Yazar: SG

  • Bütçe açığı geçen yıla göre yüzde 110 arttı

    Bütçe açığı geçen yıla göre yüzde 110 arttı


    ANKARA – Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Eylül ayı bütçe gerçekleşme raporuna göre, merkezi yönetim bütçe açığı geçen yıla kıyasla yüzde 110 arttı. 

     

    Hazine ve Maliye Bakanlığı, Eylül ayı bütçe gerçekleşme raporunu yayınladı. Eylül ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 932,1 milyar TL olurken, bütçe gelirleri ise 831,6 milyar TL ve bütçe açığı 100,5 milyar TL oldu. Eylül ayında bütçe açığı 100 milyar 464 milyon TL oldu. 

     

    FAİZ HARCAMALARI 

     

    Merkezi yönetim bütçe giderleri Eylül ayı itibarıyla 932 milyar 68 milyon TL oldu. Faiz harcamaları 148 milyar 678 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 783 milyar 390 milyon TL olarak gerçekleşti. 2024 yılında merkezi yönetim bütçe giderleri için öngörülen 11 trilyon 89 milyar 37 milyon TL ödenekten Eylül ayında 932 milyar 68 milyon TL gider gerçekleştirildi. Geçen yılın aynı ayında ise 570 milyar 482 milyon TL harcama yapıldı.

     

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Mahkeme Nisêbîn’i yağmalayanları akladı!

    Mahkeme Nisêbîn’i yağmalayanları akladı!


    MÊRDÎN – Nisêbîn ilçesinde sokağa çıkma yasağı döneminde yaşanan yağma ve hırsızlık nedeniyle yargılanan emniyet müdürleri hakkında beraat kararı verildi. 3 isme sadece “rüşvet” suçundan ceza verildi. 

     

    Mêrdîn’in Nisêbîn (Nusaybin) ilçesinde 14 Mart 2016’da ilan edilen sokağa çıkma yasağı döneminde yaşanan hırsızlık ve yağma olaylarına dair açılan davanın duruşması Mardin 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Dönemin İlçe Emniyet Müdürü Kadir Şen, Müdür Yardımcısı Ahmet Tuğcu, TEM Şube Amiri Ünal Uyar, polis memurları Mahmut Öztekin ve Müslüm Bozkurt, yıkım işlerinin verildiği firma sahibi Mahmut Çomoğlu, firma çalışanı Arif Kara, polisler ile yurttaşlar arasında aracılık yaptığı belirtilen Abdülkerim Sezişli’nin tutuksuz yargılandığı davada karar çıktı.  

     

    “Rüşvet almak ve vermek”, “İcbar suretiyle irtikap” ve “Tehdit, denetim görevini ihmal ederek zimmet veya irtikaba neden olmak” suçlamalarıyla yargılanan bazı sanıklar, bulundukları kentlerden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katıldı. Bazı sanık avukatları da duruşmada hazır bulundu. 

     

    BERAAT VE CEZA 

     

    Savcı, bazı isimler hakkında beraat, bazıları hakkında ise ceza talep etti. Mahkeme, dönemin İlçe Emniyet Müdürü Kadir Şen, Müdür Yardımcısı Ahmet Tuğcu, TEM Şube Amiri Ünal Uyar hakkında beraat kararı verdi. 

     

    İlçede yıkım işinin verildiği müteahhit Mahmut Çomoğlu hakkındaki suçlamalar, hayatını kaybetmesi nedeniyle düşürüldü. Fırat Abdulkerim Sezişli hakkında da beraat kararı verdi. 

     

    Polisler Mahmut Öztekin ve Müslüm Bozkurt hakkında “rüşvet alma” suçundan 3 yıl 4 ay, firma çalışanı Arif Kara’ya da “rüşvet verme” suçlamasıyla 3 yıl 4 ay hapis cezası verildi. 

