Yazar: SG

  • Türkiye’den göç edenlerin sayısı yüzde 62,3 arttı; 466 binden fazla kişi ülkeyi terk etti

    Türkiye’den göç edenlerin sayısı yüzde 62,3 arttı; 466 binden fazla kişi ülkeyi terk etti


    Uluslararası göç istatistikleri 2022 sonuçları açıklandı. Verilere göre, Türkiye’den yurt dışına göç eden kişi sayısı 2022’de 2021’e göre yüzde 62,3 artışla 466 bin 914 olarak kayıtlara geçti. Türkiye’den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında ise en fazla göçün yüzde 15,8 ile yine 25-29 yaş grubunda olduğu belirlendi.

    Türkiye İstatistik Kurumu, 2022 yılına ilişkin “uluslararası göç istatistikleri”ni yayımladı.

    Buna göre, Türkiye’ye göç edenlerin sayısı 2022’de bir önceki yıla göre yüzde 33,2 azalarak 494 bin 52 kişi oldu. Bunların yüzde 52,9’unu erkekler, yüzde 47,1’ini ise kadınlar oluşturdu. Türkiye’ye yurt dışından gelenlerin 94 bin 409’u Türk vatandaşları, 399 bin 643’ü ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

    Türkiye’den yurt dışına göç eden kişi sayısı 2022’de 2021’e göre yüzde 62,3 artışla 466 bin 914 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,7’si erkekler, yüzde 44,3’ü ise kadınlardan oluştu. Türkiye’den yurt dışına giden nüfusun 139 bin 531’inin Türk vatandaşıyken, 327 bin 383’ünün ise yabancı uyruklu olduğu belirlendi.

    Türkiye’ye 2022’de göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 12,2 ile 25-29 yaş grubu olduğu görüldü. Bunu yüzde 11,7 ile 20-24 ve yüzde 11,3 ile 30-34 yaş grubundakiler izledi.

    GENÇ NÜFUS TÜRKİYE’Yİ TERK EDİYOR

    Türkiye’den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında ise en fazla göçün yüzde 15,8 ile yine 25-29 yaş grubunda olduğu belirlendi. Bunu yüzde 13,4 ile 30-34 ve yüzde 12,8 ile 20-24 yaş grubu takip etti.

    EN FAZLA GÖÇÜ İSTANBUL ALDI

    Türkiye’ye 2022 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 35,4 ile en fazla göç alan il İstanbul oldu. İstanbul’u yüzde 14,8 ile Antalya, yüzde 5,4 ile Ankara, yüzde 3,9 ile Bursa ve yüzde 3,8 ile Mersin izledi.

    Türkiye’den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 39,5 ile İstanbul’un en fazla göç veren il olduğu görüldü. İstanbul’u yüzde 9,8 ile Ankara, yüzde 6,7 ile Antalya, yüzde 3,4 ile Samsun ve yüzde 3 ile İzmir takip etti.

    EN ÇOK RUSYA VATANDAŞI GELDİ

    Türkiye’ye 2022’de gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 25 ile Rusya vatandaşları aldı. Bu ülkenin ardından, yüzde 8,1 ile Ukrayna, yüzde 6,5 ile İran, yüzde 5,4 ile Afganistan ve yüzde 4,8 ile Irak geldi.

    Türkiye’den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı ise yüzde 20 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 10,6 ile İran, yüzde 7 ile Özbekistan, yüzde 6 ile Afganistan ve yüzde 4,8 ile Türkmenistan izledi.

     

    Türkiye’de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

    Kaynak: Tr724
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yunanistan’daki yangınlar: Rodos adasında şimdiye kadarki en büyük tahliye gerçekleştiriliyor

    Yunanistan’daki yangınlar: Rodos adasında şimdiye kadarki en büyük tahliye gerçekleştiriliyor


    ENSAR NUR, TR724 HABER

    Yunanistan, orman yangınlarının yedinci gününe girdiği Rodos adasında bugüne kadarki en büyük tahliyesini gerçekleştirdi. Çoğunluğunu turistlerin oluşturduğu yaklaşık 19 bin kişiden otellerini ve evlerini terk etmeleri istendi.

