Yazar: SG

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan Ürdünlü Bakan ile Görüştü

    Cumhurbaşkanı Erdoğan Ürdünlü Bakan ile Görüştü


    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ürdün Dışişleri Bakanı es-Safedi ile bir araya geldi. Görüşmede Orta Doğu’daki durum ele alındı.


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi ile görüştü.

    Beştepe’de yapılan görüşmede Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da yer aldı.


    Etiketler

    Recep Tayyip Erdoğan


    Ürdün

    Her Gün Yapılan Bu 4 Alışkanlık Böbrekleri Resmen Bitiriyor: Diyalizin Kapısını Aralıyor
    Her Gün Yapılan Bu 4 Alışkanlık Böbrekleri Resmen Bitiriyor: Diyalizin Kapısını Aralıyor

    DEM Partili Sırrı Süreyya Önder'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Teşekkür
    DEM Partili Sırrı Süreyya Önder’den Cumhurbaşkanına Teşekkür

    'Çözüm Süreci' Tartışmaları Sürerken... DEM Parti'den Dikkat Çeken Ziyaret! Selahattin Demirtaş ile Görüşülecek
    DEM Parti’den Dikkat Çeken Ziyaret! Yarın Gerçekleşecek

    Ünlü Makarna Markası İçin Korkutan Uyarı: Bütün Ürünleri Acil Geri Çağrıldı
    Ünlü Makarna Markası İçin Korkutan Uyarı: Bütün Ürünleri Acil Geri Çağrıldı

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İtalya’da İsrail Karşılaşması Öncesi Filistin Protestosu

    İtalya’da İsrail Karşılaşması Öncesi Filistin Protestosu


    İtalya’da, UEFA Uluslar A Ligi 2. Grup’ta İtalya ile İsrail milli futbol takımları arasında oynanan maç öncesi, Filistin’e destek yürüyüşü gerçekleştirildi.

    Ev sahibi İtalya’nın, İsrail’i Udine kentinde ağırladığı ve 4-1 yendiği müsabaka, protesto yürüyüşü ve geniş güvenlik önlemleri eşliğinde yapıldı.

    Maç öncesinde Udine şehir merkezindeki Repubblica Meydanı’nda toplanan binlerce kişi, İsrail’in Gazze’deki soykırımına ve Lübnan’da devam eden saldırılarına tepki gösterdi.

    Yürüyüşte, göstericiler ellerindeki Filistin bayrakları ve “Özgür Filistin”, “Soykırım dursun”, “İtalya-İsrail maç sonucu=İnsanlığın yenilgisi” yazılı dövizlerle İsrail milli takımını protesto etti.

    Organizatörler, yürüyüşe yaklaşık 3 bin kişinin katıldığını belirtti. Yürüyüş olaysız şekilde sona erdi.

    Diğer yandan, İtalyan güvenlik güçlerinin, maçın oynandığı Bluenergy Stadı’nda ve çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldığı bildirildi.

    İtalyan polisinin, stada gelen her araç ve kişiyi terörle mücadele çerçevesinde uygulanan sıkı kontrollerden geçirerek içeri aldığı kaydedildi.

    Bu arada, İtalya-İsrail maçının başında ulusal marşlar okunurken, Bluenergy Stadı’nda bazı İtalyan taraftarların, İsrail marşını ıslıkladığı, bazılarının ise alkışla karşılık verdiği görüldü.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan’ın inkar ettiği anadil yasakları sürüyor

    Erdoğan’ın inkar ettiği anadil yasakları sürüyor


    AMED – Farklı halklardan milyonlarca çocuğun anadilde eğitimden mahrum bırakılması ve Kürtçeye dönük yasaklar, Erdoğan’ın “anadil” çıkışının aksini gösteriyor. MED-DER Eşbaşkanı Remzi Azizoğlu, “Doğru söylüyor ama inanan kalmadı” dedi.  

     

    AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dün Beştepe’de katıldığı bir törende, “İrticacı, takunyalı, tarikatçı, cemaatçi, laik-antilaik, ilerici-gerici diyerek insanlarımızı birbirine düşürmeye çalıştılar. Sırf inancını özgürce yaşamak istediği için sırf anasının dilini konuştuğu için milyonlarca vatandaşımız ötekileştirildi, ötelendi, maalesef haksızlığa ve hukuksuzluğa maruz bırakıldı” açıklamasında bulundu. 

