Yazar: SG

  • Bakan Mehmet Şimşek duyurdu; 3 bin 400 büyük şirkete vergi sorgusu!

    Bakan Mehmet Şimşek duyurdu; 3 bin 400 büyük şirkete vergi sorgusu!


    Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kayıt dışı ekonomiyle mücadele kapsamında atılacak yeni adımları değerlendirdi. Şimşek, konuyla ilgili rejimin haber ajansı AA’ya verdiği röportajı alıntıladığı paylaşımında, “Yoğunlaşan saha denetimlerimizle vergiye gönüllü uyumu artıracağız. 3 bin 400 büyük şirketi 30’a yakın farklı işleme yönelik izaha çağırıyoruz. İzah vermeyen veya izahı yeterli görülmeyenleri vergi incelemesine alacağız. Vergide etkinliği artıracak ve adaleti sağlayacağız.” ifadelerini kullandı.

    Yoğunlaşan saha denetimlerimizle vergiye gönüllü uyumu artıracağız.

    3 bin 400 büyük şirketi 30’a yakın farklı işleme yönelik izaha çağırıyoruz. İzah vermeyen veya izahı yeterli görülmeyenleri vergi incelemesine alacağız.

    Vergide etkinliği artıracak ve adaleti sağlayacağız. https://t.co/QLE1BwdLBO

    — Mehmet Simsek (@memetsimsek) October 13, 2024

    Mehmet Şimşek, söz konusu röpartajda ise şunları söylüyor: “Yapılan ilk hesaplamalara göre, izaha davet edilecek büyük şirketlerin ilgili dönemler için 23 milyar liralık vergi matrah farkını eksik beyan ettiği belirlendiRiskli olduğu değerlendirilen 3 bin 400 büyük büyük şirket izaha davet edilecek. Mükelleflerin izaha davet edileceği konular arasında enflasyon düzeltmesi hükümlerinin mevzuata aykırı olarak vergi matrahını aşındıracak şekilde uygulanması da yer alıyor. Kayıt dışı hasılat elde edilmesi, işletmeye ait banka hesap numarası yerine üçüncü kişilerin IBAN hesapları üzerinden tahsilat yapılması da yine mükelleflere sorulacak konular arasında yer alacak. İzaha davet konuları arasında kar payı ödemelerinden tevkifat yapılmaması, istisna ve indirimlerin yanlış uygulanması gibi 30’a yakın farklı husus bulunuyor. Bu kapsamda, sosyal medya gelirlerinin beyan edilmemesi de sorulacak. Yapılan ilk hesaplamalara göre, izaha davet edilecek büyük şirketlerin ilgili dönemler için 23 milyar liralık vergi matrah farkını eksik beyan ettiği belirlendi.”

    Türkiye’de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇


    Kaynak: Tr724
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fatura vatandaşa çıktı; Savunma Sanayi Destek Fonu’na hane başına 3 bin 724 TL ödenecek

    Fatura vatandaşa çıktı; Savunma Sanayi Destek Fonu’na hane başına 3 bin 724 TL ödenecek


    Kredi kartı limiti 100 bin liranın üzerinde olan kişilerden Savunma Sanayi Destek Fonu’na 750 TL aktarılacak olması vatandaşların tepkisini çekti. Yeni düzenlemede elde edilecek gelirin toplam büyüklüğü hesaplandı. Bu kapsamda toplam tutarın yıllık 63 milyar lira civarında olması bekleniyor. Bazı ekonomistlere göre ise rakam 45 milyar TL civarında. Bu hesaplara göre çekirdek bir aile 3 bin TL ile 3 bin 750 TL arasında bir ödeme yapacak.

    Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi aylık bülten verilerine göre, Ağustos 2024’te toplam kartlar içinde 100 bin TL üzerindeki limitli kartların yaklaşık oranı yüzde 49,2 olarak görülüyor. 100 bin TL ve üzerindeki kredi kartlarının sayısı 61 milyon 955 bin 106 olarak hesaplanıyor.

    Fon adı altında yeni birçok vergi hayatımıza girmek üzere. Meclis’e gelen önerge ile limiti 100 bin lira ve üzerinde olan kredi kartlarının hamilleri her bir kart başına yıllık 750 lira katılma payı ödeyecek.

    Noterlerde ise taşınmaz satışlarının noterler tarafından yapılması halinde belirlenen tutarda, ilk defa tescili yapılacak olan araçların tescil işlemlerinde 3 bin lira, tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirlerinde 1500 lira, noterlik ücreti alınan diğer işlemlerde işlem başına 75 lira katılma payı alınacak.

