Yazar: SG

  • AYM’deki Demirtaş görüşmesine “üye” engeli

    AYM’deki Demirtaş görüşmesine “üye” engeli


    Anayasa Mahkemesi (AYM), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararına rağmen tahliye edilmeyen ve ikinci kez tutuklanan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın başvurusunun görüşülmesini bir üyenin “dosyaya hazırlanamadım” demesi üzerine erteledi.

    AYM, 6 yıl 8 ay 21 gündür cezaevinde olan Demirtaş’ın ikinci tutukluluğu ve bunun ardından gelen AİHM Büyük Dairesi’nin ihlal kararının uygulanmamasına ilişkin yaptığı bireysel başvuruyu gündemine aldı.

    DW Türkçe’de yer alan habere göre, toplantı sırasında bir üyenin, “Dosyaya hazırlanamadım” demesi üzerine görüşme ileri bir tarihe ertelendi. Bu üyenin AYM’de, “iktidar lehine” karar veren üyelerden olduğu öğrenildi.

    HDP’nin üst yönetimine yönelik Türkiye genelinde gerçekleştirilen operasyonlar kapsamında, dönemin HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, 4 Kasım 2016’da Diyarbakır’da gözaltına alınmıştı. Daha sonra “terör örgütü üyeliği ve örgüt adına suç işleme” iddiasıyla tutuklanan Demirtaş, Edirne F Tipi Cezaevi’ne konuldu. Demirtaş hakkında 31 fezlekede 7 ayrı suç iddiasıyla 43 yıldan 142 yıla kadar hapis istemiyle ana dava açıldı. Demirtaş, çözüm sürecinde yaptığı bir konuşma nedeniyle İstanbul’da “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan 4 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı.

    AİHM KARARI UYGULANMADI, YENİDEN TUTUKLANDI

    Bu süreçte avukatların başvurusu üzerine AİHM, ilk ihlal kararını 20 Kasım 2018’de verdi ve Demirtaş’ın serbest bırakılmasını istedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise bu karara karşı, “Bizi bağlamaz. Karşı hamlemizi yapar işi bitiririz” diye tepki gösterdi. AİHM’nin kararını Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi de uygulamadı. Dosya itiraz üzerine AİHM Büyük Dairesi’ne gitti. Bu arada İstinaf, Demirtaş’ın 4 yıl 8 aylık cezasını onadı. Böylece Demirtaş, hem tutuklu hem de hükümlü haline geldi.

    Demirtaş, ana davada yargılanmaya devam ederken AİHM Büyük Daire, ihlal kararının uygulanmamasını 18 Eylül 2019’da ele alacaktı. Ancak yerel mahkeme, AİHM’nin olası kararını devre dışı bırakmak amacıyla 2 Eylül 2019’de Demirtaş’ın ve avukatların boykot ettiği duruşmada sürpriz bir tahliye kararı verdi. Ancak Demirtaş, daha önce kesinleşmiş hapis cezası nedeniyle tahliye edilmedi. Demirtaş’ın ana davada yattığı süre, kesinleşmiş cezasından mahsup edilince cezaevi kapısı açıldı.

    Ancak bu kez de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Kobani soruşturması kapsamında Demirtaş’ı 20 Eylül 2019’da cezaevinde gözaltına aldı. Demirtaş, cezaevinden SEGBİS aracılığıyla çıkarıldığı sulh ceza hâkimliği kararıyla tutuklandı. Böylece Demirtaş’ın tahliyesi bir kez daha engellendi.

    AİHM BÜYÜK DAİRE’DEN İHLAL KARARI

    Demirtaş’ın tahliye edilmemesi üzerine dosyayı yeniden görüşen AİHM Büyük Daire, 22 Aralık 2020’de ihlal kararına imza attı. Demirtaş’ın tutukluluğunun “siyasi saiklerle” olduğunu belirten AİHM, eski HDP liderinin serbest bırakılmasını istedi. Ancak Türkiye, bu kararı da yerine getirmedi.

    Demirtaş’ın yargılandığı ana dava ile tutuklu olduğu Kobani davası, Mayıs 2021’de birleştirildi. Dava, bundan sonra Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürmeye başladı.

    Bu arada Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi, Demirtaş’a dönemin Ankara Başsavcısı Yüksel Kocaman’ı “hedef gösterdiği” iddiasıyla Terörle Mücadele Kanunu kapsamında 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Bu ceza henüz istinaf tarafından onanmadı.

