Yazar: SG

  • Bakan Mehmet Şimşek’ten kredi açıklaması: Atılan adımlar cari açığı azaltmaya yönelik

    Bakan Mehmet Şimşek’ten kredi açıklaması: Atılan adımlar cari açığı azaltmaya yönelik


    Merkez Bankası’nın ‘seçici kredi’ ve ‘miktarsal sıkılaştırma’ adımları kapsamında yeni düzenlemeleri bugün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

    Kredi büyümesine göre menkul kıymet tesisi kapsamında yüzde 3 olan TL ticari krediler için aylık büyüme sınırının yüzde 2,5 olarak belirlenmesine karar verildi. İhracat, yatırım, tarım ve esnaf kredileri, bu sınırlandırmanın dışında tutuldu.

    Merkez Bankası tarafından ayrıca, finansal kaynakların verimli kullanımının desteklenmesi gerekçesiyle, taşıt kredilerinde yüzde 3 olan büyüme sınırının yüzde 2 olarak belirlenmesine karar verildi.

    İKİ AYDA KREDİ FAİZ ORANI İKİYE KATLANDI

    Kredi kartı nakit kullanımlarına ve kredili mevduat hesaplarına uygulanan aylık azami faiz oranı da yüzde 2,89’a yükseltildi.

    ŞİMŞEK’TEN AÇIKLAMA

    Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Merkez Bankası’ndan ‘seçici kredi’ ve ‘miktarsal sıkılaştırma’ adımlarının enflasyonu orta vadede düşürmeye yönelik olduğunu söyledi.

    Şimşek Twitter’dan şu açıklamayı yaptı: “Ülkemizin ödemeler dengesini iyileştirme, kamu açıklarını azaltma ve enflasyonu düşürme amacı doğrultusunda tedbir almaya ve uygulamaya devam ediyoruz. Merkez Bankası’nın bugün açıkladığı kararlar cari açığı azaltmaya ve enflasyonu orta vadede düşürmeye yöneliktir. Sınırlı kaynaklarımızı ihracata ve yatırımlara kanalize etmeye devam edeceğiz.”

    EKONOMİ SERVİSİ)


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • DEDAŞ vatandaşın yakasına yapıştı! Tanrıkulu’ndan Meclis’te açıklama

    DEDAŞ vatandaşın yakasına yapıştı! Tanrıkulu’ndan Meclis’te açıklama



    CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Dicle Elektrik Dağıtım Şirketi’nin (DEDAŞ), elektrik dağıttığı 6 ilde, vatandaşlara ve çalışanlarına eziyet uyguladığını ifade etti.

    Tanrıkulu, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, “Elektrik hizmeti kamu hizmetidir. Kamu hizmeti olması nedeniyle de bundan kar amacı güdülmemesi, özelleştirilmemesi lazımdı. Fakat DEDAŞ ve diğer elektrik dağıtım şirketleri kamu hizmetinden daha fazla kar amacını öne aldıkları için hem bölge halkına hem çalışanlara büyük eziyet uyguluyor” diye konuştu.

    Yaklaşık 200 DEDAŞ çalışanının iş akitlerinin feshedildiğini ifade eden Tanrıkulu, geçen cuma günü, DEDAŞ’ın Diyarbakır’daki çalışanlarını ziyareti sırasında kendisine bir bardak su veren bir çalışanın da iş akdinin feshedildiğini öğrendiğini anlattı.

    SAVCILARI GÖREVE ÇAĞIRDI

    CHP’li Tanrıkulu, DEDAŞ çalışanlarıyla dayanışma içinde ve yanlarında olacaklarını söyledi.

    Toprak Mahsulleri Ofisi’nin bölgedeki ajanslarının, çiftçilere buğday ve arpa alımı için randevu vermediğini öne süren Tanrıkulu, “Cumhuriyet savcılarını göreve çağırıyorum. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin randevu vermemesi nedeniyle aracılar devreye giriyor ve çiftçilerden rüşvet alıyorlar. Rüşvet olaylarını parlamentodan ihbar ediyorum” ifadesini kullandı.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fenerbahçe, sezonun ilk resmi maçına çıkıyor

    Fenerbahçe, sezonun ilk resmi maçına çıkıyor


    Fenerbahçe, yeni teknik direktör ve yeni transferlerden oluşan kadrosuyla yeni sezonun ilk resmi maçında yarın Moldova ekibi Zimbru takımıyla karşılaşacak.