    Ayrıca drone ve kol saatlerinden yüzde 20 ÖTV alınacak. 100 cc altı motosikletler de MTV kapsamına girecek. Taslakta dikkati çeken bir başka madde de pay ödenmeden işlem yapılması durumunda işlemi yapan memurlar ve noterlerin payı ödemekle yükümlü olanlar ile tüm işlemlerden sorumlu olması…

    Habertürk’te yer alan habere göre düzenlemenin önemli noktası damga vergisi. Maliye bu yıl 143 milyar lira damga vergisi almayı planlıyor. Bu vergi hemen her resmi işlemden alınıyor ama en fazla alınan alanlar var. İşte fon için alınacak pay bu en fazla damga vergisi alınan işlemlerden seçilmiş.

    488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre, vergi beyannamelerinden, gümrük idarelerine verilen beyannamelerden, sosyal güvenlik kurumlarına verilen sigorta prim bildirgeleri ve aylık prim ve hizmet belgesi ile muhtasar beyannamenin birleştirilerek verilmesiyle oluşturulan beyannamelerden alınan damga vergisi tutarı kadar, yıllık gelir vergisi beyannamelerinden ise damga vergisi tutarının yarısı kadar fon payı alınacak. Yıllık alınan 143 milyar lira göz önüne alındığında en az 50 milyar liralık bir kaynak fona aktarılacak.
    Günün öne çıkan haberleri

    Diğer önemli husus, tapuda araç ve gayrimenkul satışından alınacak paylar. Türkiye’de yıllık 3,1 milyon sıfır ve ikinci el araç ve yaklaşık 1,4 milyon gayrimenkul satılıyor. Bunlar için istenen ek paydan yola çıkarak araç satışından 6,5 ve gayrimenkul satışından 2,6 milyar lira toplanacağı sonucuna ulaşabiliriz.

    Diğer önemli husus, tapuda araç ve gayrimenkul satışından alınacak paylar. Türkiye’de yıllık 3,1 milyon sıfır ve ikinci el araç ve yaklaşık 1,4 milyon gayrimenkul satılıyor. Bunlar için istenen ek paydan yola çıkarak araç satışından 6,5 ve gayrimenkul satışından 2,6 milyar lira toplanacağı sonucuna ulaşabiliriz.

    Türkiye’de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

    Kaynak: Tr724
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Şoke Eden Ölüm! Eski One Direction Üyesi Liam Payne Hayatını Kaybetti

    Şoke Eden Ölüm! Eski One Direction Üyesi Liam Payne Hayatını Kaybetti


    Bir dönem ortalığı kasıp kavuran One Direction grubuyla ünlenen ve daha sonra kariyerine tek başına devam eden 31 yaşındaki İngiliz şarkıcı ve söz yazarı Liam Payne hayatını kaybetti.

    İngiliz şarkıcının Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te bir otel odasının üçüncü katından düşerek hayatını kaybettiği aktarıldı. Bazı görgü tanıkları, olayın Arjantin’in başkenti Buenos Aires’teki CasaSur Palmero Oteli’nde 16 Ekim Çarşamba akşamı saat 17.00 civarında meydana geldiğini söyledi.

    SORUŞTURMA BAŞLATILDI

    Arjantin basınına göre Payne’in cesedi kaldığı otelin iç avlusunda bulundu. Arjantin polisi de Payne’nin ölümünü doğrularken, olaya ilişkin soruşturma başlatıldı.

    Payne’in eski grup arkadaşı Niall Horan’ın turnesi için Buenos Aires’te olduğu öğrenildi.

    LIAM PAYNE KİMDİR?

    Payne, “X Factor” şovunda göründükten sonra 2010 yılında grubun başlangıcında One Direction’a katıldı. Grupta ayrıca Harry Styles, Niall Horan, Zayn Malik ve Louis Tomlinson da yer aldı.

    Grup, “What Makes You Beautiful”, “Night Changes” ve “Best Song Ever” gibi şarkılarıyla tanınıyordu.

    Şoke Eden Ölüm! Eski One Direction Üyesi Liam Payne Hayatını Kaybetti - Resim : 2

    Grubun 2015’te dağılmasından bu yana Payne, 2017’de “Strip That Down” şarkısını ve 2019’da “LP1” albümünü yayınlayarak solo kariyerine başladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Deprem sonrası açıklama: 2023’ün artçısı

    Deprem sonrası açıklama: 2023’ün artçısı


    HABER MERKEZİ – Yer Bilimci Naci Görür, Meletî merkezli 6.0 büyüklüğündeki depremin ardından yaptığı açıklamada, depremin 6 Şubat 2023 depremlerinin bu faya enerji transferinin bir sonucu olduğunu ve endişeye gerek olmadığını söyledi. Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Ahmet Ercan da 2023 depreminin artçısının olduğunu belirtti.