     

    Erdoğan’ın “anadil” açıklamaları, son dönemlerde Kürtçeye dönük yasakları gündeme getirdi. Erdoğan’ın açıklamalarının aksine, yaşamın her alanında Kürtçeye dönük tahammülsüzlük devam ediyor. Son 7 ayda Kürtçe uyarı yazılarının silinmesinden konser yasaklarına, şarkılardan ders vermeye en az 22 engel ve yasak yaşandı. 

     

    Wan, Mêrdin, Amed ve Êlih başta olmak üzere birçok kentte, yaya geçitlerine yazılan “Pêşî Peya /Önce Yaya”  uyarı yazıları silindi. Sêrt başta olmak üzere birçok kentte de Kürtçe müzikler eşliğinde halay çekenler ya gözaltına alındı ya da tutuklandı. 

     

    24 Eylül’de Amed’te Mezopotamya Dil ve Kültür Araştırma Derneği (MED-DER), Payîz Pirtûk ile Anka Dil ve Sanat Eğitim Kooperatifi’ne eş zamanlı baskın düzenlendi. Ayrıca buralarda Kürtçe dersler veren eğitimcilerin de olduğu 30 kişi gözaltına alındı. 29 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, MED-DER eski Eşbaşkanı Rıfat Ronî ise tutuklandı.

     

    30 Eylül’de Amed Büyükşehir Belediyesi’nin Şêx Seîd Meydanı’nda düzenlediği etkinlikte sahne alan Koma Hevra üyeleri, Kürtçe şarkı söyledikleri gerekçesiyle ertesi gün gözaltına alındı. 

     

    ‘KÜRTÇE RESMİ DİL OLSUN’

     

    MED-DER Eşbaşkanı Remzi Azizoğlu, Kürtçe yasakları ve Erdoğan’ın açıklamalarını değerlendirdi. Erdoğan’ın “dilini konuştuğu için milyonlarca vatandaşımız ötekileştirildi” sözlerinin doğru olduğunu söyleyen Azizoğlu, “Cumhuriyetten bu yana insanlar dillerinden ötürü ötekileştiriliyor. Erdoğan’ın bu söylemi doğrudur ama Erdoğan hesabına ne geliyorsa onu söylüyor. Bugün söylediklerinin yarın tersini söylüyor” dedi. 

     

    Remzi Azizoğlu

     

    Yasak ve engellere karşı Erdoğan’a “Cumhurbaşkanısın, bunları uygula” çağrısı yapan Azizoğlu, “Kürtçe nedeniyle bizleri geçtiğimiz günlerde gözaltına aldılar, tutukladılar. Dil çalışması yapan kurumlarımıza saldırılar oldu. Kürtçe yazılamalar silindi. Kürt isimlere izin vermediler. Hesaplarına gelince böyle diyorlar, hesaplarına gelmeyince aksini diyorlar” diye kaydetti. 

     

    Azizoğlu, Erdoğan’ın sözlerinin inandırıcılığını kalmadığına işaret ederek, “Erdoğan’ın söylemleri doğrudur ama ona kimse inanmıyor artık. Çünkü söyledikleri ve yaptıkları aynı değildir. Kimse ona inanmıyor. İsteği gerçekten oysa anadili kabul etsinler. Kürtçe de resmi dil olsun” dedi. 

     

     

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Van’da 18 gündür kayıp olan Rojin Kabaiş’in cesedi bulundu

    Van’da 18 gündür kayıp olan Rojin Kabaiş’in cesedi bulundu


    Van’da kaldığı yurttan çıktıktan sonra kaybolan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in 18 gün sonra cesedi bulundu. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya Kabaiş’in cansız bedeninin Molla Kasım Köyü sahilinde bulunduğunu açıkladı.

    Aslen Diyarbakırlı olan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü öğrencisi Rojin Kabaiş 27 Eylül’de, arkadaşlarına çakıl taşı toplamak için Van Gölü sahiline gideceğini söyleyerek, kaldığı yurttan ayrıldı. En son telefonla konuştuğu annesine marketten kahve, su ve kek almaya çıktığını söyleyen Kabaiş’ten 18 gündür haber alınamıyordu.

