Yazar: SG

  • Yer: Sivas… Selalar Okunuyor! 8 Asırlık Gizem Yeniden Ortaya Çıktı

    Yer: Sivas… Selalar Okunuyor! 8 Asırlık Gizem Yeniden Ortaya Çıktı


    Sivas’ın Divriği ilçesindeki Selçuklu dönemi yapılarından Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası’nda 8 asırdır duyulan ve akıl hastalarına şifa verdiğine inanılan ses yeniden duyulmaya başlandı. O dönem akıl hastalarının tedavisi için kullanılan hastane bölümü ilgi görüyor. İçerisinde özel tasarlanmış havuz ve mimaride kullanılan ses akustiği tasarımın birleşmesiyle hastalara şifa veren su sesi, yeniden duyulmaya başladı. Ziyaretçiler için ses akustiği bölümünde okunan sela ise dinleyenlere huzur veriyor.

    Anadolu Selçuklu Devleti’ne bağlı Mengücek Beyliği döneminde 1228 yılında Süleyman Şah oğlu Ahmet Şah ile eşi Melike Turan Melek tarafından yaptırılan ve 9 yıllık restorasyon sürecinin sona ermesiyle mayıs ayında yeniden ibadete ve ziyarete açılan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, mimari özellikleriyle hayran bırakıyor. Başta kapılar ve sütunları ile külliyenin birçok yerindeki, Ahlatlı ve Tiflisli ustaların ellerinden çıkan, taş işçiliğinin en nadide ve ince örneklerini yansıtan motifler ilgi çekiyor. Cami ve darüşşifadan ibaret ve İslam dünyası ile tarihinde eşi benzeri olmayan bu külliyenin taç kapıların mimarı ve heykeltıraşı olan Ahlatlı Hürrem Şah, motif dünyasına getirdiği yenilikler, mimari tasarım dehası olması ve özellikle kıble kapısındaki cennet kapısı tasarımı ile 12-13’üncü yüzyılda İslam sufizmi sanat alanındaki bir temsilcisi olarak gösteriliyor.

    Yer: Sivas... Selalar Okunuyor! 8 Asırlık Gizem Yeniden Ortaya Çıktı - Resim : 2

    1985 yılında Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından, Dünya Kültür Mirası listesine alınan eser, uzaktan bakıldığında simetrik olduğu düşünülen, fakat özünde asimetrik olan bezemelerde yer alan on binlerce motifin hiçbirinin bir daha kendini tekrar etmemesi özelliğini taşıyor. Bu özellik, kainattaki farklı varlıkların ahenk ve denge içinde olduklarının taşa nakşedilmesi anlamına geliyor. Mimari üslubu, süsleme ve örtü sistemlerinin denge ve uyumlu tasarımıyla önem kazanan yapı, dünyada görülmeye değer eserler listesinde de yer alıyor. Evliya Çelebi’nin de ziyaret ettiği ve ‘Methinde diller kısır, kalem kırıktır’ ifadelerini kullandığı eser, ‘Anadolu’nun El Hamrası’ olarak da nitelendiriliyor.

    Yer: Sivas... Selalar Okunuyor! 8 Asırlık Gizem Yeniden Ortaya Çıktı - Resim : 3

    AKIL HASTALARINA ŞİFA İÇİN YAPTIRILDI

    Türkiye’de bir benzeri daha bulunmayan, camisi ve şifahanesi bitişik halde yapılan eserin, hastane bölümünün o dönem akıl hastalarının tedavisi için yaptırıldığı biliniyor. Eserin orta kısmında oluşturulan ve belirli bir simetriye göre dolaşım göstererek akan su sistemi bulunuyor. Restorasyon öncesi de dahil olmak üzere uzun yıllardır su verilmeyen bölüm, restorasyon sürecinin tamamlanmasıyla orijinal haline büründü. Yeniden su verilen havuzda, sessiz bir şekilde dinlendiğinde ortaya çıkan su sesi huzur ve şifa veriyor. Bu sistemin o dönem tedavi gören akıl ve ruh sağlığı hastalarının sakinlik ve dinginlik elde etmesinde kullanıldığı belirtildi. Şifahane bölümünün büyük eyvanında mimarın özel olarak tasarladığı ses akustiği de akıl hastalarının derecelerine göre bulunduğu odalara ayrı tonlarda ses gönderme özelliği taşıyor. Şifahanenin girişinde hekim muayene odalarının duvarında iç bükey ve dış bükey şeklinde yer alan taşa oyma pervanelerin de gelen hastaların hastalık derecesini belirlemekte kullanıldığı biliniyor.

