Yazar: SG

  • Bankalar Yeni Sistemi Duyurdu: Artık Kredi ve Kart Vermek İçin Buna Bakılacak

    Bankalar Yeni Sistemi Duyurdu: Artık Kredi ve Kart Vermek İçin Buna Bakılacak


    Bankalar, kredi ve kredi kartı başvurularında değerlendirme kriterlerini önemli ölçüde sıkılaştırdı. Artık yalnızca kredi notu değil, müşterinin banka hesabındaki para giriş-çıkışları da ayrıntılı şekilde inceleniyor. Özellikle sanal bahis siteleriyle bağlantılı işlemler, kaynağı belirsiz para transferleri ve düzensiz finansal hareketler, başvuruların reddedilmesine neden olabiliyor.

    Son dönemde kredi notu iyi olmasına rağmen bankalardan olumsuz yanıt alanların sayısında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Bankacılık kaynakları, bu durumun temel nedeninin hesap kullanım alışkanlıkları olduğunu vurguluyor.

    DAVRANIŞSAL RİSK ANALİZİ DEVREDE

    Bankalar, “davranışsal risk analizi” adı verilen yeni bir değerlendirme yöntemi uyguluyor. Bu sistemde müşterinin hesabına giren ve çıkan paranın düzeni, harcama alışkanlıkları ve ödeme profili analiz ediliyor.

    Düzenli maaş girişi, fatura ödemeleri ve standart harcamalar düşük riskli kabul edilirken; sık yapılan açıklamasız transferler, ani para hareketleri ve bahis ile oyun sitelerine yönelik ödemeler riskli işlemler arasında yer alıyor. Bu durum, bankalar açısından kredi geri ödeme kapasitesiyle ilgili ciddi bir uyarı olarak değerlendiriliyor.

    OTOMATİK SİSTEMLER KARA LİSTEYE ALIYOR

    Bankalar bu kontrolleri büyük ölçüde otomatik sistemler aracılığıyla yürütüyor. Kara para aklama ve finansal suçlarla mücadele kapsamında kullanılan AML (Anti-Money Laundering) yazılımları, müşterilerin hesap hareketlerini geçmiş dönemlerle karşılaştırıyor.

    Yapay zekâ destekli analizlerde olağan dışı işlemler tespit edildiğinde müşteri, bankanın iç sistemlerinde “yüksek riskli” olarak işaretlenebiliyor. Bu işaretleme, ilerleyen süreçte kredi ve kredi kartı başvurularının otomatik olarak reddedilmesine yol açabiliyor.

    YAPAY ZEKA HESAP KULLANIMINI PUANLIYOR

    Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Adli Bilişim Uzmanı Ali Murat Kırık, kredi notunun artık tek başına belirleyici olmadığını vurguladı. Kırık, “Düzenli gelir, öngörülebilir harcamalar ve tutarlı para akışı düşük riskli kabul ediliyor. Gelirle uyumsuz harcamalar ve riskli sektörlerle temas ise kredi değerlendirmesinde dezavantaj oluşturuyor” dedi.

    NE KADAR KAZANDIĞIN DEĞİL, NASIL KAZANDIĞIN ÖNEMLİ

    Uzmanlara göre bankalar, teknolojinin gelişmesiyle birlikte müşterilerin finansal alışkanlıklarını çok daha detaylı şekilde analiz edebiliyor. Yapay zekâ ve büyük veri sistemleri; düzensiz para trafiği, gelirle uyumsuz harcamalar ve riskli sektörlerle ilişki gibi unsurları otomatik olarak puanlıyor.

    KREDİ VERİLEMEZ LİSTESİNE GİRİYOR

    Ortaya çıkan risk skoru, kredi ve kredi kartı başvurularının kaderini belirliyor. Bankacılık çevreleri, özellikle sanal bahis ve benzeri işlemlerin kredi değerlendirmesinde ciddi bir olumsuzluk olarak öne çıktığını belirtiyor. Bu nedenle birçok kişi, farkında olmadan yaptığı hesap hareketleri nedeniyle bankaların “kredi verilemez” listesine girebiliyor.

    Kaynak: Türkiye Gazetesi

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD | Göçmenlik görevlisi Amerikalı kadını vurarak öldürdü

    ABD | Göçmenlik görevlisi Amerikalı kadını vurarak öldürdü


    ABD’li bir göçmenlik görevlisi, Çarşamba günü Minneapolis sokaklarında bir Amerikalı kadını vurarak öldürdü. Beyaz Saray, kadını “yerel terörist” olarak nitelendirirken eyalet liderleri bu iddiaları reddediyor.

    Yerel medyada 37 yaşındaki Renee Nicole Good olarak tanımlanan kadın, federal ajanların  aracının etrafını sarması üzerine uzaklaşmaya çalışırken çok yakın mesafeden vuruldu.