    Yunanistan adaları yüksek sıcaklıktan kaynaklı olarak çıkan geniş çaplı yangınlarla mücadele ediyor. Turizm sezonunun en yoğun olduğu dönemde bu hafta sonu yaklaşık 30 bin kişi evlerini terk etmek zorunda kalırken, Rodos adası yangınlardan en çok etkilenen yer oldu.

    Rüzgar ve 40 dereceyi aşan sıcaklıklar nedeniyle yangın henüz kontrol altına alınamadı. 250’den fazla itfaiyeci yangınları durdurmak için seferber edilmiş durumda. 49 itfaiye aracının yanı sıra 10 Canadair ve 8 helikopter bölgede faaliyet gösteriyor.

    Bir polis sözcüsü, şiddetli yangının altıncı gününe girdiği Rodos adasında kurtarma ekiplerinin “Yunanistan’da bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük tahliye operasyonunu” gerçekleştirdiğini söyledi.

    Evlerini ve otellerini terk etmek zorunda kalan 30 bin kadar insan gece boyunca spor salonlarına, okullara ya da konferans merkezlerine sığındı.

    VIDEO: Wildfires continue to rage on Greek island of Rhodes after thousands flee.

    Wildfires that prompted thousands of tourists to flee continue to rage on the Greek island of Rhodes. Firefighters tackled blazes that erupted in peak tourism season, sparking the country’s… pic.twitter.com/g8qobkAw4s

    — AFP News Agency (@AFP) July 24, 2023

    MİÇOTAKİS: YUNANİSTAN’IN YANGINLARLA SAVAŞ HALİNDE

    Dışişleri Bakanlığı, yabancı turistlerin ülkelerine geri dönüşlerini kolaylaştırmak için Atina’da bir kriz birimi kurdu. Nüfusu 100 binin üzerinde olan Rodos adası Yunanistan’ın en popüler turizm merkezlerinden biri olarak tatil yapmak isteyenlerin uğrak yeri olma özelliğini taşıyor.

    İngiltere’de Jet2 da Pazar günü Rodos’a yapılması planlanan tüm uçuşları ve tatilleri iptal ettiğini, ancak müşterilerini tahliye etmek için 5 boş uçağı oraya göndermeyi planladığını duyurdu.

    Atina Ulusal Gözlemevi’ne göre, ülkenin merkezinde ve Mora yarımadasında Pazar günü öğleden sonra 45 ile 46.4 derece arasında sıcaklıklar kaydedildi.

    Bir başka Yunan adası olan Korfu’da da yangınların şiddetlenmesi üzerine tahliye emri çıkarıldı. Yaklaşık 2 bin 500 kişi adadan tahliye edildi.

    Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis Pazartesi günü yaptığı açıklamada Yunanistan’ın yangınlarla “savaş halinde” olduğunu söyledi. Ülkesinde yangınlarla geçen bir haftanın ardından Yunanistan Başbakanı Pazartesi günü önümüzdeki üç günün de zor geçeceğini ifade etti.

    İngiliz The Guardian gazetesine göre şu anda ülkede çeşitli yoğunluklarda 82 yangın devam ediyor ve bunların 64’ü yaz başından bu yana ülkede kaydedilen en sıcak gün olan Pazar günü başladı.

    Türkiye’de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇


    Kaynak: Tr724
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Trabzonspor’dan 1959 öncesi için şampiyonluk talebi

    Trabzonspor’dan 1959 öncesi için şampiyonluk talebi

    Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, 1959 yılı öncesi şampiyonlukların değerlendirilmesi amacıyla Türkiye Futbol Federasyonunun oluşturduğu komisyona kanıtlar ve örnekler eşliğinde başvuruda bulunacaklarını bildirdi.

    Doğan, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye Futbol Federasyonunun 1959 yılı öncesine dair şampiyonlukların araştırılması için komisyon kurma kararı öncesinde sadece İstanbul, Ankara ve İzmir takımları arasında yapılan, seçilmiş ve bölgesel bir dönem ligini esas almasının birçok tartışmayı beraberinde getireceğini belirtti.