    Divriği Ulu Camii müezzini ve eserin mihmandarı Nail Ayan, “Şifahanenin iç mekanı bir aydınlatma fenerli kubbe dört ana sütün üzerine oturtulmuştur. Bu dört ana sütünden iki tanesi sekizgen sütun, iki tanesi dairesel sütundur. Sütun başlarında kufi yazılarla Allah ve Muhammed yazıları bulunmaktadır. Bu şifahane o dönemde genel anlamda bütün hastalar için planlansa da asıl kullanım maksadı akıl ve ruh hastalıklarıdır” dedi.

    “O dönemde çoğu dünya ülkelerinde akıl ve sinir hastaları yakılırken, zincire vurulurken ve hatta daha ileriye gidilip, ‘Bu insanın içine cin kaçmış, şeytan kaçmış’ diyerek öldürülürken, bizim ecdadımız böyle bir şifahane yaparak akıl ve sinir hastalarımızı tedavi etme yoluna gitmiştir” diyen Ayan, şöyle konuştu:

    “İç kısımdaki büyük eyvan sahne olarak kullanılmıştır. O mekanın yapılmasındaki ana gaye orada bir akustik yakalanmak hedeflenmiş ve başarılmıştır. Bir sesin bası, tizi o sahnede ayarlanmış. Ayarlanan o ses ile mekanda Kur’an-ı Kerim’deki şifa ayetleri, belli bir dönem tasavvuf musikisinin icrası ve ortada bulunan havuzun çörtenlerinden sağlı ve sollu akıp, son olarak helezonik bir şekilde tahliye ederken çıkarmış olduğu su şırıltısı, hastaları tecrit odalarında yatarlarken tedavi etmekte kullanılmış. Buradaki enteresanlık şudur ki Kur’an-ı Kerim, musiki ve su sesi odalara farklı ambiyanslarda zuhur etmektedir. Kimi odaya sesler bas giderken, kimi odaya tiz gitmektedir. Buradan da anlaşılacağı üzere akıl hastasının, hastalık derecesine göre bulunduğu odalara sesler farklı tonlarda dağılmaktadır. Hastalar odalarındayken bu sesleri dinleyerek şifa bulmaya başlıyorlar. Uzun yıllardır bu havuz aktif değildi. Restorasyon ekibimiz gecesini gündüzüne katarak, titiz bir çalışma neticesinde tekrar bu havuzu aktif hale getirmiş ve çalıştırmayı başarmıştır.”

    BAŞMİMARIN BİR CÜMLELİK DUASI

    Eyvanın üst bölümünde eserin Başmimarı Ahlatlı Hürrem Şah’ın ismi yer alıyor. Hürrem Şah’ın ismini nakşederken, eserinin kıyameti görmesi için dua ettiği, yıkılırsa da önce kendi isminin yere düşmesi için basit bir şekilde yerleştirdiği ifade ediliyor. Cami mihmandarı Nail Ayan, “Şifahanede Başmimar Muğis oğlu Ahlatlı Hürrem Şah büyük divanda kendi ismini zirvede çok basit bir şekilde köşeye yazmıştır. Parantez içinde söyleyelim, ‘Allah muhafaza bu şifahane yıkılırsa, bu cami ve yıkılırsa ilk önce benim ismim yere düşsün. Ben ayaklar altında kalayım. Benim meydana getirmiş olduğum bu eser, birkaç yüzyıl sonra yıkılacaksa benim ismimin orada durmasının mana ve mantığı yoktur’ demiştir.