    Geçtiğimiz sezon, Portekizli teknik adam Jorge Jesus yönetiminde Süper Lig’i ikinci sırada tamamlayan, Ziraat Türkiye Kupası’nı kazanma başarısı gösteren Fenerbahçe, yeni sezon öncesi teknik direktör değişikliğine gitti.

    İkinci kez göreve getirilen Kartal yönetimindeki sarı-lacivertliler, Rusya ve İstanbul’da sürdürdüğü hazırlık süreci sonrası 2023-24 sezonunun ilk resmi maçına, UEFA Avrupa Konferans Ligi 2. ön eleme turunda çıkıyor.

    YENİ TRANSFERLER

    Yeni transferler Edin Dzeko, Dusan Tadic, Alexander Djiku, Sebastian Szymanski, Rodrigo Becao, Ryant Kent, Umut Nayir ve Bartuğ Elmaz ile sezona hazır girmek isteyen Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig, UEFA Avrupa Konferans Ligi ve Ziraat Türkiye Kupası mücadelelerinden oluşan üç kulvarda da başarı hedefliyor.

    UEFA Avrupa Konferans Ligi 2. ön eleme turu ilk maçında yarın saat 21.00’de Moldova ekibi Zimbru’yu ağırlayacak sarı-lacivertiler, seyircisi önünde sezonun ilk maçında galip gelerek rövanş maçına avantajlı bir skorla çıkmak istiyor.

    Ülker Stadı’ndaki maçı Sırbistanlı hakem Nenad Minakovic yönetecek.

    – Maç kadrosunda 3 yeni isim yok

    Kendi sahasında taraftarın karşısına çıkacak sarı-lacivertlilerin Zimbru ile yapacağı maçın kadrosunda şu isimler yer alıyor:

    Altay Bayındır, İrfan Can Eğribayat, Furkan Onur Akyüz, Serdar Aziz, Luan Peres, Gustavo Henrique, Alexander Djiku, Ferdi Kadıoğlu, Bright Osayi-Samuel, Jayden Oosterwolde, Miguel Crespo, İsmail Yüksek, Mert Hakan Yandaş, Sebastian Szymanski, Burak Kapacak, Diego Rossi, İrfan Can Kahveci, Emre Mor, Ryan Kent, Dusan Tadic, Edin Dzeko, Michy Batshuayi, Serdar Dursun.

    Listede, yeni transferler Rodrigo Becao, Umut Nayir ve Bartuğ Elmaz’ın yanı sıra Willian Arao, Joao Pedro, Joshua King, Samet Akaydin, Lincoln Henrique, Emre Demir ve Nazım Sangare yer almadı. Atilla Szalai ise Almanya Bundesliga takımlarından 1899 Hoffenheim’e transfer oldu.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya: “Tahıl Koridoru Anlaşması konusunda devam eden bir görüşme yok”

    Rusya: “Tahıl Koridoru Anlaşması konusunda devam eden bir görüşme yok”


    Rusya 18 Temmuz tarihinde süresi dolan Tahıl Koridoru Anlaşması’nın yenilenmesi konusunda hali hazırda devam eden bir temas olmadığını açıkladı.

    Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik 1,5 yılı aşkın süre önce başlayan saldırıları nedeniyle Ukrayna’nın tahıllarının uluslararası piyasalara ulaşmasından sorun yaşandı. Geçen yıl Temmuz ayında Birleşmiş Milletler ve Türkiye’nin arabuluculuğunda Rusya ve Ukrayna arasında sağlanan uzlaşıyla Ukrayna limanlarından dünya piyasalarına tahıl sevkiyatını sürdürecek Tahıl Koridoru Anlaşması imzalanmış ve anlaşma bu yıl 18 Temmuz tarihine kadar çeşitli defalar uzatılarak yürürlükte kalmıştı.

    Ancak 18 Temmuz tarihinden itibaren Rusya kendisine yönelik yaptırımları gerekçe göstererek anlaşmayı uzatmama kararı aldı. Uluslararası toplum bunun dünyada gıda güvenliğini tehlikeye düşürdüğü ve özellikle çok sayıda yoksul Afrika ülkesindeki açlık sorununu tetikleyeceği gerekçesiyle Rusya’ya tepki gösterdi.

