Yazar: SG

  • Fernas işçileri: Müzakere yolu açıldı

    Fernas işçileri: Müzakere yolu açıldı


    ANKARA – Fernas işçileri, direniş sonucunda müzakere yolunun açıldığını ve Soma’da şirket yetkilileriyle bir araya geleceklerini duyurdu. 

     

    Manisa’nın Soma ilçesinde AKP Milletvekili Ferhat Nasıroğlu’na ait olan Fernas Madencilik’te çalışırken Bağımsız Maden İşçileri Sendikası’na (Bağımsız Maden İş) üye oldukları için işten çıkarılan madenciler, Ankara’ya taşıdıkları eylemlerinin 14’üncü gününde Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Meclis Grup Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder’in Ferhat Nasıroğlu ile yaptığı görüşmenin ardından sanal medya hesaplarından açıklama yaptı. Madenciler, müzakere yolunun açıldığını ve Cuma günü Soma’da Fernas yetkilileri ile görüşüleceğini bildirdi. 

     

    ‘CUMA GÜNÜ GÖRÜŞMELER YAPILACAK’

     

    Bağımsız Maden İş’in sanal medya hesabı X’ten yapılan açıklamada, “Cuma günü Soma’da yapılacak görüşmenin olumlu sonuçlanacağına inanıyoruz. Talebimizle sorunun çözümüne dair inisiyatif alan sayın Sırrı Süreyya Önder’in davetiyle sayın Abdullah Güler’in ve sayın Ferhat Nasıroğlu’nun katılımıyla gerçekleşen görüşme sonucunda gelinen aşama ışığında aldığımız kararları açıklıyoruz: Açlık grevine 00:00 itibariyle ara verdik. Görüşmeleri gerçekleştirmek üzere saat 12:00’de Ankara’dan Soma’ya yola çıkıyoruz. Yapılacak görüşmelerin ardından çıkan sonuçlara göre direnişin sonucunu ya da devamını duyuracağız. İşçi heyeti; ilk atılan 2 işçi, eylemler sırasında işten atılan 1 işçi ve halihazırda atılmamış 2 işçiden oluşacak. Bütün Ankara halkını saat 12:00’de madencileri Kurtuluş Parkı’ndan uğurlamaya, bütün Soma halkını ise saat 21:00’de Millet Bahçesi önünde karşılamaya çağırıyoruz. Madenciler kazanacak! Hep beraber kazanacağız!” ifadelerine yer verildi. 

     

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Önder, Nasıroğlu ile görüştü: Ön mutabakat zemini hazırlandı

    Önder, Nasıroğlu ile görüştü: Ön mutabakat zemini hazırlandı


    ANKARA – Meclis Grup Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder, Fernas işçileri için Ferhat Nasıroğlu ile görüştü ve bir ön mutabakat zeminin hazırlandığını söyledi. 

     

    Manisa’nın Soma ilçesinde AKP Milletvekili Ferhat Nasıroğlu’na ait olan Fernas Madencilik’te çalışırken Bağımsız Maden İşçileri Sendikası’na (Bağımsız Maden İş) üye oldukları için işten çıkarılan madenciler, Ankara’ya taşıdıkları eylemlerini 14’üncü gününde Kurtuluş Parkı’nda sürdürüyor. 

     

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekilleri, Ömer Faruk Hülakü, Gülderen Varlı, Özgül Saki, Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Kamuran Tanhan ve Ankara İl Örgütü işçilerle gece boyunca dayanışmasını sürdürdü.

     

    ÖNDER, NASIROĞLU İLE GÖRÜŞTÜ  

     

    Bu sırada Meclis Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder, işçilerin durumuna ilişkin Ferhat Nasıroğlu ile Meclis’te bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından durumu işçilerle konuşmak için Kurtuluş Parkı’na gelen Önder, görüşme sonrası basın açıklaması gerçekleştirdi. 

     

    ‘İŞÇİLER KENDİ İRADELERİYLE BELİRLEYECEKLER’

     

    Önder, başından beri işçilerin yanında durmaya çalıştıklarını söyleyerek, “Fakat gelinen noktada bir tıkanıklık vardı. İşçi arkadaşlar benden ricacı oldular bu tıkanıklığı aşmak için. Onların çizdiği çerçeveyi muhataplarına aktardım. Bu tıkanıklığı aşma noktasında önemli bir mesafe kat ettik. Maden bölgesinde işçilerle görüşeceklerini, kimseyi mağdur etmeyeceklerini, karşılıklı mutabakatla bu süreci halis bir sonuca ulaştıracaklarını söylediler. Biz işçiler adına pazarlık yürütecek ya da şartları konuşacak bir çerçevenin içerisinde değiliz. Sadece onların yanında durarak seslerini duyurmakla sınırlıyız. Bu anlamda bir ön mutabakata sağlanmış duruyor. Gerisini işçi arkadaşlar kendi iradeleriyle belirleyecek” dedi. 