    Başmimarın bu eser için bir cümlelik bir duası vardır. ‘Ya Rabbi benim acizane meydana getirmiş olduğum bu eser kıyameti görsün’ diye de dua etmiştir. Şimdi bizim gibi 13 nesil, 13 kuşak, 13 göbek insan görmüş bu eseri. Bizden sonraki nesiller de inşallah bu özveriyle, bu tarihi esere sahip çıkmaya devam edecektir” diye konuştu.

    Caminin yanı sıra şifahane bölümünü ziyaret edenler için buradaki ses akustiğini anlatmak amacı ile ‘sela’ da okunuyor. Divriği Ulu Camii müezzini ve eserin mihmandarı Nail Ayan’ın eyvanın 4 köşesini dolaşarak okuduğu sela, dinleyenleri büyülüyor. Eyvanın her bir ayrı köşesinde, oluşturulan mimari akustik sayesinde, ses ayrı bir tondan duyuluyor.

    Kaynak: DHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Gazeteci Pınar Gayıp serbest bırakıldı

    Gazeteci Pınar Gayıp serbest bırakıldı


    İSTANBUL – Gazeteci Pınar Gayıp, hakimlikte verdiği ifadenin ardından serbest bırakıldı.

     

    Taciz suçlamasıyla yargılanan ve iki yıl önce “basit cinsel saldırı” suçundan hapis cezası alan avukat Sezgin Keleş’in şikayetiyle gözaltına alınan Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Pınar Gayıp serbest bırakıldı. 

     

    Anadolu Adliyesi 3’üncü Sulh Ceza Hakimliği’nde ifadesi alınan Gayıp, “Avukat Sezgin Keleş, yanında çalışan stajyer avukatı taciz etti. Bu kadın bana ulaştı ve elindeki delillerle bir röportaj yaptım. Röportajın yayınlanmasının ardından Sezgin Keleş’in avukatı olduğunu söyleyen bir kişi bana ulaştı, haberi çekmem yönünde tehdit etti. Keleş’in avukatı olduğunu iddia eden kişinin kullandığı hesaptan daha sonra Twitter’da tehdit edildim, hakarete uğradım. Keleş kendi yargılandığı davada da beni hedef gösterdi. Yargılandığı davadan ‘basit cinsel saldırı’ suçundan hapis cezasına çarptırıldı. Haber yalan değil, iftira da değil. Taciz, kendisinin işlediği bir eylemdir. Ancak sürekli ifadeye çağrılıyorum, çalışmam engelleniyor. Bu sefer de hakkımda yakalama kararı çıkarıldı. Onun hakkındaki suç duyurum ise takipsizlikle sonuçlandı” dedi.

     

    Gayıp ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

     

     

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Burada ölmüşler gibi göstermek için ölü hayvanları getirip bırakmışlar

    Burada ölmüşler gibi göstermek için ölü hayvanları getirip bırakmışlar


    Serbest Görüş Haber Merkezi

    AKP’li Ümraniye Belediyesi çalışanları, Hekimbaşı Hayvan Barınağı’nda görüntülenen ölü, bakımsız, aç ve kötü şartlarda yaşayan hayvanlara ilişkin yaptığı açıklamada, “Hayvanseverler buraya kucaklarında ölü hayvan getirip bırakmış” dedi. Çalışanlar, karalanmaya çalışıldıklarını iddia etti.

    Gebze’deki hayvan katliamı haberleri sonrası Ümraniye Belediyesi’nin Hekimbaşı Hayvan Barınağı’nda da benzer görüntüler ortaya çıktı. Bakımsız, aç ve kötü şartlarda yaşayan kedi, köpekler ile ölü hayvanlar büyük tepki topladı.

    Ümraniye Belediyesi’nden Hekimbaşı barınağına ilişkin açıklama: Bir grup, tedavi altındaki hayvanlarımızın görüntülerini izinsiz kayda almış, yanlış izlenim

    “Hayvanların bakımsız olduğu gibi bir algı oluşturmak amacıyla paylaşıldı”

    Sözcü’den Meral Danyıldız’a konuşan ve söz konusu görüntülere dair açıklama yapan Ümraniye Belediyesi, “Bu görüntüler, hayvanların bakımsız olduğu gibi bir algı oluşturmak amacıyla, bağlamından koparılarak sosyal medyada paylaşılmıştır ancak bu bilgi tamamen yanlıştır. Bakımevimizde tedavi görmekte olan hayvanlarımız, sokaktan yaralı ve hasta halde getirilmiş olup, veteriner hekimlerimizin gözetiminde iyileşme süreçleri devam etmektedir. Hayvanlarımızın bakımı ve sağlığı en yüksek standartlarda sürdürülmektedir” ifadelerine yer verildi.