    Türkiye’nin bütününü temsil etmeyen ve sadece 3 il takımı arasında oynanan mahalli liglerin esas alınması halinde Trabzonspor Kulübü olarak başarıları ve kültürüyle gurur duydukları geçmişlerini ve mahalli ligde 20 şampiyonluklarının bulunduğu gerçeğinin hatırlatılmasının zaruri bir hal aldığını vurgulayan Doğan, şöyle devam etti:

    “Bu kapsamda kurucu kulüplerimizden 1959 öncesi dönemde İdmanocağı’nın 12, İdmangücü’nün ise 8 şampiyonluğu ile devam ettiği süreci birleşmenin ardından Trabzonspor adı ile birlikte TFF’nin kabulüne göre 7, aslen 8 şampiyonluk daha ekleyerek taçlandırdık. Geçmişi tarihi başarılar ile dolu olan İstanbul hegemonyasını yıkan kulübümüz, yalnızca şampiyonluklar ile sınırlı kalmamıştır.”

    Doğan, kurucu kulüplerden İdmanocağı’nın, Türkiye Amatör Futbol Şampiyonası’nda 3 kez kupa sahibi olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

    “Kulübümüzün, kurucu kulüplerimiz ile birlikte elde ettiği tertemiz şampiyonluklar ve başarılar için Türkiye Futbol Federasyonunun oluşturduğu komisyona kanıtlar ve örnekler eşliğinde başvuru yapacağını camiamızın ve kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız. Oluşturulan komisyonda, 1959 yılı öncesi şampiyonlukların değerlendirilmeye alınması halinde, kurucu kulüplerimizin şampiyonluklarının tescillenmesi de zorunlu hale gelecektir. Türkiye Futbol Federasyonunun tarafsızlık ilkesi gereği adaleti yalnızca bir kulüp özelinde uygulamaya kalkmayacağına, konu hakkında adil ve doğru kararı vereceğine inancımızı korumakla birlikte, tüm sürecin yakından takipçisi olacağımızı bildiririz.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Depremde yıkılan Galeria soruşturmasında 7 kişi tahliye oldu

    Depremde yıkılan Galeria soruşturmasında 7 kişi tahliye oldu


    Artı Gerçek – Maraş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremde 89 kişinin öldüğü Diyarbakır’da yıkılan Galeria soruşturması kapsamında tutuklananların 7 kişi tahliye edildi.

    Diyarbakır 2’nci Sulh Ceza Hakimliği şüphelilerin tutukluluk süreleri ile bilirkişi raporlarını gerekçe göstererek Bahattin Yıldırım, Ender Tazgel, Mehmet Tazgel, Muhammed Aziz Kadri Özyıldız, Nihat Yıdırım, Rojhat Şenyiğit ve Selahattin Özyıldız’ın tahliyesine karar verdi.

    Aynı dosya kapsamında 12 Nisan’da tutuklanan Galeria’nın müteahhidi Sedat Eser ise halen tutuklu bulunuyor. 20 kişi hakkında açılan soruşturma kapsamında kaç kişinin tutuklu bulunduğu bilinmiyor. (MA)

    Kaynak: Artı Gerçek
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tayvan’da ‘gizli’ operasyon başarısız oldu: Polisin ‘yem’ olarak kullandığı çocuk cinsel saldırıya uğradı

    Tayvan’da ‘gizli’ operasyon başarısız oldu: Polisin ‘yem’ olarak kullandığı çocuk cinsel saldırıya uğradı


    – Tayvan’da uygulama üzerinden tanıştığı 13 yaşındaki çocukla cinsel ilişkiye girmek isteyen adamı yakalamak için çocuğu yem olarak kullanan iki polis, çocuğun cinsel saldırıya uğramasına engel olamayınca haklarında soruşturma açıldı.

    ‘GÖREVİ İHMALDEN’ SORUŞTURMA AÇILDI

    Başarısızlıkla sonuçlanan ‘gizli’ operasyon, çocuğun kendisini tehdit eden adamı polise şikayet etmesi üzerine kasım 2020’de yaşandı. Wu Chien-ming ve Chen Chao-ching adlı polisler, çocuğu, çıplak fotoğraflarını yayınlamakla tehdit eden adamı yakalamak için yem olarak kullandı. Gizli operasyon, çocuğun cinsel saldırıya uğramasıyla başarısız oldu. Yerel basında yer alan haberlere göre, Zhongli bölgesinde görevli iki polis, görevi ihmal de dahil olmak üzere çeşitli ihlallerden dolayı soruşturma altında.