     

    İşçilerden Eyüp Can, “Sırrı Süreyya Önder bu işe dahil olduğunda bu işi başarabileceğini düşünüyorduk. Bunda da yanılmadığımızı gördük. Kendisine çok teşekkür ediyoruz” dedi. 

     

    ‘ÇABAMIZ ONURLU BİR MÜZAKERE ZEMİNİ OLUŞSUN DİYEYDİ’

     

    Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu da Önder’in hasta olmasına rağmen burada olduğunu hatırlatarak teşekkür etti. Aksu, “Görüşmesinin içeriklerini bize iletti. Birazdan biz de değerlendireceğiz. Kendisi aracı bir konum almayı reddeden bir tutumla bu sürece dahil oldu. Öncesinde de başka insanların devreye girmesi için de çabası oldu onun için de teşekkür ederiz. Bütün çabamız onurlu bir müzakere zemini oluşsun diyeydi. İşin diplomasi boyutu da çok zorlu oldu. Biz değerlendirmemizi yapacağız, kendisine çok teşekkür ederiz” diyerek sendika hesapları üzerinden kararlarını açıklayacaklarını bildirdi. 

     

    İşçiler DEM Partilileri, “Güle güle dostlar yine bekleriz” diyerek uğurladı.

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fernas maden işçileri açlık grevine ara verdi

    Fernas maden işçileri açlık grevine ara verdi


    Sendikaya üye oldukları için işten çıkarılan Fernas Madencilik çalışanları, müzakere yolunun açılması üzerine açlık grevine ara verdi. 

    Manisa’nın Soma ilçesinde AKP Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu’na ait Fernas Madencilik’te çalışan ve sendikaya üye oldukları için işten çıkarılan madenciler, Ankara’da üç gün boyunca sürdürdükleri açlık grevine müzakere yolu açıldığı gerekçesiyle ara verme kararı aldı.

    Fernas işçileri tarafından yapılan açıklamada, kararın AKP Grup Başkanı Abdullah Güler ve DEM Partili TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder’in Fernas Madencilik’in sahibi Nasıroğlu’yla yaptığı görüşmenin ardından alındığı ifade belirtildi. “Direnişimizin 52, açlık grevimizin 3. gününde; bir işçi heyetiyle Fernas yetkilileri arasında yapılacak görüşme kesinleşti. Cuma günü Soma’da yapılacak görüşmenin olumlu sonuçlanacağına inanıyoruz” ifadesi kullanılan açıklamada, “Açlık grevine 00:00 itibariyle ara verdik” denildi.

    Fernas yetkilileriyle görüşme için bugün 12.00’de Ankara’dan Soma’ya yola çıkılacağı kaydedilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

    “Yapılacak görüşmelerin ardından çıkan sonuçlara göre direnişin sonucunu ya da devamını duyuracağız. İşçi heyeti; ilk atılan 2 işçi, eylemler sırasında işten atılan 1 işçi ve halihazırda atılmamış 2 işçiden oluşacak. Bütün Ankara halkını yarın saat 12:00’de madencileri Kurtuluş Parkı’ndan uğurlamaya, bütün Soma halkını ise saat 21:00’de Millet Bahçesi önünde karşılamaya çağırıyoruz.”

    Polis müdahalesi

    Maden işçileri Ankara Kurtuluş Parkı’ndaki eylemlerinin 13’üncü gününde polis müdahalesiyle karşılaşmıştı. 32 Fernas işçisi, dört Bağımsız Maden İş Sendikası yöneticisi ve bir Umut-Sen üyesi önceki gece gözaltına alınmıştı. Dün öğle saatlerinde serbest bırakılan işçiler, tekrar eylem yaptıkları Kurtuluş Parkı’na gitmek istemiş ancak polis Kurtuluş Parkı’nı barikatla kapatarak işçilerin eylemine izin vermemişti.

    Bağımsız Maden İş de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada açlık grevinin üçüncü gününde, Kurtuluş Parkı’na girişlerinin engellendiğini, bir kişinin fenalaşarak hastaneye kaldırıldığını duyurmuştu.

    Fernas Madencilik’teki işçilerin çalışma koşulları direnişi ateşleyen neden olmuştu. Fernas Madencilik işçileri riskli çalışma koşulları ve düşük ücretlere karşı 25 Eylül’de Soma’dan Ankara’ya çıplak ayakla yürüyüş başlatmıştı. Seslerini duyurmak isteyen işçiler, 2 Ekim’de Ankara’ya ulaşmıştı.

    Nasıroğlu ise Fernas işçilerinin eylemine ve taleplerine ilişkin açıklamasında, şirkette yönetici olmadığını, siyasete girdikten sonra yöneticilik görevinden istifa ettiğini söylemişti.

    İşçilerin sendikalı oldukları için değil, disiplin suçu işledikleri için işten çıkarıldığını iddia eden Nasıroğlu, sendikayla bir problemlerinin olmadığını ancak sendikaların farklı niyetler ortaya koyduğunu savunmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fransız çimento şirketi Lafarge, IŞİD’i finanse etmekten yargılanacak

    Fransız çimento şirketi Lafarge, IŞİD’i finanse etmekten yargılanacak


    Fransız çimento devi Lafarge ve şirketin dört eski yöneticisi, Suriye’deki faaliyetlerinde IŞİD ve Nusra Cephesi’ni finanse ettikleri gerekçesiyle yargılanacak.