    “Hayvanlarımız ve ekipmanlarımız çalındı, suç duyurusunda bulunacağız”

    Ümraniye Belediyesi’ne bağlı Hekimbaşı Sahipsiz Hayvan Bakımevi’ne bağlı avukatlar ve Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü çalışanlarından Eski KADEM Hukuk Komisyonu Üyesi de olan, Ümraniye Belediyesi ve Ensar Vakfı’nın etkinliklerinde “kadın ve aile hukuku” anlatan Avukat Ö.K.S, “Suç duyurusunda bulunmaya hazırlanıyoruz. Hayvanlarımız ve içerideki ekipmanlarımız çalındı. Burası tertemiz bir yer. Hayvanlara da çok güzel bakılıyor. Bana bir tane görüntü gösterin” dedi.

    “Hayvanlar sanki burada ölmüş gibi gösteriyorlar”

    Ağzı kan ve yara içindeki yasaklı ırk köpekler hakkında da konuşan Ö.K.S, “Bu hayvanlar buraya zaten bu halde geldi. Biz bu hale getirmedik. Hayvanseverler kucaklarına ölü hayvan alıp gelip buraya bırakmışlar. O ölü hayvanlar sanki burada ölmüş gibi gösteriyorlar. Ama bunu Ümraniye Belediyesi üzerinden yapamayacaklar” ifadesini kullandı.

    Avukat ayrıca hayvan hakları savunucularının tıbbi malzemeleri de aldığını iddia etti.

    Tüm hayvanlar, hak savunucuları tarafından tedavi altına alınmıştı

    Barınakta sağ kalan kedi ve köpeklerin tümü ise hayvan hakları savunucuları tarafından kurtarıldı. Yaklaşık iki gün boyunca seferberlik düzenleyen hayvanseverler, bakımsız ve kötü durumdaki hayvanlar dahil tüm kedi-köpekleri tedavi altına aldı.

    Ümraniye’de hayvan katliamı iddiası | Hayvanseverlerle görevliler arasında kavga çıktı, belediye başkanı bir zabıtanın bıçaklandığını duyurdu

     


     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

  • Son 5 yılın en çok kazandıran yatırımı hangisi?

    Son 5 yılın en çok kazandıran yatırımı hangisi?


    Serbest Görüş Ekonomi

    Yüzdesel hesaplamalar neticesinde son 5 yılda en yüksek getiriyi yüzde 940’la altın sağladı. 

    Türkiye uzun zamandır görmediği yüksek enflasyon süreciyle karşılaştı. Mali ve para politikasında yapılan değişikliklerle birlikte dezenflasyon süreci enflasyonun baz etkisi nedeniyle başlamış oldu.

    Fiyatlarda düşüş yaratmayacak ancak artış hızını düşüren sürece giren Türkiye ekonomisinde yatırım yapanlar da kazançlarını merak ediyor. Enflasyon geçtiğimiz Mayıs ayında yüzde 75.45’e çıkmasının ardından artış hızındaki düşüşle birlikte Eylül ayında yüzde 49.38’e kadar geriledi.

    Bu süreçte elindeki parasını değerlendiren kişiler yaptıkları yatırımlar karşısında enflasyonun üstünde getiri sağlamak istese de bazı yatırım araçları buna müsaade etmedi.

    Altın ne getirdi?

    Altın fiyatlarını baz aldığımızda yılbaşında altının gramı 1961 lira seviyesindeydi. Günümüzde 2912 lira seviyelerinde işlem görüyor. Altın yılbaşından bu yana yüzde 48.5 seviyesinde getiri sağlamış oldu. Son bir yıla bakarsak altının getirisi yüzde 76 oldu. Son 2 yıla bakarsak yüzde 192, son 3 yıla bakarsak yüzde 475, son 4 yıla bakarsak yüzde 497, son 5 yıla bakarsak da yüzde 940 getiri sağlamış.