     

    DAVA HAKKINDA 

     

    Mêrdîn’in Nisêbîn ilçesinde 2016 yılında ilan edilen ve aylarca devam eden sokağa çıkma yasağı döneminde evlere girerek, değerli eşyaları yağmalayan kişiler hakkında, yurttaşların şikayeti üzerine soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma kapsamında, dönemin İlçe Emniyet Müdürü Kadir Şen, dönemin İlçe Emniyet Müdür Yardımcısı Ahmet Tuğcu, dönemin TEM Şube Amiri Ünal Uyar, polisler Mahmut Öztekin ve Müslüm Bozkurt, ilçede yıkım işinin verildiği müteahhit Mahmut Çomoğlu, firma çalışanı Arif Kara ve Fırat Abdulkerim Sezişli hakkında dava açılmıştı. 

     

    İlçede yaşanan yağma olayları nedeniyle yargılandığı bir başka davada 22 yıl hapis cezası verilen ve “kaçma şüphesi olmadığı” gerekçesiyle tahliye edilen dönemin TEM Amiri Ünal Uyar’ın yurt dışına kaçtığı tespit edilmişti.

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • DEM Parti’den CHP’ye “çözüm süreci” çağrısı: Gelin 1921 Anayasası’nı aşacak bir çaba içinde olalım

    DEM Parti’den CHP’ye “çözüm süreci” çağrısı: Gelin 1921 Anayasası’nı aşacak bir çaba içinde olalım


    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup toplantısında konuştu.

    Son günlerde giderek artan ‘yeni çözüm süreci’ ve ‘yeni Anayasa’ tartışmalarına değinen Bakırhan, “Kürt kiminle konuşur, kiminle oturur, kimin eline tutar kendisi karar verir. Kaldı ki kimseyle oturduğumuz, konuştuğumuz, kapılı kapılar arkasında bir şey çevirdiğimiz yok. Dolayısıyla en başında ‘Kürtler iktidarla anlaştı’ diyenler oluşabilecek diyalog zeminleri önüne bariyer koyarak bu ülkenin çözümsüz bir şekilde bu biçimde devam etmesini istiyorlar” dedi.

    CHP’ye çağrı yaparak konuşmasını sonlandıran Bakırhan, “Gelin, bugün ilk Meclis’in ruhunu, 1921 Anayasası’nı aşacak bir çaba içinde olalım. Ana muhalefet partisine büyük görev düşüyor. Çözümün yanında yer almalıdır” ifadelerini kullandı.

    Bakırhan’ın konuşması şöyle:

    Bu ülke milliyetçilik yapan ama çürümeye göz yumanların ülkesi değil. Bu emin olun yaşadığımız, bizim olan bu ülkenin demokrasiyle buluşması için, bu çürümenin önlenmesi için elimizden gelen bütün mücadeleyi çabayı ortaya koyacağız.

    “KÜRT KİMİN ELİNİ TUTACAĞINA KENDİSİ KARAR VERİR”

    Kürt meselesinde hafif bir tartışma olduğu zaman, kimileri bir düşünce beyan ettiği zaman hemen bir koro hep bir ağızdan ‘Kürtler iktidarla anlaştı’ der dururlar. Artık bu durumdan Türkiye’yi kurtarmak gerekiyor. Bu bir siyaset değildir. Bu başkası yerine konuşmaktır. Kürt kiminle konuşur, kiminle oturur, kimin eline tutar kendisi karar verir. Kaldı ki kimseyle oturduğumuz, konuştuğumuz, kapılı kapılar arkasında bir şey çevirdiğimiz yok. Dolayısıyla en başında ‘Kürtler iktidarla anlaştı’ diyenler oluşabilecek diyalog zeminleri önüne bariyer koyarak bu ülkenin çözümsüz bir şekilde bu biçimde devam etmesini istiyorlar.

    Serbest Görüş:

    “CHP, ÇÖZÜMÜN YANINDA YER ALMALIDIR”

    Gelin, bugün ilk Meclis’in ruhunu, 1921 Anayasası’nı aşacak bir çaba içinde olalım. Demokratik, laik adil bir cumhuriyet çağrısını biz de yineliyoruz. Ana muhalefet partisine büyük görev düşüyor. CHP, statükoya sığınmayan, çözüm karşıtı bir yere savrulmadan Kürt sorunu başta olmak üzere ülkenin temel meselelerinin demokratik bir şekilde çözülmesi için bir yerde durmalıdır. Çözümün yanında yer almalıdır.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bakan Kurum: “2053 Net Sıfır Emisyon Hedefimize Kararlılıkla İlerliyoruz”