    Gölde karadan, havadan ve suda sürdürülen çalışmalar sonucu Kabaiş’in cansız bedenine ulaşıldı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Kabaiş’in cesedinin bulunduğunu şu paylaşımla duyurdu: “27 Eylül 2024 Cuma günü Van’da KYK yurdundan ayrılan ve 18 gündür kayıp olan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş kızımızın maalesef cansız bedeni ekiplerimiz tarafından Van Gölü Molla Kasım Köyü sahilinde bulundu.”

    Kabaiş’in cesedi daha önce başörtüsünün bulunduğu yere sahil şeridinden gidildiğinde yaklaşık 28 km uzaklıkta bulundu. Kabaiş’in cesedi otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu’na götürüldü.

    Kaybolduktan sonra göl kenarında cep telefonu ile kulaklığı bulunan Kabaiş’in bulunması için Van Valiliği özel bir ekip kurdu. Sahil Güvenlik Van Gölü Grup Komutanlığı, İl Jandarma Komutanlığı, İl Emniyet Müdürlüğü Gemi Adamları ve Seyir Hizmetleri Büro Amirliği ile Su Altı Grup Amirliği ve AFAD’dan 20 dalgıç ve gemi adamı, beş gemi, dört bot ve sonar cihazlarıyla gölün her yeri tarandı.

    Özel eğitimli arama kurtarma köpekleri, iki polis helikopteri ve insansız hava aracıyla da kıyıdan ve havadan Kabaiş arandı. Kabaiş’in kaybolduğu günden sonra, olayın meydana geldiği Bardakçı Mahallesi’ne giriş çıkış yapan 400’e yakın araç tek tek incelendi. Aramalar sürerken genç kıza ait başörtüsünün sahilde bulunduğu İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından açıklanmıştı.

    Yerlikaya, üniversiteye ait tüm kamera görüntüleri, geliş-gidiş olmak üzere toplam 350 saatlik kayıt, Bardakçı ve Çitören mahallelerindeki, 12 kameraya ait 275 saatlik kayıt ile araç kameralarına ait 20 saatlik kayıtların incelendiğini açıklayan Yerlikaya elde edilen delillerin Van Jandarma Kriminal Başkanlığı’na gönderildiğini duyurmuştu.

    Jandarma Genel Komutanlığı’ndan gelen 8 dalgıç su altını tararken, Göl üzerinde tekne ve botlarla, karada arama kurtarma ekipleri, Yüzüncü Yıl Üniversitesi ile Bardakçı Mahallesi arası sazlık alanlar ile metruk yapılarda da arama yaptı. Aradan geçen 18 günde Kabaiş’in bulunmasını sağlayacak bir ize bugüne kadar rastlanmamıştı.

    Narin Güran cinayeti aydınlatılmaya çalışıyor

    Bu arada Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Köyü’nde 21 Ağustos’ta kaybolduktan 19 gün sonra cesedi bulunan 8 Yaşındaki Narin Güran’ın ölümüne ilişkin soruşturmada sona yaklaşıldı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, soruşturma ile ilgili iddianamenin yazılmaya başlandığını açıklayarak, “Özellikle daraltılmış baz çakışmalarında, kimin, hangi dakikada nerede olduğu, hangi evin içerisinde kimlerle kimin beraber olduğu tek tek belirlenmiş durumda. Kimsenin şüphesi olmasın, teknolojinin son imkanları kullanılarak bu soruşturma yapıldı” dedi.

    Geriye dönük HTS kayıtlarının incelendiğini ve daraltılmış baz çakışmalarıyla önemli verilere ulaşıldığını vurgulayan Yılmaz, şunları söyledi: “Özellikle daraltılmış baz çakışmalarında, kimin, hangi dakikada nerede olduğu, hangi evin içerisinde kimlerle kimin beraber olduğu tek tek belirlenmiş durumda.”

    TÜBİTAK’a gönderilen Narin’in iki amcasına ait kamera kayıt cihazı ile köyü gören askeri birliğe ait kamera görüntüleri ile ses kayıtları üzerindeki inceleme tamamlandı. Cinayetin çözülmesinde önemli katkısı bulunacağı belirtilen görüntülere ilişkin rapor Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.