    BAKANLAR KOMİTESİ YAPTIRIM UYGULAYABİLİR

    AİHM kararının uygulanmaması nedeniyle Türkiye’yi izlemeye alan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Demirtaş’ın serbest bırakılması için eylül ayına karar süre vermişti. Komite, bu süre içinde tahliye kararı gelmemesi halinde, “yeni önlemler” alacağı uyarısında bulunmuştu.

    Öte yandan Demirtaş’ın avukatları, Demirtaş’ın 20 Eylül 2019’daki ikinci tutukluluğu, 22 Aralık 2020’deki AİHM kararının uygulanmaması ve tutukluluğunun devamına karar verilmesi nedeniyle AYM’ye bireysel başvuruda bulundu.

    AYM Genel Kurulu, tüm başvuruları birleştirerek Demirtaş’ın tutukluluk dosyasını gündemine almıştı. Toplantıda, “tutuklama tedbirinin hukuki olmaması, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması ve tutukluluğa ilişkin kararların etkili itiraz güvencesi içermeyen, bağımsız ve tarafsız hâkim ilkelerine aykırı olan sulh ceza hâkimliklerince verilmesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiası” ele alınacaktı.

    AYM teamüllerinde de bir üyenin dosyaya yeterince hazırlanmamasını gerekçe göstermesi, toplantının ertelenmesine neden olabiliyor. AYM Başkanı Zühtü Arslan da bu nedenle Demirtaş dosyasının görüşülmesini ileri bir tarihe erteleme kararı aldı.

    Mahkeme, önümüzdeki toplantıda eğer ihlal kararı verirse Demirtaş’ın tahliyesi gündeme gelecek.

     

    Türkiye’de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

    Kaynak: Tr724
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Erdoğan’ın bu kararlardan geri dönüş isteyeceği kesin’

    ‘Erdoğan’ın bu kararlardan geri dönüş isteyeceği kesin’



    10 Haber yazarı Erdal Sağlam, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından alınan ve iç talebi frenleyerek enflasyonla mücadele amacı taşıdığı belirtilen kararları değerlendirdi.

    “İç talep konusundaki etkisi henüz bilinmese de bu kararlarla birlikte alınan ihracat kararlarının etkili olması bekleniyor” ifadesini kullanan Sağlam, şöyle devam etti:

    “İhracatçılara reeskont kredilerinin artırılması, kredi karşılığı Merkez Bankası’na genel yüzde 40 oranına ek yüzde 30 döviz bozdurma zorunluluğunun kaldırılması, ihracatçıların döviz alımlarının esnetilmesi hem sadeleşme adına hem de ihracatların işini kolaylaştıracak karar. Ancak dış satımla ilgili ciddi bir pazar sıkıntısının olduğu bir döneme denk geldiğimiz de unutulmasın. ABD ve Avrupa’da devam eden faiz artışları, resesyon ihtimali oralardaki tüketimi daraltmış durumda.

    Buradaki kritik nokta zaten şikayetçi olan iş kesiminin bu kararlarla rahatlayıp rahatlamayacağı, daha doğrusu Cumhurbaşkanı Erdoğan üzerindeki baskısının nasıl gelişeceği. Erdoğan’ın mart seçimleri öncesi, büyümenin daralması ve işsizlik oranlarındaki artışa tahammül edemeyeceğini biliyoruz. Dolayısıyla Merkez Bankası’nın amaçladığı fren etkili olursa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu kararlardan geri dönüş isteyeceği kesin. (…)”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rize Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde silahlı saldırı: Beş yaralı

    Rize Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde silahlı saldırı: Beş yaralı


    Artı Gerçek – Rize Valiliği karşısındaki Rize Devlet Hastanesi Acil Servis koridorunda kimliği belirsiz kişi, henüz bilinmeyen nedenle belinden çıkardığı tabancayla rast gele ateş açtı.

    Acil servis önünde kurşunların isabet ettiği bir polis, bir jandarma, bir sağlık çalışanı ve iki hasta, yaralandı.

    İhbar üzerine çok sayıda polis ekibi hastaneye sevk edilirken, görevli sağlık çalışanları yaralılara ilk müdahalede bulundu.

    Saldırı sonrası kaçan şüpheli, hastane yakınında polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı.

    Geniş güvenlik önlemleri alınan hastanenin acil servisi kapatılırken, yaralılar ambulanslarla Recep Tayyip Erdoğan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedavi altına alınan yaralılardan, pansuman için hastaneye gelen kişinin, hayati tehlikesinin bulunduğu belirtildi. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.