    Olay anına ait görüntülerde, maskeli bir Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ajanının Honda SUV’a üç el ateş ettiği, aracın kontrolsüz şekilde savrularak park halindeki araçlara çarptığı görülüyor. Dehşete kapılan çevredekiler federal görevlilere hakaretler savuruyor.

    ABD Başkanı Donald Trump’ın yönetimi hızla Good’un ajanları öldürmeye çalıştığını iddia etti. Minneapolis Belediye Başkanı Jacob Frey bu iddiayı “zırva” olarak nitelendirdi ve ICE’ın kentten çıkmasını istedi. Binlerce protestocu, soğuk havaya rağmen Minneapolis sokaklarına çıkarak “ICE out of MPLS” (ICE Minneapolis’ten çıksın) yazılı pankartlar taşıdı.

    ICE’ın federal ajanları, yerel yetkililerin itirazlarına rağmen Trump yönetiminin göçmenleri sınır dışı etme hamlesinin ön saflarında yer alıyor. İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), geçen yaz mevcut 6 bin kişilik kadroya 10 bin yeni ICE ajanı eklemek için agresif bir işe alım kampanyası başlattı. Bu durum, sahadaki yeni görevlilerin yeterince eğitilmediği yönünde eleştirilere yol açtı.

    DHS Bakanı Kristi Noem, “her can kaybı bir trajedidir” dedi ancak olayı “yerli terörizm” olarak niteledi ve Good’un “gün boyunca ICE’ın çalışmalarını takip ettiğini ve engellediğini” söyledi. ICE’ı yöneten İç Güvenlik Bakanlığı, X’te yaptığı açıklamada, mağdurun bir görevlilerini ezmeye çalıştığını ve ajanın “savunma amaçlı ateş açtığını” iddia etti.

    Minnesota Valisi Tim Walz, federal hükümetin olaya verdiği tepkiyi “propaganda” olarak nitelendirdi ve eyaletin “tam, adil ve hızlı bir soruşturma” yapılmasını sağlayacağını söyledi. Ayrıca kendisini doktor olarak tanıtan bir adamın Good’a ulaşmaya çalıştığını ancak görevliler tarafından engellendiğini anlattı.

    Eleştirmenlerin Trump döneminde yarı askerî bir güce dönüştüğünü söylediği ICE’a, benzeri görülmemiş sayıda belgesiz göçmeni sınır dışı etme görevi verildi. ABD yetkilileri, Minneapolis’te göçmenlik operasyonları için 2 bine kadar görevlinin bulunduğunu söyledi. Eylül ayında da ABD’li bir göçmenlik görevlisi, federal yetkililerin gözaltına direnirken aracını görevlilerin üzerine sürdüğünü iddia ettiği belgesiz bir göçmeni Chicago’da vurarak öldürmüştü.

    Kaynak: Tr724
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Halep’te Suriye ordusunun çatışma yaşanan mahallelere girdiği bildiriliyor

    Halep’te Suriye ordusunun çatışma yaşanan mahallelere girdiği bildiriliyor


    BBC News Arapça servisine konuşan Suriye ordusundan bir kaynak 8 Ocak akşam saatlerinde ordunun Kürt nüfusun ağırlıkta olduğu Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine girmeye başladığını söyledi.

    “Ordu ve SDG ile bağlantılı unsurlar arasında şiddetli çatışmaların yaşandığı bölgede önemli ilerleme” kaydedildiğini belirtti.

    ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, ABD’nin Şeyh Maksud ve Eşrefiye’deki gelişmeleri büyük bir endişeyle yakından takip ettiğini açıkladı ve tüm taraflara itidal çağrısı yaptı.

    Suriye resmi haber ajansı SANA’nın yayımladığı Suriye hükümetinin 8 Ocak akşam saatlerinde yaptığı açıklamasında “Kürtlerin Suriye toplumunun asli ve ayrılmaz bir parçası olduğu, devletin Kürt vatandaşları diğer tüm Suriyelilerle eşit haklara sahip tam ortaklar olarak gördüğü” ifade edildi.

    “Devletin Halep kentini ve çevresini güvence altına almaya, ateş kaynaklarını şehirden uzaklaştırmaya ve sivilleri korumaya odaklandığı” açıklandı.

    SDG tarafından aynı saatlerde yapılan açıklamalarda “hükümete bağlı gruplar tarafından sivillere yönelik yeni topçu saldırıları düzenlendiği” belirtildi.

    Suriye ordusu ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki çatışmalar 6 Ocak Salı gününden beri devam ediyor.

    Halep’in kuzeyinde Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerinde bombardıman ve ağır makineli tüfek kullanıldığı belirtiliyor.

