarak, istifasını ilan ettiği konuşmasında “Bunu ‘fetöcü’ler yapıyor” demişti.

    “Olmayan görüntüler, olmayan fotoğraflar… Yani İsrailli bir porno sitesinden alıyor görüntüyü. Benim kelleyi kesiyor oraya koyuyor.” diyen İnce, “Bunu ‘fetöcü’ler yapıyor” ifadelerini kullandı. Muharrem İnce, sosyal medyada seçim öncesi son haftaiçinde yayılan iddialara tepkisini şöyle dile getirdi: “Ama ne yazıkki Türkiye’de muhalif olacağım diye bunu paylaşanlar var. Böylesine bir iftira furyasını Cumhuriyet tarihi boyunca hiç bir siyasetçi görmedi. Bütün bunlar olurken bu ülkenin savcıları, bu ülkenin gazetecileri bunlara değinmediler. Oda TV hariç. Onu hariç tutuyorum. Bir tanesi çıkıp bu emniyet nerede? Ya bu sahte görüntüler yayınlanıyor 45 gündür. 45 gündür itibar suikasti yapılıyor. Saldırılıyor. Alıyorlar bir porno sitesinden bir şey, yayınlıyorlar. Emniyet bulmuyor, savcı görevini yapmıyor…”

    Kaset iddialarında ‘Ali Yeşildağ’ detayı

    Diğer yandan, Muharrem İnce ile ilgili görüntü ve mesajların sosyal medyada ‘Ali Yeşildağ adına açılmış bir hesap üzerinden yayıldığı’ iddiası dikkat çekiyordu. Sonrasında ise söz konusu hesabı Ali Yeşildağ’ın kendisinin yönetmediği ve sahte olduğu ortaya çıktı. Bir süredir Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan ve iktidar çevrelerine yönelik ifşalarıyla gündeme gelen Yeşildağ, ‘kendisine ait hiç bir sosyal medya hesabı olmadığını’ açıkladı. 

    Bir dönem Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen Ali Yeşildağ’ın ifşa videolarını, YouTube kanalından yayınlayan gazeteci Cevheri Güven de İnce’ye yönelik iddialarla ilgili kendisin de hedef gösterildiğini savunarak Twitter hesabından tepkisini paylaştı. 

    Kılıçdaroğlu’nun ‘Dark Web ve Cambridge Analytica’ uyarısı

    Kemal Kılıçdardoğlu geçtiğimiz günlerde, sosyal medya hesabından “Son uyarı” notuyla bir mesaj paylaşarak İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve ekibinin “dark web dünyası ile anlaşmaya çalıştığını” ileri sürmüştü. Kılıçdaroğlu, mesajında “Fahrettin Altun, Serhat ve ekip arkadaşları Çağatay ile Evren; anlaşmaya çalıştığınız dark web dünyası, sizi yabancı istihbaratın eline düşürür. Cambridge Analytica’cılık oynamak sizin kapasitenizi aşar çocuklar” demişti. 

    İletişim Başkanı Altun ise iddiayı yalanlayarak “Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, ülkemizin stratejik iletişimi için gece gündüz demeden çalışan ve özellikle ülkemize dönük sistematik dezenformasyonla mücadelede büyük başarılar elde eden İletişim Başkanlığımızı, Başkan Yardımcılarım Çağatay ve Evren beyleri, Bilgi İşlem Daire Başkanım Serhat beyi, bir kez daha akıl ve izan dışı iftiralarla karalamaya çalışmış.” şeklinde yanıt vermişti.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İnce’nin çekilmesine Kılıçdaroğlu ve Erdoğan ne tepki verdi?

    İnce’nin çekilmesine Kılıçdaroğlu ve Erdoğan ne tepki verdi?


    İnce’nin adaylıktan çekilme kararı sorası Erdoğan “üzüldüm”, Kılıçdaroğlu “Halil İbrahim sofrasına bekliyoruz” dedi

    Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce’nin cumhurbaşkanı adaylığından çekildiğini açıklamasının ardından Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medya hesabından İnce’ye çağrıda bulundu.

    Kılıçdaroğlu, Barış Manço’nun Halil İbrahin Sofrası şarkısıyla yaptığı paylaşımda “Benim çağrım hala geçerli. Eski kırgınlıkları, dargınlıkları bir kenara bırakalım artık. Sayın İnce’yi Türkiye’nin sofrasına bekliyoruz. Buyursun lütfen gelsin…” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Üzüldüm

    İnce’nin kararını değerlendiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da üzüldüğünü belirtti.

    Mamak’ta yaptığı bir konuşmada önemli olanın milletin vereceği kararın olduğunu ifade eden Erdoğan, “Doğrusu üzüldüm. Keşke bu yarış sonuna kadar böyle devam etseydi. Biz tabi yola diğerleriyle devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

    İnce ayrılırken ne mesaj verdi?

    İnce ise cumhurbaşkanı adaylığından çekildiğini açıklarken “Hiçbir bahaneleri kalmasın, yoksa seçimi kaybettiklerinde seçimin sabahı bütün suçu bize atacaklar.” ifadelerini kullandı.