    CHANG SOYADLI ERKEK 8 YIL HAPSE MAHKUM EDİLDİ

    Olayın yaşandığı Taouyan şehri Emniyet Müdürlüğü, “Çocuğun uğradığı saldırının ancak duruşma sırasında Taoyuan Bölge Mahkemesi’ne saldırganın kendisine neler yaptığını anlattığında ortaya çıktığını” söyledi. Chang soyadlı erkek cinsel saldırıdan suçlu bulundu ve sekiz yıl hapis cezasına çarptırıldı.

    POLİSİN İŞBİRLİĞİ TEKLİFİNİ KABUL ETTİ, CİNSEL SALDIRIYA UĞRADI

    Mahkeme belgelerine dayandırılan haberlere göre Chang, çocuğa yaklaşık 160 dolar (yaklaşık 4 bin 300 Türk Lirası) teklif ederek kendisiyle cinsel ilişkiye girmesini talep etti. İsmi açıklanmayan erkek, 13 yaşındaki çocuğu isteklerini yerine getirmemesi hâlinde çıplak fotoğraflarını internette paylaşmakla tehdit etti. 13 yaşındaki çocuk, durumu polise ihbar ettikten sonra polisler tarafından ‘gizli’ operasyona dahil edildi. Bunun üzerine küçük çocuk Chang ile bir McDonald’s’da buluşmayı kabul etti. Polis kaynakları, memurların talimatlarına rağmen kızın “aniden” Chang’in arabasına bindiğini iddia ediyor. Arabasıyla onu 300 metre uzaktaki otoparka götüren erkek, çocuğu kendisine oral seks yapmaya zorladı.

    ANCAK GERİ DÖNDÜĞÜNDE SALDIRGANI YAKALAYABİLDİLER

    Wu Chien-ming ve Chen Chao-ching adlı polisler çocuğa cinsel saldırıda bulunan erkeği ancak restorana geri döndüğünde gözaltına alabildi. Zhongli Karakolundan bir sözcü perşembe günü yaptığı açıklamada, çocuğa defalarca adamın arabasına binmemesinin ve polislerin görüş alanı içinde kalmasının söylendiğini belirtti. Uyarılara rağmen çocuğun aniden arabaya bindiğini öne süren sözcü, iki polisin başlangıçta koşarak arabayı durdurmaya çalıştığını ancak yeterince hızlı olmadıklarını sözlerine ekledi.

    Soruşturma devam ederken açığa alınmayan iki polis memuruna sadece idari görevler veriliyor. Olayla ilgili aralarında dönemin bölge polis müdürü ve soruşturma müfettişinin de bulunduğu iki üst rütbeli memur ise disiplin cezasına çarptırıldı. (DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kredi kartı nakit kullanımı ile KMH’a uygulanan aylık faiz oranı 2,89’a yükseltildi

    Kredi kartı nakit kullanımı ile KMH’a uygulanan aylık faiz oranı 2,89’a yükseltildi


    Kredi kartı nakit kullanımlarına ve kredili mevduat hesaplarına uygulanan aylık azami faiz oranı yüzde 2,89’a yükseltildi. Kredi kartı gecikme faizi ise yüzde 2,13 oldu.

    Alınan kararlar, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Söz konusu oran, 25 Temmuz’da Merkez Bankası’nın resmi internet sitesinde yayımlanarak 1 Ağustos 2023’ten itibaren geçerli olacak.

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) seçici kredi ve miktarsal sıkılaştırma adımları kapsamında yeni düzenlemeleri, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

    Buna göre, ihracat ve yatırım kredileri ile deprem bölgesine yönelik krediler, Merkez Bankası’nın kredileri sınırlandırıcı tüm tedbirlerinin dışında tutuldu.

