Yazar: SG

  • Tepkiler Sonrası Mahkemeden Dikkat Çeken Karar: Kemal Kılıçdaroğlu Hakkındaki ‘Zorla Getirme’ Kararı Kaldırıldı

    Tepkiler Sonrası Mahkemeden Dikkat Çeken Karar: Kemal Kılıçdaroğlu Hakkındaki ‘Zorla Getirme’ Kararı Kaldırıldı


    CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdarolu hakkındaki ‘zorla getirme kararı’nda geri adım atıldı. Kararın gelen tepkilerin ardından kaldırılması ise dikkat çekti.


    İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesi’nin CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında ‘zorla getirme kararı’ vermesinin ardından kamuoyundan büyük tepki gelmişti. Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik, kararın kaldırıldığını duyurdu.

    Mahkemenin, Kılıçdaroğlu hakkında verdiği ‘zorla getirme’ kararını hiçbir itiraz olmadan kaldırması dikkat çekti. Bu kararla akıllara ‘Tepki hukuku mu devrede?’ sorusu geldi.

    Kılıçdaroğlu hakkında verilen ‘zorla getirme’ kararı, başta CHP olmak üzere kamuoyunun pek çok çevresi tarafından sert şekilde eleştirilmişti.

    Celal Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

    “Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili hukuksuz “Zorla Getirme Kararı” kaldırıldı! İstanbul 48 Asliye Ceza Mahkemesi, infial yaratan kararından geri adım attı! İlgili Hakim, itiraz sunulmadan kendi hukuksal kararını bugün itibariyle kaldırmak zorunda kaldı.. Kamuoyunun bilgisine…”


    Etiketler

    Kemal Kılıçdaroğlu

    Deprem Uyarı Sistemi Nasıl Çalışıyor? Depremden Saniyeler Önce Uyarıyor
    Deprem Uyarı Sistemi Nasıl Çalışıyor? Depremden Saniyeler Önce Uyarıyor

    DEM Parti'den Selahattin Demirtaş'a Ziyaret! İşte İlk Detaylar...
    DEM Parti’den Demirtaş’a Ziyaret! İşte İlk Detaylar…

    İBB Meclisi'nde LGBTİ+ Gerginliği! AKP'liler CHP'lilerin Üzerine Yürüdü
    İBB Meclisi’nde LGBTİ+ Gerginliği!

    CHP’li Ednan Arslan’dan, E-ticaret İçin Önemli Uyarı
    CHP’li Vekilden E-ticaret İçin Önemli Uyarı: 100 Milyar Çok Uluslu Şirketlerin Cebinde Kalacak

    Tükenmez Kalem Lekelerini Anında Yok Eden Karışım
    Tükenmez Kalem Lekelerini Anında Yok Eden Karışım

    Kararlar Halkla Birlikte Alınıyor: Selahaddin Eyyübi’den Start Verildi
    Kararlar Halkla Birlikte Alınıyor: Selahaddin Eyyübi’den Start Verildi

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Çine’de Gençlik Merkezi ve Yüzme Havuzu Projesi

    Çine’de Gençlik Merkezi ve Yüzme Havuzu Projesi


    Gençlik Spor Bakanlığı’nın yatırım projeleri arasında yer alan Çine yarı olimpik yüzme havuzu ve gençlik merkezi yatırımlarında da çalışmalar titizlikle devam ediyor. Çine’de 2022 yılı içerisinde ihalesi yapılan gençlik merkezi ve yarı olimpik yüzme havuzu hizmete girmek için gün sayıyor.

    5 kulvardan oluşan yarı olimpik yüzme havuzu her seviyeden yüzücüye uygun bir ortam sunarken Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada “Yarı Olimpik Yüzme Havuzumuz, gençlerimizin yüzme sporunu benimsemeleri ve yeteneklerini geliştirmeleri için bir fırsat sunmaktadır. Bu tesisin, gençlerimizin spor alanında kendilerini ifade etmelerine ve başarılı birer sporcu olarak yetişmelerine katkı sağlayacağına inanıyoruz” ifadeleri yer aldı.