    Bunlar dahil altı mahallede sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

    Halep Sağlık Müdürlüğü’nden aktarılan bilgiye göre, 8 Ocak öğleden sonra itibarıyla beş sivil öldü ve 33 kişi yaralandı.

    Öte yandan AFP haber ajansı, Salı günü patlak veren son şiddet dalgasında en az 17 kişinin öldüğünü bildiriyor.

    AFP, 8 Ocak akşam saatlerinde Suriye ordusunun Halep’teki Kürt mahallelerini yoğun bir şekilde bombaladığını belirtti.

    SANA’nın aktardığı Suriye ordusu açıklamasına göre ise SDG, Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde bombardıman ve rastgele ateş açma eylemleri gerçekleştirdi.

    Reuters haber ajansı Halep’in her yerinden topçu ateşinin gürültüsü duyulduğunu aktardı.

    Salı gününden beri 140 binden fazla kişi yaşadıkları bölgeleri terk etti.

    Halep’te hiçbir askeri varlığı olmadığını savunan SDG “saldırıların durması için” garantör ülkelere çağrı yapıyor.

    Şam yönetimi SDG’nin bu mahallelerde askeri kuvveti olmadığı iddiasını yalanladı.

    Şam yönetimi 8 Ocak’ta yerel saatle 13.00’a kadar sivillere askeri bölge ilan edilen mahallelerden ayrılma çağrısı yaptı.

    AFP’nin SANA’dan aktardığına göre, Perşembe günü Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden yaklaşık 16.000 kişi ayrıldı.

    BBC Arapça Servisi’ne 7 Ocak’ta bilgi veren Suriye Savunma Bakanlığı kaynakları, bu mahallelerdeki silahlı unsurlara Suriye’nin kuzeydoğusuna bir tahliye koridorunun teklif edildiğini söyledi.

    Çatışma haberleri, SDG ile Şam yönetimi arasında imzalanan 10 Mart mutabakatının uygulanmasına yönelik görüşmelerden sonuç alınamamasının ardından geldi.

    Ülkenin kuzeydoğusu SDG’nin kontrolü altında.

    SDG’nin omurgasını Kürt Halk Savunma Birlikleri (YPG) oluşturuyor.

    Türkiye, YPG’yi, “PKK’nın uzantısı ve terör örgütü” olarak nitelendiriyor.

    Halep’teki SDG’ye bağlı kuvvetler, 7 Ocak’ta hükümet güçlerinin kendi kontrollerindeki bölgelere topçu ve roket saldırıları, sızma girişimleri düzenlediğini açıkladı.

    Bu saldırılarda sekiz kişinin öldüğü ve 57 sivilin de yaralandığı belirtildi.

    Suriye Savunma Bakanlığı, Halep’teki Şeyh Maksud mahallesi yakınlarındaki ordu mevzisine yapılan saldırıda bir ordu mensubunun öldüğünü duyurdu.

    Aynı saldırıda ordudan beş kişinin yaralandığı da aktarıldı.

    SDG ile Şam yönetimi görüşmeleri ‘somut sonuçlar vermedi’

    Halep Şam yönetimiyle SDG arasındaki gerginlik noktalarından biri.

    4 Ocak’ta Şam yönetimi ve SDG arasında 10 Mart mutabakatının uygulanmasıyla ilgili başkentte üst düzey bir görüşme yapıldı.

    Suriye basınına konuşan bir geçiş hükümeti kaynağı, görüşmelerin “somut sonuçlar vermediğini” söyledi.

    SDG’nin yaptığı yazılı açıklamaya göre bu görüşmenin ardından taraflar müzakereleri sürdürmek konusunda uzlaştı. Ancak somut bir takvim paylaşılmadı.

    10 Mart 2025’te Suriye geçiş yönetimi lideri Ahmed Şara ve SDG komutanı Mazlum Abdi, SDG’nin silahlı kuvvetleri, havaalanları ve petrol ve doğalgaz sahaları da dahil olmak üzere, Suriye devletinin yönetimine entegre edilmesini öngören bir anlaşma imzalamıştı.

    Ancak, entegrasyon mekanizması konusunda iki taraf arasında yaşanan anlaşmazlıklar ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki bölgelerin yönetim biçimiyle ilgili fikir ayrılıkları nedeniyle anlaşma uygulanmadı.

    Türkiye SDG’yi “Suriye’yi bölme girişimlerine” karşı uyarmış, böyle bir adım atılması durumunda askeri olarak yanıt vereceğini kaydetmişti.

    Ancak Ankara son dönemde bu söyleminin tonunu yumuşattı ve Şam yönetimi ile SDG arasında 10 Mart’ta imzalanan anlaşmanın uygulanmasını destekleyeceğini ilan etti.

    İsrail Dışişleri Bakanı: ‘Batı’nın Kürtlere onur borcu var’

    İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar, çatışmalarla ilgili olarak Şam yönetiminin azınlıklara karşı tutumunu eleştirdi.