     

    Merkez üssü Meletî 5.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Kandilli Rasathanesi tarafından yapılan açıklamada, depremin merkez üssünün Meletî büyüklüğünün ise 6.0 olduğunu kaydetti. 

    Deprem Xarpet, Amed, Êlih, Mêrdîn, Riha, Dîlok, Şirnex ve Semsûr gibi kentlerde de hissedildi. Kısa süreli panik yaşanırken, can ve mal kaybına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı.

     

    ‘ENDİŞEYE GEREK YOK’

     

    Depreme ilişkin açıklama yapan Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, bu fayın 2020 Xarpet depremi nedeniyle büyük ölçüde kırıldığını söyleyerek, “Muhtemelen bu gün olan deprem 6 Şubat 2023 depremlerinin bu faya enerji transferinin bir sonucudur. Endişe yok” dedi.

     

    DAHA ÖNCE UYARMIŞTI

     

    Xarpet’in Sivrice ilçesinde önceki gece saat 00.05’te meydana gelen 4,4 büyüklüğündeki depremin ardından açıklama yapan Görür, depremin Doğu Anadolu Fay Zonu içerisinde meydana geldiğini belirtmiş ve Sivrice Gölü’ne yakın noktadaki bu depremin, 6 Şubat 2023’teki Maraş depremlerinin daha önce kırılmış bu zonda tezahürü olarak ortaya çıktığını ifade etmişti.

     

     

    Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Ahmet Ercan da konuya ilişkin sanal medya hesabından şu açıklamayı yaptı:”Bugün Malatya’da 6 büyüklüğünde bir deprem oldu. Bu deprem 2023 yılında olan iki tane büyük depremin artçısıdır. 2023’teki boşalma yaklaşık 4 tane kırıkta olmuştu. Dolayısıyla yaklaşık 8 büyüklüğündeki boşalmanın artçıları azdı. Beklediğimiz artçılar, yaklaşık 6.5-7’ye varabilecek artçı depremlerde vardı. Bu depremlerden bir tanesi bugün gecikmeli olarak Malatya’da oldu. 7’ye varan artçı depremleri bu bölgedeki görürsek şaşırtıcı olmaz. “

     

    Ercan daha önce de Elazığ’ın Sivrice ilçesinde önceki gece saat 00.05’te meydana gelen 4,4 büyüklüğündeki depremin ardından, “Elazığ’da 4,4 büyüklüğünde olan küçük deprem, 2023 depreminin olağan bir artçısıdır. Daha büyük bir deprem olursa şaşırırım. Sağlam yerde sağlam yapı tek çözüm” demişti. 

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yılın ilk 9 ayında 290 kadın öldürüldü; cinayet davaları zirve yaptı

    Yılın ilk 9 ayında 290 kadın öldürüldü; cinayet davaları zirve yaptı


    Serbest Görüş Haber Merkezi

    Son dönemde artan şiddet olayları toplumda endişe yaratırken, 2024 yılının ilk 9 ayında 290 kadının öldürüldüğü ortaya çıktı. Adalet Bakanlığı’nın raporuna göre, 2023 yılında kasten yaralama suçundan 361 bin 147, kasten öldürme suçundan ise 7 bin 229 dava açıldı. Cinayet davalarında 9 yılda yüzde 42, yasa dışı silah davalarında ise yüzde 100 artış görüldü. 

    Haber Global’den Sibel Gülersöyler’in haberine göre; bu yılın ilk 9 ayında 290 kadın, erkek şiddeti nedeniyle hayattan koparıldı. Adalet Bakanlığı’nın raporuna göre, 2023 yılında kasten yaralama suçundan 361 bin 147, kasten öldürme suçundan ise 7 bin 229 dava açıldı. Dahası, cinayet davalarında 9 yılda yüzde 42, yasa dışı silah davalarında ise yüzde 100 artış söz konusu. Umut Vakfı ise 2023’te ise 3 bin 773 silahlı şiddet olayı yaşandığını, bu olaylarda 2 bin 318 kişinin hayatını kaybettiğini, 3 bin 820 kişinin ise yaralandığını kaydediyor. Artan şiddet sarmalı ve nedenlerini yorumlayan uzmanlar ise silahlanmadaki artışa dikkat çekerken, Meclis’te acil komisyon kurulması gerektiğinin altını çiziyorlar. 