    Gençlerin taleplerine yanıt vermesi beklenen gençlik merkezinde ise toplam 7 sınıf bulunurken, sınıflar gençlerin eğitim ve kişisel gelişimlerini desteklemek için çeşitli atölye çalışmaları ve eğitimler için kullanılacak. Ayrıca gençlik merkezinde yer alan tiyatro ve konferans salonu da kültürel etkinliklere ev sahipliği yapmanın yanı sıra konferanslar, söyleşiler ve seminerler için de kullanılacak. Kütüphane ve fuaye alanı da gençlerin ders çalışabilecekleri ve sosyal etkileşimde bulunabilecekleri bir ortam sağlıyor. Ayrıca her katta engelli dostu tuvaletler ve asansörlerin bulunduğu merkez, erişilebilirliği artırarak herkese hizmet sunma hedefini pekiştiriyor.

    Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü konu ile ilgili yaptığı açıklamada yeni tesisin önemine vurgu yaparak “Gençlik Merkezi, gençlerimizin sosyal ve kültürel alanlarda gelişimlerine katkı sağlayacak. Merkezimiz, sunduğu eğitim ve etkinliklerle gençlerimizin kişisel gelişimlerine destek olacak ve onların potansiyellerini en iyi şekilde değerlendirmelerine imkan tanıyacaktır. Bu tesisin, gençlerimizin hayatında kalıcı ve olumlu etkiler oluşturmasını umuyoruz” ifadelerine yer verdi.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsrail Kaynakları Duyurdu! ‘Hamas Lideri Yahya Sinvar Öldürüldü’ İddiası

    İsrail Kaynakları Duyurdu! ‘Hamas Lideri Yahya Sinvar Öldürüldü’ İddiası


    İsrail ordusu Hamas lideri Sinvar’ın öldürülmüş olma ihtimalini araştırdığını açıkladı. İsrail ordusu bugün yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’nde üç militanı hedef aldığını söylediği bir operasyonun ardından Hamas lideri Sinvar’ı öldürmüş olma ihtimalini kontrol ettiğini söyledi.

    Yapılan açıklamada “Bu aşamada teröristlerin kimliği teyit edilemiyor” denildi. Üç militanın öldürüldüğü binada rehinelerin bulunduğuna dair herhangi bir işaret olmadığı belirtildi.

    İsrail Kaynakları Duyurdu! 'Hamas Lideri Yahya Sinvar Öldürüldü' İddiası - Resim : 2

    HAMAS’TAN İLK AÇIKLAMA

    Sinvar’ın öldürüldüğü iddialarının ardından Hamas’tan yapılan ilk açıklamada “Siyonist İsrail algı operasyonu yapıyor. Sinvar ölmedi. Manipülasyonlara itibar edilmemelidir. Resmi kanalarımızdan paylaşılmayan haberler dikkate alınmasın” denildi.

    NE OLMUŞTU?

    Sinvar, Hamas’ın bir önceki lideri İsmail Haniye’nin 31 Temmuz’da İran’ın başkenti Tahran’da suikasta uğramasının ardından göreve gelmişti.

    Hamas’tan 3 Ağustos’ta yapılan açıklamada, suikasta uğrayan Haniye’nin yerine geçecek yeni ismi belirlemek için istişarelere başlandığını duyurulmuş, 6 Ağustos’ta ise Yahya Sinvar’ın göreve geldiği açıklanmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İzmir’de sağlık emekçisine saldırıda 1 tutuklama

    İzmir’de sağlık emekçisine saldırıda 1 tutuklama


    İZMİR – İzmir’de sağlık emekçisine saldıran iki kişiden biri tutuklandı. 