    Hali hazırda Rusya’ya anlaşmaya geri dönmesine dair çağrılar devam ederken Rusya mevcut durumda anlaşmaya geri dönmeleri için bir temas olmadığını açıkladı.

    Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Vershinin devlet haber ajansı RIA’ya konuyla ilgili bir değerlendirmede bulundu. Vershinin, Tahıl Koridoru Anlaşması’nın yeniden yürürlüğü girmesi konusunda şu an devam eden bir görüşme olmadığını söyledi.

  • Naci Görür’den Adana depremi açıklaması

    Naci Görür’den Adana depremi açıklaması


    Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Adana Kozan’da saat 8.44’te meydana gelen 5.5 büyüklüğündeki depreme ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.

    Görür, 6 Şubat’ta Maraş merkezli meydana gelen büyük depremlerin ardından bölgedeki fay kuşakları üzerindeki stres alanlarında değişim yaşandığını ifade etti.

    Prof. Dr. Görür’ün açıklaması şöyle:

    “Adana Kozan’da 5,5 deprem. Saimbeyli ve Savrun Faylarının yakınlaşma bölgesinde, muhtemelen Savrun zonunda. 6 Şubat depremlerinden sonra bölgede fay kuşakları üzerindeki stres alanlarında değişim var, sevgiyle”


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tarkan’dan Akbelen Ormanı’ndaki doğa katliamına tepki

    Tarkan’dan Akbelen Ormanı’ndaki doğa katliamına tepki


    Muğla’daki Akbelen Ormanı’nda ağaçların kesilmesine karşı çıktıkları için jandarmanın sert müdahalesiyle gözaltına alınan köylülere destek veren şarkıcı Tarkan, doğa katliamına tepki gösterdi.

    Tarkan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Doğayı rahat bırakın artık. Doğasına sahip çıkmaya çalışan bu güzel insanları da üzmeyin” dedi.

    Tarkan, şu ifadeleri kullandı:

    “İklim krizi her gün daha şiddetlenirken, bize kırmızı alarmlar verirken, dünya her gün daha yaşanmaz bir yere dönüşürken rant için ormanlar kesilmeye devam ediliyor. Aklım almıyor.

    Ne için? Para için. Doyun artık. Doğayı rahat bırakın artık. Doğasına sahip çıkmaya çalışan bu güzel insanları da üzmeyin, mağdur etmeyin, duyun artık. #AkbeleneDokunma #DoğayaDokunma” Muğla’daki Akbelen Ormanı’nda ağaçların kesilmesine karşı çıktıkları için jandarmanın sert müdahalesiyle gözaltına alınan köylülere destek veren şarkıcı Tarkan, doğa katliamına tepki gösterdi.

    İklim krizi her gün daha şiddetlenirken, bize kırmızı alarmlar verirken, dünya her gün daha yaşanmaz bir yere dönüşürken rant için ormanlar kesilmeye devam ediliyor. Aklım almıyor.
    Ne için? Para için.
    Doyun artık.
    Doğayı rahat bırakın artık. Doğasına sahip çıkmaya çalışan bu… https://t.co/PCVESiAd3Z

    — Tarkan (@tarkan) July 24, 2023

    Türkiye’de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇


    Kaynak: Tr724
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Topuk kanı testi nedir, topuk kanı hangi hastalıklar için alınır?

    Topuk kanı testi nedir, topuk kanı hangi hastalıklar için alınır?


    Artı Gerçek – Aşı karşıtı bir ailenin izin vermemesiyle gündeme gelen topuk kanı testi, yenidoğan dönemindeki en önemli taramalardan biri. Topuk kanı testi doğumsal hastalıkların araştırılmasında kritik öneme sahip.

    YENİDOĞANLARDA TOPUK KANI NE ZAMAN ALINIR?

    Yenidoğan dönemi, doğumdan sonraki ilk 4 haftayı kapsıyor. Topuk kanı taraması için ilk kan örneğinin, doğumdan sonraki ilk birkaç gün içinde hastanede alınması gerekiyor. Yenidoğan bebeğin topuğundan alınacak olan bir damla kan, iğne ile minik bir delik açılması işlemiyle gerçekleşir. Şırınganın içinde kalan kan örneği öncesinde hazırlanan kartlara damlatılır.