    Bakan Kurum: “2053 Net Sıfır Emisyon Hedefimize Kararlılıkla İlerliyoruz”


    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ev sahipliğinde düzenlenen Dünya Odalar Federasyonu (WCF) Avrupa ve Asya Zirvesi’ne katıldı. Bakan Kurum, programda yaptığı konuşmada iklim değişikliği konusuna karşı alınacak aksiyonlardan bahsetti. Kurum, ‘‘Türkiye insanlığı bekleyen tehlikelerde, başını kuma gömenlerden, sorunları görmezden gelenlerden olmamıştır. İklim politikalarını belirlerken açıklık, şeffaflık, katılımcı bir anlayış benimsedik’’ diye konuştu.

    2022 yılındaki İklim Şurası’nda yeni döneme ilişkin yol haritasının belirlendiğini hatırlatan Bakan Kurum, ‘‘Bilim insanlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla, kamu kurum kuruluşlarımızla, özel sektörümüzle yeni bir yol haritası çizdik. Burada alınan kararlar doğrultusunda Ulusal Katkı beyanımızı, İklim Kanunumuzu, uzun dönem stratejimizi oluşturduk’’ dedi.

    İklim değişikliği ile mücadele konusunda özel sektöre büyük önem verildiğini belirten Bakan Kurum, ‘‘Özel sektör hammadde demektir, üretim demektir, tüketim demektir. Her üretim ve tüketim süreci de iklimi doğrudan etkilemektedir. Örneğin; sera gazları çoğunlukla enerji üretiminden kaynaklanır. Çimento, demir çelik gibi fosil yakıtların kullanıldığı sektörler doğrudan iklimle ilişkilidir. Tarımdan kaynaklanan emisyonlar gıda politikalarımızı etkiler. Ormanlarımızın kullanımı, yutak alanlarının arttırılması açısından iklim siyasetimizde önemli bir yer tutar’’ şeklinde konuştu.

    “2053 NET SIFIR EMİSYON HEDEFİMİZE ULAŞMAKTA KARARLIYIZ”

    Net sıfır emisyon hedefinden de bahseden Bakan Kurum, ‘‘2053 net sıfır emisyon hedefimize en hızlı şekilde ulaşarak gerçekleştirmekte kararlıyız. Bu yolda; Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde başlattığımız, 7 yılda 7 kıtada iz bırakan Sıfır Atık Hareketimizle; daha temiz bir dünya için çalışıyoruz. Ulusal Depozito Yönetim Sistemi’ni de hayata geçirerek; 2035 yılında ülkemizdeki geri kazanım oranımızı yüzde 60’a yükseltmeyi hedefliyoruz’’ ifadelerini kullandı.

    “ATIK SULARIN YENİDEN KULLANIM ORANINI 2030’DA YÜZDE 15’E ÇIKARMAYI HEDEFLİYORUZ”

    Atıksu yönetiminde yenilikçi uygulamaları hayata geçireceklerini de ifade eden Bakan Kurum, ‘‘Ülkemizde 2018 yılında yüzde 1,2 olan arıtılmış atık suların yeniden kullanım oranını yüzde 5,5’e çıkardık, 2030 yılında ise yüzde 15’e çıkarmayı hedefliyoruz’’ diye konuştu.

    Son 22 yılda sosyal konut ve kentsel dönüşüm çalışmalarıyla üretilen 3.3 milyon konutun çevreye saygılı ve sıfır atık uyumlu olacak şekilde inşa edildiğini aktaran Bakan Kurum, ‘‘Bugün deprem bölgesinde de 452 bin yeni konut ve işyerimizi iklim değişikliğine uyumlu şekilde inşa etmeye devam ediyoruz. Enerji verimliliğini, hava, su ve toprak için sıfır kirlilik prensibiyle çalışan tesislerimize, “Sanayide Yeşil Dönüşüm Belgesi” düzenliyoruz. Bu belgeyi alan tesislerin, çevre yatırım fonlarından faydalanmaları için gerekli tüm adımları atıyoruz. Sanayi sektöründe, Düşük Karbonlu Yol Haritalarımızla; 2053 yılına kadar alüminyum sektöründe yüzde 75, çelik sektöründe yüzde 99, çimento sektöründe yüzde 93 emisyon azaltımı sağlayacağız, gübre sektöründe ise sıfır emisyona ulaşacağız’’ açıklamasında bulundu.