    Sıkılaşma sürecini destekleyen adımları tamamlayıcı olarak, kredi büyümesine göre menkul kıymet tesisi kapsamında yüzde 3 olan TL ticari krediler için aylık büyüme sınırının yüzde 2,5 olarak belirlenmesine karar verildi.

    İhracat, yatırım, tarım ve esnaf kredileri, bu sınırlandırmanın dışında tutuldu.

    Piyasa mekanizmasının işlevselliğini artırmak için faiz oranına göre menkul kıymet tesisi uygulaması sadeleştirildi. Buna göre, ihracat ve yatırım kredileri hariç TL ticari kredilerde birinci kademe kaldırılarak faiz sınırı tek kademe olarak uygulanacak.

    Buna göre, ihracat ve yatırım kredileri ile deprem bölgesine yönelik krediler, Merkez Bankası’nın kredileri sınırlandırıcı tüm tedbirlerinin dışında tutuldu. Kredi büyümesine göre menkul kıymet tesisi kapsamında yüzde 3 olan TL ticari krediler için aylık büyüme sınırının yüzde 2,5 olarak belirlenmesine karar verildi.

    İhracat, yatırım, tarım ve esnaf kredileri, bu sınırlandırmanın dışında tutuldu.Piyasa mekanizmasının işlevselliğini artırmak için faiz oranına göre menkul kıymet tesisi uygulaması sadeleştirildi. Buna göre, ihracat ve yatırım kredileri hariç TL ticari kredilerde birinci kademe kaldırılarak faiz sınırı tek kademe olarak uygulanacak. (AA)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yolculuğumuz bitmedi

    Yolculuğumuz bitmedi


    Bugün hayatta kalan yoldaşlarımla yürüyeceğim. Yoldaş en uygun sıfat sanırım. Beni en iyi onlar anlıyor. Kendimi en az sansürlediğim yer. Yaşadıklarımdan dolayı yaptıklarımı anlatırken suçluluk duymadığım yer. Toplumun hangi kesimiyle konuşsam suçluluk duygusundan, sürekli kendimi savunmak zorunda hissetmekten kurtulamıyorum. Yaşadıklarımdan dolayı suçluluk duymadığım yerde de, anlattıklarımla insanları üzdüğümü farkettiğim için suçluluk duyuyorum. Çoğu zaman insanları teselli ederken buluyorum kendimi. Teselli ararken, teselli etmek zorunda kalıyorum. Hayatta kalanlarla sohbetler öyle değil, kimse acısını paylaşırken, karşısındakini teselli etmek zorunda hissetmiyor. Bizim birbirimizi teselli çabamız, yapabildiğimiz kadar çıplak kalıp yaralarımızı göstermek, acımızı sağaltmak üzerine. Kimse yaptığının ardında açıklamalar, sebepler, savunmalar sıralamak zorunda değil. Çünkü toplumun kutsalları ve ahlakıyla yargılayarak bakmıyoruz birbirimize.

    img-20221204-wa0003.jpg

    Yürüyüş öncesi tanışma amaçlı Kintsugi Atölyesi gerçekleştirdik. Kintsugi sanatının dayandığı Wabi-sabi felesefesi, çocukluk dönemi cinsel istismarı çalışmak için güçlü bir metafor.* Kırılan seramikler, kırılan parçalarımıza götürüyor bizi. Paramparça olmuş hayatlarımıza.. Tuz buz olmuş, birleştirmenin mümkün olmadığı parçalarımıza götürüyor. Kintsugi; parçalanan seramiği altın tozu ile birleştirerek kırılan yerleri vurgulama çabası.

    “Benim tabak dört parçaya ayrıldı. Fazla parçalanmadığı için birleştirmek kolay oldu. Benim kırılmamda o tabak kadardı ve üstesinden gelmeyi başardım.” “Parçaları güzelce birleştirdiğimi düşünürken, fincanım yeniden dağılınca şunu düşündüm; hiçbir zaman eskisi gibi bir bütün olamayacağım. Asıl isteğimin de travmanın hiç gerçekleşmediği zamana dönmek olduğunu farkettim… Bu hiçbir zaman mümkün olmayacak, parçalandın, parçalanmaya devam edeceksin.”