    İşte uzmanların görüşleri

    Prof. Dr. Nilüfer Narlı (Sosyolog):

    “Tüm bu cinayet vakalarında, aile içi iletişim dinamikleri; erken çocukluk döneminde şiddete tanık olma durumları araştırılmalı. Son 10 yılda artarak şiddetlenen anomi, toplumda moral çöküntüye ve hukuk eksikliğine yol açtı. Anomi, sosyal kurallara uyulmaması, normsuzluk ve amaçlara ulaşmak için gayri meşru araçların kullanılmasında sakınca görülmemesidir. Bu durum, suç ve şiddeti besleyen bir ortam yaratıyor. Bu ortamda hızla hazza ve paraya ulaşmak isteyen gençler ile onları kullanan suç çeteleri ise suç ve şiddet sarmalını güçlendiriyor.”

    Dr. Ayhan Akcan (Psikiyatri Uzmanı):

    “Toplumda, gerginlik problemi ve ciddi sosyal sorunlar var. Öfke kontrolü ve saldırganlığın sonuçları ortada. İnsanlar, silaha kolayca ulaştıkları için her gün cinayet haberlerini duyuyoruz. Toplumsal boyutta cinnet getirme var ve bu durum insanlarda korku oluşturuyor. İnsanlar, saldırganlığın en uç noktası olan kontrol kaybının ortadan kalkıp çevresindekileri ve kendisini yok etmeye başladı. Çözüm yolu ise, bu kişilerin acilen destek almaları. Bir nesli kurtarmak için uzun vadede çözüm bulunmalı. Her bir şikayet, intihar, aile içi şiddet takibe alınmalı, sadece polisiye tedbirler yetmez. Meclis komisyonları oluşturulmalı.”

    İsa Altun (Emekli polis):

    “Yaşanan şiddet halinin pandeminin yansıması olduğunu düşünüyorum. Pandemi döneminde  madde kullanımı artarken, birçok insan psikolojik destek alamadı. Son şiddet olaylarına genelde pandemi kuşağı gençlerinin karıştığını görüyoruz. Bu olayların çözülmesinde polislerin de yetkilerinin arttırılması çözüm olabilir. Eskiden manevi değerler daha güçlüydü. Yapay gündemler değil de halkın sorunlarına eğilmek gerekiyor. Toplumsal şiddet dilinin her alanda yok edilmesi lazım. Milli değerlerimiz güçlenmeli.”

    Dr. Deniz Bağrıaçık (Sosyolog-yazar):

    “Bütün dünyada bir geçiş süreci yaşanıyor. Üretim biçimi değişiyor, meslekler, kadın erkek ilişkileri, toplumsal cinsiyetler değişiyor. Ekranlarla kuşatıldık. Bu yaşananlar, entelektüel çöküşün sinyali. Öfkelenince en ilkel halimize geri dönüyoruz. Öfke anında normal insanların bunu kontrol etmeleri lazım, bu iletişimi şiddetle kurmaya çalışanlar ise aciz, sözünü kabul ettirmeye çalışan tahammülsüz kişiler. Hasta kişiler topluma salınıyor, bunun da önlemlerini almak lazım. Uyuşturucu kullandığında beyin kimyanız değişiyor, suça yatkınlık artıyor.”

    Aykutalp Arıcı (Hukukçu):

    “TÜİK’in suç tiplerine göre hükümlü sayısına ilişkin 2011-2020 dönemi incelendiğinde, şiddet suçlarından hükümlü olanların sayısı 2011 senesinde 17 bin 222 iken bu rakam 2020 yılında 71 bin 885’e çıktı. Şiddet suçları bakımından Türkiye, Avrupa’nın en yüksek 9. cinayet oranına sahip. Kadına karşı şiddet oranlarında ise Türkiye, Avrupa ve OECD birincisi.”

  • Türkiye’de iflaslar geçen seneye göre yüzde 20 artacak

    Türkiye’de iflaslar geçen seneye göre yüzde 20 artacak


    Serbest Görüş Ekonomi

    Allianz Trade, yayınladığı Küresel İflas Raporu’nda, 2024 yılında küresel ticari iflaslarda yüzde 11 seviyesinde keskin bir artış olacağı belirtildi.