    X hesabından yaptığı açıklamada, “Suriye rejim güçlerinin Halep’teki Kürt azınlığa yönelik saldırıları ağır ve tehlikeli” dedi.

    Sa’ar, “Uluslararası toplum genel olarak ve özellikle Batı, IŞİD’e karşı cesurca ve başarıyla savaşan Kürtlere bir onur borcu var” diye ekledi.

    Dışişleri Bakanı, “Uluslararası toplumun sessizliği, Suriye rejimi tarafından şiddetin tırmandırılmasına yol açacak” dedi.

    BM’den itidal çağrısı

    Birleşmiş Milletler (BM) Sözcüsü Stéphane Dujarric, sivillerin ölüm ve yaralanma haberlerinin endişe verici olduğunu açıkladı.

    7 Ocak’ta New York’ta gazetecilere konuşan Dujarric, BM’nin tüm aktörleri “derhal gerilimi azaltmaya, azami itidal göstermeye ve sivillere daha fazla zarar verilmesini önlemek için tüm önlemleri almaya” çağırdığını söyledi.

    BM Halep’te uzun süredir devam eden çatışmalar nedeniyle 30 binden fazla kişinin yerinden edildiğini tahmin ediyor.

    BM Sözcüsü, Genel Sekreter António Guterres’in iki tarafı 10 Mart’ta varılan anlaşmanın tam olarak uygulanması için müzakerelere yeniden başlamaya çağırdığını da belirtti.

    Barzani: ‘Halep’te siviller yönelik ciddi bir tehdit var’

    Irak’ta Kürdistan Demokratik Birlik Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani gelişmelerle ilgili bir açıklama yayımlayarak, Halep’te sivillerin can güvenliğine yönelik “ciddi bir tehdit” olduğunu belirtti.

    Deneyimli siyasetçi, “bölgedeki Kürtlere karşı etnik temizlik tehlikesi”nin bulunduğunu savundu.

    Barzani Şam yönetimine siyasi anlaşmazlıkları etnik çatışmalara döndürmeme çağrısında bulundu.

    Suriye’de Şam yönetimi ise Kürtler de dahil olmak üzere tüm vatandaşların korunmasının, etnik köken veya aidiyet temelinde ayrımcılık yapılmaksızın yerine getirildiğini söylüyor.

    DEM Parti garantör ülkelere çağrıda bulundu

    Türkiye’den çatışmalara tepki gösteren DEM Parti, 7 Ocak’ta yayımladığı yazılı açıklamada, “Suriye’nin siyasi ve idari bütünlüğüne ve istikrarına açık bir tehdit” olarak nitelendirdiği çatışmalarla ilgili Şam yönetimini eleştirdi.

    Sivillere saldırılarda,”Türkiye’nin desteğini aldığı bilinen Hemzat, Emşat, Sultan Murad ve Nureddin Zengi gruplarının yer aldığının” bildirildiğini aktardı.

    DEM Parti açıklamasında, “Halep’te Kürt mahallelerine yönelik saldırılar bir imha operasyonudur. Suveyda’da Dürzilere yapılmak istenen katliamın daha ağırı Halep’te Kürt mahallelerinde yapılmak istenmektedir” ifadeleri yer aldı.

    Parti, garantör ülkelere çağrıda bulunarak, “Bütün Suriye’yi yeni çatışmaların alanına dönüştürme riski taşıyan bu askeri saldırıların” engellenmesini istedi.

    Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kanun Teklifi Meclis’te Kabul Edildi: Yeni Trafik Cezalar Cep Yakacak

    Kanun Teklifi Meclis’te Kabul Edildi: Yeni Trafik Cezalar Cep Yakacak


    TBMM Genel Kurulunda trafik cezalarının artırılmasına yönelik düzenlemeleri de içeren Karayolları Trafik Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 4 maddesi daha kabul edildi.

    Genel Kurulda kabul edilen maddelere göre, Karayolları Trafik Kanunu’nda değişikliklere gidiliyor. Buna göre, araçları, tescil belgesi ve tescil plakası alınmadan kara yollarına çıkaran sürücülere verilen idari para cezası 46 bin liraya yükseltilecek. Hurdaya çıkarılmış araçların kullanılması halinde de sürücülere 46 bin lira idari para cezası verilecek. Aykırılığı tespit edilen araç trafikten çekili ise trafikten çekme tarihi itibarıyla trafik tescil kaydı açılacak ve ilgili vergi dairesine bildirilecek.

    PLAKA İHLALLERİNE YENİ YAPTIRIMLAR YOLDA

    Yönetmelikte belirtilen nitelik veya ölçülere aykırı plaka takan, öngörülen sayıda plaka takmayan sürücülere 4 bin lira idari para cezası verilecek. Bu araçlar plakaları uygun duruma getirilene kadar trafikten menedilecek.