    Aynı test için ikinci kez kan verilir. Bu işlem de doğumdan sonraki ilk hafta içerisinde doğumun gerçekleştiği hastanede veya aile hekimliğinde alınabiliyor.

    Test sonucu pozitif çıkan bebekler için yeni testlerle taramanın doğrulanması yapılır. Testlerin doğumdan sonra ilk 4 haftada yapılması uygundur. Türkiye’de Fenilketonuri ve Konjenital Hipotirodi taraması en sık yapılan tarama testleridir. Halk arasında zeka testi taraması olarak bilinen testte kan alma işlemitopuktan yapıldığı için topuk testi olarak adlandırılıyor.

    TOPUK KANI TESTİ İLE HANGİ HASTALIKLARA BAKILIR?

    Konjenital Hipotiroidi: Doğuştan gelen tiroid hormonu eksikliğidir. Yenidoğan döneminde en sık karşılaşılan endokrinolojik sorundur. Türkiye’de kalıcı konjenital hipotiroidi sıklığı 3344 canlı doğumda bir bulunmuştur. Bu hastalık erken dönemde teşhis edilip tedavi edilmezse ileride gelişim geriliği, zihinsel yetersizlik gibi ciddi sorunlara yol açabilir.

    Fenilketonüri: Fenilalanin adı verilen bir amino asitin metabolize edilememesine neden olan kalıtsal bir hastalıktır. Erken tanı konulmadığında fenilalanin beyin dahil olmak üzere çeşitli dokularda birikerek zihinsel yetersizlik başta olmak üzere pek çok sağlık sorununa neden olur. Fenilketonüri hastalığı bebekler doğumda sağlıklıdır. Kanda fenilalalin düzeyinin yükselmesi ile fenilalanin kan beyin bariyerini geçerek beyin gelişiminde bozulma ve nörolojik hasara neden olur. Bu bebekler erken dönemde teşhis edilip tedavi edilmez ise geri dönüşümsüz beyin hasarı, zeka geriliği, gelişme geriliği, nöbetler, istemsiz kasılmalar, yürüme bozuklukları, hiperaktivite, kendine zarar verme, otistik davranış bozuklukları görülür.

    Kistik Fibrozis: Dış salgı bezlerini etkileyerek bu bezlerden salgılanan sıvıların koyu ve yapışkan olmasına sebebiyet verir. Kistik fibrozis, akciğerler ve sindirim sistemi başta olmak üzere vücuttaki birçok organı etkiler. Kistik fibrozis erken dönemde teşhis edildiğinde hastalığa bağlı komplikasyonların önüne geçmek mümkün olabilir.

    Biyotinidaz Eksikliği: Biotin adlı B vitaminin metabolize edilmesinde sorunların ortaya çıktığı genetik bir rahatsızlıktır. Biyotinidaz eksikliği erken dönemde teşhis edilemediğinde saç dökülmesinden işitme kaybına, havaleden nörolojik bozukluklara kadar çok çeşitli komplikasyonlara yol açar.

    BEBEĞİN 48 SAAT BESLENMİŞ OLMASI GEREKİR

    Fenilketonüri taraması için bebeğin en az 48 saat beslenmiş olması gerekmektedir. Ancak, mümkün olduğunca çok sayıda bebeğe ulaşabilmek için yenidoğanın erken taburculuğu söz konusu ise sağlık kuruluşunu terk ettiği son anda topuk kanı numunesi alınmalıdır. Bebek yeterince beslenmeden kan örneği alınmışsa ilk hafta içinde en yakın sağlık merkezine başvurarak yeni topuk kanı numunesi aldırması gerekmektedir. (HABER MERKEZİ)

    ***Kaynak: Artı Gerçek***
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Adana’da 5,5 büyüklüğünde deprem:  Metruk bir bina çöktü, iş yerleri hasar gördü

    Adana’da 5,5 büyüklüğünde deprem: Metruk bir bina çöktü, iş yerleri hasar gördü


    Artı Gerçek – Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Adana’nın Kozan ilçesi olan 5,5 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

    Depremin 11,27 kilometre derinlikte olduğu aktarıldı. Depremin Antep, Mersin ve Osmaniye’de hissedildiği öğrenildi.