     

    İzmir Gaziemir Devlet Hastanesi acil servisinde görevli olan sağlık emekçisi kadın, iki kişinin sözlü ve fiziki saldırısına maruz kaldı. Saldırı sonucu kafa travması geçiren sağlık çalışanı, Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. 

     

    Saldırıda bulunan iki kişi gözaltına alınarak, çıkarıldıkları mahkemede biri tutuklandı, diğer bir kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 

     

    TABİP ODASI’NDAN AÇIKLAMA

     

    İzmir Tabip Odası Konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, “Ülkemizdeki şiddet sarmalının, her geçen gün yeni bir yansıması ortaya çıkmaktadır. Sağlıkta şiddetin önlenmemesi ve caydırıcı yaptırımlar getirilmemesi bir tercihtir. Şiddetin önlenmesi için gerçekçi bir irade ortaya koymayan yöneticiler, tercihini hekimlerin şiddete uğramasına göz yumarak göstermektedir. Hekimler için bıçak kemiğe dayanmıştır. Hekimler, şiddet altında mesleğini devam ettirmek istemiyor. Hekimler, şiddetin mağduru olmak istemiyor” denildi. 

     

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya Başbakanı Scholz haftasonunda Türkiye’de: Gündemde hangi maddeler var?

    Almanya Başbakanı Scholz haftasonunda Türkiye’de: Gündemde hangi maddeler var?


    Almanya Başbakanı Olaf Scholz’un Cumartesi günü Türkiye’ye yapacağı ziyaret, hem uluslararası hem de iki ülke arasındaki gündemin çok yoğun olduğu bir dönemde gerçekleşecek.

    Olaf Scholz, Başbakan olarak göreve geldikten birkaç ay sonra, 2022’nin Mart ayında Türkiye’yi ziyaret etmişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da geçen yıl Kasım ayında Berlin’e düzenlediği resmi ziyarette, Scholz ile biraraya gelmişti.

    Cumartesi günü İstanbul’da planlanan Erdoğan-Schoz görüşmesinde ele alınacak en önemli konulardan birinin sığınmacılar meselesi olması bekleniyor. Almanya’daki siyaseti belirleyen sığınmacılar sorununda Scholz, son zamanlarda sert bir politika izlemeye başladı.

    Ağustos ayında Solingen’de yaşanan bıçaklı saldırı, göç ve sınırdışı etme konularında koalisyon hükümetine yönelik eleştirileri yeniden canlandırdı.

    Kendi Sosyal Demokrat Partisi’nin (SPD) eyalet seçimlerinde aldığı yenilgiler, aynı zamanda yabancı düşmanı AFD’nin büyük oy patlaması yaşaması sonrasında Scholz, sığınmacıların ülkeye girişini engelleyen veya zorlaştıran önlemleri hayata geçirdi.

    Bu bağlamda özellikle son dönemde çok sıkça tartışılan bir mesele, Almanya’da başvuruları reddedilen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı sığınmacıların durumu. Berlin ve Ankara arasında aylarca süren müzakerelerin ardından Türkiye’nin her hafta başvurusu reddedilen 500 Türk sığınmacıyı geri almayı kabul ettiği, Almanya’nın da karşılığında Eurofighter jetlerinin satışına onay sözü verdiği iddia edildi.

    Almanya İçişleri Bakanı Nancy Faeser, Scholz’un ziyareti öncesinde yaptığı bir açıklamada, “Evet, bu konuda bir mutabakat mevcut ve Scholz’un ziyaretiyle birlikte Almanya’da kalma hakkı bulunmayan Türk vatandaşlarının hızlı bir şekilde iade işlemlerinin başlayacağını umuyorum, haftalık 500 rakamı doğrudur” dedi.

    Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise Almanya’da yasal ikamet hakkı bulunmayan Türk vatandaşlarının Türkiye’ye geri gönderileceğine ilişkin haberlerin doğru olmadığını açıklamıştı.