    Dolar ne getirdi?

    Dolar kuru yılbaşında 29.52 lira seviyesindeydi. Günümüzde 34.29 liradan işlem görüyor. Dolar yılbaşından bu yana yüzde 16.15 getiri sağladı. Son bir yıla bakarsak yüzde 24 getiri elde etmiş. Son 2 yıla bakarsak yüzde 84,65, son 3 yıla bakarsak yüzde 283, son 4 yıla bakarsak yüzde 336, son 5 yıla bakarsak yüzde 488 oranında getiri sağlamış.

    Euro ne getirdi?

    Euro kuru yılbaşında 32.58 lira seviyesindeydi. Günümüzde 37.49 liradan işlem geçiyor. Euro yılbaşından bu yana yüzde 15.07 oranında getiri sağladı. Son bir yıla bakarsak yüzde 27.51 getiri elde etmiş. Son 2 yıla bakarsak yüzde 108, son 3 yıla bakarsak yüzde 261, son 4 yıla bakarsak yüzde 304, son 5 yıla bakarsak yüzde 483 getiri sağlamış.

    Mevduat faizi ne getirdi?

    Mevduat faizi bankadan bankaya farklılık gösterse de geçtiğimiz Mart ayından bu yana ortalama olarak bankalar yıllık yüzde 50 civarında faiz veriyor. Mart ayından bu yana geçen 8 aylık süreçte mevduatın bileşik faiz getirisi hesaplandığında yüzde 31 oranı karşımıza çıkıyor. Yani faizlerin yükselmesinden bu yana parasını her ay faiziyle birlikte mevduatta yüzde 50 oranında yıllık faizle bağlayan bir mudi toplamda parasını yüzde 31 oranında artırmış oluyor.

    En çok altın kazandırdı

    Yüzdesel hesaplamalar neticesinde son 5 yılda en yüksek getiriyi yüzde 940’la altın sırtlarken sırasıyla dolar yüzde 488, Euro ise yüzde 483 getiri sağlamış oldu. (Not: Getiriler enflasyondan arındırılmamıştır.)

     

     

     

     

     

     

  • Mustafa Destici’den bankalara ‘garip’ çağrı: “Limitini düşürenlerin kartlarını iptal edin!”

    Mustafa Destici’den bankalara ‘garip’ çağrı: “Limitini düşürenlerin kartlarını iptal edin!”


    Yeni vergi yasasına tam destek veren Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Savunma Sanayi Destek Fonu için 100 bin TL ve üzerinde limiti olan kredi kartı sahiplerinden yıllık 750 TL alınması teklifine desteğini tekrarladı. Önceki açıklamasında bu vergiyi ödemek istemeyenleri ‘hain’ ilan eden Destici, son açıklamasında ise vergiden kaçınmak için limitini 99 bin liraya düşürmek isteyenlerin kartlarının iptal edilmesi çağrısında bulundu.

    Mustafa Destici, X hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

    Başta devlet bankalarımız olmak üzere tüm milli bankalara çağrımızdır:

    Ülkemize ve milletimize yönelik tehditlere karşı, kahraman Türk Ordumuzu daha güçlü hale getirmek gayesiyle Savunma Sanayi için oluşturulacak olan ek fona, ayda sadece (yaklaşık bir paket sigara ya da lüks kafelerde bir bardak çay parası olan) 62.5 lira, yılda 750 lira vermemek için, kredi kartlarının limitlerini 100.000 liradan 99.000 liraya düşüren, yüksek gelirlere sahip, “savunma sanayimizin gelişmesine direnç oluşturmaya çalışan”, başta bir konserden milyonlar alan hayırsız sanatçılar ile dolarla maaş alan medya mensuplarının ve bunu yapan siyasetçilerin kredi kartlarını lütfen iptal ediniz”.