    “Benim fincan kırıldığında bütün parçaları birleştiremedim. Bazılarını da kullanmadım. Şunu çağrıştırdı, yok saydım. Büyük birkaç parçayı kullanmadım. Gerekli olanları, ihtiyacım kadarını aldım.

    Gerçek hayatta böyle yaşayabiliyor muyum bilmiyorum. Yıllarca yokmuş gibi yaşadım. Çevremdekilerde öyle davrandığı için.” “ Kızıma evde tamir etmek istediğin bir şey var mı dediğinde, aklıma geldi. Ben evde kırılan her şeyi atarım. Kendimi de belki atmak istiyorum, atamadığım onarmak zorunda olduğum için belki kendime öfke duyuyorum?…” Açıyı tutturamadığım için kırılan tabağı eski haline getiremedim.

    dsc02726.jpg

    Her zamanki gibi gelen yardımı da kabul etmedim. Sonra parçaları birleştirmedim ve her parçadan bir mumluk yapmaya karar verdim.” Kimimiz, kırılan seramik tabağın artık seramik tabağı olamayacağını gördü ve seramik bir mumluk yaptı. O artık tabak değil mumluk olarak hayatına devam edebilecekti. Kimimiz parçaları birleştirdiği altın tozuyla bedenini süsledi. Belki bedenindeki parçalanmışlıkları onarmak ve parçalanmayı göstermek için. Altın tozuyla da bu onarma çabasını değerli kılmak… Öfkeliydik. Kırılmış olduğumuz için. Öfkeliydik, onarmanın ne kadar zor olduğunu gördüğümüz, büyük bir sabır gerektirdiğinin farkında olduğumuz için. Öfkeliydik bazı parçaları asla birleştiremeyeceğimizi, bazı parçaların ise kayıp olduğunu gördüğümüz için. Ama vazgeçmedik. Tek teselli ya da iyileştirecek olanda bu belki de bu uğurda harcanan “çaba”.

    Yürüyüş parkuruna geldik. Yine Viv’le eşzamanlı olarak yürüyeceğiz. Yürüyüş öncesi Viv’le görüntülü görüşme yapıyoruz. Viv, “gurur duyduğunu” belirtiyor bizimle. Bu sözlerin ardından, yaşadığımız toplumun bizimle gurur duyacağı günlerin özlemi büyüyor. Bu toplumun sesimizi bastırmaya çalışmadığı günlerin özlemiyle yürüyoruz. Çoğu zaman konuşmadan sessiz yürüyoruz. Bir adımın önüne bir adım atmak büyük bir güç istiyor bu yolda…Biz varız ve buradayız! Biz bir tabu değiliz bir gerçekliğiz. Yaşadıklarımız dijital bir gazetede birkaç satıra sığabilecek bir haber değil. İstatistiklerle her şeyin anlatabildiğini sandığınız, sayıların soyut dünyasında ölçebileceğiniz bir şey değiliz biz. Paramparça bir ruh ve bedenle bu hayatın içinde var olmaya çalışıyoruz. Kadınız, erkeğiz, çocuğuz, genciz, anneyiz, babayız. Kuzeniniz, iş arkadaşınız, komşunuzuz… Hayallerimiz var, büyük hayal kırıklıklarımız…

    Bütün geçmişimizle, yaralarımızla buradayız. Çırılçıplak buradayız. Ve el ele tutuşuyoruz. Sense sadece gölgemi görebiliyorsun, çünkü şu an sadece gölgemi görmeye tahammül edebiliyorsun. Büyük bir tecrit ve yalnızlık içinde olsa da hayatta kalanlar ve destekçileri de var tabi. Bu dost omuzları olmasa bu yolda yürümek mümkün değil. Profesyonel trekkingci Ersel Ergüz bunlardan biri. 3 günlük yürüyüş boyunca ve yürüyüşün hazırlığı sırasında hiç rahatsız etmeden, incitmeden bir gölge gibi takip etti beni. Parkuru tamamlamam ve güvenliğim konusunda endişesi, hayatım boyunca birinin benim için hiç göstermediği bir endişeydi.