    Yolsuzlukla mücadele sivil toplum kuruluşu Sherpa ile Avrupa Anayasa ve İnsan Hakları Merkezi (ECCHR), Lafarge’ın Suriye’deki faaliyetleri kapsamındaki soruşturmaya ilişkin ortak açıklama yaptı.

    Açıklamaya göre soruşturmadan sorumlu üç sorgu hakimi, Lafarge grubunun ve şirketin dört eski yöneticisinin, terör örgütünü finanse ettikleri ve terör örgütleri IŞİD ve Nusra Cephesi’yle her türlü finansal ve ticari ilişkiyi yasaklayan Avrupa Birliği’nin (AB) ambargosunu ihlal ettikleri suçlamalarıyla yargılanmasına karar verdi.

    Ayrıca Fransız çimento şirketinin Suriye’deki faaliyetlerinde güvenlikten sorumlu iki eski çalışanı ve bir Suriyeli iş insanı da aynı dava kapsamında terör örgütünü finanse ettiği gerekçesiyle yargılanacak.

    Sherpa ve ECCHR, sekiz yıldır devam eden soruşturmanın ardından aşılan bu yeni eşiği memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.

    Ne olmuştu?

    Dünyanın en büyük çimento şirketlerinden olan Lafarge, Suriye’de Mart 2011’de başlayan savaşa rağmen faaliyetini sürdürmüştü.

    IŞİD’in bölgeyi ele geçirmesine rağmen üretim faaliyetlerini sürdüren şirket, 2014’ün sonlarında çalışmalarını sonlandırdı fakat şirketin Çelebiye bölgesindeki faaliyetlerini devam ettirebilmek için örgüte ödeme yaptığı, malzeme ve akaryakıt temin ettiği ortaya çıkmıştı.

    ABD’li savcılara göre Lafarge’ın Suriye’deki kolu, ülkede çatışmalar şiddetlenirken çalışanlarının güvenliğini sağlamaları için IŞİD ve Nusra Cephesi’ne 5,92 milyon dolar ödedi.

    2022’de Fransa’nın başkenti Paris’teki temyiz mahkemesi, Lafarge hakkında Suriye’de IŞİD’e finansman sağlayarak ‘insanlığa karşı suça ortak olduğu’ iddiasıyla soruşturma açılmasını onaylamıştı.

    Aynı yıl şirket, ABD’de federal mahkemede anlaşma yoluna gitmiş ve ‘IŞİD’e yardım etme’ suçunu kabul ederek 777,78 milyon dolar ceza ödemeye razı olmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Sağlığa Tehdit’ Sağlık Kurumu… Bu Hastaneden Radyasyon Yayılıyor!

    ‘Sağlığa Tehdit’ Sağlık Kurumu… Bu Hastaneden Radyasyon Yayılıyor!


    Geçtiğimiz ay yoğun bakımdaki sağlıkçılara uyuz teşhisi konmasıyla gündeme gelen 250 yatak kapasiteli Konya Ereğli Devlet Hastanesi’nde şimdi de başka bir skandal patlak verdi. Hastanenin ameliyat odalarından sadece bir tanesinde radyasyonu engelleyen kurşun kaplama olduğu, diğerlerinde ise hiçbir önlem olmadığı iddia edildi. Radyasyonlu görüntüleme işlemlerinin de oda yetersizliği nedeniyle, önlem bulunmayan bu odalarda yapıldığı belirtildi. Bu ihmal, iş sağlığı ve güvenliği raporlarında da yer aldı.

    KORUYUCU OLMADAN ÇALIŞIYORLAR

    Cumhuriyet’ten Cengiz Karagöz, konuya ilişkin hazırlanan tutanağa ulaştı. Tutanakta ihmaller “Beş odalı ameliyathane biriminde yalnızca bir odanın kurşun kaplaması mevcuttur. Odanın müsait olmaması gibi nedenlerde koruyucu olmayan odalarda vaka alınmaktadır. Hasta ve çalışan maruziyeti söz konusudur. Ayrıca bu tip radyasyon ortamında çalışan hemşire ve personelin kişisel dozimetreleri (Tüm radyasyon uygulama işlemlerinde doz ve doz hızının belirlenmesi amacıyla kullanılan cihaz) bulunmamaktadır” ifadeleriyle anlatıldı.

    'Sağlığa Tehdit' Sağlık Kurumu... Bu Hastaneden Radyasyon Yayılıyor! - Resim : 2

    İnsan sağlığı için büyük tehdit oluşturabilecek durum dolayısıyla hastanede koruyucu önlükler olsa da bu koruyucu ekipmanın denetiminin yapılmadığı ve yeterli sayıda olmadığı da ortaya çıktı.