    AK Parti, Savunma Sanayii ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni geçtiğimiz hafta TBMM Başkanlığı’na sundu. Buna göre limiti 100 bin TL ve üzerinde olan kredi kartlarının hamilleri her bir kart başına yıllık 750 lira katılma payı ödeyecek.

    Henüz yasalaşmayan bu düzenlemeye şarkıcı Mustafa Sandal tepki göstermişti. Sandal, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Genelde haftaya spor yaparak girerim ama bu hafta kredi kartı limitimi 99 bin TL’ye düşürerek başladım. İyi haftalar…” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

    Kaynak: Tr724
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Belediye eşbaşkanlarından Kabaiş’in ailesine ziyaret

    Belediye eşbaşkanlarından Kabaiş’in ailesine ziyaret


    WAN – Wan Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları, 17 gündür kendisinden haber alınamayan Rojin Kabaiş’in ailesini ziyaret etti. 

     

    Wan’da 27 Eylül’den bu yana kaybolan Yüzüncü Yıl Üniversitesi Çocuk Gelişimi öğrencisi Rojin Kabaiş’i arama çalışmalarından henüz herhangi bir sonuç alınamadı. 17 gündür kaybolan ve kızlarının bulunması için üniversite kampüsünde bekleyen Kabaiş ailesini Wan Büyükşehir Belediye Ebaşkanları Neslihan Şedal ve Abdullah Zeydan ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekilli Mahmut Dindar ve beraberindeki partililer ziyaret etti.

     

    Kabaiş ailesi ve yakınlarını dinleyen eşbaşkanlar, daha sonra arama çalışmaları hakkında bilgi aldı. Eşbaşkanlar, kaybolan Kabaiş’in bulunması için belediye olarak ellerinden geleni yaptıklarını, itfaiye Daire Başkanlığına bağlı Su Altı Arama ve Kurtarma ekiplerinin çalışmalara aralıksız devam ettiğini belirtti. 

     

    HERHANGİ BİR İZE RASTLANMADI

     

    Öte yandan Kabaiş’in kaybolmasından bu yana arama çalışmaları 17’inci gününü geride bırakırken, Kabaiş’e ait olduğu tespit edilen eşarp dışında bir ize rastlanmadı. Baba Nizamettin Kabaiş’in talebi üzerine Bardakçı Mahallesi’nde bulunan ev, bodrum ve ahırlarda yapılan aramalarda herhangi bir ize ulaşılamadığı öğrenildi. Baba Kabaiş’in verdiği bilgilere göre, telefonda sadece normal aramalara ulaşıldığı, ancak WhatsApp görüşmelerine dair bir bilgi edinilemediğini belirtti 

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Savcının makamında ölümle tehdit edilmesine ilişkin 5 şüpheli tutuklandı

    Savcının makamında ölümle tehdit edilmesine ilişkin 5 şüpheli tutuklandı


    Serbest Görüş Haber Merkezi

    Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Savcısı Y.E.‘nin, makamında ölümle tehdit edilmesine ilişkin gözaltına alınan 8 şüpheliden 5’i tutuklandı, 3’ü adli kontrolle serbest bırakıldı.

    Bebeklerin özel hastanelere nakledilerek haksız kazanç sağlanmasına yönelik soruşturmayı yürüttüğü sırada Cumhuriyet savcısı Y.E.’nin makam odasında tehdit edilmesine ilişkin Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan 11 şüphelinin jandarmadaki işlemleri tamamlandı.

    Şüphelilerden 3 jandarma personeli işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, aralarında 2 avukatın da bulunduğu 8 zanlı Büyükçekmece Adliyesi’ne sevk edildi.

    Soruşturma kapsamında savcılıkta ifade işlemleri tamamlanan 8 şüpheliden 5’i tutuklama, 3’ü ise adli kontrol şartı talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

    Hakimlik, “özel hayatın gizliliğini ihlal etmek”, “birden fazla kişiyle tehdit”, “kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmeye teşebbüs”, “yargı görevini yapanı etkileme ve kişisel verileri aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak” suçlarından avukat Aylin Arslantatar, Mustafa Kemal Zengin, Baki Çelik, Yavuz Çelik ve Muhammed Emin Orhan‘ın tutuklanmasına, avukat M.G., İ.K. ve T.A.‘nın ise adli kontrol şartı ile serbest bırakılmasına karar verdi. (AA)

    Ne olmuştu?

