Yazar: SG

  • 7.2’ye kadar deprem üretebilir! ‘Adana’da tetiklenmiş fayın üzerinde yazlık evler var’

    7.2’ye kadar deprem üretebilir! ‘Adana’da tetiklenmiş fayın üzerinde yazlık evler var’



    Adana’nın Kozan ilçesinde saat 08.44’te 5,5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin 11,27 kilometre derinlikte olduğu tespit edildi. Öğrenilen ilk bilgilere göre ölen veya yaralanan olmadığı belirtildi. Kozan merkezli, 5,5’lik depremin ardından birçok artçı deprem daha kaydedildi.

    Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar sosyal medya hesabından “Ekiplerimiz tüm bölgelerde çalışmalarını sürdürüyor. Şu an itibariyle bize ulaşan can ve mal kaybı bilgisi yoktur. Bilgilendirmeye devam edeceğiz” bilgisini paylaştı.

    SÖZBİLİR: BİR FAYIN SEGMENTİ KIRILMIŞ OLABİLİR

    Dokuz Eylül Üniversitesi, Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden, Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü (DAUM) Prof. Dr. Hasan Sözbilir, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra Adana’nın kuzeyinde olan Savrun ile Saimbeyli faylarının tetiklendiğine dikkat çekerek şunları söyledi:

    “Savrun ile Saimbeyli fayları, 6 Şubat depreminin ürettiği faylara yakın, komşu faylar. O günden beri fayların kuzey kısımlarında yüzlerce deprem oldu. Güney kısımlarında da deprem etkinliği başlamış durumda.”

    Sözbilir, 5.5 büyüklüğündeki bir depremin bir fayın segmentinin kırıldığı anlamına gelebileceğine vurgu yaparak “Şu andan itibaren yaşadığımız depremler onun artçıları olarak değerlendirilebilir” dedi.

    Sözbilir, Adana’da 6 Şubat depremleriyle tetiklendiğini ifade ettiği Savrun ile Saimbeyli faylarının 7.2 büyüklüğüne kadar deprem üretebileceğine dikkat çekti:

    “Eldeki bilgiler bu fayların maksimum deprem üretme potansiyelinin 7.1- 7.2’e kadar çıkabileceğini gösteriyor. Bu boyutta deprem Adana’da ciddi anlamda zarar verir. 6 Şubat depremlerinden sonra Savrun fayını baştan sona gezdim. Jeolojik olarak baktığınızda da güçlü bir fay olduğunu anlayabiliyorsunuz. 7 ve üstü deprem çok ciddi sarsıntı yaratır. Fayın üzerinde Adanalıların yazın yaşadığı yayla evleri ve yazlık evler vardı. Kış olduğu için bu evler o zaman boştu. Oralardaki evlerin incelenmesi gerekir.”

    ‘ORTA HASARLI EVLER, AĞIR HASARLIYA DÖNMÜŞ OLABİLİR’

    Sözbilir, 6 Şubat depremlerinden sonra Adana ve çevresindeki bazı binaların hasar aldığına dikkat çekerek “Hasar almış evler bu sarsıntı sırasında etkilenmiş olabilir. Orta hasarlıysa ağır hasarlıya dönüşmüş olabilir” dedi.

    Sözbilir, son olarak şu önlemlerin alınabileceğine vurgu yaptı:

    “Fay yarın kırılacak diye bir şey yok. Adana’daki yeni konut alanlarının iyi seçilmiş olduğunu biliyoruz. Örneğin TOKİ konutları yükseğe yapılmış. Oralara Adana’nın yavaş yavaş taşınması gerekir. Zayıf zemin üzerindeki binaların ayrıntılı incelenmesi ve güçlendirilmesi gerekir.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Otomotiv sektöründe piyasa bozucu faaliyetlere 118,8 milyon lira ceza

    Otomotiv sektöründe piyasa bozucu faaliyetlere 118,8 milyon lira ceza


    Ticaret Bakanı Ömer Bolat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Otomotiv sektöründe sıfır ve ikinci el araç alım satımında gerçekleşen piyasa bozucu faaliyetler ile haksız fiyat ve stokçuluk fiillerine ilişkin, Bakanlığımız birimlerince çalışmalarımız hassasiyet ve kararlılıkla devam edecektir. Vatandaşlarımızın otomotiv piyasasında oluşturulmaya çalışılan arz talep dengesizliğinde, mağduriyet yaşamaması Bakanlığımızın nihai önceliği durumundadır” ifadelerini kullandı.