    Kaynak: Cumhuriyet

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsrail Şimdi de Suriye’yi Vurdu! Liman Kenti Yanıyor

    İsrail Şimdi de Suriye’yi Vurdu! Liman Kenti Yanıyor


    Bir yılı aşkın süredir Gazze Şeridi’ne yönelik ağır saldırılarını sürdüren İsrail, son bir aydır da Lübnan’ı bombardımana tutuyor. Saldırılarıyla Orta Doğu’da büyük bir kriz neden olan İsrail, şimdi de Suriye’yi hedef aldı.

    Resmi Suriye basınında yer alan haberlere göre, İsrail, liman kenti Lazkiye’ye yönelik bir saldırı gerçekleştirdi. Saldırının ardından Suriye hava savunma sistemlerinin devreye girdiği belirtilirken, hedef alınan bölgede yangın ve patlamaların yaşandığı bildirildi.

    İsrail Şimdi de Suriye'yi Vurdu! Liman Kenti Yanıyor - Resim : 2

    İsrail’den konuya ilişkin açıklama yapılmazken, Suriye merkezli bazı sosyal medya hesapları İsrail’in İran destekli gruplara ait bir silah deposunu vurduğunu aktardı.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 11 kent için sarı kodlu uyarı

    11 kent için sarı kodlu uyarı


    HABER MERKEZİ – Meteoroloji, Amed ve Riha başta olmak üzere 11 il için sarı kodlu uyarıda bulundu. 

     

    Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), 17 Ekim hava durumu raporunu yayımladı. 13 il için sarı kodlu uyarı yapılırken; Erzirom, Qers, Meletî Wan, Amed, Sêrt, Riha, İstanbul, Kocaeli, Ankara, Eskişehir, Nevşehir, Bolu, Düzce, Sinop, Zonguldak, Artvin, Samsun ve Trabzon’da sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor. Hava sıcaklıklarının ise hissedilir derecede (6-12°C) azalarak ülke genelinde mevsim normallerinin altına düşeceği tahmin ediliyor. Sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı ve yağış anında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalı.

     

    11 KENT İÇİN SARI KODLU UYARI

     

    Meteorolojinin sarı kodla uyardığı kentler şöyle; “Riha, Amed, Bedlîs, Mûş, Êlih, Agirî, Îdir, Artvin, Rize, Trabzon ve Giresun.”

     

    SARI KODLU UYARI NEDİR?

     

    Hava durumu potansiyel tehlikelidir. Tahmin edilen meteorolojik hadise olağandışı olmamakla birlikte, meteorolojik şartlardan etkilenebilecek faaliyetler konusunda dikkatli olunmalı.

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Öldürülen kadınları suçlamıştı | AKP’de istifa eden Latif Aydemir’e İzmir Belediye Meclisi’nden tepki: Buradan da istifa et

    Öldürülen kadınları suçlamıştı | AKP’de istifa eden Latif Aydemir’e İzmir Belediye Meclisi’nden tepki: Buradan da istifa et


    Serbest Görüş Haber Merkezi

    İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ekim ayı olağan toplantısında CHP’li üyeler, ihraç istemiyle disipline sevk edilmesinin ardından AKP’den istifa eden Latif Aydemir’in “Öldürenler kadar ölenlerin de suçu var” şeklindeki sözlerine tepkilerini sürdürdü. Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, “Bayraklı’da AKP’ye oy veren İzmirli kadınlar, ‘Bizim oylarımızla meclis üyesi oldu. Sadece istifa etmesi ya da atılması yeterli değil. Meclisten de istifa etmeli’ diyor” dedi.

    İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ekim ayı olağan toplantısının ikinci oturumu Meclis Birinci Başkanvekili Altan İnanç başkanlığında yapıldı. Oturumda, bir önceki toplantıda kadın cinayetlerine ilişkin “Öldüren kadar ölen öldürülen de suçlu” diyen AK Partili Meclis Üyesi Latif Aydemir’in partisinden istifa yazısı okundu. ‘Kesin ihraç’ talebiyle disipline sevkedilen Aydemir, zarar vermeme adına AK Parti’den istifa etmişti. Aydemir’in istifa dilekçesinin okunmasının ardından komisyonlarda yerine geçecek isim belirlendi.

    TIKLAYIN – İstanbul’un ardından İzmir’de de AKP’li meclis üyesi, kadınları suçladı: Çoğunda öldüren kadar ölenler de suçlu

    Tıklayın – “Öldürülenler kadar ölenler de suçludur” diyen AKP’li Meclis Üyesi Latif Aydemir istifa etti

    Tepkiler art arda geldi

    CHP’li üyeler, toplantıda Aydemir’in sözlerine yönelik tepkilerini sürdürdü. CHP Bornova Belediye Meclisi üyesi Yağmur Yurdakul, bir önceki oturumda AK Parti Grup Başkanvekili Hakan Yıldız’ın İstanbul Sözleşmesi olmasa da kadın hakları için SEDAV olduğu yönündeki özlerine yanıt vererek şunları söyledi:

    İBB Meclisi’nde AKP’li üyeden, canice öldürülen Ayşenur ve İkbal için skandal sözler: Nevrotik flört ilişkisi dosyaya girmiş, kızlar şikâyet etmemiş

     

    Yurdakul: Keşke yargılamak yerine kadınlar ve çocuklar ne halde baksaydınız

    “Geçen mecliste Hakan Bey şöyle demişti. 2003 yılına kadar AK Parti hükümetine kadar yürürlükte olmayan, maalesef o gün yürürlüğe giren ve artık tüm yönleriyle uygulanabilir hale gelen SEDAV’ı ortaya koyan AK Parti hükümetidir demişti. SEDAV’ın 4 yılda bir okunan bir raporu var. Türkiye’yi yargılayan, tavsiyede bulunan raporda pek çok madde geçiyor. Raporu merak edenler 2022 SEDAV raporunu gözden geçirebilir. Raporu ele almamın sebebi Hakan Bey’in raporun uygulandığını söylenmesinden kaynaklanıyor. Ama komite hiç aynı görüşte değil. Rapor ‘Kadınların anne ve eş olarak geleneksel rolünü vurgulayan, böylece kadınlar sosyal statüsünü ve mesleki kariyerini baltalayan ayrıca kadınlara yönelik toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin atında yatan bir neden teşkil eden köklü, ayrımcı kalıp yargıların taraf devletin, ailedeki kadın ve erkeklerin rol ve sorumluluklarına ilişkin resmi beyanların devam etmesinden endişe duymaktadır’ diyor. Biz İstanbul Sözlenmesi’nden çıkmışsak ne var, SEDAV var, biz de onu uyguluyoruz demişti. SEDAV ise ‘Siz bizi uygulamıyorsunuz, aksine pek çok eksiklik tespit ettik’ diyor. Dolayısıyla keşke şu raporla bu kadar övünmek yerine bir kez okunsaydı belki bir şeyler yapılmaya ve değiştirilmeye çalışılırdı. Keşke yargılamak yerine kadınlar ve çocuklar ne halde baksaydınız. ‘İnkarcı bir anlayışınız da var’ dedi. Raporu okuduktan sonra kimin eline inkarcı anlayış konusunda söz söylenemeyeceğinin tespit edildiğini düşünüyorum.”

    Akseki: Kafadaki bu eksik düşünceleri ihraç etmemiz gerekmiyor mu?

    CHP Urla Belediyesi Meclis Üyesi Devrim Akseki ise kadın cinayetleri konusunda ülkenin içinde bulunduğu durumu rakamlarla ortaya koyarken Aydemir’in partiden ihraç hamlesinin ‘hakim zihniyeti’ değiştirmediğinin altını çizerek şu ifadeleri kullandı:

    “Size bazı tarihler vereceğim. 8 Mart 2017, 20 Kasım 2018, 19 Kasım 2019, 26 Ocak 2021, 22 Kasım 222, 6 Temmuz 20, 23 Kasım 2023. Bu tarihler çoğu CHP olmak üzere TBMM’de muhalefet partilerinin Meclis’e kadına şiddetin araştırılması için komisyon kurulması a için önerge sundukları tarihler. Hepsi AK Parti ve MHP’nin oylarıyla reddedildi. Ama sevindirici bir haber. Altı gün önce tüm partilerin katılımıyla bu komisyon kuruldu. Bu komisyon kurulurken Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı ve AKP Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan ‘Size şunu net bir şekilde söylemek isterim ki partimizin iktidarı döneminde kadın konusunda her zaman öncelikli olmuştur. Kadına şiddet konusunda çağ atlatan yasal düzenlemeler ortaya koyduk’ dedi. Kadına şiddet ve kadın cinayetleri her yıl artıyor. 2010’dan önce 80-100’lü rakamlardaydı. 2010’dan sonra her geçen gün arttı.  Geçen yıl 315 kadın öldürüldü. Bunların içinde faili meçhuller yok. Kadın cinayetlerinde OECD’de birinci sıradayız. Avrupa’da açık ara birinci sıradayız. Birçok sebebi var. Eğitim, sosyo-kültürel düzey, yoksulluk enflasyon… Yoksulluk artarsa kadına şiddet artıyor. Yetersiz cezalar. Sokak ortasında Beyoğlu’nda bir kadına tecavüz girişimi. Hepimiz o videoyu gördük. Biz o videoyu görmeden 10 gün önce yaşanmıştı o olay. 10 gün önce nöbetçi hakim o suçluları serbest bıraktı. Neden? 295 bin hapishane kapasitesi olan ama içeride 360 bin mahkumu bulunan ülkede düşünce suçluları hapislerde konulacak yer bulunuyorken katilleri ve tecavüzcüleri koyacak yer bulamadığımız için mi? Cezasızlık oranı çok. İki kızımızın başını surlardan keserek atan, sokak ortasında tecavüz girişiminde bulunan, bir polisimizi şehit eden üç kişinin de ortak özelliği… Üçü de gençti ve üçü de uyuşturucu kullanıyordu. Şu anda ülkemiz bir pazar haline geldi. Patlama halinde insanlar uyuşturucu kullanıyor. Alkolün fiyatı arttıkça insanlar uyuşturucu kullanıyor. Pazartesi yaşanan olay… Bir meclis üyesini kınayarak partinizden ihraç etme girişiminde bulunarak kadına yönelik şiddeti engelleyeceğinizi düşünüyor musunuz? ‘Öldüren kadar ölen de suçludur’ demişti. Bu aslında kadınlarımızı öldüren katillerin kafasındaki düşünce değil mi? Bizim bir meclis üyesini ihraç etmek kadar kafadaki bu eksik düşünceleri ihraç etmemiz gerekmiyor mu?”