    ‘BAŞSAVCILIĞIMIZ TARAFINDAN SÜREÇ BAŞLATILDI’

    Vali Vekili Gülhani Ozan Sarı, gazetecilere yaptığı açıklamada, daha önceden aralarında husumet bulunduğunu değerlendirdikleri kişilerin acil serviste sözlü münakaşa yaşadığını söyledi.

    Tartışmanın büyüdüğünü belirten Sarı, “Bu daha sonrasında silahlı çatışmaya dönüşüyor. Bir başka vesileyle hastanede bulunan jandarma uzman çavuşumuz ve bir polis memurumuz mesleki sorumlulukları gereği şahıslar arasında gerçekleşen çatışmaya müdahale ediyorlar. Bu süreç esnasında uzman çavuşumuz ve polis memurumuz ayaklarından yaralandılar. Bunun yanı sıra bir hastane personelimiz hafif şekilde yaralandı” dedi.

    Sarı, uzman çavuş, polis memuru ve sağlık personelinin hayati tehlikesinin bulunmadığını öğrendiklerini dile getirerek, şunları kaydetti:

    “Olaydaki şüpheli şahıslardan bir tanesi Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanemizde müşahede altında ve diğer şüpheli emniyet ekiplerimizce suç aleti ile gözaltına alındı. Başsavcılığımız tarafından süreç başlatıldı.”(DHA/AA)

    Kaynak: Artı Gerçek
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kemer’deki orman yangını devam ediyor

    Kemer’deki orman yangını devam ediyor


    Artı Gerçek – Antalya’nın Kemer ilçesindeki orman yangınında söndürme çalışmaları gece görüşlü helikopterler ve karadan müdahale ile devam ediyor.

    Göynük Değirmendere Mahallesi’ndeki ormanlık alanda pazartesi saat 21.08’de çıkan yangını kontrol altına alma çalışmaları sürüyor.

    Karadan ulaşımın güçlükle sağlandığı bölgede, gün boyunca yangına müdahale eden 11 uçak ve 22 helikopter, havanın kararmasıyla çalışmalara ara verdi.

    Uçak ve helikopterlerin yerine ise bölgeye gece görüşlü beş yangın söndürme helikopterleri sevk edildi. Bölgede çalışmalara başlayan helikopterler, alçalarak denizden aldıkları suyu, yanan alanlara taşıyarak, söndürme çalışmalarına destek veriyor.

    Öte yandan karadan da çok sayıda arazöz, iş makinesi, itfaiye araçları müdahaleye devam ediyor.(AA)

    Kaynak: Artı Gerçek
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Amasra maden katliamı nedeniyle tutuklanmışlardı: Maaşlarını almaya devam ediyorlar

    Amasra maden katliamı nedeniyle tutuklanmışlardı: Maaşlarını almaya devam ediyorlar


    Artı Gerçek – Bartın’ın Amasra ilçesinde TTK’ya ait müessesede 43 madencinin ölümüyle sonuçlanan 14 Ekim 2022 tarihli katliama ilişkin yedisi tutuklu 23 sanığın Bartın 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı davanın üçüncü duruşmasının ikinci celsesi dün yapıldı.

    Sanıklardan, dönemin Müessese Müdürü Cihat Özdemir, İşletme Müdürü Selçuk Ekmekçi, İş Güvenliği Şube Müdür Vekili Volkan Soylu, İşletme Baş Mühendisi Mehmet Tural “olası kastla öldürme” suçundan toplamda bin 80 yıla kadar hapis istemiyle tutuklu yargılanıyor. Davanın 3’ü tutuklu diğer 19 sanığın ise “bilinçli taksirle öldürme” suçunu işledikleri iddiasıyla 18 yıla kadar hapsi isteniyor.

    Amasra maden kazası davasında, katliamında birinci derece sorumlu olarak görülen tutuklu sanıklardan dönemin Müessese Müdürü Cihat Özdemir ve İşleme Müdürü Selçuk Ekmekçi’nin Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) tarafından Zonguldak’ta görevlendirildiği ortaya çıktı.

    Özdemir, havalandırma konusunda kendisini savunurken Amasra’dan alınarak, Zonguldak’ta görevlendirildiğini söyledi. Ayrıca tüm sanıkların maaşlarının 3’de 2’sini almaya devam ettiği bilgisi edinildi.