    Bakan Bolat, açıklamasında ayrıca şunları kaydetti:

    İkinci el motorlu kara taşıtlarının ticareti hakkında yönetmeliğin 6 ay 6 bin kilometre düzenlemesi uyarınca 51 milyon 920 bin 782 lira idari para cezası uygulanmıştır.

    Aynı yönetmelikte yapılan değişiklikle sıfır taşıta ulaşılmasını zorlaştırıcı faaliyette bulunanların ikinci el yetki belgesinin iptal edilebilmesine yönelik düzenleme yapılmış olup bu düzenleme kapsamında 14 yetkili bayıye toplam 66 milyon 879 bin lira idari para cezası uygulanmış ve bu bayilerden 9’unun yetki belgesi iptal edilmiştir.

    Böylece, 2023 yılında otomotiv sektöründe haksız fiyat ve stokçulukla mücadele kapsamında bakanlığımız müfettişleri ve il müdürlüğü personelince yapılan denetimler neticesinde toplam 118 milyon 799 bin 782 lira idari para cezası uygulanmıştır.

    Üretici tarafından tavsiye edilen satış fiyatının üzerinde bir fiyattan ilan yoluyla pazarlanmasına kısıtlama getirilmip olup bu düzenlemeye aykırı her bir ilan başına 300 bin liraya kadar idari para cezası uygulanabilmesine imkan sağlanmıştır. Bu kısıtlamaya aykırı ilan verenler hakkında 35 milyon 447 bin lira idari para cezası uygulanmıştır.

    6 Temmuz 2023 tarihinde yayınlanan ve 15 Temmuz 2023 tarihinde yürürlüğe giren ilan kısıtlamnası düzenlemesi öncesinde bu düzenlemeye aykırılık teşkil eden ilan sayısı, 8 Temmuz 2023 tarihinde 20 bin 985 iken hem mezkur düzenlemenin yürürlüğe girmesi hem de bakanlığımızca kamuoyunun bilgilendirilmesi neticesinde 15 Temmuz 2023 tarihinde 7 bin 483 seviyesine gerilemiş olup 24 Temmuz 2023 tarihinde ise 3 bin 217’ye düşmüştür.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Adana’da depremde 8 kişi yaralandı

    Adana’da depremde 8 kişi yaralandı


    ADANA – Adana’da meydana gelen depremde 8 kişinin yaralandığı açıklandı.  

     

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Adana’da bu sabah meydana gelen depremlere ilişkin sanal medya hesabından açıklama yaptı. Koca, “Bu sabah meydana gelen Adana Kozan merkezli depremde Adana’da 2 kişi yüksekten atlama ve eşya düşmesine, Osmaniye’de ise 6 kişi yüksekten atlama ve düşmeye bağlı olarak olaydan etkilenmiştir. Depremden etkilenen kişiler olay yerine görevlendirilen 8 ambulans ile hastanelere nakledilmiştir. Hastalarımıza ve depremden etkilenen halkımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz” diye kaydetti. 

     

    Öte yandan Osmaniye’nin Sumbas ilçesi Gafarlı köyünde, dağdan kaya parçaları koptu. Kayalardan biri, köydeki müstakil eve çarptı ve evin duvarı yıkıldı. Evdekilerin yara almadan kurtulduğu öğrenildi.

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • BM, Yemen’de çürümeye terkedilen tankerdeki petrolü boşaltmaya başladı

    BM, Yemen’de çürümeye terkedilen tankerdeki petrolü boşaltmaya başladı


    BM’nin kurtarma operasyonuyla 1,1 milyon varil civarında olduğu tahmin edilen petrol, geçici bir gemiye nakledilecek

    Birleşmiş Milletler (BM) Yemen’in Kızıldeniz açıklarında 2015’ten beri demirli bulunan ve “büyük bir çevre felaketine yol açabileceği” uyarıları yapılan “Safer FSO” tankerindeki petrolün güvenli şekilde geçici bir gemiye nakledilmesi sürecinin başladığını duyurdu.

    BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, yaptığı açıklamada, “BM dünyanın en büyük saatli bombası olabilecek tankeri etkisiz hale getirmek için operasyon başlattı.” dedi.

    Açıklamada, “Yemen kıyılarında, çürüyen FSO Safer tankerindeki bir milyon varil petrolü yeni bir gemiye nakletmek için karmaşık bir deniz kurtarma çalışması sürüyor.” denildi.

    47 yaşındaki tankerde bulunan petrolün başka bir gemiye naklinin yaklaşık üç hafta sürmesi bekleniyor.

    Operasyon sonunda tankerdeki 1,1 milyon varil civarında olduğu tahmin edilen petrol, geçici bir gemiye nakledilmesi süreci tamamlanmış olacak.

    20 milyar dolara mal olacağını tahmin edilen çevre felaketinin önüne geçilecek

    Daha önce yaptığı açıklamada kurtarma çalışmaları için 143 milyon dolar harcanacağını duyuran BM, bu operasyonun, temizlemesi 20 milyar dolara mal olacağını tahmin ettiği bir çevre felaketi riskini ortadan kaldıracağına dikkat çekmişti.

    “SAFER FSO” petrol tankeri

    BM, Yemen’in Kızıldeniz kıyısında 2015’ten bu yana terk edilen tankerdeki petrolü taşımak için çok büyük bir ham petrol gemisi satın alma konusunda anlaşma sağlamıştı.

    Operasyon, 2015’ten bu yana Yemen kıyısı açıklarında terk edilmiş durumdaki “Safer FSO” isimli tankerdeki 1,1 milyon varil civarında olduğu tahmin edilen petrolü taşımayı hedefliyor.

    Yemen’in Ras Isa Limanı yakınlarına demirleyen ve bakımsız halde bırakılan petrol yüklü tankerin çürümeye devam ettiği belirtiliyor.

    Petrolün, Kızıldeniz’e sızma tehlikesi bulunmakla beraber geçen yıllara ve su akımlarına bağlı olarak “tankerden muhtemel bir sızıntının, Babu’l Mendeb Boğazı’ndan Süveyş Kanalı’na kadar ulaşabileceği” uyarısı yapılıyordu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ali Palabıyık hakemliği bıraktı, Hüseyin Göçek ve Suat Arslanboğa VAR hakemi oldu

    Ali Palabıyık hakemliği bıraktı, Hüseyin Göçek ve Suat Arslanboğa VAR hakemi oldu


    Türkiye Futbol Federasyonundan (TFF) yapılan açıklamaya göre Süper Lig hakem kadrosunda değişikliğe gidildi. Uzun yıllar FIFA kokartı taşıyan Ali Palabıyık hakemlik kariyerini sonlandırdı.

    Hakemlik kariyerine 2000’de başlayan ve Türkiye’deki 474 profesyonel maçta yer alan Ali Palabıyık, Süper Lig’de 175, 1. Lig’de 40, Türkiye Kupası’nda 11 müsabakada görev aldı. 2012’de üst klasman hakemi olan ve 2015’ten bu yana FIFA kokartı taşıyan Ali Palabıyık, uluslararası 60 müsabakaya hakem olarak atandı ve Şampiyonlar Ligi’nde 3 maçta görev aldı.

    Açıklamada, “23 yıl boyunca ulusal ve uluslararası müsabakalarda görev alan FIFA kokartlı hakemimiz Ali Palabıyık’a Türk futboluna hizmetlerinden ötürü teşekkür eder, bundan sonraki kariyerinde başarılar dileriz.” denildi.

    Göçek ve Arslanboğa, VAR odasında

    Tecrübeli hakemler Hüseyin Göçek ile Suat Arslanboğa ise VAR odasına geçti.

    Hakemliğe 1996’da başlayan, 2004 yılından beri Süper Lig kadrosunda bulunan Hüseyin Göçek, burada 294 müsabakada görev aldı. Göçek, Türkiye liglerinde 61 müsabakaya da VAR olarak atandı.