    Tescil plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapan sürücüler 140 bin lira idari para cezasına çarptırılacak, araç 30 gün süreyle trafikten menedilecek.

    Son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru 1 yıl içinde iki veya daha fazla tescil plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapan sürücülere her seferinde 280 bin lira idari para cezası verilecek ve araç 60 gün süreyle trafikten menedilebilecek.

    PLAKASIZ KULLANIMA BÜYÜK CEZALAR

    Tescilli aracı plakasız kullanan sürücülere 46 bin lira idari para cezası uygulanarak sürücü belgeleri 30 gün süreyle geri alınacak ve araç 30 gün süreyle trafikten menedilecek.

    Son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru 1 yıl içinde iki veya daha fazla tescilli aracın plakasız kullanılması halinde sürücülere her seferinde 140 bin lira idari para cezası uygulanarak sürücü belgeleri 60 gün süreyle geri alınacak ve araç 60 gün süreyle trafikten menedilecek.

    SAHTE PLAKA KULLANIMI VE CEZAİ SORUMLULUK

    Başka bir araca ait tescil plakasını veya geçici tescil plakasını, plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluş tarafından verilmemiş plakayı, tescil kaydı bulunmayan plakayı veya sahte plakayı takan veya kullananlara 140 bin lira idari para cezası uygulanarak sürücü belgeleri 30 gün süreyle geri alınacak ve araç 30 gün süreyle trafikten menedilebilecek.

    Bu durumun, son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru 1 yıl içinde iki veya daha fazla ihlal edilmesi halinde her seferinde 280 bin lira idari para cezası uygulanarak, sürücü belgeleri 60 gün süreyle geri alınacak ve araç 60 gün süreyle trafikten menedilecek. Ayrıca bu kişiler, Türk Ceza Kanunu’ndaki “Resmi belgede sahtecilik” suçundan cezalandırılacak. Bu kapsamda menedilen araçların men süresi sonunda, tescil plakaları uygun duruma getirilmeden araç teslim edilmeyecek.

    ARAÇ SAHİBİ VE İŞLETENİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

    İşleteni veya sahibi, sürücüsünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın araç tescil belgesi ve tescil plakalarının, araç üzerinde uygun durumda bulundurulması ve aracın belirtilen hususlara uygun olarak kullanılması konusunda gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmakla yükümlü olacak.

    SÜRÜCÜ BELGESİ GERİ ALMA VE İADE ŞARTI

    Sürücü belgesi geri alma işlemleri Kanun’da belirlenen görevliler tarafından yapılacak. Geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şartı aranacak.

    GEÇİCİ PLAKA VE BELGELERE İLİŞKİN CEZALAR

    Geçici trafik belgesi ve geçici tescil plakasını usulsüz kullanan sürücülere, 46 bin lira idari para cezası uygulanacak. Ayrıca, trafik zabıtasınca geçici belge ve plakalar iptal edilerek, araçlar 30 gün süreyle trafikten menedilecek. Son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru 1 yıl içinde iki veya daha fazla bu madde hükmüne uymayan sürücülere her seferinde 140 bin lira idari para cezası uygulanacak ve araç 60 gün süreyle trafikten menedilecek.

    TAKOGRAF, TAKSİMETRE VE HIZ SINIRLAYICI ZORUNLULUĞU

    Cinslerine, özelliklerine ve kullanım amaçlarına göre, araçlarda nitelik ve nicelikleri yönetmelikte belirtilen gereçlerin, yük taşımada kullanılan ve azami yüklü ağırlığı 3 bin 500 kilogramdan fazla olan motorlu taşıtlar ile Büyükşehir Belediyesi Kanunu, Belediye Kanunu veya Karayolu Taşıma Kanunu kapsamındaki yolcu taşımacılığı faaliyetlerinde kullanılan ve sürücüsü dahil oturma yeri 17’den fazla olan motorlu taşıtlarda takograf, taksi hizmeti veren otomobillerde taksimetre, özellikleri, model yılları ve cinsleri yönetmelikte belirtilen araçlarda hız sınırlayıcı bulundurulması, kullanılır durumda olması ve kullanılması zorunlu olacak.

    MUAFİYETLER VE YASAKLAR

    Bu kapsama giren ve Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki yıllarda üretilen taşıtlar ile gördükleri hizmet bakımından yönetmelikle muafiyet tanınan taşıtlarda takograf bulundurma ve kullanma zorunluluğu aranmayacak.

    Taşıtlarda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenenler dışındaki takograf, taksimetre ve hız sınırlayıcıları kullanılmayacak. Takograf, taksimetre ve hız sınırlayıcılara müdahalede bulunarak yanlış veri üretecek duruma getirmek veya bu durumdaki cihazları kullanmak yasaklanacak.