    Adana’da kent merkezinde deprem sonrası insanlar sokağa çıktı.

    .2-001.jpg

    AA’nın aktardığı haberde ilk belirlemelere göre, Kozan ilçesi Tufanpaşa Mahallesi’ndeki metruk bir binada, deprem nedeniyle hasar meydana geldi. Kısmen zarar gören ve kimsenin yaşamadığı bina çevresinde önlem alındı.

    Öte yandan, ilçedeki bazı iş yerlerinde de küçük çaplı hasar oluştu.

    metruk.jpg

    KULLANILMAYAN 2 BİNANIN DUVARLARI YIKILDI, YOLA KAYA DÜŞTÜ

    DHA’da yer alan habere göre Kozan ilçe merkezli depremde Feke ilçesi Uğurlubağ Mahallesi’nin dağlık alanından yola kaya parçaları düştü. Uğurlubağ Mahallesi’ni Kozan ilçesine bağlayan kara yolu ise kapandı. Adana’da 6 Şubat depreminde ağır ve orta hasar alan binalarda hasar olup olmadığı araştırılıyor.

    kaya.jpg

    AFAD BAŞKANI SEZER: SAHA TARAMA ÇALIŞMALARI DEVAM ETMEKTEDİR

    Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Yunus Sezer, Adana’nın Kozan ilçesinde meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki depremin ardından olumsuz bir durumun bulunmadığını bildirdi.

    Sezer, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, “Adana ilimiz Kozan ilçesinde saat 08.44’te meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki deprem sonrasında an itibarıyla olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Ekiplerimiz teyakkuz haline geçirilmiştir” ifadesini kullandı.

    VALİ: OLUMSUZ BİR DURUM YOK

    Adana Valisi Süleyman Elban da “İlk belirlemelere göre herhangi bir olumsuz durum yok. Taramalarımız sürüyor” dedi.

    İÇİŞLERİ BAKANI YERLİKAYA: CAN VE MAL KAYBINA YÖNELİK HERHANGİ BİR İHBAR YAPILMAMIŞTIR

    İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Adana’nın Kozan ilçesinde meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki depremin ardından 112 Acil İhbar Hattı’na can ve mal kaybına yönelik herhangi bir ihbar yapılmadığını bildirdi.

    Yerlikaya, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, deprem nedeniyle başta AFAD olmak üzere ilgili kurumların tüm ekiplerinin saha taramalarına devam ettiğini belirterek, “Şu ana kadar 112 Acil İhbar Hattı’na can ve mal kaybına yönelik herhangi bir ihbar yapılmamıştır. Depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun.” ifadesini kullandı. (HABER MERKEZİ)


    Kaynak: Artı Gerçek
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Araştırma: Sıcak hava dalgalarının inkar edilemez nedeni iklim krizi

    Araştırma: Sıcak hava dalgalarının inkar edilemez nedeni iklim krizi


    Bilim insanları, iklim kriziolmasaydı, bu ay başından itibaren Avrupa’nın güneyi, ABD’nin bazı bölgeleri, Meksika ve Çin’de görülen sıcak hava dalgalarının yaşanmasının neredeyse imkansız olduğunu ve iklim değişikliği nedeniyle bu sıcak hava dalgalarının daha sıcak ve uzun olduğunu tespit etti. Temmuz ayının ilk haftasında tarihteki en sıcak küresel sıcaklıklar görülmüştü.

    YEDİ ARAŞTIRMACI İKLİM KRİZİNİN YÜKSEK SICAKLIKLARDAKİ ETKİSİNİ ÖLÇTÜ

    Aralarında Londra Imperial College Grantham Enstitüsü, Hollanda Kraliyet Meteoroloji Enstitüsü, Kızılhaç Kızılay İklim Merkezi ve Küresel Afet Hazırlık Merkezi olmak üzere Birleşik Krallık, Hollanda ve ABD’deki üniversite ve meteoroloji kurumlarından bilim insanlarının yer aldığı World Weather Attribution’dan yedi araştırmacı, iklim krizinin son dönemde sürekli hale gelen yüksek sıcaklıklardaki etkisini ölçtü.