    2008-2021 döneminde 13 sezon FIFA kokartı taşıyan Hüseyin Göçek, 7 yıl boyunca UEFA’nın birinci kategorisinde yer aldı. Tecrübeli hakem, 2015 Şampiyonlar Ligi Juventus-Barcelona finalinde ve UEFA’nın düzenlediği 2012 ve 2016 Avrupa Şampiyonaları’nda İlave Yardımcı Hakem olarak görev yaptı.

    Göçek ile aynı yıl hakemliğe başlayan, 2007 yılından beri Süper Lig kadrosunda bulunan ve burada 128 müsabakaya hakem olarak düdük çalan Suat Arslanboğa, toplamda 637 profesyonel müsabakada görev yaptı. Arslanboğa, 57 karşılaşmada da VAR görevi üstlendi.

    Açıklamada, “Bundan sonra, kariyerlerine VAR hakemi olarak devam edecek Hüseyin Göçek’e ve Suat Arslanboğa’ya şu ana kadar yapmış oldukları hizmetlerden ötürü teşekkür eder, VAR hakemi olarak futbolumuza büyük katkılar sağlamalarını dileriz.” ifadeleri kullanıldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Topuk kanı testine izin vermeyen aşı karşıtı aileye bakanlık dava açtı

    Topuk kanı testine izin vermeyen aşı karşıtı aileye bakanlık dava açtı


    Artı Gerçek – Youtube ve Twitter’da çok takipçili aşı karşıtı ve komplo teorisyeni “Hakikat Bilgisi” hesabının sahibi olan aile, yeni doğan çocuklarından test amaçlı topuk kanı alınmasına ve aşı yapılmasına izin vermedi.

    Serbestiyet’ten Kaan Göktaş’ın haberine göre, bu durumu sosyal medyada da paylaşan aile, ilk çocuklarına aşı yaptırdıklarını ve çocuklarının aşılardan sonra sürekli hasta olduğunu gerekçe göstererek ikinci çocuklarında buna müsaade etmeyeceklerini duyurdu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, bebeğe sağlık tedbiri konulması için Aile Mahkemesi nezdinde başvuruda bulundu. Mahkeme talebi kabul ederse çocuk aileden alınabilir.

    AİLE DUYURDU: ELİMİZDEN ALABİLİRLERMİŞ

    Aile durumu Twitter hesaplarından paylaştı:

    “Yeni doğan bebeğimize aşı yapılmasına ve topuk kanı alınmasına izin vermemiştik. Aile ve sosyal hizmetler müdürlüğü bizi mahkemeye vermiş. çocuğumuza galiba sağlık tedbiri koyacaklar. Tedbir hükümlerine baktım bebeğimizi kolluk kuvvetleri ile barınma yani elimizden alabilirlermiş.”

    BİLİM DIŞI İDDİALAR: AŞI MAYMUNLAŞTIRIYOR

    Ailenin yönettiği “Hakikat Bilgisi” adlı hesapta topuk kanı alınırken ayaktaki refleksoloji noktalarına baskı uygulandığı ve kanın alındığı noktanın “cinsel organlara denk geldiği” iddia ediliyor. Ayrıca bebeklik ve çocukluk döneminde yapılan aşılar ile Covid-19 aşılarına dair bilimsel dayanağı olmayan komplo teorileri yer alıyor. Örneğin hesapta yapılan bir paylaşımda aşıların çocukları “domuzlaştırdığı” ve “maymunlaştırdığı” iddia ediliyor.

    DOKTORLAR: HAYATİ ÖNEME SAHİP

    Konuyla ilgili açıklama yapan Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran şunları söyledi: “Yenidoğan bebeklere uygulanan topuk kanı taraması bazı doğumsal hastalıkların kalıcı hasarlar oluşturmadan önce teşhisinin konulması imkânını sağlar. Yenidoğan taramasının amacı, yaşamı veya uzun vadeli sağlığı tehdit eden hastalıkları aşikâr hale gelmeden önce tespit etmektir. Bu hastalıklar arasında doğuştan gelen metabolizma hastalıkları, endokrin bozuklukları, talasemi, orak hücreli anemi gibi kan hastalıkları, immün yetmezlik, kistik fibroz ve ciddi konjenital kalp kusurları yer alır. Bu nadir bozuklukların erken tedavisi, etkilenen hastalarda ciddi sakatlık ve ölüm olasılığını önemli ölçüde azaltabilir. Bebeğinizde bu hastalıkların olup olmadığının araştırılması için topuk kanı örneğinin alınması gerekmektedir.”