    Almanya’da şu anda sınırdışı edilmesi gereken 14 bin 500 Türk vatandaşı bulunuyor. Federal Göç ve Mülteciler Dairesi’nin verilerine göre, bu yılın ilk 9 ayında Almanya’ya 23 bin 133 Türk vatandaşı iltica başvurusunda bulundu.

    Bu sayıyla Türkler, Suriyeliler ve Afganlar’ın ardından iltica başvurularında üçüncü sırada yer alıyor. Türk vatandaşlarının iltica başvurularının kabul oranı ise 2019’da yüzde 47,4 iken 2024’te yüzde 9,6’ya düştü.

    Reddedilen sığınmacıların Türkiye’ye geri gönderilmesi hedefleniyor

    Scholz’un görüşmede, Almanya‘ya yasadışı yollarla gelen sığınmacıların Türkiye’ye geri gönderilmesi konusunda Erdoğan’ın daha fazla destek sağlaması için çağrıda bulunması bekleniyor. Berlin’de yapılan analizlerde, iki liderin buluşması sonrasında, bu konuda yaşanan karışıklığın netleşeceğinden yola çıkılıyor.

    Ziyareti VOA Türkçe’ye değerlendiren SPD’li Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Scholz’un amacının dünyanın çok büyük sorunlarla karşı karşıya kaldığı bir dönemde Türkiye ile ilişkileri istikrara kavuşturmak olduğu görüşünde.

    “Türkiye’den vazgeçemeyiz”

    Olaf Scholz’un ziyaretinin “gerçekliğin normatif gücünün bir sonucu” olduğunu söyleyen Karaahmetoğlu, “Başka bir deyişle, Türkiye’den vazgeçmemiz mümkün değil. Erdoğan ile çalışmak, siyasi bir ortaklık yakalamak ne kadar zor olsa da, jeostratejik bir köprü ülke olarak Türkiye’ye bağımlıyız” dedi.

    Öte yandan Türkiye’nin de “özellikle ekonomik ortaklar olarak Almanya ve Avrupa’ya da ihtiyacı olduğunun” da altını çizen Karaahmetoğlu, ittifakların önemine vurgu yaparak, “Dünya hızla değişiyor; BRICS gibi yeni ittifakların güçlenmesi ve Türkiye’nin bu ittifaklara katılma isteği bu değişimin mükemmel bir örneği. İstikrarlı ittifaklar Avrupa ve Batı’nın önümüzdeki on yıllarda kendilerini nasıl savunacağını belirleyecek” dedi.

    Karaahmetoğlu, Scholz’un “Türk-Alman ilişkilerini istikrara kavuşturmak ve çıkarları eşit bir zemine oturtmak istediğini her zaman açıkça ifade ettiğini” kaydetti.

    “Ortak bir yeni başlangıç”

    Türkiye’ye silah sevkiyatı ve düzensiz göç meselesiyle mücadeleye de değinen Karaahmetoğlu, “Türkiye’ye yeni silah sevkiyatına izin verildiğine dair son haberlerden yola çıkınca, bu kesinlikle bir tür yeni başlangıç sayılmalı. Türkiye üzerinden düzensiz göçle mücadelede de ortak bir yeni başlangıca ihtiyaç var. Hatırlanacağı gibi, burada AB-Türkiye anlaşması tamamen durma noktasına geldi. Dolayısıyla Scholz’un Ankara’ya giderken yanında götüreceği tartışmalı konuları bu şekilde ele alacağını tahmin ediyorum” şeklinde konuştu.

    Almanya, Eurofighter’ler konusunda tavrını değiştirdi

    Türkiye ile Acrupa Birliği arasında 6 milyar Euro karşılığında 2016’da yapılan anlaşmada mültecilerin Türkiye’de tutulması ve geri kabulü belirlenmişti.

    Alman yorumcular, Başbakan Olaf Scholz’un Türkiye ile ikili ilişkilerinde yeni bir dönemi başlatmak amacıyla izlediği politika kapsamında, Almanya hükümetinin Türkiye’ye silah satışı konusundaki politikasını değiştirmesinin önemini de vurguluyor.