    Bebeklerin özel hastanelere nakledilerek haksız kazanç sağlanmasına yönelik soruşturmayı yürüttüğü sırada Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Savcısı Y.E. ile 30 Ağustos’ta önce telefonla sonra da makamında görüşen avukat A.A, bazı şüphelilerin tahliyelerini gerçekleştirmezse savcıya yönelik suikast yapılacağı, ailesine zarar verilebileceği tehdidinde bulunmuştu.

    Bunun üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, savcının yakınlarına ve yaşadıkları yerlere ilişkin bilgilerin ne şekilde sızdırıldığına dair araştırma yapılmış, savcının odasına kayıt cihazı yerleştirilmişti.
    Avukat A.A’nın irtibatı tespit edilen M.K.Z’nin görüştüğü savcıyı açık şekilde ölümle tehdit etmesi kayıt altına alınmıştı. Yapılan incelemede, savcının kişisel ve ailevi bilgilerinin tehdit edilmeden önceki bir tarihte 3 jandarma personeli tarafından sistemden sorgulandığı anlaşılmıştı.

    Soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda 11 kişi gözaltına alınmıştı. Öte yandan, savcı Y.E’nin yürüttüğü, 112 Acil Çağrı Merkezi’nde çalışan kişilerle ortak hareket ederek, bebek acil hastalarını önceden anlaştıkları özel hastanelerin yeni doğan ünitelerine sevk edip haksız kazanç elde ettikleri belirlenen, aralarında doktor ve hemşirelerin de bulunduğu 22’si tutuklu 47 şüpheli hakkında hazırlanan fezleke, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmişti.

     


     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

  • Türkler yurt dışında eve yöneldi, sekiz ayda 40,5 milyar TL transfer edildi

    Türkler yurt dışında eve yöneldi, sekiz ayda 40,5 milyar TL transfer edildi


    Serbest Görüş Ekonomi

    Dünya yazarı Naki Bakır, Türklerin yatırım olarak yurt dışında gayrimenkule yöneldiğini belirterek, “Anılan dönemde­ki Merkez Bankası ortalama dö­viz kuru ile çevrildiğinde bu tutar 40,5 milyar TL’ye karşılık geliyor” dedi. 

    Gayrimenkul alımı için yurt dışına transfer edi­len dövizlerin yılın ilk sekiz ayı itibarıyla 1 miyar 377 milyon dolara ulaştığını aktaran Bakır, yazısında şunları söyledi:

    “Anılan dönemde­ki Merkez Bankası ortalama dö­viz kuru ile çevrildiğinde bu tutar 40,5 milyar TL’ye karşılık geliyor.

    Türkiye’de kredi faizlerinin aşırı yüksekliği nedeniyle or­ta gelir grubunun ikamet amaçlı konut alımlarında düşüş, ranti­ye kesiminin konut yatırımı ye­rine faizli enstrümanları tercih etmesi ve yabancıların alımları­nın hız kesmesi nedeniyle bir sü­redir konut sektöründe durgun­luk yaşanıyor. Buna karşılık üst gelir grubundaki “yatırımcı tip” yerli alıcıların gayrimenkul yatı­rımında 2023 başından bu yana giderek artan biçimde yurt dışı­na yöneldiği gözleniyor.

    2020 yılında 213 milyon do­lar olan gayrimenkul alımı için yurt dışına aktarılan döviz tu­tarı, 2021’de yüzde 74,2 artışla 371 milyon dolara, 2022’de yüz­de 69,3 artışla 628 milyon dolara, 2023 yılında ise yüzde 183,8’lik rekor artışla 1 milyar 782 milyon dolara ulaşmıştı. Bu yıl ilk sekiz aydaki ivmenin devam etmesi durumunda yılın tümünde de bu hacmin geçen yılki düzeylerde gerçekleşmesi bekleniyor.