    Yine tutuklu sanıklardan işletme müdürü Selçuk Ekmekçi’nin de Zonguldak’ta görevlendirildiği öğrenildi. TTK’nın tüm sanıkların disiplin sürecini tamamlamadığı ve sanıkların maaşlarının 3’te 2’sini almayı sürdürdüğü ifade edildi.

    Tutuklu sanık, dönemin İşletme Müdürü Selçuk Ekmekçi ise üretim baskısı yapmadığını ileri sürerek, “Kömür baskısı yoktu. Üretim oranlarına bakıldığında görülecektir. Görevim Zonguldak’a alınmıştır. Bu sebeple delil karartma ihtimalim de yoktur. Tutuksuz yargılanmayı talep ediyorum” dedi.

    DAVA 16 EKİM’E ERTELENDİ

    Mahkeme, ifadelerin alınmasının ardından tutuklu yedi sanığın tutukluluk halinin devamına, davanın 16 Ekim 2023 tarihe ertelenmesine karar verdi.

    NE OLMUŞTU?

    Bartın’ın Amasra ilçesindeki TTK Amasra Müessesesine ait maden ocağında 14 Ekim 2022’de saat 18.15 sıralarında meydana gelen patlamada 41 işçi hayatını kaybetmiş, 11 işçi yaralanmıştı. Bir işçi sevk edildiği hastanede 4 Kasım 2022’de, bir işçi de 5 Nisan’da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirmişti.

    Amasra Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında aralarında TTK Amasra Müessese Müdürü Cihat Özdemir’in de bulunduğu 24 şüpheli gözaltına alınmıştı.

    Şüphelilerden TTK Amasra Müessese Müdürü Cihat Özdemir, Müessese Müdür Yardımcısı Salih Atmaca, İşletme Müdürü Selçuk Ekmekci, İş Güvenliği ve Eğitim Başmühendisi Volkan Soylu ve Başmühendis Mehmet Tural ile kartiyelerden (birkaç üretim ünitesinden oluşan ocak) sorumlu maden mühendisleri Levent Aydın ve İbrahim Hakan Mengeş ile emniyet mühendisi Şahan Kahraman “bilinçli taksirle birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olmak” suçundan tutuklanmış, 4 şüpheliye adli kontrol hükümleri uygulanmış, şüphelilerden 3’ü çıkarıldıkları hakimlikçe, 9’u savcılık sorgularının ardından serbest bırakılmıştı. Bu şüpheliler arasında yer alan bir kişi hakkında da soruşturma sürecinde takipsizlik kararı verilmişti.

    İddianamede, tutuklu sanıklar Özdemir, Ekmekci, Soylu ve Tural’ın 42 kez “olası kastla öldürme” suçundan toplam 840 yıldan 1050 yıla kadar, 4 kez “olası kastla yaralama” suçundan da toplam 4 yıl 16 aydan 12 yıla kadar hapsi talep ediliyor.

    Bu 4 sanığın iki suçtan toplam 844 yıl 16 aydan 1062’şer yıla kadar hapsi istenen iddianamede, diğer 4’ü tutuklu 19 sanığın ise “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6’şar aya kadar hapsi isteniyor.

    Mahkeme heyeti, 28 Nisan’daki duruşmada açıkladığı ara kararda, müessese müdür yardımcısı Salih Atmaca’nın adli kontrol şartıyla tahliyesine, diğer yedi sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar vermişti.(ANKA)

    Kaynak: Artı Gerçek
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kılıçdaroğlu, vekillerle Ankara’da bir araya geldi: Dikkat çeken Özgür Özel ayrıntısı

    Kılıçdaroğlu, vekillerle Ankara’da bir araya geldi: Dikkat çeken Özgür Özel ayrıntısı



    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM’deki grup toplantısının ardından milletvekilleri ile Ankara Çankaya’da bulunan Ahlatlıbel Atatürk Parkı’nda bir araya geldi. Yemeğe çok sayıda milletvekili aileleri ile birlikte katıldı.

    Kılıçdaroğlu, Ahlatlıbel’e CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Grup Başkanvekilleri Burcu Köksal ve Ali Mahir Başarır ile aynı anda geldi. Basına kapalı olarak gerçekleştirilen yemekli organizasyon saat 20.00 itibari ile başladı.