    Scholz’un ziyareti öncesinde, Federal Güvenlik Konseyi‘nin Türkiye’ye 336 milyon Euroluk silahın verilmesine onay verdiği, satış paketinin, Türk donanması için 100 uçaksavar füzesi ve torpidonun yanısıra Türk denizaltı ve fırkateynlerinin modernizasyonu için önemli malzeme paketlerini de içerdiği açıklandı.

    Almanya, 2019’dan bu yana Türkiye’ye silah satışı konusunda boykot uyguluyordu.

    Almanya‘nın, Türkiye’nin Kuzey Suriye’de 2019’da düzenlediği Barış Pınarı Harekatı’na sert tepki vermesiyle başlayan boykot, Türkiye’nin Rus S-400 hava savunma sistemleri satın alması sonrasında sertleşmişti.

    Öte yandan Berlin bu hafta başında Ankara ile 40 adede kadar Eurofighter Typhoon savaş uçağının potansiyel satışı için teknik görüşmelere resmen başladığını da duyurdu; Milli Savunma Bakanlığı da bu görüşmelerin yapıldığını doğruladı.

    Bazı yorumcular, Erdoğan-Scholz zirvesinde, sığınmacıların geri gönderilmesi ve silah satışı konularının karşılıklı pazarlık şeklinde ele alınabileceğinden yola çıkıyor.

    Almanya’nın önde gelen düşünce kuruluşlarından Bilim ve Politika Vakfı Türkiye Masası’ndan araştırmacı Yaşar Aydın, sığınmacılar konusunun Almanya’nın birinci meselesi olduğunu, Scholz’un Eurofighter konusunu da bu bağlamda masaya yatırmasının şaşırtıcı olmadığını ifade ediyor.

    “Scholz, Merkel’in öncülük ettiği Mülteci Anlaşması’nın yeniden canlandırılmasını savunacak”

    Göç meselesinin Almanya için iç politikada en önemli konu ve “kilit sorun” olduğunu kaydeden Yaşar Aydın, VOA Türkçe’ye değerlendirmesinde, “Hükümet bu konuda aktif olduğunu göstermek istiyor. Dolayısıyla Berlin’in Ankara ile işbirliği içinde olduğunu göstermek istemesi de çok mantıklı ve anlaşılır bir tutum” dedi.

    Scholz’un 2016’da eski Başbakan Merkel’in öncü olduğu Mülteci Anlaşması’nın yeniden canlandırılması için tavır koyacağını öngören Aydın, “Türkiye’ye yapılan yardımların ve ayrılan fonun sonuna gelindiği biliniyor. Yeni bir kaynak bulunması ve bunun Erdoğan’a cazip bir şekilde sunulması gerekiyor. Bu işin mutlaka pazarlık boyutu olmuştur. Almanya, “mültecileri geri alın, silah satışını kolaylaştırırız” demiş, bir pazarlık aracı olarak kullanmış olabilir” şeklinde konuştu.

    Geçen yıl Berlin’i ziyaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, açık olarak 40 adet Eurofighter satın almak istediklerini Scholz’a bildirmişti.

    Eurofighter’ın üretici ülkeleri Almanya, İngiltere, İspanya ve İtalya’nın Eurofighter’ın satışına ortak onay vermesi gerekiyor. Üç ülke satış ve işbirliği konusunda Ankara’ya yeşil ışık yakarken, Almanya karşı çıkmıştı.

    Türkiye‘nin, bu vetoyu kaldırmak amacıyla Alman hükümetinin masaya sürdüğü şartları kabul etmek için mülteciler konusunda üzerine düşenleri yapmaya hazır göründüğünü söyleyen Yaşar Aydın, bölgede yaşanan gelişmelerin Berlin’in bu konuda daha farklı bir noktaya gelmesine neden olduğunu ifade etti.