    Cesedi gömdüğünü itiraf eden N.B.’ye ait ortaya çıkan yeni görüntülerde ise , şüphelinin Narin Güran’ın cansız bedenini kırmızı renkteki araca koyduktan sonra Eğertutmaz Deresi’ne doğru yola çıktığı görülüyor. Eğertutmaz Deresi’ne giden yola girdikten sonra kamera açısından çıkan N.B.’nin kucağında çuval içerisindeki cesetle yaklaşık 100 metre yürüdüğü ve cesedi Eğertutmaz Deresi’nde gömdüğü tespit edildi. Son elde edilen görüntülere göre, N.B’nin Narin’in cesedini götürürken ve gömdüğü sırada yalnız olduğu da belirtiliyor.

    İfadelerinde Narin’in cesedini amca S.G.’den aldığını öne süren N.B.’nin küçük kızın cesedini okuluna 100 metre mesafedeki bir ağacın altında aldığı bildirildi. N.B.’nin cesedi aldığı yerin çevreden görülmeyen bir yer olması ise dikkat çekiyor.

    Narin’in kaybolduğu 21 Ağustos’ta Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma kapsamında, ilk önce amca S.G. tutuklanmıştı. 4 savcının yürüttüğü soruşturmada, Narin’in cesedi bulunduktan sonra 25 kişi daha gözaltına alındı. Şüphelilerin sorgularının ardından değişik tarihlerde, aralarında annesi, ağabeyi ve amcasının da bulunduğu 12 kişi tutuklanmıştı. Daha önce cesedi gömdüğünü söyleyen N.B. üç kez ifade değiştirdi.

  • 27 Eylül’den bu yana haber alınmayan Rojin Kabaiş’i arama çalışmaları 18. gününde de devam ediyor

    27 Eylül’den bu yana haber alınmayan Rojin Kabaiş’i arama çalışmaları 18. gününde de devam ediyor


    Serbest Görüş Haber Merkezi

    Van’da, kaybolan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş‘i arama çalışmaları 18. gününde devam ediyor.

    Arkadaşlarına çakıl taşı toplamak için sahile gideceğini söyleyen Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü öğrencisi Kabaiş’ten 27 Eylül’den bu yana haber alınamıyor.

    Daha önce sahilde cep telefonu ile kulaklığı bulunan Kabaiş’i arama çalışmaları Van Valiliğinin koordinatörlüğünde oluşturulan özel ekiplerin de katılımıyla hem göl hem de kıyı bölgelerinde aralıksız sürüyor.

    TIKLAYIN – Rojin Kabaiş’in ailesi: Kaçırıldığını düşünüyoruz

    Sahil Güvenlik Van Gölü Grup Komutanlığı, İl Jandarma Komutanlığı, İl Emniyet Müdürlüğü Gemi Adamları ve Seyir Hizmetleri Büro Amirliği ile Su Altı Grup Amirliği ve AFAD’dan 20 dalgıç ve gemi adamı, 5 gemi, 4 bot, jetski ve sonar cihazlarıyla gölün derinliklerini tarıyor.

    Çevik kuvvet, atlı polisler, jandarma personeli ve sivil toplum kuruluşları özel eğitimli arama kurtarma köpekleri, 2 polis helikopteri ve insansız hava aracıyla da kıyıdan ve havadan çalışma yürütülüyor.

    Tüm imkanları seferber eden, teknolojik imkanları kullanan ekipler, sahile yakın yerleşim yerleri ile Bardakçı Mahallesi’ndeki metruk yapıları, sazlık alanları ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın 10 Ekim’de sosyal medya hesabından Kabaiş’e ait başörtüsünün bulunduğunu açıkladığı bölge başta olmak üzere tüm noktaları kontrol ederek kayıp öğrenciyi bulmak için çaba gösteriyor. (AA)

    TIKLAYIN – Bakan Yerlikaya, kayıp Rojin’in babasını aradı


  • 300 mali müşavirden 265’i adil bir vergi düzeni olmadığını düşünüyor

    300 mali müşavirden 265’i adil bir vergi düzeni olmadığını düşünüyor


    Serbest Görüş Ekonomi

    Ulusal Vergi ve Muhasebe Araştırmaları Derneği’nin (UVEM-DER) 10 ilde yaptığı ankete katılan 300 mali müşavirden 265’i “Ülkemizde adil bir vergi düzeni olduğuna inanıyor musunuz” sorusuna “Hayır, adil bir vergi sistemi yok” yanıtını verdi. UVEM-DER Genel Başkanı Faruk Güçlü, anket sonuçlarına ilişkin “Cumhuriyet döneminde en adil olmayan dönem son beş yıllık uygulamalardır” dedi.