    Ticari alacak sigortasının dünyada lider şirketi Allianz Trade’in, dünyanın dört bir yanındaki uzman ekonomistleri tarafından hazırlanan Küresel İflas Raporu 2024 yılı verileri ve araştırmaları ile yenilendi. Yayınlanan raporda, GSYH’leri toplamı, küresel toplamın yarısından fazlasını oluşturan birçok ülkede 2024 yılında iflasların çift haneli oranlarda artacağı vurgulandı.

    Allianz Trade, 2024 yılına yönelik şubat ayında yayınladığı ilk küresel iflas raporunda, küresel iflasların 2024 yılında yüzde 9 artmasını ve ardından 2025 yılında istikrara kavuşmasını öngörüyordu. Ekonomim’de yer alan habere göre ancak, küresel iflas görünümünü daha da karamsar hale getiren son gelişmeler ışığında küresel iflasların, önceki tahmine kıyasla 2 puan yükselerek 2024 yılında yüzde 11 oranında artması ve 2025 yılında da yüzde 2’lik bir artışla zirve bir seviyeye tırmanması bekleniyor. Dolayısıyla ticari iflaslar, 2026 yılına kadar durmadan artacak ve 2026 yılında iflas seviyesi istikrara kavuşsa bile yüksek seviyelerde kalmaya devam edecek.

    ABD’de 2025 yılında yüzde 12, Almanya’da iflasların yüzde 4 artması ve 2026’da ise her iki ülkede yüzde 4 düşmesi bekleniyor. Fransa ve Birleşik Krallık’ta çok yüksek olan iflas seviyelerinin 2026 yılına kadar daha ılımlı rakamlara gerileyeceği tahmin ediliyor. 2025’te her iki ülkede de iflaslarda yüzde 6 düşüş, 2026’da ise Fransa’da yüzde 3, Birleşik Krallık’ta yüzde 4 düşüş öngörülüyor. İtalya’da iflaslar yükselmeye devam ederek 2025’te yüzde 4 ve 2026’da yüzde 3 olacağı öngörülüyor. Çin’de ise ticari iflaslar düşük seviyelerden tırmanmaya başlayacak ve Allianz Trade tahminlerine göre 2025 ve 2026 yıllarında sırasıyla yüzde 5 ve yüzde 6 artacak. 

    “Dünya ekonomisinin yarısı etkilenecek”

    Çift haneli iflas artışlarının vuracağı ülkeler küresel GSYH’nin yarısından fazlasını oluşturuyor. Yılbaşından bu yana, küresel ticari iflaslar halihazırda yüzde 9 oranında arttı ve iflaslardaki bu artışın coğrafi ve sektörler arası dağılımı geniş tabanlı. Allianz Trade’in 2024 iflas endeksinin küresel olarak 2016-2019 ortalamasının yüzde 13 üzerinde ancak Küresel Finansal Kriz seviyesinin yüzde 11 altında kalması muhtemel tahmini de rapordaki bilgiler arasında göze çarpıyor.

    Türkiye değerlendirmesi

    Allianz Trade Küresel İflas Raporu’nda Türkiye’deki iflasların tahminine de yer verildi. Raporda Türkiye, firmaların yüksek finansman maliyetleri ve ekonomik yavaşlamayla yüzleşmek zorunda olduğu iki büyük pazardan biri olarak tanımlandı. Türkiye’de iflasların geçen seneye göre yüzde 20 artacağı belirtildi. 

     

     

  • İçişleri Bakanı’ndan deprem açıklaması

    İçişleri Bakanı’ndan deprem açıklaması


    AMED – Meletî merkezli depreme dair açıklama yapan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 3 kentte birer binada kısmi çökme olduğunu duyurdu. 

     

    Meletî’de meydana gelen depreme dair açıklama yapan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, saha tarama çalışmalarının sürdüğünü belirtti. Meletî, Amed, Riha, Xarpêt, Êlih ve Dêrsim’de hissedilen depreme dair 374 ihbar geldiği vurgulanan açıklamada, Meletî, Xarpêt ve Riha’da birer binada kısmi çökme olduğu, can ve mal kaybı olmadığı kaydedildi. 

     

    Yerlikaya’nın sanal medya X hesabından yaptığı açıklama şöyle: “Malatya’da meydana gelen 5.9 büyüklüğündeki deprem sonrası Malatya, Diyarbakır, Şanlıurfa, Elazığ, Batman ve Tunceli illerimizde AFAD ve ilgili kurumlarımız saha tarama çalışmalarını sürdürmektedir. 112 Acil Çağrı Merkezi’mize 374 ihbar gelmiştir. Bu ihbarların 341’i bilgi; 33’ü de yardım amaçlı çağrıdır. Malatya’da 1, Şanlıurfa’da 1, Elazığ’da 1 olmak üzere toplam 3 binada kısmi çökme meydana gelmiştir. Herhangi bir can ve mal kaybı bulunmamaktadır.”