    Almanya’da yaşayan Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Neslihan Kıplapınar da “Topuk kanında sadece bir damla kan alınmaktadır, çocuğa enjekte edilen bir şey yok. Topuk kanı erken tanı yöntemidir ve bu yöntemle tanı konan ve gelişimi eksiksiz olan sayısız çocuk gördüm. Bunu yaptırmayan ebeveynleri anlamak mümkün değil” dedi.

    HUKUKÇU SÖZÜER: SUÇTUR

    İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adem Sözüer ise konuyla ilgili yaptığı paylaşımında “Kanunlarımız öncelikle çocuğun üstün yararı ilkesinin gözetilmesi gerektiğini söyler. Yani çocuğun hem beden, hem ruh sağlığı söz konusu olduğunda ailenin yükümlülüğü ne gerekiyorsa ona uymaktır. Bu yükümlülüğü yerine getirmemek hem suçtur, hem de başka tedbirleri gerektirir” dedi.

    ***Kaynak: Artı Gerçek***
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bozacının şahidi şıracılar (2): Bunlar nasıl profesör? 

    Bozacının şahidi şıracılar (2): Bunlar nasıl profesör? 


    YORUM | MEHMET TAHSİN

    15 Temmuz Darbe Girişimi araştırma komisyonunun davet edip dinlediği isimlere mercek tutmaya devam ediyoruz. Yazının bundan sonraki kısmında komisyona konuşan isimlerle ilgili kısa kısa notlar aktarıp komisyona anlattıklarından bazı bölümlere yer vereceğim. 

    İLAHİYAT PROFESÖRÜ MUSTAFA ÖZTÜRK, önceki yazıda bahsettiğim Şafak Ertan Çomaklı ile aynı gün komisyonda dinlenen isimlerden biri. Öztürk, Gülen Cemaati’ne karşı nasıl canla başla mücadele verdiğini anlatmakla başlıyor ifadesine. 17/25 Aralık operasyonlarından hemen sonra 28 Aralık 2013 tarihindeki makalesine atıfta bulunuyor, ilk defa “Haşhaşi” tabirini kendisinin kullandığını söylüyor. Konuşmasının devamında Bediüzzaman Said Nursi’yi eleştirdikten sonra Fethullah Gülen hakkında, nargile kafelerde konuşulan dedikoduları bilimsel bir araştırma sonuçlarını anlatır gibi anlatıyor

    Medresede softa, hocasının karşısına dikilir ve sorar: “Kimdir ol veli ki, onun kızını Kerbela’da kurt yedi?”

    Hocası tebessüm ederek cevap verir: “Evladım, veli değil nebi. Kızı değil oğlu. Kerbela’da değil Kenan ilinde. Kurt yemedi kuyuya atıldı.”

    Hocanın anlattıkları da öyle. Mesela, Fethullah Gülen’in “1971 yılında henüz 21 yaşında iken Vehbi Koç’un evinde MİT Müsteşarı Fuat Doğu ile görüştüğü” yalanına komisyon üyelerini inandırabilmiş. 

    Aynı şekilde 12 Eylül darbesinden birkaç ay sonra yayın hayatına başladığını iddia ettiği Sızıntı Dergisi’nin ilk sayısının Şubat 1979’da yayınlandığını bilmiyor olamaz. 

    Yine Fethullah Gülen’in 1999 yılında mahkum olduğunu ama ele geçirilmeden kaçtığını, daha sonra aftan yararlandığını söylerken Google’a sormayı bile akıl edemeyecek kadar titiz (!) bir araştırmacı Mustafa Öztürk. Halbuki kendisinin komisyona konuştuğu tarihte Vikipedia henüz yasaklanmamıştı ve istese doğru bilgiye ulaşabilecekti.

    DGM’de Fethullah Gülen aleyhine terör davası açıldığında Amerika’da yaşadığı, Mart 2007’de Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi Terörle Mücadele Yasası gereğince suçun oluşmadığı hükmüne vararak, Gülen’in beraatına karar verdiği ve Haziran 2008’de de Yargıtay Genel Kurulu tarafından beraat kararının oybirliğiyle onandığı yazıyor açıkça. 