    TAKOGRAF SÜRÜCÜ KARTI KURALLARI

    Takograf bulundurulması zorunlu olan araçların sürücülerinin takograf sürücü kartı kullanmaması ya da kendisine ait bozuk veya geçersiz bir takograf sürücü kartını veya başka bir sürücüye ait takograf sürücü kartını takograf cihazına takarak araç kullanması yasak olacak.

    Takograf sürücü kartı sahipleri kendilerine ait takograf sürücü kartını başkalarının kullanmaması için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak. Araç işleteni, sürücüsünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın belirtilen gereçler ile takograf, taksimetre ve hız sınırlayıcının bulundurulması, kullanılır durumda olması ve sürücünün belirtilen kurallara uyması hususlarında gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmak zorunda olacak.

    TAKOGRAF KULLANMAYANA 75 BİN LİRA CEZA

    Araçlarda nitelik ve nicelikleri yönetmelikte belirtilen gereçleri bulundurmayan sürücülere 1000 lira, takograf ve hız sınırlayıcı bulundurmayan ve kullanmayanlara da 75’er bin lira idari para cezası verilecek.

    Taksi hizmeti veren otomobillerde taksimetre bulundurmayan ve kullanmayan sürücüler, 46 bin lira idari para cezasına çarptırılacak.

    DİJİTAL DENETİM VE VERİ TABANI

    Trafik zabıtası, taşıtlara ait takograf kayıtlarını bu kayıtların aktarılacağı veri tabanı üzerinden de denetleyebilecek ve tespit edilen ihlaller hakkında idari para cezası uygulayabilecek.

    YÖNETMELİKLE BELİRLENECEK USUL VE ESASLAR

    Takograf bulundurulması ve kullanımı, cihaz ayarları ve kalibrasyonu ile kayıtların saklanmasına ilişkin ihlaller, takograf kayıtlarını saklama, taşıt kullanma, mola ve dinlenme süreleri, sürücülerin ve işletenlerin sorumlulukları, hangi ihlaller nedeniyle geçici olarak trafiğe çıkışına izin verileceği ve/veya trafikten men işlemi uygulanacağına ilişkin hususlar Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görüşleri alınarak, İçişleri Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca düzenlemenin yayımı tarihinden itibaren 1 yıl içinde müştereken çıkarılan yönetmelikle belirlenecek.

    KULLANIM, KALİBRASYON VE KAYIT CEZALARI

    Usul ve esasları yönetmelikte düzenlenen takograf kullanımına ilişkin belirlenen hususlara uymayanlara 3 bin lira, cihaz ayarları ve kalibrasyonuna ilişkin belirlenen hususlara uymayanlara 10 bin lira, kayıtların saklanmasına ilişkin belirlenen hususlara uymayanlara 20 bin lira idari para cezası uygulanacak.

    Genel Kurulda kanun teklifinin 7. maddesinin oylanmasından önce CHP milletvekilleri yoklama talep etti. Yapılan iki yoklamada da toplantı yeter sayısı bulunamaması üzerine TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, birleşimi 13 Ocak Salı saat 15.00’te toplanmak üzere kapattı.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Macron, ABD’yi müttefiklerinden yüz çevirmekle suçladı

    Macron, ABD’yi müttefiklerinden yüz çevirmekle suçladı



    AFP

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron bugün yaptığı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri’nin “uluslararası kurallardan koptuğunu” ve bazı müttefiklerinden “kademeli olarak uzaklaştığını” söyledi.

    Macron, Fransız büyükelçilerine yönelik yıllık konuşmasını Elysee Sarayı’nda gerçekleştirdi. Bu konuşma, Washington’ın Venezuela lideri Nicolas Maduro’yu ele geçirmesi ve Donald Trump’ın Grönland üzerindeki planlarının ardından, Avrupalı güçlerin ABD’nin Batı yarımküredeki iddialı dış politikasına koordineli bir yanıt verme çabası içinde olduğu bir dönemde geldi.

    Macron, Elysee Sarayı’nda büyükelçilere “Amerika Birleşik Devletleri yerleşik bir güçtür, ancak kademeli olarak bazı müttefiklerinden uzaklaşıyor ve yakın zaman önce hâlâ desteklediği uluslararası kurallardan kopuyor” dedi.

    “Çok taraflı kurumlar giderek daha az etkili bir şekilde çalışıyor” diyen Macron ayrıca  “Dünyayı bölme eğilimi olan büyük güçlerin hakim olduğu bir dünyada yaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Macron, Avrupa’nın çıkarlarını koruması gerektiğini söyledi ve teknoloji sektörüne ilişkin Avrupa düzenlemelerinin “güçlendirilmesini” savundu. Ayrıca akademik bağımsızlığın korunmasının önemini vurguladı.