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Şemrex’te çocuklar Kürtçe tiyatro ile eğlendi

    Şemrex’te çocuklar Kürtçe tiyatro ile eğlendi


    MÊRDÎN – Şemrex Belediyesi, Kadın Kültür Sanat Festivali kapsamında çocuklar için “Sê Ezezok” adlı Kürtçe tiyatro oyununu sergiledi. 

     

    Mêrdîn’in Şemrex (Mazıdağı) Belediyesi tarafından Sanatça Organizasyon’un işbirliği ile gerçekleşen Kadın Kültür Festivali devam ediyor. Çeşitli sanat etkinlikleri ve konserlerle devam eden festivalde yurttaşlara unutulmaz anlar yaşatılırken, festival kapsamında Cumhuriyet Meydanı’nda çocuklar için “Sê Ezezok” adlı Kürtçe tiyatro oyunu sergilendi. Şemrex Belediye Eşbaşkanı Kudret Uçuk ve Nisêbîn (Nusaybin) Belediyesi eski Eşbaşkanı Sara Kaya’nın da çocuklarla beraber izlediği tiyatro oyununda çocuklara keyifli anlar yaşatıldı.

     

    Sê Ezezok adlı Kürtçe çocuk oyununda bencil üç soytarının, 24 numaralı otobüsü bekledikleri durakta yaşanan ilişkileri izleyenlere ironi bir dille anlatıldı.

     

    Festival bugün yapılacak olan Yöresel Kıyafet tanıtımı ve Sorjiyan ile Ayfer Düzdaş’ın vereceği konserle sona erecek.

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • “Ben insanlığı seçiyorum!”

    “Ben insanlığı seçiyorum!”


    YÜKSEL DURGUT | YORUM

    Dünya, 1945’te yeni bir umuda yelken açtı. Adı: Birleşmiş Milletler.

    Savaşın yıkıntıları arasından doğan bu kuruluş, başlangıçta mütevazı bir aileye benziyordu. Sadece 51 üye. Bugün ise 193 ülkeyi kucaklıyor. Kağıt üzerinde etkileyici bir rakam. Ama gelin görün ki, sayılar her zaman gücü yansıtmıyor. BM, kuruluşundan bu yana hep beklentilerin gölgesinde kaldı.

    Yine de BM’nin en büyük başarısı belki de hala ayakta durabilmesi. Düşünsenize, Soğuk Savaşın buz gibi atmosferinde bile sıcak diyalog kanalları açık tutmayı başardı. Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF gibi kuruluşlarıyla milyonlarca insana umut oldu. Çocuklar gülümsedi, hastalar şifa buldu. Barış Gücü askerleri, mavi bereleriyle dünyanın en karanlık köşelerine ışık götürdü. Çatışmalar durdu, istikrar filizlendi.

    Birleşmiş Milletler 80 yıllık serüveninde parlak başarılar kadar, derin hayal kırıklıkları da yaşattı. Kuruluş amacı olan “gelecek nesilleri savaş belasından kurtarma” hedefi, ne yazık ki kağıt üzerinde kaldı.

    Her çatışmayı sonlandırma girişimi, adeta BM’nin yetersizliğini gözler önüne serdi. Ruanda’da yaşanan soykırım, BM’nin önleyemediği trajedilerden biri. Srebrenitsa’da yaşanan katliam, gözleri önünde gerçekleşti. Suriye’deki iç savaşta ise etkisiz bir seyirci rolüne büründü.

    Bu başarısızlıklar, BM’nin güvenilirliğini derinden sarstı. Ve ne yazık ki liste burada bitmiyor. Günümüzde Filistin’de yaşanan insanlık dramı karşısında da BM, tribünlerde oturan bir seyirci konumunda. Bu olaylar silsilesi, dünya barışının bekçisi olması gereken bir kurumun acı karnesi. BM’nin geleceği, bu başarısızlıkların üstesinden gelebilme yeteneğine bağlı. Yoksa tarih, onu “iyi niyetli ama etkisiz” bir girişim olarak anacak.

    Birleşmiş Milletler (BM) kurulduğunda, dünya barışı için büyük umutlar vardı. Ne yazık ki bu umutlar kısa sürede sönmeye başladı. Daha mürekkebi kurumadan, yeni çatışmalar patlak verdi.