    Merkez Bankası ödemeler den­gesi verilerine göre ocak-ağustos döneminde Türklerin yurt dışı gay­rimenkul yatırımları dolar bazında geçen yılın eş dönemine göre yüz­de 17,1 artarken, yabancıların Tür­kiye’deki gayrimenkul yatırımla­rı ise yüzde 23,3 azalarak 2 milyar 24 milyon dolara geriledi. Buna gö­re gayrimenkul alımı için dışarı çı­kan döviz, bu amaçla getirilen tu­tara yaklaştı. Geçen yıl ilk sekiz ay­da yabancıların gayrimenkul alımı için Türkiye’ye getirdikleri döviz­den Türklerin bu amaçla yurt dışı­na götürdükleri sermaye düşüldü­ğünde bu alanda 1 milyar 462 mil­yon dolar olan net giriş, bu yıl aynı dönemde 55,7 daha az olmak üzere 647 milyon dolarda kaldı.”

    Yazının tamamı için tıklayın

     

     

     

     

     

     

  • Borçka’da Tiyatro Festivali Rüzgarı

    Borçka’da Tiyatro Festivali Rüzgarı


    Kültür ve sanatın birleştirici ve dönüştürücü gücüyle, bin 250 kilometre uzaktaki iki belediye arasında bir sanat köprüsü kuruldu. Borçka’da bu yıl 3’ncüsü düzenlenen Borçka Tiyatro Festivali, Şişli Belediyesi’nin de desteği ile bugün başladı.

    Festivalin açılışında konuşan Borçka Belediye Başkanı Ercan Orhan, şu ifadeleri kullandı:

    “Her şey hayallerle başlıyor ve biliyorsunuz ben öğretmenim yıllar önce öğretmenlik mesleğine başlarken acaba Borçka’da bir tiyatro festivali yapabilir miyiz diye hep aklımdan geçerdi. Bu gün Borçka’da üçüncüsünü yapmanın gururunu birlikte yaşıyoruz. Biliyoruz ki tiyatro ekmek kadar, su kadar, hava kadar önemlidir insan yaşamında. Ne diyor; ‘Tiyatro yaşatır, tiyatro özgürleştirir, tiyatro güldürür, düşündürür.’ Biz de tam da bunu yapabilmek için Borçka’da 3 yıldır yapmış olduğumuz bu etkinliğe devam ediyoruz.

    Evet biliyorsunuz son zamanlarda biraz gündemde oldu ve o anlamda da teşekkür ediyorum. Okullarda yapılacak olan çocuk oyunları çok uygun bulunmadı okullarda yapılamıyor diye ama alanlarımız bitmedi arkadaşlar. biz bütün alanlarda belediyenin kamusal alanlarında ve Borçka sokaklarında tiyatro sergilemeye öğrencilerimizle çocuklarımızla gençlerimizle buluşturmaya devam edeceğiz. 8 gün süren bu etkinlik arkadaşlar biliyorsunuz Acarlar Meslek Yüksek Okulunda 19.30’da oyunlarla başlayacak ve söyleşimiz var ve hava şartları yüzünden bizim tesislerimizde yapacağız. 8 gün sürecek ve Borçka tiyatroya, sanata, kültüre doyacak.”

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kolik’te gözaltına alınan 4 kişi serbest

    Kolik’te gözaltına alınan 4 kişi serbest


    SEMSÛR – Aralarında DEM Parti İlçe Eşbaşkanı Sait Dilek’in de bulunduğu 4 kişi serbest bırakıldı. 

     

    Semsûr’un Kolik ilçesinde sabah saatlerinde yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan, aralarında Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ilçe Eşbaşkanı Sait Dilek’in de olduğu 4 kişi serbest bırakıldı. Kahta Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında yapılan baskınlarda Dilek’in yanı sıra DEM Parti üyeleri Sinan Süt, Nuri Karlı ve Hasan Şahin gözaltına alınarak ilçe emniyet müdürlüğüne götürüldü. 

     

    Emniyet işlemleri tamamlanması sonrası adliyeye sevk edilen 4 kişi “Örgüt propagandası yapmak” ile suçlandı. Savcılık tarafından adli kontrol talebi ile Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen 4 kişi, adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakıldı. 

     

     

     

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***