    Prof. Mustafa Öztürk ifadeleri aşağı yukarı böyle. Meclis komisyonuna konuştuktan 4 yıl sonra, bu defa Youtube’a düşen bir konuşmasında “Kur’an Allah’ın kitabı olamaz” dediği için ölüm tehditleri aldığını söyleyerek istifa edip yurtdışına yerleşti. 17/25 Aralık yolsuzluk soruşturmaları sırasında sınırsız destek verdiği AKP de kendisine sahip çıkmadı.

    EMEKLİ JANDARMA KURMAY ALBAY MUSTAFA ÖNSEL, komisyonun üçüncü toplantısında konuşan isimlerden biri. Önsel’in anlattıklarına geçmeden önce kim olduğuna bir göz atalım isterseniz. Balyoz Davasının 154 numaralı sanığı, şimdilerde Oda TV yazarı Mustafa Önsel, darbe planlarını hazırlayan ekipten olduğu gerekçesiyle 4 yıl hapis yattıktan sonra 2014 yılında Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla tahliye edildi. 

    Balyoz’da Mustafa Önsel’e yöneltilen suçlama, yapılacak darbe sonrası görevlendirilecek personel listesini hazırlamaktı. Önsel’den çıkan dijital deliller arasında darbe sonrası tutuklanacak isimlerin listesi de yer alıyordu. Konumuz Balyoz olmadığı için kısa keselim; sadece 15 Temmuz sonrasında -kendi bilgisi olmaksızın- görev verilecek personel listesinde adı bulunanların müebbet hapisle cezalandırıldıklarını hatırlatalım. 

    15 Temmuz’dan çok öncesi, Balyoz sanıkları Emekli Albay Ahmet Zeki Üçok ve Emekli Tuğgeneral Soner Polat’la beraber Mustafa Önsel’in hazırladıkları fişleme listelerini MİT’e teslim ettiklerini Soner Polat ve Perinçek doğrulamıştı. Önsel’in fişleme konusundaki uzmanlığından(!) olsa gerek, Meclis araştırma komisyonu kendisini dinleme gereği duymuş. Önsel konuşmasında daha önce kitaplarında yazdığı bilgileri tekrar etmiş. Önsel’in anlattıklarının bir kısmın bir sonraki oturumda dinlenecek olan eski genelkurmay başkanı Hilmi Özkök tarafından kesin bir dille yalanlandığını da not edelim. 

     15 TEMMUZ’UN İÇİŞLERİ BAKANI EFKAN ALA, komisyonun 18 Ekim 2016 tarihli oturumunda dinlenmiş. 15 Temmuz gecesi görevde olup da koltuğunu kaybeden en önemli isim Efkan Ala. 15 Temmuz’un en önemli iki aktörü Hulusi Akar ve Hakan Fidan, onca ihmal iddialarına karşın koltuklarında kalırken Efkan Ala’nın görevden alınması sürpriz olmuştu. Bunda 15 Temmuz günü Erdoğan’ın yerinin Ala tarafından söylendiği veya sonradan yalanlasa da o gece uçağa binip Gürcistan’a kaçmak istediği iddialarının payı var mıdır bilinmez. Ama komisyonda kendisine sorulan bir sorudan, 15 Temmuz gecesi tıpkı Başbakan Binali Yıldırım gibi onu da kimsenin aramadığını öğreniyoruz.

    ROTTERDAM İSLAM ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ AHMET AKGÜNDÜZ, komisyona konuşan bir diğer isim. Akgündüz daha konuşmasının başında Gezi olaylarını darbe olarak niteleyince ortalık karışmış. Başkan Reşat Petek, Akgündüz’e itiraz eden Sezgin Tanrıkulu’yu dışarı atmak istemiş. 