    BM hızla büyüdü. Üye sayısı arttı. Yeni kuruluşlar eklendi. Bu genişleme etkileyiciydi. Ancak sorunları da beraberinde getirdi. Bazı BM kuruluşları gerçekten takdire şayan işler yaptı. Zor koşullarda bile başarılı oldular. Ama madalyonun diğer yüzü de var. Yapısal sorunlar ve para sıkıntısı, BM’yi zayıf düşürdü.

    En kötüsü de BM’nin kötüye kullanılmasıydı. Kore Savaşı bunun acı bir örneğiydi. Teknik olarak bir BM operasyonuydu. Ama gerçekte, ABD’nin ideolojik savaşıydı. Herkes bunun farkındaydı.

    BM, barışı korumak için kurulmuştu. Ama çoğu zaman savaşların aracı oldu. Bu, kuruluşun temel amacına bir ihanetti. Bugün BM’ye baktığımızda, karışık duygular hissediyoruz. Başarılar var, evet. Ama başarısızlıklar da göz ardı edilemeyecek kadar büyük.

    Hatırlayalım, Irak Savaşı öncesinde ABD, konseyin onayını almaya çalışmıştı. Başarılı olamadı. Bu olay, konseyin yapısının sorunlu olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Düşünsenize, “Dünya barışını koruma” iddiasındaki bir kurum, kendi içinde çelişkiler barındırıyor.

    Herkes reform istiyor. Bu reform kuruluşun daimi üyeleri artırarak mı yoksa tamamen yeni bir yapı oluşturarak mı ortaya çıkacak?

    En çarpıcı eleştiri ise Küresel Güney’den geliyor. “Biz yok sayılıyoruz” diyorlar. Bu konuda haklılar da…

    Hindistan, Brezilya ve Nijerya gibi ülkeler konseye girmeye can atıyor. Birleşik Krallık, 80 yıl önce koca bir imparatorluktu. Şimdi ise kendi iç sorunlarıyla boğuşuyor. Dış politikada ABD’nin gölgesinde kalmış durumda.

    Fransa, biraz daha bağımsız. Ama Avrupa’nın sesi olmaktan epey uzak.

    Asıl sorun ise veto yetkisi. Bu yetki, konseyi felç ediyor. Daimi üyelerin veto yetkisinin kısıtlanması veya daha iyisi tamamen kaldırılması hayati önem taşıyor. Rusya Ukrayna’yı işgal ediyor ama kendini kınayan kararları veto ediyor. Çin, Uygurlara yaptıklarının hesabını vermiyor. ABD ise İsrail’i her türlü eleştiriden koruyor.

    Bu sistem artık işlemiyor. Değişim şart. Veto yetkisi ya sınırlandırılmalı ya da tamamen kaldırılmalı. Yoksa BM, dünya barışını sağlama görevini nasıl yerine getirebilir ki?

    BM’nin asıl amacı insanlığa hizmet etmek olmalı. Ama gelin görün ki, bu dev organizasyon sık sık sendeliyor. Kritik anlarda yaşanan başarısızlıklar, BM’nin önemsiz olduğunu değil, yapısal sorunları olduğunu gösteriyor. Adeta dev bir fil gibi; güçlü ama hantal.

    António Guterres, Genel Sekreter koltuğunda genellikle akıllıca davranıyor. Ama son olaylar onu da şaşırttı. Bir üye devlet tarafından istenmeyen kişi ilan edileceğini kesinlikle aklının ucuna getiremezdi. Dahası, sadece 104 ülkenin ona destek vermesi de düşündürücü. Şili’nin çabalarına rağmen, dünya liderlerinin çoğu sessiz kalmayı tercih etti.

    İsrail’in tutumu ise ayrı bir konu. 1948’den beri Filistinli mültecilere yardım eden BM kuruluşlarına karşı yürüttüğü saldırıları her geçen gün arttırıyor. Lübnan’daki barış gücüne saldırıları da malum.

    Görünen o ki, bazı ülkeler için insan hakları ve barış sadece kağıt üzerinde güzel kavramlar. Uygulamaya gelince iş değişiyor. BM, bu çıkmazdan kurtulabilir mi bilinmez.

    Kağıt üzerindeki kararlar bile uygulanmıyor. Sadece retorik malzemesi oluyorlar. Sonra da unutulup gidiyorlar. Sürdürülebilir kalkınma, iklim değişikliği gibi hayati konulardaki çabalar da aynı kaderi paylaşıyor. Hayal olmaktan öteye geçemiyor.