    “ENERJİ SEKTÖRÜNDE, TOPLAM ELEKTRİK KURULU GÜCÜ İÇERİSİNDEKİ YENİLENEBİLİR ENERJİNİN PAYINI 2035’TE YÜZDE 65’E YÜKSELTECEĞİZ”

    Bakan Kurum sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Enerji sektöründe, toplam elektrik kurulu gücü içerisindeki yenilenebilir enerjinin payını 2035’te yüzde 65’e yükselteceğiz. Ülkemizde yeni uygulanmaya başlayacak Emisyon Ticaret Sistemi ve karbon kredileriyle ilgili düzenlemeleri yapıyoruz. İşletmelerin sera gazı emisyon izni almalarını zorunlu hale getiriyoruz. Bu sistemden elde edilen geliri, kamu eliyle tekrar özel sektöre aktaracağız. Ulusal Yeşil Taksonomi mevzuatını hazırlayacağız. Bu sayede özel sektörümüzün, esnek finansal yapılara daha kolay erişmesini sağlayacağız. Orta Vadeli Programımızda belirttiğimiz; Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planını süratle uygulayacağız. Afetler başta olmak üzere tedarik zincirinde kırılmalara neden olabilecek risklere karşı sektörel dayanıklılık stratejilerimizi geliştireceğiz. Özel sektörümüzü, her açıdan desteklemeye, şirketlerimizin yanında dimdik durmaya devam edeceğiz.”

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Gazeteciler davası: Adli kontrol şartı kaldırıldı, yeni soruşturma açıldı

    Gazeteciler davası: Adli kontrol şartı kaldırıldı, yeni soruşturma açıldı


    İSTANBUL – Gazeteciler Esra Solin Dal, Mehmet Aslan ve Erdoğan Alayumat’ın yargılandığı davada, adli kontrol şartı kaldırıldı. Aslan ve Alayumat hakkında yeni soruşturma başlatıldı. 

     

    Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri Esra Solin Dal, Mehmet Aslan ve Gazeteci Erdoğan Alayumat hakkında “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi 25’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Aslan, duruşmaya Ankara’dan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken diğer gazeteciler ve avukatları duruşmada hazır bulundu. 

     

    Hakkındaki iddialara karşı savunma yapan Aslan, iddianamenin yaptığı haberlerden oluştuğunu ifade ederek, “Dosyada benimle ilgili suçlama konusu yapılan 41 haber var. Bu haberlerin büyük kısmı ya belge ya da söyleşidir. Gazetecinin çok yorumu olmaz, bizde de yok. Ancak fezlekede özellikle PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit ve İmralı ile ilgili haberler suç olarak yazılmış. Orada asıl suç olan PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın ailesiyle görüşmemesidir. Çünkü Öcalan’dan yaklaşık olarak 4 yıldır haber alınamıyor” dedi. 

     

    ‘GAZETECİLİK FAALİYETLERİMİZ ÜZERİNDEN SUÇLANIYORUZ’

     

    Kendisine yönelik benzer suçlamaların daha önce de yapıldığını vurgulayan Aslan, “Biz özgür basın çalışanları olarak hiç kimseden herhangi bir baskı ve talimat almadan kendi isteğimizle haberlerimizi yapıyoruz. Haberlerimiz açık hepsinin altında imzamız da var. Anayasaya, kanunlarına uygun şekilde basın faaliyetleri çerçevesinde yaptığımız gazetecilik faaliyetlerimiz üzerinden suçlanıyoruz. Buna benzer suçlamalar daha önce de oldu ve beraat ettim. Bana yönelik suçlamaları kabul etmiyorum” ifadelerini kullandı. 

     

    Aslan’ın avukatı Şevin Kaya, müvekkili hakkındaki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını istedi. 