    Muharrem İnce, son 45 günde gördüklerini, son 45 senede görmediğini kaydederek, “Sahte dekontlar, sahte cipler, olmayan bacanaklar, olmayan görüntüler, olmayan fotoğraflar. Yani İsrailli bir porno sitesinden alıyor görüntüyü, benim kelleyi kesiyor oraya koyuyor. Bunu FETÖ’cüler yapıyor. Ama ne yazık ki Türkiye’de de ‘muhalif olacağım’ diye bunu paylaşanlar var.” ifadesini kullandı.

    İnce, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, benim itibarımı koruyamamıştır. Bir yurttaşının, bir cumhurbaşkanı adayının itibarını korumakla görevlidir devlet. Bu ülkenin savcıları, bu ülkenin medyası, bu ülkenin emniyeti, benim itibarımı korumakla görevlidir. Alenen iftira.” sözlerini sarf etti.

    Memleket Partisinin, Türkiye’nin geleceği için önemli olduğunu, mutlaka Meclise girmesi gerektiğini vurgulayan İnce, “Neden söyleyeyim; HDP var, CHP listelerindeki 77 Saadetli, Devalı, Gelecekli var, bir de AKP var. Atatürkçüler azınlıkta olacak Mecliste. Atatürkçülerin o Mecliste olması lazım. Türkiye’nin sigortası Memleket Partisidir. Memleket Partisi mutlaka o Mecliste olmalıdır. Kim saldırırsa saldırsın, istedikleri kadar montaj kaset yapsınlar, istedikleri kadar montaj dekont yapsınlar, Memleket Partisine her evden bir oy istiyorum. Bunu başarmalıyız.” diye konuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 14 Mayıs seçimleri: Muhalefet partileri sandık güvenliği için hangi önlemleri aldı?

    14 Mayıs seçimleri: Muhalefet partileri sandık güvenliği için hangi önlemleri aldı?


    Seçim gecesi üç veri söz konusu; okul bilişim sorumlularının gönderdiği veriler, ıslak imzalı tutanaklar üzerinden ilçelerin girdiği veriler ve Yüksek Seçim Kurulu’nun paylaştığı veriler.

    Yüksek Seçim Kurulu (YSK) verilerine göre Cumhurbaşkanlığı ve 28 Dönem Milletvekili seçimleri için 60 milyon 697 bin 843’ü yurt içi olmak üzere toplam seçmen sayısı 64 milyon 113 bin 941.

    Muhalefetin önemli gündemlerinden biri de milyonlarca seçmenin oy kullanacağı 14 Mayıs günü sandık güvenliğinin sağlanması.

    Millet İttifakı’nda yer alan siyasi partiler hem ayrı ayrı hem de ittifak çatısı altında sandık güvenliği ile ilgili uzun süredir çalışmalar yürütüyor.

    Seçim güvenliği konusunda CHP’nin hazırladığı uygulamanın test aşamasında sona gelindi. Bu uygulama, seçim gecesi Yüksek Seçim Kurulu’ndan alınan sonuçların partiler tarafından karşılaştırılmasını sağlayacak.

    CHP Parti Örgütü ve Örgüt Yönetimlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, sandık güvenliği ile ilgili yapılan hazırlıkları euronews’e anlattı.

    Salıcı’ya göre bu seçimi diğerlerinden farklı kılan seçmendeki seçim güvenliği kaygısı. Bazı söylemlerle vatandaşın sandığa gitmesinin işe yaramayacağına dair bir kaygı ortamının yaratılmaya çalışıldığını belirten Salıcı, Millet İttifakı seçmeninin her koşulda sandığa gitmesi çağrısında bulunuyor.

    Salıcı, sandık güvenliğinin kendi sorumluluklarında olduğunu ve gerekli tüm hazırlıkların yapıldığını belirtiyor. 

    Seçim gecesi üç veri söz konusu; okul bilişim sorumlularının gönderdiği veriler, ıslak imzalı tutanaklar üzerinden ilçelerin girdiği veriler ve Yüksek Seçim Kurulu’nun paylaştığı veriler.

    “192 bin sandıkta görev alacak kişiler, bilişim sorumluları ve avukatlar hazır”

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, bu verileri kurdukları sistem üzerinden karşılaştırarak en doğru ve güvenilir sonucu elde edeceklerini dile getiriyor. 

    Buna göre CHP, Türkiye’deki 192 bin sandıkta görev alacak kişileri ilçe seçim kurullarına bildirdi ve partiler müşahitleri belirledi. 

    Bunun yanısıra bu seçimde, gönüllüler ve de sivil toplum kuruluşlarından da destek alacak.

    CHP, 14 Mayıs’ta en güvenilir sandık sonuçlarının sisteme yansıtılması için okul bilişim sorumluları, olası sorunlar için ise avukatlardan faydalanacak.