    Çözüm olarak belki de Genel Kurul’un yetkilerini artırmak gerekiyor. Ama son toplantıda gördüklerimiz umut verici değil. Liderler barış yerine savaş naraları attılar. Netanyahu ve Lavrov başı çekti bu utanç tablosunda.

    Tek umut ışığı Güney Amerikalı liderlerden geldi. Şili Devlet Başkanı Boric’in sözleri tarihe not düştü: “Barbarlıklar arasında seçim yapmayı reddediyorum. Ben insanlığı seçiyorum.

    İsrail’i durdurmak artık çok güç. İstediğini yapacak güçte ve büyük değişimin öncülüğünü üstlendi. Durdurmak için bazıları, İsrail’e karşı uluslararası yaptırımları öneriyor. Tıpkı geçmişte Güney Afrika’daki ırkçı rejimi sona erdiren yaptırımlar gibi. Diğerleri ise ABD’nin İsrail’e verdiği desteği kesmesini istiyor.

    Öncelikle, BM’nin yapısı artık günümüz gerçeklerine uymuyor. Güvenlik Konseyi’ndeki beş daimi üyenin veto yetkisi, küresel krizlere hızlı müdahaleyi imkansız kılıyor. 1945’te mantıklı görünen bu yapı, bugün BM’nin en büyük handikabı.

    Bu durum BM’nin kendini yenileyip yenileyemeyeceği sorusunu ortaya çıkartıyor. Üye ülkeler, BM’yi reforme etme konusunda kararlı davranabilmeleri de önemli. Çünkü BM’nin geleceği buna bağlı.

    80 yıllık tarihinde BM, insanlığın hem umutlarını hem hayal kırıklıklarını yansıttı. Şimdi ise kritik bir kavşakta. Ya kendini yenileyecek ya da giderek önemsizleşecek. Unutmayalım ki dünya barışı ve refahı için güçlü bir BM’ye her zamankinden daha çok ihtiyaç var.

    Türkiye’de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

    Kaynak: Tr724
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Deprem sonrası Amed’de eşbaşkanlar sahaya indi

    Deprem sonrası Amed’de eşbaşkanlar sahaya indi


    AMED – Meletî merkezli deprem sonrası Amed’de DEM Partili belediye eşbaşkanlar “riskli” alanları ziyaret etti. 

     

    Meletî’de yaşanan deprem Amed ve ilçelerinde de hissedildi. Deprem sonrasında panik yaşayan yurttaşlar birçok ilçede sokaklara döküldü. Amed Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Doğan Hatun ve Rezan (Bağlar) Belediye Eşbaşkanları Leyla Ayaz ile Siraç Çelik, yurttaşları ziyaret etti. Özellikle 6 Şubat Mereş merkezli deprem sonrası en büyük yıkımın yaşandığı ve hala yıkılmayan birçok hasarlı binanın olduğu Rezan ilçesinde olası bir olumsuzluğa karşı eşbaşkanlar belediyenin birimlerini de harekete geçirdi. Yurttaşlarla tek tek sohbet eden eşbaşkanlar, geçmiş olsun dileklerinde bulundu. 

     

    EKİPLER OLUŞTURULDU

     

    Depremle birlikte kırmızı alarma geçen Amed Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı da 10’ar kişiden oluşan 2 arama kurtarma ekibi oluşturdu. İtfaiye ekipleri, herhangi bir duruma karşı Amed kent merkezinde devriye atmaya başladı. 

     

    EŞBAŞKANLARDAN GEÇMİŞ OLSUN MESAJI

     

    Amed Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Doğan Hatun, sanal medya hesabı X’ten kentte olumsuz bir durum olmadığını dile getirdi. Eşbaşkan Hatun’un paylaşımı şöyle: “Kentimizde de hissedilen, Malatya’nın Kale ilçesi merkezli deprem dolayısıyla tüm yurttaşlarımıza geçmiş olsun. Tüm birimlerimizle sahadayız. Şu ana kadar kentimizde ciddi olumsuz bir durumla karşılaşılmamıştır.” 

     

    Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak da yaptığı paylaşımda şunlara yer verdi: “Diyarbakır’a Malatya’ya ve depremi hisseden bölge kentlerine geçmiş olsun diliyoruz. Şu an şehrimizde ekiplerimiz sahada ve alınan bilgilere göre bize yansıyan olumsuz bir şey yok. Ekiplerimiz ve çalışanlarımız sahada olmaya ve tedbirleri arttırmaya devam edecek.”  

     

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***