    UVEM-DER, İstanbul, Ankara, İzmir, Kayseri, Konya, Van, Samsun, Antalya, Muğla ve Malatya illerinde yaşayan 300 mali müşavirin katılımıyla anket yaptı. Mali müşavirlere, “Ülkemizde adil bir vergi düzeni olduğuna inanıyor musunuz” sorusu yöneltildi. Ankete katılan 265 mali müşavir “Hayır adil bir vergi sistemi yok”, 15 mali müşavir “Evet sistemin adil olduğuna inanıyorum”, 8 mali müşavir “Net görüşüm yok”, 12 mali müşavir de “Hiç bir zaman adil olmadı” diye yanıt verdi.

    UVEM-DER Genel Başkanı Faruk Güçlü, mali müşavirleri ankete verdiği yanıtı ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi. Güçlü, şunları kaydetti:

    “Osmanlı’dan günümüze 600’ü aşan vergi türü uygulanmış ancak adil vergi düzeni kurulamadığı gibi pek çok iç isyana da neden olan uygulamalar olmuştur. Cumhuriyet’in ilk yıllarında aşar vergisi çok tartışılmış ve kaldırılmıştır. Cumhuriyet döneminde en adil olmayan dönem son beş yıllık uygulamalardır. Gelir İdaresi ile mükellef arasında köprü konumunda olan mali müşavirler sorduk onlarda verginin adil olmadığını söylediler. Mükellefi boş beyanname vermeye zorlayıp ondan da damga vergisi almak hukukun temel kurallarına ve vergi tekniğine de aykırıdır.” (ANKA)


     

     

     

  • Kore’de tansiyon tırmanıyor: Kuzey Kore, sınırdaki kara ve demir yollarını havaya uçurdu

    Kore’de tansiyon tırmanıyor: Kuzey Kore, sınırdaki kara ve demir yollarını havaya uçurdu


    Kuzey ve Güney Kore arasındaki gerilim artmaya devam ediyor. Kuzey Kore, sınırını kalıcı olarak kapatacağını açıklamasından günler sonra Güney Kore sınırındaki kara ve demir yollarını imha etti. Güney Kore ordusu ise uyarı ateşleriyle karşılık verdi.

    İki ülkeyi birbirine bağlayan karayolları ve demiryolları uzun süredir kapalı olmasına rağmen, Kuzey Kore devlet medyası yeni önlemlerin ulusal güvenliği koruma ve savaşı önleme amaçlı olduğunu bildirdi.

    Bu yılın başlarında Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, Güney Kore’yi “baş düşman” ilan etmiş ve o zamandan beri Kuzey tarafı sınıra yeni mayınlar döşeyip tanksavar bariyerleri kurmuştu. Sınır boyunca ayrıca nükleer savaş başlığı taşıyabilen füzeler konuşlandırılmıştı.

    Cumartesi günü Kuzey Kore, Güney Kore’yi başkent Pyongyang’a rejim karşıtı propaganda broşürleri atmak için insansız hava araçları göndermekle suçladı. Kuzey Kore liderinin kız kardeşi Kim Yo Jong, Pazar günü daha fazla insansız hava aracı tespit edilmesi halinde “korkunç bir felaket” yaşanacağı uyarısında bulundu.

    Güney Koreli yetkililer ise sınırda yaşanan son patlamalar ve yolların imhasının iki ülke arasındaki geçmişteki anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu belirtti. Salı günkü yıkımların ardından Güney Kore ordusu tarafından yayınlanan videoda patlama ve yükselen dumanlar görüldü.

    İki ülke arasında yaz aylarında da Kuzey’den gönderilen içi çöp dolu balonlar sebebiyle tansiyon yükselmişti. Kuzey Kore gönderilen çöp dolu balonların Güney’deki aktivistler tarafından gönderilen balonlara bir yanıt olduğunu açıklamıştı.

    Türkiye’de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

    Kaynak: Tr724
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Büyük tepki çekmişti; ‘kredi kartı limit vergisi’ yeniden değerlendirilecek

    Büyük tepki çekmişti; ‘kredi kartı limit vergisi’ yeniden değerlendirilecek


    Savunma sanayii harcamalarına yönelik kredi kartlarından alınacak 750 liralık katılım payı teklifi kamuoyundan gelen tepkiler göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirilecek. Düzenleme, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bugün görüşülecekti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı bir televizyon programında, “Savunma sanayi projelerine ek kaynak sağlamak zorundayız. Parti grubumuz bazı konuları tekrar değerlendirebilir. Eleştirilere kulaklarımızı tıkayamayız. Gelen değerlendirmeleri Meclis dikkate alır.” dedi.