    ÖZGÜR ÖZEL VE KILIÇDAROĞLU AYNI KAREDE

    Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından başlayan ‘değişim’ tartışmalarıyla birlikte genel başkanlıpa adaylığını açıklayan Özgür Özel ile Kılıçdaroğlu, sürecin ardından ilk kez aynı karede görüntülendi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • THY uçağının tuvaletinde intihar: Zorunlu iniş yaptı

    THY uçağının tuvaletinde intihar: Zorunlu iniş yaptı



    THY’nin İstanbul-Marakeş seferini yapan TK 619 sefer sayılı Boeing yolcu uçağında bir yolcu tuvalette intihar etti. Tuvaletin uzun süre kapalı olmasından şüphelenen kabin ekibi yolcuyu çıkardı. Yolcuya ilk müdahale kabin ekibi ile uçakta bulunan bir doktor tarafından yapıldı. Uçak, acil durum nedeniyle Cezayir’e divert etti. İnen uçağa gelen sağlık ekipleri yolcunun hayatını kaybettiğini belirledi.

    THY DEN AÇIKLAMA

    THY’den yapılan açıklamada “İstanbul-Marakeş seferini yapan TK619 sefer sayılı uçakta, bir yolcumuz tuvalette intihar girişiminde bulunmuştur. Tuvaletin uzun süre kapalı kalmasından şüphelenen kabin ekibinin dikkati sonucu fark edilerek tuvaletten çıkarılan yolcuya önce kabin ekibimiz, ardından uçakta seyahat eden doktor bir yolcumuz ilk müdahaleyi gerçekleştirmiştir. Uçak Cezayir’e divert etmiştir. İniş sonrası sağlık ekiplerince uçak içerisinde müdahale edilen yolcunun hayatını kaybettiği öğrenilmiştir. Olaydan büyük üzüntü duyan Türk Hava Yolları ailesi olarak kamuoyunun bilgisine sunarız.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Asrın Hukuk Bürosu’ndan İmralı için başvuru

    Asrın Hukuk Bürosu’ndan İmralı için başvuru


    İSTANBUL – Asrın Hukuk Bürosu, 28 aydır haber alamadıkları müvekkilleri PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşme talebiyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ve İmralı Cezaevi Müdürlüğü’ne başvurdu.

      

    Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından İbrahim Bilmez, Raziye Öztürk, Emran Emekçi ve Cengiz Yürekli, İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde ağır tecrit koşulları altında tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmek için Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ve İmralı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’ne başvurdu. Avukatlar, İmralı’da tutulan Ömer Hayri Konar, Hamili Yıldırım ve Veysi Aktaş için de savcılık ve cezaevi müdürlüğüne başvuruda bulundu.

     

    GÖRÜŞMELERE ENGEL

     

    Abdullah Öcalan ile görüşmek için haftada 2 kez yaptıkları başvurulara olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmeyen avukatlar, bu nedenle 22 Kasım 2021 tarihinde Bursa Ceza İnfaz Hakimliği’ne “derhal görüşme” talebiyle yeni bir başvuruda bulundu. Hakimlik, Abdullah Öcalan hakkında 12 Ekim 2021’de verilen 6 aylık avukat görüş yasağı ile 18 Ağustos 2021’de verilen 3 aylık aile görüş yasağı kararını gerekçe göstererek, başvuruyu reddetti. Ancak yasağa gerekçe gösterilen kararlara dair avukatlara bilgi verilmedi.  

     

    AİLE GÖRÜŞ YASAĞI

     

    Aile görüş yasağı ise 18 Kasım 2021’de son buldu. Buna rağmen ailelerin Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı başvurulara herhangi bir yanıt verilmedi. Avukatlar, 28 Mart’ta bir kez daha Bursa İnfaz Hakimliği’ne başvuruda bulunarak, aile ziyaretleri önündeki hukuka aykırı tüm engellerin kaldırılması ve aile görüşünün yapılmasını talep etti. 29 Mart’ta yanıt veren hakimlik, başvuruyu reddetti. Hakimlik, ret gerekçesinde de Abdullah Öcalan hakkında verilmiş yeni bir disiplin cezasının olduğunu, bu nedenle görüşmenin olamayacağını ileri sürdü. Hakimliğin ret kararında, “Bütün başvurucular hakkında İmralı Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından 3 Şubat 2022 tarihinde disiplin cezası olarak 3 ay aile ziyaretinden yoksun bırakma cezası verildiği ve 21 Şubat’ta kesinleştiği gerekçesiyle talep reddedildi” denildi.