    Akgündüz 1 saat süren konuşmasında Gülen Cemaati hakkındaki olumsuz kanaatinin 1978 yılında oluştuğunu söylüyor. Ama nedense uzun yıllar Cemaat’e yakın durmaya da özen gösterdiğini biliyoruz. Örneğin, benim de kütüphanemde bulunan bazı kitaplarının 1990’larda Cemaat’in yayınevi Nil Yayınları’ndan çıktığını unutmuş görünüyor. Konuşmasındaki maddi hataları, örneğin 1986 yılının Eylül ayında kendisini Zaman Gazetesi’ne abone yapmak isteyen bir cemaat mensubundan bahsetmesini hafızasının zayıflamasına bağlıyorum. Çünkü Zaman, Kasım 1986’da yayına başlamış olup abonelik sistemine ileriki yıllarda geçtiğini biliyor olması lazım.

    Ahmet Akgündüz, halen Rotterdam İslam Üniversitesi rektörlüğünü yapıyor. Cemaat’in 1978 yılında ‘proje’ olduğunu anladığını söylüyor ama uzun yıllar Hizmet Hareketi’nin önde gelen simalarının üniversitenin mütevelli heyetinde bulunmasını izahta zorlanıyor. Madem 40 yıl öncesinden Cemaat’in ‘proje’ olduğunu anladığını söylüyorsun, neden sen bu insanlarla çalıştın, diye kimse de sormayı akıl edememiş. 

    2018 yılında Gülen Cemaati hakkında ölüm fetvası vermesi Hollanda’da nefret söylemi kabul edilerek krize yol açmıştı. 

    Sonraki yazıda komisyona konuşan isimlerden Nevzat Tarhan, Mehmet Ağar, Nedim Şener ve Hüseyin Gülerce’yi ele alacağız. 

    ÖNCEKİ BÖLÜMLER

    ‘Karartma’ Komisyonu 

    Bozacının şahidi şıracılar

    Türkiye’de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇


    Kaynak: Tr724
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fenerbahçe, UEFA listesini duyurdu

    Fenerbahçe, UEFA listesini duyurdu

    UEFA Konferans Ligi 2. Ön Eleme Turu’nda Moldova takımı Zimbru Chisinau ile karşılaşacak Fenerbahçe, oyuncu listesini UEFA’ya bildirdi.

    Sarı-lacivertlilerin açıkladığı A Liste’de Altay Bayındır, İrfan Can Eğribayat, Furkan Onur Akyüz, Serdar Aziz, Luan Peres, Gustavo Henrique, Alexander Djiku, Ferdi Kadıoğlu, Bright Osayi-Samuel, Jayden, Oosterwolde, Miguel Crespo, İsmail Yüksek, Mert Hakan Yandaş, Sebastian Szymanski, Burak Kapacak, Diego Rossi, İrfan Can Kahveci, Emre Mor, Ryan Kent, Dusan Tadic, Edin Dzeko, Michy Batshuayi ve Serdar Dursun yer alıyor.

    Açıklanan B Liste’de ise Yusuf Kocatürk, Yiğit Efe Demir, Muhammet İmre, Ahmet Necat Aydın, Efekan Karayazı, Kaan Akyazı, Muhammed Doğukan Demir, Erkan Arda Çağdaş ve Bora Aydınlık bulunuyor. Sarı-lacivertilerin yeni transferi Rodrigo Becao açıklanan listede yer almadı.

    Fenerbahçe, UEFA Konferans Ligi 2. Ön Eleme Turu ilk maçında 26 Temmuz Çarşamba günü sahasında Zimbru Chisinau ile karşılaşacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kocaeli’de 38 günde sekiz kişi boğuldu, 1060 kişi kurtarıldı

    Kocaeli’de 38 günde sekiz kişi boğuldu, 1060 kişi kurtarıldı


    KOCAELİ – Yaz aylarının gelmesiyle birlikte boğulma haberleri de peş peşe gelmeye başladı. 1 Haziran-1 Temmuz arasında Türkiye genelinde 55 kişi boğuldu. Kocaeli’de ise 15 Haziran’dan bu yana 8 kişi boğuldu, 1060 kişi ise boğulmaktan kurtarıldı.

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin aktardığına göre, Kandıra sahillerinde üç, Darıca ve Bayramoğlu sahillerinde bir, Sardala Koyu’nda, Uzunkum ve Paşasuyu Göleti’nde bir kişi boğuldu.