    Sengel: AKP İl Başkanlığı’nın gereğini yapacağını düşünüyorlar

    Oturumda söz alan Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Aydemir’in meclis üyeliğinden de istifa etmesinin beklendiğini belirterek şöyle konuştu:

    “Bayraklı’da AKP’ye oy veren İzmirli kadınlar, ‘Bizim oylarımızla meclis üyesi oldu. Sadece istifa etmesi ya da atılması yeterli değil. Meclisten de istifa etmesini, AKP İl Başkanlığı’nın gereğini yapacağını’ düşünüyorlar. İzmirli kadınlar, İzmir’i temsil edemeyecek nitelikte meclis üyesi olduğunu da kendi sözleriyle ifade etmiştir. İki günden beri ne İzmir’e ne İzmir’in erkeğine ne kadına yakışmayan söylemlerle karşı karşıya kaldık.” (ANKA)

    Disipline sevk edilmişti

    İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin AKP’li üyesi Latif Aydemir‘in, kadın cinayetlerinde kadınları suçlayarak “Öldüren kadar ölenler de suçludur” sözlerine AKP içinden de tepkiler yükseldi. AKP Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir, “Partimizin ilk seçim beyannamesinin yazıldığı günden itibaren kadına şiddetin önlenmesi konusunda kararlı duruşunu kimsenin gölgelemesine izin veremeyiz” dedi. 

    “Çoğunda öldüren kadar ölenler de suçlu” diyen AKP’li meclis üyesi kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi

    AKP Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı ve Düzce Milletvekili Keşir, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi ekim ayı olağan toplantısının birinci bileşiminde AKPli Meclis Üyesi Aydemir’in kadın cinayetlerine ilişkin “Hanımlarımızı, kadınlarımızı tenzih ediyorum ama… Bir kısmı bayanlar olmak üzere erkeklerin de çoğunda öldüren kadar ölenler de suçludur” açıklamasına X hesabı üzerinden sert ifadelerle tepki gösterdi.

    Keşir, “Açıklamayı yapanı esefle kınıyorum” diyerek şu ifadelere yer verdi:

    “Belediye Meclis Üyesi Latif Aydemir’in kadın cinayetleri hakkında söyledikleri asla kabul edilemez. Canımızın çok yandığı bu günlerde kimse katilden başka suçlu aramasın. Partimizin ilk seçim beyannamesinin yazıldığı günden itibaren kadına şiddetin önlenmesi konusunda kararlı duruşunu kimsenin gölgelemesine izin veremeyiz. Bu açıklamayı da yapanı da esefle kınıyorum. Partimiz kurulları gereğini yapacaktır.”

     

     

     

     

  • Hazine ve Maliye Bakanlığı “vergi yüzsüzü” firmaları açıkladı

    Hazine ve Maliye Bakanlığı “vergi yüzsüzü” firmaları açıkladı


    Hazine ve Maliye Bakanlığı, devlete 5 milyon lira ve üzerinde borcu ve cezası olan kuruluşların listesini açıkladı. Kamuoyunda “vergi yüzsüzleri” olarak da bilinen listede yer alan mükelleflerin bilgileri illerin vergi dairelerinde ilan edildi.

    Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, daha önce yaptığı açıklamada vergi borcu bulunan mükelleflerin kamuoyuna duyurulacağını belirtmişti. Bu kapsamda, Hazine ve Maliye Bakanlığı “vergi yüzsüzleri” listesine giren 57 firma ve şahsın isimlerini ilk kez yayımladı. Vergi borçlularının isimleri il ve ilçe vergi dairelerinde askıya çıkarıldı.