     

    GÖRÜŞ ENGELİ AYM’YE TAŞINDI

     

    Avukatlar, hakimliğin ret kararı sonrası 12 Mayıs’ta aile ziyaretlerinin “hukuksuz” disiplin cezalarıyla engellenmesini Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşıdı. Avukatlar, AYM’ye yaptıkları başvuruda, mutlak iletişimsizlik hali olan “incommunicado”ya dikkat çekerek, haber alamamanın işkence olduğunu, aile ve özel hayata saygı hakkının, savunma ve adil yargılanma hakkının ve etkili başvuru yolu hakkının ihlal edildiğinin tespit edilmesini talep etti.

     

    FİİLİ UYGULAMA

     

    Asrın Hukuk Bürosu avukatları, 3 Şubat’ta müvekkillerine disiplin cezası iddiasıyla verilen 3 aylık aile görüş yasağının 7 Haziran’da sona ermesiyle geçtiğimiz günlerde Bursa İnfaz Hakimliği’ne başvurdu. Avukatlar, yaptıkları başvuruda, disiplin cezası süresinin bittiğini, bundan kaynaklı da aile görüşleri için koyulan tüm engellerin kaldırılmasını ve varsa yeni disiplin cezalarının taraflarına iletilmesini talep etti. Avukatların başvurusuna bir gün sonra cevap veren İnfaz Hakimliği, disiplin cezalarının fiili olarak halen sürdüğünü öne sürerek, avukatların başvurusunu yine reddetti.

     

    İnfaz Hakimliği’nin ret kararı üzerine avukatlar, bu kez 15 Haziran’da Bursa 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne itirazda bulundu.

     

    BİLİNMEYEN YENİ CEZA

     

    Yapılan itiraza 23 Haziran’da cevap veren mahkeme, Abdullah Öcalan ve diğer tutuklarla ilgili İmralı Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından 31 Mayıs’ta 3 aylık yeni bir disiplin cezası verildiğini gerekçe göstererek, itirazı reddetti.

     

    6 AYLIK AVUKAT GÖRÜŞ YASAĞI

     

    Abdullah Öcalan’a, Bursa İnfaz Hakimliği tarafından da 12 Ekim 2021’de 6 aylık avukat görüş yasağı verilmişti. Görüş yasağı 22 Nisan’da sona ermesine rağmen müvekkilleriyle görüştürülmeyen avukatlar, görüş için yaptıkları tüm başvurulara herhangi bir yanıt alamadı. Bunun üzerine ise avukatlar, 29 Nisan’da bir kez daha Bursa İnfaz Hakimliği’ne başvuruda bulundu. Hakimlik aynı gün avukatların başvurusuna yanıt vererek, görüşme talebini yine reddetti. Görüş talebinin reddedilmesine dair sunulan “gerekçe” ise, 13 Nisan’da hakimliğin verdiği 6 aylık avukat görüş yasağı gösterildi. Yasağın gerekçesi hakkında da yine avukatlara herhangi bir bilgi verilmedi.

     

    Abdullah Öcalan, telefonla görüş hakkından ilk defa 27 Nisan 2020 tarihinde yararlandırıldı. Abdullah Öcalan, sanal medyada yer alan kimi iddiaların ardından kamuoyunda kaygıların büyümesi üzerine 25 Mart 2021’de kardeşi Mehmet Öcalan’la yine telefonla görüştü. Ancak Mehmet Öcalan, bu görüşmenin yarıda kesildiğini duyurdu.

     

    4 YILDIR GÖRÜŞME YOK

     

    Abdullah Öcalan’ın avukatlarından Rezan Sarıca ve Nevroz Uysal, müvekkilleriyle 8 yıl aradan sonra en son 2-22 Mayıs, 12-18 Haziran ve 7 Ağustos 2019 tarihlerinde görüşebilmişti. Avukatlar o tarihten bu yana müvekkilleriyle görüştürülmüyor.

     

    AYM BAKANLIK’TAN GÖRÜŞ İSTEDİ  

     

    Son 8 yıl içerisinde Asrın Hukuk Bürosu tarafından Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yapılan başvurulardan 23’üne ilişkin Adalet Bakanlığı’ndan görüş istendi. Bakanlık, avukat yasakları, aile disiplin yasakları, telefon hakkı, Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde İmralı’daki yasaklara ve benzer pek çok konuya dair AYM’ye görüş sundu.

     

    BAKANLIĞA GÖRE ‘KÖTÜ MUAMALE’  YOK!