    Türkiye’nin bölgede en önemli aktörlerden biri olduğunun altını çizen Aydın, hem Ukrayna hem de Ortadoğu’daki duruma ilişkin değerlendirmesinde, “Ukrayna-Rusya arasında savaşla sonuç alınamayacağı yönünde bir durum ortaya çıkıyor. Müzakereler, barış görüşmeleri ihtimali çok yakın. Türkiye’nin güneyinde de çok önemli gelişmeler oluyor. İsrail’in operasyonları, karşılıklı çatışmalar bölgede savaş riskini çok arttırdı. Almanya ve Türkiye’nin bu bağlamda ortak bir strateji yakalaması çok önemli. Almanya’nın boykot kararını yeniden gözden geçirmesi gerekliydi” diye konuştu.

    2019 yılından sonra “çok şeyin değiştiğini” kaydeden Aydın, “Türkiye, Suriye ile görüşüyor. Türkiye ile Yunanistan arasında yaşanan yumuşamayı unutmamak gerekli. Hal böyle olunca Berlin’in boykot tavrını değiştirmesi kolaylaştı” dedi.

    Meselenin Almanya açısından ekonomik boyutu olduğunu da vurgulayan Aydın, “Alman ekonomisinin durgunluk, hatta gerilemede olduğunu biliyoruz. Sanayi de tam bir kriz havası var. Eurofighter satışının 8 ila 10 milyar Euro’ya mal olması bekleniyor, bu da Alman ekonomisi için çok önemli bir rakam. Jetleri üreten diğer ülkelerde de benzer ekonomik sorunlar var, onlar da Almanya’nın imzasını istiyor. Yani Almanya’nın Eurofighter satışına onay verecek duruma gelmesi, çok boyutlu bir denklemden oluşuyor” dedi.

    Alman Siemens’in Akkuyu boykotunde bir değişiklik yok

    Bu arada Cumartesi günkü buluşmada, Akkuyu Nükleer Santrali için gerekli olan ekipmanların Alman Siemens şirketi tarafından gönderilmemesi meselesinin de konuşulacağı öngörülüyor.

    Bundan bir süre önce, Siemens’in santral için ürettiği parçaları göndermediği, bu nedenle projenin aksadığı ortaya çıkmıştı.

    Santrali Rusya’nın inşa etmesini neden gösteren Siemens, Moskova‘nın Akkuyu’dan sağlayacağı geliri Ukrayna işgalini finanse etmek için kullanacağını iddia etmişti.

    Siemens, bu bağlamda Almanya’nın ihracat kontrol yasalarına uyduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen Temmuz ayında yaptığı açıklamada, Siemens tarafından üretilen türbinlerin Alman gümrüğünde bekletildiğini belirterek, ”Bu, bizi ciddi manada rahatsız etmiştir. Bunu Almanya Başbakanı Olaf Scholz’a ikili görüşmemde tekrar hatırlattım. Gelişmeleri takip edeceğiz” demişti.

    Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar ise, durumun Türkiye’yi mağdur ettiğini, Siemens’e tüm garantilerin verildiğini, ayrıca Akkuyu Nükleer Santrali’nin kar etmeye başlamasının 15-20 yıl alacağını ve bu nedenle projenin Ukrayna’daki savaşı finanse etmek için kullanılmasının mantıksız olduğunu söyledi.

    Bu arada Rusya’nın Akkuyu Nükleer Santrali projesini yöneten Rus Rosatom şirketi, Çin’den gerekli ekipmanları tedarik etmek için alternatif siparişler verdiğini açıkladı.

  • Erzurum Valiliği’nin Kadın Çiftçiler Günü paylaşımı tepki çekti; “Kültürel değerlerimizi kullanmayın”

    Erzurum Valiliği’nin Kadın Çiftçiler Günü paylaşımı tepki çekti; “Kültürel değerlerimizi kullanmayın”


    Serbest Görüş – Orhan Bakırcı 

    Erzurum Valiliği’nin Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nde yaptığı paylaşımda yüzü görünmeyen çiftçi kadınlara Erzurum’un geleneksel giysisi erhamın giydirilmesi tartışmalara yol açtı. 