    5 milyon üzeri vergi borcu bulunan 57 firmadan bazıları şu şekilde:

    Vergi Kimlik No: 14000****32
    Borçlu Adı, Soyadı, Unvanı: ADNAN SARAÇ
    Esas Faaliyet Konusu: PAZARLAMA, TOPTAN TİCARET
    Borç Tutarı: 13 milyon 611 bin 474.95 TL

    Vergi Kimlik No: 14422****32
    Borçlu Adı, Soyadı, Unvanı: HAMİT ASLAN
    Esas Faaliyet Konusu: ALIM SATIM, EMLAK KOMİSYONCULUĞU
    Borç Tutarı: 6 milyon 44 bin 360.86 TL

    Vergi Kimlik No: 23508****34
    Borçlu Adı, Soyadı, Unvanı: MUSTAFA AYDOĞAN
    Esas Faaliyet Konusu: ELEKTRİK, SU, DOĞALGAZ DALLARINDA TOPTAN TİCARET
    Borç Tutarı: 32 milyon 46 bin 929.72 TL

    Vergi Kimlik No: 27003****34
    Borçlu Adı, Soyadı, Unvanı: ZEKİYE BAYSAL
    Esas Faaliyet Konusu: KONFEKSİYON ÜRÜNLERİ İMALATI
    Borç Tutarı: 5 milyon 111 bin 898.21 TL

    Vergi Kimlik No: 15203****16
    Borçlu Adı, Soyadı, Unvanı: MEHMET KAZIM
    Esas Faaliyet Konusu: MAĞAZACILIK
    Borç Tutarı: 6 milyon 591 bin 666.53 TL

    Vergi Kimlik No: 10609****32
    Borçlu Adı, Soyadı, Unvanı: MUSTAFA HÜSEYİN HOCAOĞLU
    Esas Faaliyet Konusu: İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ
    Borç Tutarı: 5 milyon 47 bin 880.21 TL

    Vergi Kimlik No: 23404****13
    Borçlu Adı, Soyadı, Unvanı: SÜLEYMAN AKIN YİĞİT
    Esas Faaliyet Konusu: TOPTAN İNŞAAT MALZEMELERİ TİCARETİ
    Borç Tutarı: 8 milyon 113 bin 892.71 TL

    Vergi Kimlik No: 21118****23
    Borçlu Adı, Soyadı, Unvanı: MEHMET HAKAN OĞUZ
    Esas Faaliyet Konusu: GIDA VE NAKLİYAT
    Borç Tutarı: 5 milyon 953 bin 846.32 TL

    Vergi Kimlik No: 23009****11
    Borçlu Adı, Soyadı, Unvanı: ALİ SÖNMEZ
    Esas Faaliyet Konusu: SANAYİ MAKİNELERİ TİCARETİ
    Borç Tutarı: 7 milyon 564 bin 073.23 TL

    Vergi Kimlik No: 20908****14
    Borçlu Adı, Soyadı, Unvanı: YUSUF CEMALİ KILANCI
    Esas Faaliyet Konusu: İNŞAAT VE GAYRİMENKUL GELİŞTİRME
    Borç Tutarı: 10 milyon 974 bin 989.41 TL

    Vergi Kimlik No: 25608****12
    Borçlu Adı, Soyadı, Unvanı: EMİNE SULTAN BOZDEMİR
    Esas Faaliyet Konusu: TOPTAN PERAKENDE TİCARET
    Borç Tutarı: 9 milyon 748 bin 647.11 TL

    Vergi Kimlik No: 18808****21
    Borçlu Adı, Soyadı, Unvanı: MAHMUT YILMAZ
    Esas Faaliyet Konusu: GIDA VE LOJİSTİK
    Borç Tutarı: 5 milyon 111 bin 899.32 TL

    Vergi Kimlik No: 15508****11
    Borçlu Adı, Soyadı, Unvanı: İBRAHİM ŞAHİN
    Esas Faaliyet Konusu: OTEL İŞLETMECİLİĞİ
    Borç Tutarı: 6 milyon 788 bin 213.92 TL

     

     

  • Fernas işçileri, Ferhat Nasıroğlu’nun ‘Gelsinler görüşelim’ çağrısı üzerine şirkete gitti, ancak görüşecek yetkili bulamadı

    Fernas işçileri, Ferhat Nasıroğlu’nun ‘Gelsinler görüşelim’ çağrısı üzerine şirkete gitti, ancak görüşecek yetkili bulamadı


    Serbest Görüş Haber Merkezi

    Kurtuluş Parkı’nın polis bariyerleriyle tarafından kapatılması üzerine açlık grevini ve oturma eylemini parkın girişinde sürdüren Fernas işçileri, AK Parti Milletvekili ve Fernas Madencilik’in sahibi Ferhat Nasıroğlu ile görüşmek için Fernas Şirketler Grubu’nun merkezine gitti ancak kendileriyle görüşecek herhangi bir yetkili bulamadı. CHP’de 16 milletvekilinden oluşturulan bir heyet ise nöbetleşerek sabaha kadar işçilerin yanında kalacak.

    Kurtuluş Parkı’nın polis bariyerleriyle tarafından kapatılmasının ardından açlık grevini ve oturma eylemini parkın girişinde sürdüren Fernas işçileri, AK Parti Milletvekili ve Fernas Madencilik’in sahibi Ferhat Nasıroğlu’nun ‘Gelin 10 dakikada bu sorunu çözelim” çağrısı üzerine 5 kişilik heyet oluşturarak Fernas Holding’e Nasıroğlu ile görüşmeye gitti ancak görüşme talebi kabul edilmedi.