     

    Bakanlığın, avukat ve aile görüşlerinin engellenmesine dair yapılan başvuruya dair 24 Mart’ta AYM’ye sunduğu görüşte, İmralı’da “kötü muamelenin” olmadığını, görüşmelerde “elde olmayan sebeplerden” dolayı aksaklıklar yaşandığını ve bu durumun “makul” olduğunu ileri sürdü. 

     

    AİHM KARARI TAHRİF EDİLDİ 

     

    AYM’ye İmralı’daki OHAL sonrası engellemelere dair görüş bildiren Adalet Bakanlığı, bu kez hükümetin “Öcalan 2” kararındaki argümanları “AİHM’in tespitleri” olarak mahkemeye sundu. Avukatlar ise, bakanlığın tecridi meşrulaştırmak için AİHM kararını tahrif ettiğini belirtti. 

     

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tarih yazan kadro 4 yılda tarih oldu 

    Tarih yazan kadro 4 yılda tarih oldu 


    YORUM | HASAN CÜCÜK 

    Hollanda futbolunun bir numaralı markası Ajax dünya çapında yetiştirdiği oyuncularla dikkatleri üzerine çekti. Scout ekibinin keşfettiği genç yetenekler kısa süre sonra Ajax formasıyla yıldıza dönüştü. Dev kulüplerin kapısını çaldığı Ajax, oyuncu satışlarından onlarca milyon kazandı. Özellikle Avrupa arenasında gelen başarılardan sonra Ajax kadrosundaki yıldızları devasa bonservislerle sattı. 2019’da tarih yazıp uzun bir aradan sonra Şampiyonlar Ligi finalinin kapısından dönen kadrodan Dusan Tadic’in de ayrılmasıyla geriye kimse kalmadı. 

    1970’li yıllarda Avrupa’da esen Ajax fırtınası, üç yıl üst üste Şampiyon Kulüpler Kupası’nı (Şampiyonlar Ligi) kimseye kaptırmamıştı. Sonrasında uzun bir sessizlik dönemine girdi. Yeniden Avrupa’da zirveye çıktığında takvim yaprakları 1995 yılını gösteriyordu. Şampiyonlar Ligi kupasını müzesine götüren Ajax, iki yıl sonra yarı finali görüp sırra kadem bastı. Artık gruplardan çıkamayan veya gruplara kalamayan bir Ajax vardı. Makus talihi 2018-19 sezonunda değişirken, saha kenarında Erik ten Hag vardı. 

    Şampiyonlar Ligi gruplarına kalabilmek için üç ön eleme turu geçti. İkinci eleme turunda Sturm Graz’ı saf dışı bırakan Ajax, üçüncü eleme turunda bu kez Standard Liege engelini geçti. Play-off turunda ise rakibinin adı Dinamo Kiev oldu. Ukrayna futbolunun güçlü temsilcisini sahasında 3-1 yenip, deplasmanda golsüz berabere kalarak adını gruplara yazdırdı. E Grubu’nda favori Bayern Münih’e iki maçta da yenilmeyerek gücünü ortaya koydu. Gruptan ikinci olarak çıkıp, 13 yıllık hasreti sonlandırıp, gruptan çıkmayı başardı. Son 16 turunda Real Madrid, çeyrek finalde Juventus’u eleyen Ajax’ın final yürüyüşüne bitime 10 saniye kala Lucas Moura son noktayı koymuştu. Ajax’ın finalin kapısından dönmesine karşılık, genç oyuncularının performansı devlerin dikkatini çekmişti. 

    Halkadan ilk kopanlar defansın genç generali Matthijs de Ligt ve orta sahanın organizatörü Frenkie de Jong oldu. De Ligt için Juventus 85,5 milyon, De Jong için ise Barcelona 86 milyon Euro bonservis ödedi. Gidenler kervanına iki Danimarkalı Kasper Dolberg ve Lasse Schöne de katıldı. Schöne, son 16 turunda Santiago Bernabeu’da 4-1 yendikleri Real Madrid’e attığı harika frikik golüyle hafızalara kazınmıştı. Kasaya 218 milyon Euro girmişti ama Ajax da ciddi güç kaybı yaşamıştı. Yıldızları satmanın saha içi bedeli Şampiyonlar Ligi’ne gruplarda, UEFA Avrupa Ligi’ne son 16 turunda veda etmek oldu. 

    2020-21 transfer sezonunda altın halkadan kopuşlar devam etti. Chelsea, Hakim Ziyech için 40, Manchester United ise Donny van de Beek için 39 milyon Euro ödedi. 2021-22 sezonunda yarı final kadrosundan ayrılan sadece David Neres oldu. Brezilyalının adresi Shakhtar Donetsk olurken kasaya 12 milyon Euro girdi. 