    Salıcı, şu euronews Türkçe’ye şu açıklamayı yaptı:

    ‘’Büyük illerde yüz sandığın olduğu okullara bir avukat arkadaşımızı görevlendiriyoruz. Küçük ilçeler için de ilçe merkezlerine avukat arkadaşlarımızı görevlendireceğiz. Herhangi bir sorun çıkması durumunda, avukat arkadaşlarımız sandık başındaki arkadaşlar üzerinden özellikle de sayım aşamasında doğrudan müdahale edecek. Sandıktan çıkan sonuçların hızlı bir şekilde genel merkeze aktarılması için de bilişim sorumlusu arkadaşlarımız çalışacak. Bu sistem daha önce de vardı ama bu kez tüm Türkiye’yi kucaklayacak büyüklükte.’’

    Oğuz Kaan Salıcı, ıslak imzalı tutanakların ilçe merkezlerine ulaşmasıyla birlikte sonuçların kendi sistemlerine doğrudan yansıyabileceğini belirtiyor. 

    Böylece YSK’ya ait sandık sonuçları ile sisteme kendi yükledikleri sandık sonuçlarını karşılaştırabilecek, verilerin örtüşmediği sonuçları takip edebilecekler.

    “Bu seçime özel bir uygulama hazırlandı, veriler bu sistem üzerinden girilecek”

    Ayrıca seçim gecesi Yüksek Seçim Kurulu’ndan alınan sonuçların partiler tarafından karşılaştırılmasını sağlayacak yazılımın da test aşamaları tamamlandı.

    Okul bilişim sorumluları ıslak imzalı tutanaklar ilçeye gönderilmeden cep telefonundan bu uygulamayı kullanarak sonuçları sisteme girecek.

    Uygulamanın üçüncü testinin yapıldığını belirten Salıcı, ‘’Bu seçime özel bir uygulama hazırladık, veriler bu sistem üzerinden girecek. Bu uygulamanın üçüncü testi yapıldı. Dördüncü test de önümüzdeki günlerde yapılacak. Hem arkadaşlarımız sisteme adapte oluyor, hem de sistemi test etmiş oluyoruz. Bu CHP’nin hazırlığı. İYİ Parti ile ortak girmediğimiz yerlerde İYİ Partili arkadaşlardan da veriler alacağız.’’ dedi.

    “Anadolu Ajansı’na alternatif veri akışı derdinde değiliz, bizim muhatabımız YSK”

    Amaçlarının seçimin takip edilmesi için alternatif bir veri akışı sunmak olmadığının altını çizen Salıcı, veri akışı konusunda bir yarış halinde olmadıklarını, doğru ve güvenilir veriye ulaşmaya çalıştıklarını şu sözlerle belirtiyor:

    ‘’Anadolu Ajansı şunu açıkladı, biz de hemen açıklayalım demeyeceğiz. Derdimiz seçimin doğru bir şekilde sonuçlanması. Alternatif bir veri akışımız yok, AA bir veri paylaştı eğer bizimle örtüşmüyorsa biz bunu açıklarız. Ama bizim muhatabımız YSK. Anadolu Ajansı bizim için bir kriter ve otorite değil, aynı zamanda güvenmiyoruz. Yıllardır iktidar, ajans üzerinden veri paylaşarak psikolojik operasyon yaptı, biz tedbirimizi aldık. Arkadaşlarımız son ana kadar sandıkların başında olacak. Varsayalım Anadolu Ajanası diye bir ajans yok, biz doğru veri ile meşgul olacağız. Psikolojik operasyon peşinde değiliz, ama kimseye de psikolojik operasyon yaptırmayız. Bu seçimi onların insafına asla bırakmayız, İstanbul seçimleri gibi…’’

    “Depremzedelerin oy kullanabilmesi için devlet olanakları devreye girmelidir”

    CHP Parti Örgütü ve Örgüt Yönetimlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Salıcı’nın depremzedelerin oy kullanmasına yönelik gerekli taşımanın sağlanması için de çağrısı var.

    CHP olarak depremzedelerin oy kullanması için bir hazırlık içinde olduklarını fakat bir siyasi parti olarak güçlerinin yetemeyeceğini belirten Salıcı, devlet olanaklarının devreye girmesi gerektiğini söylüyor.

    Deprem bölgesinde kaydını aldıramayan bir kısım seçmen bulunduğunu belirten Salıcı, söz konusu vatandaşların deprem bölgesine taşınması gerektiğini dile getirdi:

    ‘’Deprem bölgesinden taşınan depremzedelerin bir kısmı, taşındıkları yere kaydını aldırdı ama bir kısmı kaydını aldıramadı. Ama bu depremzedeler fiilen deprem bölgesinde değiller. O vatandaşımızın oyunu kullanabilmesi için deprem bölgesine taşınması lazım. Biz bir hazırlık içindeyiz ama siyasi partinin gücünün yetemeyeceği kadar büyük bir seçmen kitlesinden bahsediyoruz. Buradan çağrımız devlet olanaklarının devreye girmesidir. Seçim güvenliğinden sorumlu olan merci CHP değil, İçişleri Bakanlığı yani hükümettir. Bu konuda iktidara çağrımız ; vatandaşımızın oy kullanması için gerekli kolaylaştırmayı ve taşımayı sağlaması.’’

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***