    Bu arada, kredi kartı limitini 100 bin liranın altına düşürmek isteyenler arasında büyük bir talep oluştu.

    Savunma sanayii harcamaları için kredi kartlarından yıllık 750 lira katılım payı kesilmesi teklifine yönelik tepkiler sürüyor. İddiaya göre AKP, tepkileri göz önünde bulundurarak düzenlemeyi yeniden değerlendirmeye aldı. AKP kaynakları, Türkiye’de 126 milyon 450 bin kredi kartı bulunduğunu, bunların 17,5 milyonunun limitinin 100 bin lira ve üstünde olduğunu belirtti. Yıllık 13 milyar TL civarında bir kaynak bekleniyor.

    Savunma Sanayii Destekleme Fonu’na (SSDF) aktarılmak üzere, tapu, araç alım-satımı, gelir vergisi beyannameleri, SGK prim bildirgeleri ve limiti 100 bin liranın üzerinde olan kredi kartlarından katılım payı kesilmesine dair kanun teklifi, bugün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülecek.

    Teklif, SSDF’ye aktarılmak üzere vergi beyannameleri ve sigorta prim bildirgelerindeki damga vergisi tutarı kadar, tapu ve kadastro işlemlerinden alıcı ve satıcıdan ayrı ayrı 750 lira, diğer işlemlerde ise adına işlem yapılandan 375 lira pay kesilmesini öngörüyor.

    Noter işlemlerinden, taşınmaz satışlarında tapuda alınan bedel kadar, sıfır araçların tescil işlemlerinde 3 bin lira, ikinci el araç satış ve devirlerinde 1500 lira, diğer noterlik işlemlerinde ise işlem başına 75 lira katılım payı kesilmesi düzenleniyor.

    Ancak teklifin en tartışmalı maddesi, limiti 100 bin lira ve üzerinde olan kredi kartı hamillerinden her bir kart için yıllık 750 lira katılım payı alınması oldu. Bu uygulamanın 1 Ocak 2025’te yürürlüğe girmesi planlansa da kart kullanıcıları bankaların müşteri hizmetlerini yoğun bir şekilde aramaya başladı.

     

     

    Türkiye’de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

    Kaynak: Tr724
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Gebze’de hayvan katliamı: Belediye Başkanı’ndan hayvanseverlere akıl almaz suçlama

    Gebze’de hayvan katliamı: Belediye Başkanı’ndan hayvanseverlere akıl almaz suçlama


    AKP’li Gebze Belediyesi’ne ait Sokak Hayvanları Geçici Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde 30 köpek, 14 kedi ve 1 karga “ilaçla” öldürüldüğünün hayvanseverler tarafından ortaya çıkarılmasının yankıları sürüyor.

    Bir süredir sessizliğini koruyan Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Sokak Hayvanları Tedavi, Rehabilitasyon ve Eğitim Merkezinde görüntülerdeki sokak hayvanlarının çeşitli kazalarda hayatını kaybettiğini, bazıları tedavi edilmek üzere bırakılan 75 hayvanın kaçırıldığını, çok miktarda mamanın ‘çalındığını’ iddia ederek konunun “gasp” ve “hırsızlık” suçlarından yargıya taşındığını açıkladı. Hayvanların geri getirilmesini beklediklerini söyledi.

    Büyükgöz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “11 Ekim’de merkeze hayvansever kisvesiyle giren bir grubun, doğal ölüm, trafik kazası, hastalık nedeniyle yaşamını kaybeden cansız hayvan bedenlerini ortalığa saçarak herkesi üzen görüntüler ve yanıltıcı bilgilerle kamuoyu duyarlılığı oluşturduğunu” belirtti.