    RİP AKINTISISI UYARISI

    Havanın rüzgarlı, denizin dalgalı olduğu günlerde yaşanan ve kişiyi sahilden açığa doğru sürükleyen rip akıntısına karşı uyarıda bulunan ekipler, bu zamanlarda kesinlikle denize girilmemesi gerektiğine dikkat çekti.

    UYARILAR DİKKATE ALINMIYOR

    Büyükşehir Belediyesinin sivil toplum örgütleri ile oluşturduğu KOSKEM ekipleri, sahil güvenlik ve jandarma ekipleri Kerpe ve Kovanağzı dışında tüm sahil şeridinde denize girmenin yasaklanmasına rağmen halkı denizde çıkaramadıklarını belirtti. Ekipler, “Tüm anonslara ve uyarılara rağmen gelen dalgaların içinde denize giren vatandaşları denizden çıkaramıyoruz. Özellikle hafta sonu vatandaşları engellemekte çok ciddi sıkıntı yaşıyoruz” dedi. (ARTI GERÇEK)

    Kaynak: Artı Gerçek
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • PTT işçisi sıcak çarpması sonucu yaşamını yitirdi

    PTT işçisi sıcak çarpması sonucu yaşamını yitirdi


    İZMİR – PTT çalışanı Berran Kırmızıgül’ün dağıtım sırasında sıcaktan etkilenip beyin kanaması geçirerek yaşamını yitirmesine tepki gösteren çalışma arkadaşları, PTT Genel Müdürü ve İzmir Başmüdürü’nü istifaya çağırdı. 

     

    İzmir’de PTT’de çalışan Berran Kırmızıgül, dün dağıtım sırasında fenalaşarak Ege Üniversitesi’ne kaldırıldı. Beyin kanaması geçirdiği öğrenilen Kırmızıgül yaşamını yitirdi. 

     

    Basın, Yayın, İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası (Haber-Sen) 6 Nolu Şube’si yaşamını yitiren Berran Kırmızıgül’e ilişkin açıklama yaparak PTT emekçilerinin çalışma koşullarına dikkat çekti. Bayraklı PTT Dağıtım Merkezi önünde yapılan açıklamaya Kırmızıgül’ün çalışma arkadaşlarının yanı sıra çok sayıda PTT çalışanı katıldı. 

     

    ‘ÇUVALLA PARA KAZANANLAR VAR’ 

     

    Açıklamada konuşan Haber Sen 6 Nolu Şube Kadın Sekreteri Derya Balseven, performans sayıları ve iş baskısının son bulmasını istedi. Kavurucu sıcakların dünya gündemi olduğu bir süreçte PTT emekçilerinin zor koşullarda çalıştığını belirten Balseven, “Ama sırtına yükle bakalım yükünü haydi şimdi vur kendini yollara sana birşey olmaz PTT’ci kardeşim. Bu kurumun yaşattığı zulmü yıllardır yazdık, anlattık, duymuyorlar. Neden? Çünkü PTT para kazansın kar etsin diye. Sen kardeşim, sırtına yükleneni canın pahasına teslim ediyorsun ya bundan çuvalla para kazananlar var” dedi. 

     

    PTT çalışanlarının her türlü koşulda sahada çalışmak zorunda bırakıldığını vurgulayan Balseven, “Virüs de gelse yandaşa dağıtılan harçlıklar dağıtılacak, sıcaktan ölsek de o kargolar yerine ulaşacak. Ne demek istiyorlar biliyor musunuz? ‘Hizmet ettikleriniz sizden daha değerli’ diyorlar” şeklinde konuştu. 

     

    İSTİFA ÇAĞRISI

     

    PTT Genel Müdürünü ve İzmir Başmüdürünü istifaya davet eden Balseven, “Bir de hakimlere anlatsınlar bakalım eğitim yöntemlerini. Elbet helal süt etmiş bir hakim çıkacak bu saçmalığa son verecektir. Çıkıncaya kadar da biz bu yoldan dönmeyeceğiz. Berran bugünün simgesi oldu. Başka Berranlar olmasın artık. Ailesine mesai arkadaşlarına başsağlığı diliyoruz. Mekanı cennet olsun. Direne direne kazanacağız” diye konuştu. 

     

     

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***