    Erzurum Valiliği’nin sosyal medya hesabından yapılan 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü paylaşımı gündem oldu. Vali Mustafa Çiftçi’nin, çiftçi kadınlara yönelik yaptığı ziyaretten fotoğraflara yer verilen paylaşımda, Erzurum’un geleneksel giysisi olan erhamı giymiş kadın çiftçilerin fotoğrafı yer aldı.

    Pek çok kişi paylaşıma tepki gösterdi. Kadınların yüzlerinin görünmemesine de vurgu yapan bazı kullanıcılar, “Çiftçi kadınlar yerine, mankenler mi kullanıldı? Erzurum’un kültürel miraslarından olan ehramı giyen çiftçi görmedik” dedi.

    Erzurum’un asırlık kültürünü yansıtan özel bir giysi olarak bilenen ehramın böyle bir tanıtım ve sunumla kullanılması, “şehir halkını rencide edici ve kültürel değerleri zedeleyici olarak” nitelendirildi.

    Konuyla ilgili  konuşan vatandaşlar, “Köklü miraslarının doğru ve saygılı bir şekilde tanıtılmasını isterken, bu tür girişimlerden, şehir kültürünü anlamadan yapılan yüzeysel çalışmalardan kaçınılması gerektiğini” söyledi.

  • Konut satışları 21 ayın zirvesinde

    Konut satışları 21 ayın zirvesinde


    Serbest Görüş Ekonomi

    Konut satışlarında artış ivmesi devam etti. Eylül ayında toplam 140 bin 919 konut satışı gerçekleştirildi. Satışlar, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 37 oranında arttı. Böylece Aralık 2022’den bu yana en yüksek satış rakamı görülmüş oldu.

    Türkiye İstatistik Kurumu, eylül ayına ilişkin konut satış istatistiklerini açıkladı.

    Konut satış sayısının en fazla olduğu iller sırasıyla 21 bin 314 ile İstanbul, 13 bin 205 ile Ankara ve 7 bin 612 ile İzmir olurken, en az olduğu iller sırasıyla 74 ile Hakkari, 82 ile Ardahan ve 106 ile Bayburt olarak gerçekleşti.

    Konut satışları, ocak-eylül döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5,2 oranında artarak 947 bin 236 olarak gerçekleşti.

    Yabancıya konut satışı geriledi

    Yabancılara yapılan konut satışları Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31 oranında azalarak 2 bin 22 oldu.

    Eylül ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 1,4 olarak gerçekleşti.

    Yabancılara yapılan konut satış sayısının en fazla olduğu iller sırasıyla 783 ile İstanbul, 548 ile Antalya ve 210 ile Mersin oldu.

    En fazla satış Ruslara

    Yabancılara yapılan konut satışları ocak-eylül döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 39,1 oranında azalarak 17 bin 90 oldu.

    Ülke uyruklarına göre en fazla konut satışı sırasıyla 346 ile Rusya Federasyonu, 163 ile İran ve 139 ile Irak vatandaşlarına yapıldı.

    Kredili satışlarda artış ivmesi 

    İpotekli konut satışları eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 87,4 oranında artarak 15 bin 825 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 11,2 olarak gerçekleşti.

    Ocak-eylül döneminde gerçekleşen ipotekli konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 42,6 oranında azalarak 92 bin 310’a geriledi

    Eylül ayında 3 bin 685; ocak-eylül döneminde ise 21 bin 702 ipotekli konut satışı, ilk el olarak gerçekleşti.

    Diğer konut satışları eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 32,8 oranında artarak 125 bin 94’e yükseldi.

    Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 88,8 olarak gerçekleşti.