    Bilim insanları, bu etkiyi ölçmek için hava durumu verilerini ve bilgisayar modeli simülasyonlarını analiz ederek 1800’lerin sonundan beri yaklaşık 1,2 dereceye ulaşan küresel sıcaklık artışının ardından bugünkü iklimi geçmişteki iklimle karşılaştırdı. Bu ay Avrupa’nın güneyi, ABD’nin bazı bölgeleri, Meksika ve Çin’de sıcaklıkların 45 derecenin üzerine çıkmasına neden olan şiddetli sıcak hava dalgaları, sıcaklık alarmlarına, orman yangınlarına, sıcaklığa bağlı olarak hastaneye başvurmaya ve ölümlere yol açtı. Her bölgede sıcaklığın en tehlikeli olduğu dönemlere odaklanılan analizde, Avrupa’nın güneyinde 7 gün boyunca, batı ABD, Teksas ve kuzey Meksika’da 18 gün boyunca ve Çin’in alçak bölgelerinde 14 gün boyunca ortalama maksimum sıcaklıklar dikkate alındı.

    SICAK HAVA DALGALARI ARTIK OLAĞAN DIŞI OLAYLAR DEĞİL

    World Weather Attribution’un ilişkilendirme analizinde bilim insanları, Avrupa ve Kuzey Amerika’da bu ayın başından beri yaşanan sıcak hava dalgalarının görülmesinin iklim krizi olmasaydı neredeyse imkansız olacağını, ancak fosil yakıtların yakılmaya devam edilmesi ve diğer insan faaliyetlerinin yol açtığı küresel ısınma nedeniyle sıcak hava dalgalarının “artık olağan dışı olaylar olmadığını” tespit etti.

    Analize göre, iklim krizi Çin’deki sıcak hava dalgasını en az 50 kat daha olası hale getirirken, sıcak hava dalgalarının daha sıcak, uzun ve sık yaşanmasına neden oldu. İklim krizi nedeniyle, Avrupa’da sıcak hava dalgası 2,5 derece, Kuzey Amerika’da 2 derece ve Çin’de 1 derece daha sıcak oldu. Bu tür olaylar artık Kuzey Amerika’da yaklaşık her 15 yılda, Avrupa’nın güneyinde her 10 yılda ve Çin’de yaklaşık her 5 yılda bir beklenebilir.

    KÜRSEL ISINMA ARTTIKÇA AŞIRI HAVA OLAYLARI 2-5 YILDA BİR YAŞANABİLİR

    Karbon emisyonlarının hızla durdurulamaması ve net sıfıra indirilememesi halinde bu gibi sıcak hava dalgalarının daha da sık ve aşırı hale geleceği konusunda uyarıda bulunan bilim insanları, hali hazırda 1,2 derece olan küresel sıcaklık artışının 2 dereceye ulaşması halinde aşırı hava olaylarının her 2 ila 5 yılda bir yaşanabileceğini tespit etti. Paris Anlaşması’na taraf olan tüm ülkelerin emisyonları hızla azaltmaya yönelik mevcut taahhütlerini tam olarak yerine getirmemeleri durumunda küresel sıcaklık artışının 30 yıl içinde 2 dereceye ulaşma ihtimali oldukça yüksek. Araştırmacılar ayrıca, bir iklim fenomeni olan El Nino’nun gelişiminin ise bazı bölgelerdeki sıcak hava dalgalarına muhtemelen bir miktar ek ısı sağladığını belirledi.

    ‘FOSİL YAKITLARIN KULLANIMI ACİLEN DURMALI’

    Londra Imperial College Grantham İklim Değişikliği ve Çevre Enstitüsü İklim Bilimi Kıdemli Öğretim Görevlisi Friederike Otto, analize ilişkin değerlendirmesinde, “Bu ilişkilendirme çalışmasının sonucu şaşırtıcı değil. Dünya fosil yakıtları yakmayı bırakmadı, iklim ısınmaya devam ediyor ve sıcak hava dalgaları daha aşırı hale gelmeye devam ediyor. Bu kadar basit” ifadesini kullandı. Ancak sıcak hava dalgalarının bir “iklim çöküşünün” kanıtı olmadığını belirten Otto, “Güvenli ve sağlıklı bir geleceği güvence altına almak için hala zamanımız var, ancak acilen fosil yakıt yakmayı durdurmamız ve kırılganlığı azaltmaya yatırım yapmamız gerekiyor. Bunu yapmazsak, her yıl on binlerce insan sıcaklığa bağlı nedenlerden ölmeye devam edecek. Hükümetlerin bu yılki Birleşmiş Milletler İklim Konferansı’nda fosil yakıtların kullanımdan kaldırılmasını yasalaştırması kesinlikle kritik önem taşıyor” dedi.