    Kaynak: Tr724
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Eski CHP Aday Adayı Burak Ulamışlı, Denizde Ölü Bulundu

    Eski CHP Aday Adayı Burak Ulamışlı, Denizde Ölü Bulundu


    Olay, saat 19.45 sıralarında Çeşmealtı Limanı’nda meydana geldi. İddiaya göre, deniz içerisinde birisinin hareketsiz şekilde durduğunu fark eden çevredeki vatandaşlar, durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi.

    İhbar üzerine adrese gelen sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde kişinin hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ekiplerince yapılan incelemelerde hayatını kaybeden kişinin, 31 Mart yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) Urla Belediye Başkan aday adayı olan Burak Ulamışlı (45), olduğu tespit edildi.

    TEK KOLUNDAN TEKNEYE BAĞLANMIŞ!

    Tek kolundan teknenin çapasına bağlandığı belirlenen Ulamışlı’nın cansız bedeni, savcının incelemesinin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

    Olayla ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

    Kaynak: DHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • En Düşük Emekli Maaşı Ne Kadar Olacak? Bakan Işıkhan’dan Çarpıcı Mesaj

    En Düşük Emekli Maaşı Ne Kadar Olacak? Bakan Işıkhan’dan Çarpıcı Mesaj


    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, canlı yayınında çalışma hayatı gündemine dair açıklamalarda bulundu. En düşük emekli aylığına yapılacak artışla ilgili çalışmalarla ilgili sorulan soruya yanıt veren Bakan Işıkhan, bu konuda etki analizi ve değerlendirmesi yaptıklarını söyledi.

    ‘ORTAK BİR NETİCEYE ULAŞTIK’

    Aylıklara yapılacak artışın bütçeye ve kaynaklara yansıması ile kaç kişiyi etkileyeceğini göz önüne alarak senaryolar hazırladıklarını ifade eden Işıkhan, “Dün Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında gerçekleştirilen toplantı sonucunda ortak bir neticeye ulaştık. Ancak burada nihai karar, Meclis’imizindir. Biz her zaman imkanlarımızın sonuna kadar kullanılmasından yana olduk, emeklilerimizin, emektarlarımızın yanında olduk, onları enflasyona ezdirmedik ve bu prensibimizi de genel anlamda devam ettiriyoruz. Yakın zamanda AK Parti Grup Başkanlığı bir toplantı gerçekleştirecek, prosedürler işleyecek ve Meclis’imizin gündemine gelerek orada yasalaşmasını bekliyoruz. Bu sürecin emeklilerimize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: Haber Merkezi

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • PFDK’dan 489 Kişiye Bahis Cezası

    PFDK’dan 489 Kişiye Bahis Cezası


    Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından yapılan bilgilendirmede; bahis faaliyetleri nedeniyle Futbol Disiplin Kurulu’na (PFDK) sevk edilen üst klasman ve klasman gözlemcileri, müsabaka temsilcileri, son beş yıl içinde TFF bünyesinde hakemlik yapmış isimler, bölgesel hakemler, bölgesel yardımcı hakemler, bölgesel gözlemciler ile haklarında inceleme süreci devam eden ve idari tedbir uygulanan iki futbolcu dahil olmak üzere toplam 489 kişinin cezalandırıldığı ifade edildi.

    Açıklamada ayrıca, 14 kişi hakkında ceza verilmesine gerek olmadığına karar verildiği, 6 kişi için ise inceleme sürecinin ve idari tedbirlerin sürdürülmesine hükmedildiği belirtildi.

    Bunun yanı sıra, iki kişiyle ilgili idari tedbirlerin kaldırıldığı ve yargılamanın tedbirsiz şekilde devam edeceği bilgisi paylaşıldı.

    Kaynak: DHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 2025’in ilk 10 ayında 30 bin sığınmacı Almanya’yı gönüllü olarak terk etti

    2025’in ilk 10 ayında 30 bin sığınmacı Almanya’yı gönüllü olarak terk etti


    Almanya’da muhalefetteki Sol Parti’nin ilgili soru önergesini yanıtlayan federal hükümet, 2025 yılının ilk 10 ayında 30 bin 406 sığınmacı ile oturma izni bulunmayan yabancıların ülkeyi gönüllü olarak, sınır geçiş belgesi ile terk ettiğini bildirdi. Söz konusu belge Yabancılar Dairesi tarafından, ülkeyi terk etme kararı alan mülteci adaylarına veriliyor.

    2024’ün tamamında ülkeyi gönüllü terk edenlerin sayısı 33 bin 419 olarak kayıtlara geçmişti.

    Ocak-Ekim 2025 döneminde sınır geçiş belgesi ile Almanya’dan ayrılan yaklaşık 30 bin kişinin büyük bir kısmını Türkiye, Suriye, Arnavutluk ve Rusya’dan gelenler oluşturuyor.