    2019’daki kadrodan en fazla kopuş 2022-23 transfer sezonunda yaşandı. Tam bir yaprak dökümü yaşanıyordu. Daley Blind ve Noussair Mazraoui bedelsiz Bayern Münih’e giderken, kalede gösterdiği başarıyla yarı finale gelinmesinde önemli rol oynayan Andre Onana’nın tercihi Inter oldu. Her sezon oyuncu satışından kasasını dolduran Ajax üç önemli isimden kazanç elde edemiyordu. Arjantinli sol bek Nicolas Tagliafico da gidenler kervanına katıldı. Lyon’a giden Tagliafico’dan kasaya konan rakam 4,2 milyon Euro oldu. Tarihi başarının mimarı elbette teknik adam Erik ten Hag’dı. 2017’de geldiği Ajax’ı 3 kez lig şampiyonluğuna taşıyan Ten Hag, 2022’de Manchester United’in başına geçti. 

    Efsane kadrodan geriye sadece Dusan Tadic kalmıştı. Sırp oyuncu sezonun bitimiyle Ajax’a veda edip, Fenerbahçe’nin yolunu tuttu. 2018’de Southampton’dan 13,7 milyon Euro’ya transfer edilen Tadic’in de ayrılmasıyla efsane kadro resmen tarih oldu.

    Türkiye’de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

    Kaynak: Tr724
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Gazetecilerin gözaltı gerekçesi: Savcı ve hakimin tayin haberini paylaşmak

    Gazetecilerin gözaltı gerekçesi: Savcı ve hakimin tayin haberini paylaşmak


    İZMİR – Gazeteci Delal Akyüz’ün, 18 gazetecinin iddianamesini hazırlayan savcı ile davaya bakan heyet üyesi eşinin görev yerlerinin değiştirilmesine dair haberi paylaştığı gerekçesiyle gözaltına alındığı öğrenildi. 

    Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Delal Akyüz, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan bir soruşturma kapsamında bu sabah İzmir’de evine yapılan baskın sonucu gözaltına alındı. Akyüz’ün, Twitter hesabından bir haberi retweet ettiği gerekçesiyle gözaltına alındığı ve paylaşımıyla “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterdiği” iddia edildi. 

     

    Söz konusu paylaşımın, Amed’de 18 gazetecinin iddianamesini hazırlayan soruşturma savcısı Mehmet Karababan ile davaya bakan heyette yer alan eşi Seda Karababan’ın görev yerlerinin değiştirilmesine dair yapılan haber olduğu öğrenildi. 

     

    T24 editörü Sibel Yükler ve MA muhabiri Fırat Can Arslan’ın da aynı gerekçeyle gözaltına alındığı tahmin ediliyor. 

     

    NE OLMUŞTU

     

    Amed merkezli yürütülen soruşturma kapsamında 16 Haziran 2022’de tutuklanan gazeteciler hakkında açılan davanın ilk duruşması 11 Temmuz’da görüldü. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eşbaşkanı Serdar Altan, Mezopotamya Ajansı (MA) editörü Aziz Oruç, Xwebûn gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mehmet Ali Ertaş, gazeteciler Zeynel Abidin Bulut, Ömer Çelik, Mazlum Doğan Güler, İbrahim Koyuncu, Neşe Toprak, Elif Üngür, Abdurrahman Öncü, Suat Doğuhan, Remziye Temel, Ramazan Geciken, Lezgin Akdeniz ve Mehmet Şahin ile tutuksuz Esmer Tunç, İbrahim Bayram ve Mehmet Yalçın, “örgüt üyeliği” iddiasıyla hakim karşısına çıktı. Davada, gazetecilerin iddianamesini hazırlayan soruşturma savcısı Mehmet Karababa’nın eşi Seda Karababa’nın heyette yer aldığı ortaya çıkmıştı. Gazetecilerin avukatları, reddi hakim talebinde bulunmuştu ancak talep kabul edilmemişti. 

     

    Duruşmadan sonra 18 Temmuz’da AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla adli-idari yargıdaki 3 bin 423 hakim ve savcının görev yeri değiştirildi. Amed’te 18 gazetecinin iddianamesini hazırlayan savcı Mehmet Karababa ile davaya bakan Ağır Ceza Hakimi Seda Karababa da yeri değiştirilen isimler arasında yer almıştı. 

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***