    3. gün bana “el veren” ustamda yanımızdaydı. Ustam dediğim, psikoloğum Avşar Ardıç. Usta diyorum, Avşar Ardıç’ın bana göre en özgün yanı, bu topraklarda yaşayan insanı çok iyi tanıyor olması ve bu güçlü yönüyle, alandaki bilgi ve deneyimini terapi sürecine çok iyi birleştirebilmesi. Avşar Ardıç, Anadolulu bir terapist. Terapi süreci de benim için, bir ustanın bir öğrencisine el vermesi gibiydi. 3. gün yoldaşlarımla Restless projesini tamamladım ama onlarla yolculuğumuz bitmedi. Yürüyüşe katılan hayatta kalanların hikayelerinin de içinde yer aldığı, aile içi cinsel istismar mağdurlarıyla yaptığım röportajlardan oluşan yeni kitabım “Uçurum Kenarındaki Salıncaklar” ağustos ayında raflarda. Dilerim bu kitap çocuğun cinsel istismarıyla mücadele konusunda yeni yollar ve yolculuklar için başlangıç olur.

    Kaynak: Artı Gerçek
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kaçırılarak 92 gün işkence yapılan Avukat Özmen: İşkencecilerin çocukları utançtan soyadlarını değiştirecek

    Kaçırılarak 92 gün işkence yapılan Avukat Özmen: İşkencecilerin çocukları utançtan soyadlarını değiştirecek


    Frankfurt’taki Tarihi Gestapo Hapishanesi’nde açılan Tenkil Müzesi’nde Türkiye’de yaşanan hak ihlalleri ve acıların yansıtıldığı sergi çeşitli etkinliklere de sahne oluyor. Bu kapsamda ‘Tenkil Felaketinde Yargı ve Medya‘ konulu panel düzenlendi.

    Sürgün gazeteci Cevheri Güven ve işkence mağduru hukukçu ve Akademisyen Mustafa Özmen’in konuşmacı olduğu, kendisi de sürgün bir gazeteci Yüksel Durgut’un yönettiği etkinliğe ilgi büyüktü.

    Kendi hikayesini paylaşan Özmen, 15 Temmuz sonrası bir Transporter ile nasıl kaçırıldığını ve aylarca işkence gördüğünü gözyaşları içinde anlattı. Özmen, işkencecilerin yaptıklarının duyulmasından büyük rahatsızlık duyduklarını vurgulayarak, ‘İşkenceleri elden geldiğince duyurmalıyız.  Onların en büyük korkusu bir gün yaptıkları işkencenin ortaya çıkması. İşkence yapanlar hukuk önünde hesap verecek. Çocukları bile soyadlarını değiştirecekler. O çocuklar babalarından utanacaklar.’ dedi.

    YAŞANAN ACILAR MUTLAKA ANLATILMALI, KAYDA GEÇİRİLMELİ

    Yaptığı haberler yüzünden bir dönem cezaevine kalan gazetecilerden Cevheri Güven, 15 Temmuz sonrası başlayan Tenkil sürecini, ailesiyle birlikte çektiği zorlukları, Türk medyasının mevcut durumunu, gazetecilere yönelik hak ihlallerini ve sürgünde gazeteciliği değerlendirdi.

    Türk medyasının neredeyse tamamen Erdoğan rejiminin kontrolünde olduğunun altını çizen gazeteci Güven, Türkiye’deki demokratik iklimi tekrar oluşturmak için sayısı iki yüzü aşkın sürgündeki gazeteciye önemli görevler düştüğünü söyledi.

    Cumhuriyetin ilk yıllarında Kürtlere ve Alevilere yapılanların benzerlerinin 15 Temmuz sonrası Tenkil süreciyle devam ettiğine dikkat çeken gazeteci Cevheri Güven, işkence ve zulümlerin mutlaka kayda geçirilmesi ve ısrarla anlatılması gerektiğini vurguladı. Güven, son dönemde artan gazeteci tutuklamalarını da eleştirdi.