    “GASP VE HIRSIZLIK İÇİN YARGI SÜRECİ BAŞLATILDI”

    Olayın yargıya intikal ettirildiğini aktaran Büyükgöz, şunları kaydetti:

    Serbest Görüş:

    Merkezimizi adeta işgal eden grubun, cansız hayvan bedenlerini ortalığa saçmak dışında birtakım suçlar işlediği de incelemeler sırasında ortaya çıktı. Bazıları tedavi edilmek üzere tesisimize bırakılan 75 hayvanın kaçırıldığı, çok miktarda hayvan mamasının gasbedildiği tespit edildi. Bu gasp ve hayvan hırsızlığı için de yargı süreçleri başlatıldı. Tesisimizden kaçırılan hayvanların ivedi olarak tesisimize iadesi gereğini ilanen duyuruyoruz.

    Hayvansever olduğunu iddia eden grup, tesisimizde görevli başta veterinerler olmak üzere çalışanlarımızı, iddia ettikleri ve aslı olmayan suçların faili olarak göstermek üzere afişe ettiler. Görevi sokak hayvanlarının sağlıklı şartlarda yaşamasını sağlamak olan görevlilerimizi hedef gösterdiler. Rehabilitasyon merkezi çalışanlarımıza yönelecek herhangi bir saldırıdan bu pervasız grubun sorumlu olduğunu kamuoyunun dikkatine arz ederiz.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsrail’in çadır katliamında yanarak ölen 19 yaşındaki Şaban Ahmed: Hafız, yazılımcı, ailesiyle 5 kez yer değiştirdi

    İsrail’in çadır katliamında yanarak ölen 19 yaşındaki Şaban Ahmed: Hafız, yazılımcı, ailesiyle 5 kez yer değiştirdi


    İsrail uçaklarının Gazze’nin Deyr el-Belah bölgesindeki El Aksa Hastanesi arazisindeki yerinden edilmiş insanların barındığı çadırlara düzenlediği saldırıda biri makineye bağlı bir hasta olmak üzere en az dört Filistinli diri diri yanarak öldü.

    Yanarak can verdiği anların yayınlandığı kişilerden birinin 19 yaşındaki Şaban Ahmed olduğu tespit edildi. Aynı saldırıda Ahmed’in annesi de yanarak hayatını kaybetti.

    Hafız olan Ahmed, kaldığı çadırdan yazılım eğitimi almaya devam ediyordu.

    “5 kez yerimizden edildik, dondurucu soğukta tek varlığımız bu çadır”

    Evleri İsrail bombardımanında yıkılan ve son bir yılda 5 kez yer değiştirmek zorunda kalan Ahmed, ailesiyle Mısır’a gidebilmek için internette yardım kampanyası başlatarak bir video yayınlamıştı.

    Ahmed, videoda yaşadıklarını şöyle özetlemişti:

    “Kaldığımız çadırdan merhaba. Ben Şaban Ahmed, 19 yaşındayım. Yazılım mühendisliği öğrencisiyim. Bu barbarca savaşta şimdiye kadar beş kez yerimizden edildik. Şimdi Gazze’nin göbeğindeki El Aksa Şehitleri Hastanesi’ndeyiz. Ailenin en büyüğü olduğum için aileme bakıyorum. İki kız kardeşim, iki küçük erkek kardeşim var. Çok zor koşullarda yaşıyoruz. Evsizlik, kısıtlı yiyecek ve son derece sınırlı ilaç var. Dondurucu soğuktan korunmaj için tek şeyimiz, kendi inşa ettiğimiz bu çadır. Bu kampanyayı Mısır’da yeni bir hayata yeniden başlamak ve tahliye olmak için yaptım. Teşekkür ederim.”

    https://www.instagram.com/p/DBHjXnJPm3w/?igsh=dThqZGpmYmpkcnY4&img_index=2

    “Ölen birinin yokluğu kadar korkutucu bir şey görmedim”

    Ahmed, Instagram hesabından yaptığı paylaşımda ise en büyük korkusunun, hayatındaki bir insanın ölmesi olduğunu yazmış:

    “Hayatımda ölen bir kişinin yokluğu, bir kerelik ortadan kaybolmasından daha korkutucu bir şey görmedim.

    Ve geri dönüşünün imkansızlığı… Eğer Allah’ın üzerimize rahmeti olmasaydı, bunun Allah’ın kaderi olduğuna ve tatmin olmamız gerektiğine olan inancımız olmasaydı, çok hücreli, kavrama ve üretme yeteneğine sahip olan insan aklı, bu yokluk karşısında çaresiz kalır. Bu merhamet ve bu iman olmasa aklımız çıldırırdı.”


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***