     

    ‘HABERLERİMİ YAPMAYA DEVAM EDECEĞİM’

     

    Hakkındaki iddialara ilişkin savunma yapan gazeteci Esra Solin Dal, gazetecilik faaliyetlerinden dolayı yargılandığını ifade ederek, “Kadın cinayetlerine dair haberlerim suçlama konusu yapılmış. Ama burada her gün kadın cinayetleri yaşanmaya devam ediyor. Onlara dair haberler yapmaya devam edeceğim ve bu suç değildir. Yine SMA’lı olan binlerce çocuk var. Ve o ailelerle görüşmem ve onları haberleştirmem suçlama konusu yapılmış. Buna ilişkin telefon konuşmalarım suçlama yapılmış” diye konuştu. 

     

    ‘ABDULLAH ÖCALAN ÇÖZÜMDE KİLİT ROLDÜR’

     

    Çeşitli alanlarda çok sayıda habere imza attığının altını çizen Dal, “Kadın cinayetleri, ekoloji gibi binlerce haberim var. Ama ne hikmetse sadece 65 haberim suçlama konusu yapılmış. Nedeni de haberlerin PKK Lideri Abdullah Öcalan ile ilgili olmasıdır. Biliyorsunuz, PKK Lideri Abdullah Öcalan, Kürt sorununun çözümünde kilit roldedir. Bu haberleri yapan kişiler suçlu olmaz, tam tersine gazetecilik başarısıdır. Dediğim gibi ben bir gazeteciyim herkesi arayabilirim. Haberlerim imzalıdır ve açıktır” şeklinde konuştu.  

     

    ‘SÖZDE DEĞİL ÖZDE TECRİT’

     

    Dal’ın avukatı Şükrü Alpsoy iddianamede konunun tamamen tecrit olduğunu belirterek, iddianamede “sözde tecrit” denildiğini vurgulayarak, “Ancak bu özde bir tecrittir. 4 yıldır ailesi ile görüştürülmeyen biri var. Kürt sorunun en önemli aktörü Abdullah Öcalan’a dair haberler yapılmıyorsa orada özgür basın yoktur” dedi. 

     

    Alpsoy, müvekkili hakkındaki adli kontrol şartının kaldırılmasını istedi.

     

    ‘SADECE BEN YAPMIYORUM’

     

    Gazetecilerin kamu yararını gözeterek haber yapmaya dair basın meslek etiğine işaret eden gazeteci Erdoğan Alayumat, gazetecilerin halka karşı sorumlu olduğunu belirtti. İddianamede geçen tecrit konulu haberleri kendisinin yaptığını söyleyen Alayumat, “Abdullah Öcalan ve tecrit geçtiği için bu dava açıldı. Ancak ben çok sayıda farklı haberler yaptım. Bunun dışında Abdullah Öcalan ile ilgili haberleri sadece ben yapmıyorum. Örneğin Mehmet Ali Birand, Fatih Altay gibi isimler birebir yüz yüze Abdullah Öcalan ile görüştü. Doğu Perinçek onunla görüşüp bunu kitaplaştırmıştır. Yine Çözüm Süreci’nde de onunla görüştü. Bir devlet yetkilisi olan Bülent Arınç, ‘Abdullah Öcalan Kürtlerin lideridir’ demişti. Bunların hepsi arşivlerde mevcuttur” diye belirtti. 

     

    ‘İMRALI’DA SIRAYA GİRERLER’

     

    Alayumat, şöyle devam etti: “Benim olmayan, altında imzam olmayan bazı haberler benimmiş gibi gösterilmiş. Son olarak Türkiye’de T24, Demirören Haber Ajansı (DHA) bugünlerde bile Abdullah Öcalan’la ilgili haber yapıyorlar. Bunlara herhangi bir soruşturma yapılmış mı, yok. Bu haberlerim suç konusu değil. Bugün İmralı kapıları açıldığında dünyadaki bütün gazeteciler İmralı’da sıraya girer. Bu yüzden mesleğimizi yaptık, faaliyetlerimiz de suç değildir.”

     

    Alayumat’ın avukatı Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Hukuk Biriminden Emine Hasar, haberlerin suç unsuru oluşturmadığını belirtti.