    HAPİSTE ÖLÜMDEN DÖNDÜM

    Panelin moderatörü, International Journalists Association e.V. Dış İlişkiler Koordinatörü gazeteci Yüksel Durgut da Tenkil sürecinde yaşadıklarını ve cezaevi sürecini anlattı. Hapiste Bypass ameliyatı olmak zorunda kaldığını ancak olumsuz koşullar ve insanlık dışı muameleden dolayı ölüm tehlikesi atlattığını belirten gazeteci Durgut şunları söyledi:

    “Bir gecede bizi terörist ilan ettiler. Mahkemede savcı benimle ilgili hiçbir sormadı. Mahkeme o kadar kısa sürdü ki yanımdaki 15 yıllık polis memuru bile şaşırdı. Bypass ameliyatı olmuştum. Öksürürken dikişlerim patlamasın diye göğsüme bastırdığım yastığı bile aldılar elimden. Ölümden döndüm. Süreçte TOKİ’den aldığım evime bile el koydular. Buna rağmen gidip son taksitini ödemiştim.”

    İŞKENCECİLERİN ÇOCUKLARI UTANÇTAN SOYADLARINI DEĞİŞTİRECEK

    Panelde hukukçu Mustafa Özmen de söz aldı. 15 Temmuz sonrası siyah bir Transporter ile kaçırıldığını ve aylarca işkence gördüğünü gözyaşları içinde anlatan Özmen şöyle konuştu:

    Mustafa Özmen işkenceleri anlatırken gözyaşlarını tutamadı

    “Polisler tarafından bir panelvana atıldım. Kafama çuval geçirdiler. Tekme tokat vurmaya başladılar. Ankara’da Çiftlik denilen gazeteci Cevheri Güven’in de yayınlarında bahsettiği yere götürdüler. 3 metrekare bir yerde 92 gün boyunca tutuldum. İşkencenin her türlüsünü gördüm. Diş kırma, elektro şok, tekme, tokat üstümde tepindiler. Bana işkence edenler eşime çok küfrediyordu. Çünkü eşim beni kurtarmak için çok uğraştı. Ben işkence görürken eşim müracaat etmedik yer, çalmadık kapı bırakmamış. Bundan çok rahatsız olmuşlar. İşkenceciler bunun duyulmasını, anlatılmasını istemiyorlardı. Bu yüzden işkenceleri elden geldiğince duyurmalıyız.  Onların en büyük korkusu bir gün yaptıkları işkencenin ortaya çıkması. Bana bu işkenceleri yapanlar hukuk önünde hesap verecek. Çocukları bile soyadlarını değiştirecekler. O çocuklar babalarından utanacaklar. İşte Kosova İstihbarat Başkanı yargılandı ve ceza aldı. Türkiye’dekiler de yargılanacaklar ve hesap verecekler.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tarla sahibinin kullandığı araçla ezilen 4 yaşındaki çocuk öldü

    Tarla sahibinin kullandığı araçla ezilen 4 yaşındaki çocuk öldü


    Artı Gerçek – Urfa’dan Bursa’nın İnegöl ilçesine gelen mevsimlik işçi olan ailenin 4 yaşındaki çocuğu Esmanur Solmuş, tarlada uyurken tarla sahibi Akif A.’nın kullandığı aracın ezmesi sonucu öldü. Esmanur’u gören ailesi, yaralı çocuğu İnegöl Devlet Hastanesi Acil servisine getirdi. Ağır yaralı olarak hastaneye getirilen Esmanur müdahalelere rağmen kurtulamadı.

    Esmanur’un cenazesi savcılık incelemesinin ardından kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumuna gönderilirken, çocuğun ölümüne neden olan tarla sahibi Arif Ç.’nin gözaltına alındığı belirtildi. (MA)

    Kaynak: Artı Gerçek
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yavaş’tan Akşener ziyareti

    Yavaş’tan Akşener ziyareti


    Artı Gerçek – Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile dün İYİ Parti Genel Merkezi’nde bir araya geldi.

    İYİ Parti’nin Twitter hesabında, Yavaş’ın ziyaretine ilişkin şu açıklama yapıldı:

    “Genel Başkan’ımız Sayın Meral Akşener, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’mız Sayın Mansur Yavaş ile genel merkezimizde bir araya geldi. Değerli ziyaretleri için kendilerine teşekkür ediyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)


    Kaynak: Artı Gerçek
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***