    CHP Genel Başkan Yardımcıları Deniz Yavuzyılmaz ve Zeliha Aksaz Şahbaz da işçileri ziyaret etti. CHP’de 16 milletvekilinden oluşturulan heyet ise sabaha kadar nöbetleşerek işçilerin yanında kalacak. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Hakkari Milletvekili Öznur Bartın, Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü işçilere destek verdi.

    “Ferhat Nasıroğlu’ndan bizi hemen kabul etmesini istiyoruz”

    AK Parti Milletvekili ve Fernas Madencilik’in sahibi Ferhat Nasıroğlu ile görüşmek için beş kişilik heyette yer alan bir işçi görüşmenin gerçekleşmemesine ilişkin şöyle konuştu:

    “Biz yarım saat buradayız. Yarım saat daha bekleriz. Biz bu Fernas Holding’de çalışırken yeraltında bir ek iş oluyordu, mesaiye kalıyorduk. Saat 20.00’ye kadar. İçerideki amirlerimiz de saat 20.00’ye kadar bekliyordu. İnsan kaynakları saat 18.00’e , baş mühendisler de saat 20.00’ye kadar bekliyorlardı. Saat şu anda 18.48 kimse şirkette kalmamış. İki aracın çıktığını gördük. İsteseler anında dönebilirlerdi. Bu kadar insanı aç olarak cumaya bekletmenin peşindeler. Her gün eşlerimiz arıyor. Acaba bugün bizim eşimiz de mi hastaneye kaldırılacak, ya kalp krizi geçirirse diye hepsi korku içindeler. Çoluğumuz çocuğumuz bizi bekliyorlar. Biz gecenin yarısı da olsa geliriz. Yeter ki desinler. ‘Gece saat 04.00’te gelin’ desinler gelelim. Yeter ki karşı taraftan bir adım görelim. Ferhat Nasıroğlu’ndan bizi hemen kabul etmesini istiyoruz”

    Heyette yer alan bir başka işçi ise “Gördünüz kapı duvar. Ama Ferhat Nasıroğlu Meclis’teymiş madem. ‘On dakikada sorun çözülür’ diyorsa bizi Meclis’e çağırsın on dakikada bu işi çözelim” diye konuştu.

    “Hakkımızı alana kadar buradan ayrılmayacağız”

    Bağımsız Maden- İş Sendikası üyesi işçilerden oluşan heyetin görüşmesi devam ederken, arkadaşlarını Kurtuluş Parkı’nın dışında bekleyen diğer madencilerin geceyi parkta geçirmeleri için içeri girmelerine izin verildi.

    Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, kendilerine destek verenler teşekkürlerini iletirken, “Biz buraya saat 13:00’te gelmiştik. Bizi bariyerlerden içeri almadılar. Siz hakkınızı bildiğiniz gibi anlatırsanız bunu gözardı edemezler. Bizler 3 gündür açlık grevindeyiz, sabahtan beri ayakta olduğumuzdan dün gece de gözaltında kaldığımız için yorulduk. Yatmaya geçeceğiz. Biz madenciler olarak her zaman şunu söyleriz, kelleyi torbaya alırız, kefenimiz cebimizdedir. Sendikamızında bir sloganı vardır, ‘ölmek var, dönmek yoktur.’ Hakkımızı alana kadar buradan ayrılmayacağız” dedi.

    Nasıroğlu’nun açıklamalarına ilişkin konuşan Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu ise, “İki müzakere girişimi var ikisini de önemsiyoruz. Şimdi haber geldi Fernas işletmesinde muhattap olan Muzaffer Nasıroğlu, ‘işletmeci değilim’ demiş. Arkadaşlar ısrarla onunla görüşmek istiyorlar. Ferhat Bey de ‘Cuma günü Soma’dayım cuma günü görüşebilirim’ demiş. Ama ara teklif olarak de hemen bu gece arkadaşları Soma’ya gönderip yarın görüşme sağlayıp görüşme talep edecekler. Eğer anlaşma sağlanırsa işlemi bitirip dönebiliriz” diye konuştu.

    Başaran, “İki Türkiye vardır. Holdingleri temsil eden yüzde 10’luk kesim. Onların işbirlikçi ağalarıyla beraber bir de yüzde 85’lik geleceksizleşen insanlar. Fernat Nasıroğlu, özel olarak kötü bir insan değil, zaten o kesimin düşüncesi bu. Sadece kendi soyisminin kıymetli ve itibarlı olduğunu düşünüyor. İlk 4 madde ile ilgili tartışma herkes tarafından ilgi gösterilen bir tartışma ama emekçi ve işçiyi ilgilendiren bu yasalar hiç kullanılamıyor. Biz yola çıkarken iki şeyi ayırdık. Fernas işçilerinin meselesi var ama bu işçi sınıfının toplam problemi. İş cinayetleri seri bir şekilde devam ediyor. Meslek hastalıklarına dair tespit ve yasalar oldukça sınırlı. Milyonlar bununla boğuşuyor ama bu siyasetin konusu haline maalesef gelemiyor” dedi. (ANKA)