     

    ‘ÖCALAN İLE İLGİLİ HABER YAPMAK SUÇ DEĞİL’

     

    MLSA Eş Direktörü Veysel Ok, soruşturma aşamasının hukuksuzluk olduğunu belirterek, şöyle devam etti: “İddianame sakattır, hukuki metin değildir. Anayasa Mahkemesi bir kararında ‘Sadece yazıları dolayısıyla kimse suçlanamaz’ yazıyor. Savcılık, sadece Öcalan ve tecrit haberleri görüp hakim önüne koymuşlar. Burada hakime algı yapılıyor. Sanki sadece Öcalan üzerine haber yapılmış gibi gösteriliyor. Erdoğan her alanda haber yapıyor. Ki Öcalan ile ilgili haberler yapmakta suç değil.”

     

    ‘ÖCALAN’LA HABER YAPMAM DİYEN GAZETECİLİĞİ BIRAKSIN’

     

    Ok, savunmasını şöyle tamamladı: “Seversiniz sevmezsiniz Abdullah Öcalan haber değeri yok mudur, elbette vardır. Eğer ‘Abdullah Öcalan ile haber yapmam’ diyen biri varsa gazeteciliği bıraksın gitsin. Yine tecridin kelime anlamı soyutlama demektir. Öcalan dış dünyadan soyutlanmamış mı? Ben eminim, Öcalan ve devlet konuşursa herkes gider ne konuştu diye bakar. Son dönemlerde açın haberleri A haber bile Öcalan’dan bahsediyor. Ama niye savcı onlar için soruşturma yapmıyor. Bu yüzden bunlar suçlama konusu yapılamaz.”

     

    2 GAZETCİ HAKKINDA YENİ SORUŞTURMA

     

    Savunmaların ardından mahkeme, tüm gazeteciler hakkında uygulanan adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına karar verdi. 

     

    Mahkeme, Alayumat ve Aslan hakkında “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla yeni bir soruşturma açıldığını ve gizlilik kararı bulunan dosyanın sonucunun beklenmesine karar vererek, duruşmayı 11 Şubat 2025’e erteledi.

     

    Mahkeme, dosyayı erteleme kararında belirttiği gerekçe ile gazeteciler Aslan ve Alayumat, kendileri hakkında yeni bir soruşturma açıldığını öğrendi. 

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Arkadaşlarımızı tehditle, baskıyla yıldırmaya çalışan bir yönetimle karşı karşıyayız

    Arkadaşlarımızı tehditle, baskıyla yıldırmaya çalışan bir yönetimle karşı karşıyayız


    Serbest Görüş Haber Merkezi

    Öz Büro İş Sendikası’nın Sarar giyim mağazasında başlattığı grev, 47. gününde İstanbul’da Mall of AVM’deki mağazasında devam etti. Sendikanın Genel Başkanı Baki Gülbaba, “Çalışanların banka promosyonuna bile göz diken zihniyete karşı hakkımızı almak için direneceğiz” dedi.

    Öz Büro İş Sendikası’nın Sarar Mağazaları’nda başlattığı grev, 47. gününde İstanbul’a taşındı. Mall of İstanbul AVM’deki Sarar mağazasında yapılan eyleme çok sayıda işçi ile sendikanın Genel Başkanı Baki Gülbaba da katıldı.

    “Değil 47 gün, yıllar da sürse biz yolumuzdan dönmeyeceğiz” diyen Gülbaba, şunları söyledi:

    “Güçlünün değil, haklının ve emekçinin yanında olacağız. Biz, emeğin savunucusu bir sendikayız ve emeğin yüzü gülünceye kadar durmayacağız. İsteğimiz, Sarar emekçilerinin haklarını alması ve maaşlarının artık asgari ücret seviyesinden koparılmasıdır. Öz Büro İş Sendikası, emeğin ve emekçinin yanında olmaya devam edecektir. 47 günden bu yana emekçiler mücadele veriyor. Ders niteliğinde bir grev yapıyoruz ve sonuca da ulaşacağımızın bilinmesini istiyoruz. Bu grev hak grevidir. Emekçi arkadaşlarımızı tehditle, baskıyla yıldırmaya çalışan bir yönetimle karşı karşıyayız. Derhal bu psikolojiden çıkılması gerekiyor. Biz emekçiler adına oturup görüşmeye hazırız. Yapılan bu baskıları reddediyoruz.