    Kızılhaç Kızılay İklim Merkezi Direktörü Julie Arrighi de ısının en ölümcül afet türleri arasında yer aldığını bildirdi. Ölümcül olan aşırı sıcakların hızla arttığına işaret eden Arrighi, “Uyarı sistemlerini, ısı eylem planlarını ve uzun vadeli uyum tedbirlerine yapılan yatırımları ölçeklendirmek çok önemlidir. Buna kentsel planlama ve sağlık, elektrik, su ve ulaşım gibi kritik sistemlerin dayanıklılığının artırılması da dahil. Aşırı sıcaklarda hayat kurtarmak için en kırılgan durumdaki insanlarla ilgilenmemiz gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

    Hollanda Kraliyet Meteoroloji Enstitüsü Araştırmacısı Sjoukje Philip de gezegenin eşit bir şekilde ısınmadığını belirtti. Çalışmanın, hızlı ısınma oranının Avrupa’daki yerel sıcaklıklar üzerindeki önemli etkisini bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Philip, “Bu da Avrupa’nın sürekli olarak uyum ve azaltım tedbirleri almasının acil bir gereklilik olduğunun altını çiziyor” ifadesini kullandı. (AA)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Araştırma: İstanbulluların en önemli gündemi ekonomik sorunlar

    Araştırma: İstanbulluların en önemli gündemi ekonomik sorunlar


    İstanbul Planlama Ajansı tarafından aylık olarak gerçekleştirilen İstanbul Barometresi araştırmasının Haziran 2023 raporu yayımlandı. Rapora göre, haziranda İstanbulluların evdeki gündemi ekonomik sorunlar oldu.

    İstanbulluların şehrin en büyük üç sorunu sorusuna cevabı ise sığınmacı ve mülteciler, trafik ve ekonomik sorunlar olarak kayda geçti.

    YÜZDE 57,2’SİNİN EN ÖNEMLİ GÜNDEMİ EKONOMİK SORUNLAR

    Raporda, katılımcıların yüzde 57,2’si evde en çok konuşulan konunun ekonomik sorunlar olduğunu belirtti. Bir önceki ay ile kıyaslandığında mayısta katılımcıların yüzde 34,5’i ev içerisinde en çok ekonomik sorunların konuşulduğunu belirtirken, haziranda bu oran yüzde 57,2’ye yükseldi.

    Katılımcıların yüzde 69’u Kurban Bayramı’nı İstanbul’da geçirdiğini belirtirken, yüzde 16,7’si memleketine gittiğini, yüzde 13,2’si ise tatil beldesine gittiğini kaydetti.

    İSTANBULLARIN YARISI, KREDİ KARTI BORCUNU ÖDEYEBİLİYOR

    Raporda, katılımcılardan kredi kartı kullananların yüzde 45,6’sı aylık kredi kartı borcunun tamamını, yüzde 33,9’u ise borcun asgari tutarını ödeyebildiğini belirtti. Yüzde 6,6’sı asgari tutar ile borcun tamamı arasında bir miktarda, yüzde 4,7’si asgariden az miktarda ödeme yapabildiğini, yüzde 9,2’si ise kredi kartı borcunu hiç ödeyemediğini ifade etti.

    Mayıs’ta katılımcıların yüzde 32,2’si bazı ödemeleri yapamadığını ve borca girdiğini, yüzde 7,4’ü aslında pek geçinemediğini, yüzde 41,9’u kıt kanaat geçinebildiğini, yüzde 18,5’i ise geçinebildiğini ve kenara da para koyabildiğini belirtti.

    Katılımcılara hazirandaki duygu halleri soruldu ve 10 üzerinden değerlendirmeleri istendi. İstanbulluların ortalama stres seviyesi 7,2, kaygı seviyesi 6,7 olarak ölçüldü. İstanbulluların hazirandaki yaşam memnuniyeti 4,5, mutluluk seviyesi 4,7 olarak ölçüldü. (HABER MERKEZİ)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***