    Türkler Almanya’yı terk etmek için maddi destek aldı

    Federal ve eyalet yönetimlerinin maddi desteği ile geçen senenin Ocak-Kasım döneminde Almanya’dan ayrılanların sayısı ise 16 bin 545 olarak kamuoyu ile paylaşıldı. Ancak hükümet, bu kalemdeki verilerin kayıtlara oldukça geç aktarıldığı için, gerçek sayının daha yüksek olabileceğini ifade ediyor.

    2025’in ilk 11 ayında federal ve eyalet yönetimlerinin maddi desteği ile Almanya’yı terk edenler arasında en büyük ikinci grubu 3 bin 589 kişi ile Türkiye’den gelenler oluşturuyor. Bu kategoride ilk sırada 3 bin 707 kişi ile Suriyeliler, üçüncü sırada ise bin 761 kişi ile Ruslar yer alıyor.

    İltica başvuruları yüzde 51 azaldı

    Federal hükümetin paylaştığı verilere göre 2025 yılında 113 bin 236 kişi Almanya’ya iltica başvurusunda bulundu. Bu sayı bir önceki yıl 229 bin 751 olarak açıklanmıştı.

    Almanya İçişleri Bakanlığı, 2025’in Ocak-Ekim döneminde sınır dışı edilenlerin sayısının ise 19 bin 538 olduğu bilgisini paylaştı. Bu da, 2024’ün aynı dönemine oranla yüzde 20’lik bir artışa karşılık geliyor.

    Sol Parti’den “sınır dışı uygulamasına odaklanmaya” tepki

    Soru önergesini kaleme alan Sol Parti’nin sığınmacı politikaları sözcüsü Clara Bünger, sağ muhafazakâr Birlik Partileri (CDU/CSU) ile Sosyal Demokrat Parti’den (SPD) oluşan federal koalisyon hükümetinin, göçle ilgili akılcı bir tartışmaya kendini kapattığını ve bunun yerine “bir sınır dışı tartışmasından diğerine savrulduğunu” dile getirdi. Bünger ayrıca partisinin, sınır dışı uygulamalarının giderek “daha vahşi ve acımasız” şekilde yapılmasını en sert şekilde eleştirmeye devam edeceğini vurguladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İstanbul Valiliği, Fırtınanın Bilançosunu Açıkladı

    İstanbul Valiliği, Fırtınanın Bilançosunu Açıkladı


    İstanbul Valiliği, Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre 8 Aralık’ta İstanbul’da etkili olan fırtına ve şiddetli yağışa ilişkin açıklama yaptı. Valiliğin veriler doğrultusunda gerekli uyarıların yapıldığını belirtildi. Açıklamada, “Beklenen şiddetli rüzgâr- fırtına, sabah saat 05.00 itibariyle bölgemizde etkili olmaya başlamış olup fırtınanın, bugün saat 22.00’a kadar etkisini sürdürmesi beklenmektedir. İstanbullu hemşerilerimizden, olası çatı uçmalarına, karbon monoksit-doğalgaz zehirlenmelerine ve su baskınlarına karşı tedbirli olmalarını önemle rica ediyoruz. İstanbul’da şiddetli rüzgar ve fırtınanın etkili olmaya başladığı sabah saatlerinden 18.00’a kadar, 45 ağaç devrilmesi, 89 çatı uçması, 214 tehlike arz eden parça ihbarı, 1 metruk bina çökmesi, 1 istinat duvarı çökmesi olmak üzere toplam 350 ihbar gelmiştir. Alınan ihbarlara AFAD, itfaiye, 112 acil sağlık ekipleri müdahale etmiş olup, fırtınaya bağlı olarak meydana gelen olaylarda bir vatandaşımız hafif yaralanmıştır” denildi.

    Sabah saatlerinde gemi trafiğine kapatılan boğazın saat 17.00 itibariyle açıldığı duyurulan açıklamada, “Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından İstanbul Boğazı çift yönlü gemi trafiğine kapatılmış, saat 17.00 itibariyle ise gemi trafiğine yeniden açılmıştır. İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) ve Bursa Deniz Otobüsleri’nin (BUDO) tüm seferleri ile Şehir Hatları işletmesine bağlı tüm seferler iptal edilmiştir. İstanbul Havalimanı’nda 32’si iç hat, 32’si ise dışa hat olmak üzere toplam 64 sefer; Sabiha Gökçen Havalimanı’nda ise 31 iç hat, 2 dış hat olmak üzere toplam 33 sefer iptal edilmiştir. Fırtına nedeniyle Tuzla’da 37, Pendik’te 7 ve Kartal’da 1 olmak üzere toplam 45 tekne zarar görmüştür” ifadelerine yer verildi.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***