    “Hakkımız olan toplu iş sözleşmesini alacağız”

    Sendikal ruhumuz ve karakterimizle buradayız. Çalışanların banka promosyonuna bile göz diken zihniyete karşı hakkımızı almak için direneceğiz. Sarar emekçileri, emeklerinin karşılığını almak ve yaşam standartlarını yükseltmek için iyi niyetleriyle buradalar. 2024 yılının ocak ayından bu yana Sarar emekçileri toplu iş sözleşmesini bekliyorlar. Eğer hâlâ bu yanlış tutum devam edecekse biz durmayacağız. Öz Büro İş Sendikası olarak bu grevi sürdürmeye devam edeceğiz. Sarar emekçilerinin mağdur edilmesine izin vermeyeceğiz. Hakkımız olan toplu iş sözleşmesini alacağız.” (ANKA)




     

     

     

  • Bir kuruşu bile bütçeye girmeyecek!

    Bir kuruşu bile bütçeye girmeyecek!


    Serbest Görüş Ekonomi

    Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Meclis’e sunulan savunma sanayi katkı payı teklifine ilişkin konuştu. Şimşek, “Bu paket tamamen Savunma Sanayi Fonu’na gidecek. Bütçe açıklığını azaltmak için yapılmış bir paket değil” dedi.

    Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, canlı yayında NTV Ankara Temsilcisi Ahmet Ergen’in sorularını yanıtladı.

    Yüz bin lira üzerinde kredi kartı limiti bulunanlardan yıllık 750 lira Savunma Sanayii Destekleme Fonu kesintisi öngören kanun teklifinin TBMM Başkanlığı’na sunulması, tartışmaları beraberinde getirmişti.

    Meclis’e sunulan savunma sanayi katkı payı teklifine ilişkin konuşan Şimşek, şunları söyledi:

    “Zor bir coğrafyadayız, caydırıcılık gücünü artırmalıyız. Savunma projelerine kaynak gerekiyor. Savunma Sanayi fonunda ciddi şekilde para veriyoruz. Bu sene 165 milyara çıkarttık. Birçok yerden öneri alındı. Ekonomi Kurmayları ile çalışıldı. Tartışmalara saygılıyız. Parti grubumuz bazı konuları tekrar değerlendirebilir. 

    Bu paket tamamen savunmaya kaynak için hazırlandı. Bu paket tamamen Savunma Sanayi Fonu’na gidecek. Bütçe açıklığını azaltmak için yapılmış bir paket değil. Bu konuda milletimizin hiçbir endişesi olmasın. Paketin bir kuruşu bile bütçeye girmeyecek. Savunma sanayi bizim için çok önemli. Bu fona Hazine’nin herhangi bir müdahalesi yok.

    Eleştirilere kulaklarımızı tıkayamayız. Gelen değerlendirmeleri Meclis dikkate alır. Ben de bütçe dışı fonları ilkesel olarak doğru bulmuyorum. Ama bazı fonlar ihtiyaç.” 

     

     

     

     

  • 5 askerin yargılandığı davada ATK raporu beklenecek

    5 askerin yargılandığı davada ATK raporu beklenecek


    MÊRDÎN – Nisêbîn ilçesinde tesisatçı Yusuf Akın’ın öldürülmesine dair 5 asker hakkında yeniden görülen davanın duruşmasında, ATK raporunun beklenmesine karar verildi. 

     

    Mêrdîn’in Nisêbîn (Nusaybin) ilçesine bağlı Deyrcem kırsal mahallesinde 20 Aralık 2011’deki askeri operasyon sırasında tesisatçı Yusuf Akın’ın öldürülmesi ve Mehmet Eren’in yaralanmasına dair 5 askerin yargılanması sürüyor. Yerel mahkemenin verdiği beraat kararının Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından “yaşam hakkının ihlal edildiği” gerekçesiyle bozulmasının ardından yeniden başlayan davanın 7’nci duruşma görüldü. Mardin 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuksuz yargılanan askerler Kadir Engin O., Şenol T., Bahattin Y., Yusuf Ertuğrul K. ve Doğan G. katılmadı. Avukatlar da mazeret bildirerek duruşmaya katılmadı. İnsan Hakları Derneği (İHD) Mêrdîn Şubesi’nden avukat Erdal Kuzu, duruşmada hazır bulundu. 

     

    ADLİ KONTROL TEDBİRİ TALEBİNE RET

     

    Duruşmada, gelen evraklar okundu. 13 yıl aradan sonra yapılan keşfe dair dosyaların İstanbul Adli Tıp Kurumu’na (ATK) gönderildiği, ancak henüz rapora dair dönüş olmadığı belirtildi. 

     

    Av. Kuzu, raporun hazırlanması için ATK’ye müzekkere yazılmasını istedi. Kuzu, AYM kararının dikkate alınarak, sanıklar hakkında adli tedbir kararlarının uygulanmasına karar verilmesini istedi. 

     

    Savcı, eksik hususların giderilmesini, sanıklar hakkında adli tedbir kararlarının uygulanması talebinin reddedilmesini istedi. Savcı, ayrıca mütalaa için raporun beklenilmesini talep etti. 

     

    Mahkeme, ATK’den raporun akıbetinin sorulmasına, sanıklar hakkında adli tedbir kararı talebinin reddine karar verdi. Bir sonraki duruşma 28 Ocak 2025 tarihine ertelendi.

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Adana’da dört el bombası ve 80 silah yakalandı

    Adana’da dört el bombası ve 80 silah yakalandı


    Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 7-13 Ekim’de ilçe genelindeki operasyon ve denetimler kapsamında çok sayıda ev, iş yeri ve aracı aradı.

    Çalışmalarda yasa dışı yollarla temin edildiği belirlenen ikisi kalaşnikof 32 tüfek, 43 tabanca, beş kurusıkı tabanca, bu silahlara ait çok sayıda mermi ve kartuş, dört el bombası, 289 uyuşturucu hap, Hint keneviri ve hassas terazi ele geçirildi.

    Çalıntı olduğu tespit edilen beş motosiklete de el kondu.

    Suç aletleriyle ilgili gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı.

    Denetimlerde farklı suçlardan aranan 278 kişi de yakalandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Google, Kairos Power ile nükleer enerji anlaşması yaptı

    Google, Kairos Power ile nükleer enerji anlaşması yaptı


    Google, Kairos Power tarafından geliştirilecek çok sayıda küçük modüler reaktörden nükleer enerji satın almak için dünyanın ilk kurumsal anlaşmasını imzaladığı bildirildi.

    Şirket açıklamasında Google’ın yeni nesil gelişmiş temiz teknolojiler de dahil temiz enerji çözümlerinin hızlandırılmasında önemli bir rol oynadığı vurgulandı.

    Anlaşmayla Kairos Power’ın ilk küçük modüler reaktörünün 2030’a kadar hızlı ve güvenli şekilde devreye girmesinin ve ardından 2035 yılına kadar ek reaktör konuşlandırılmasının amaçladığı kaydedildi.

    Anlaşmayla ABD elektrik şebekelerine 500 megavata kadar karbonsuz enerji sağlanacağı aktarıldı.

    Yapay zeka teknolojilerini desteklemek için yeni elektrik kaynaklarına ihtiyaç olduğu vurgulandığı açıklamada nükleer çözümlerin elektrik talebinin güvenilir şekilde karşılanmasına yardımcı olacak temiz ve kesintisiz bir enerji kaynağı sunduğu ifade edildi.

    Yapay zeka da kirletiyor

    Temmuzda Google, yapay zekayla artan enerji talebi nedeniyle sera gazı emisyonunun geçen yıl, 2019’a kıyasla yüzde 48 arttığını açıklamış ve ‘Net sıfır emisyon’ hedefinde artık ‘ciddi belirsizlik’ olduğunu açıklamıştı.

    YZ eğitim modellerinin büyük bölümü fosil yakıtla çalışıyor. Uzmanlar, temiz enerji yetersizliğinin enerji kullanıcılarını fosil yakıtlara yönlendirdiğini söylüyor.

    Dünya enerji gözlemcisi IAE’ye göre, yenilebilir enerji üretiminin son 20 yılın en yüksek seviyesinde olması yanıltıcı, çünkü 2030’a kadar üretim sadece ikiye katlanacak.

    Dolayısıyla YZ’nin enerji açlığını karşılayabilmek için teknoloji şirketleri yeni yenilebilir enerji projelerine yatırım yapmalı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***