    Ocak-eylül döneminde gerçekleşen diğer konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 15,7 oranında artarak 854 bin 926 oldu.

    Sıfır konut satışları yüzde 47 arttı 

    Eylül ayında ilk el konut satışı yüzde 47,1 oranında artarak 44 bin 858’e yükseldi.

    Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışının payı yüzde 31,8 oldu. İlk el konut satışları ocak-eylül döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12 oranında artarak 300 bin 879 olarak gerçekleşti.

    Aynı dönemde ikinci el konut satış sayısı da yüzde 33,1 oranında artarak 96 bin 61’e çıktı. Toplam konut satışları içinde ikinci el konut satışının payı yüzde 68,2 oldu.

    İkinci el konut satışları ocak-eylül döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2,4 oranında artarak 646 bin 357 olarak gerçekleşti.

     

  • ‘Mobbing’ iddiası; öğretmen okulda müdüre silah çekti

    ‘Mobbing’ iddiası; öğretmen okulda müdüre silah çekti


    İstanbul Etiler’deki bir lisede öğretmen, tartıştığı okul müdürüne silah çekti. ‘Mobbing’ nedeniyle yaşandığı ileri sürülen olayın ardından öğretmen gözaltına alındı.

    Farklı ajanslarda yer alan bilgilere göre olay, saat 14.30 sıralarında Beşiktaş Nispetiye Mahallesi’nde bulunan Levent Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, okulda görev yapan 34 yaşındaki öğretmen Serdar A., iddiaya göre okul müdürü ile sözlü olarak tartışmaya başladı. Tartışma sonrası Serdar A., silahını okul müdürüne doğrulttu. Silahın tutukluk yapması üzerine Serdar A., okulun bahçesine çıktı. Burada silahı ile uğraştığı esnada silah ateş aldı.

    Silah patlamasının ardından öğrenciler okuldan tahliye edildi. Olayda ölen ya da yaralanan olmadı. Olayın ardından öğretmen gözaltına alındı. Serdar A’nın üzerinde ve çantasında yapılan aramalarda 1 ruhsatsız tabanca, 10 fişek ve 3 bıçak bulundu. Serdar A’nın okulda kadrolu olarak görev yaptığı ve bir süredir mobbinge maruz kaldığını iddia ettiği öğrenildi.

    Türkiye’de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

    ÖNCEKİ YAZIErdoğan’ın avukatı şikayetçi olmuştu; Kemal Kılıçdaroğlu hakkında yakalama kararı!SONRAKİ YAZI“Ben insanlığı seçiyorum!”

    Kaynak: Tr724
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Gazze’ye yardım taşıyan gemiler Türkiye’de engellendi

    Gazze’ye yardım taşıyan gemiler Türkiye’de engellendi


    İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarıyla on binlerce Filistinli öldü; sağ kalanlar da açlık tehdidiyle karşı karşıya. Gazze’ye gereken insani yardımın ulaşmasının engellenmesi nedeniyle kriz giderek büyüyor.

    T24’ten Buse Söğütlü’nün haberine göre, İsrail’in gönderilen insanî yardımı engellediğini söyleyen o nedenle de yardımların doğrudan Gazze’ye ulaşmasını hedefleyen Uluslararası Özgürlük Filosu Koalisyonu’nun gönüllüleri İstanbul Haydarpaşa Limanı önündeki nöbetlerini sürdürüyor.

    Özgürlük Filosu’na göre Türkiye, “Ablukayı Kır” kampanyalarının bir parçası olarak Gazze’ye götürmek istedikleri insanî yardımın yola çıkmasını “hukuksuzca” engelliyor. Uluslararası Özgürlük Filosu Koalisyonu’nun bileşenleri arasında İHH ve Mavi Marmara Özgürlük ve Dayanışma Derneği de bulunuyor.

    GEMİLER ALTI AYDIR ENGELLENİYOR

    Toplam 12 ülkeden çok sayıda sivil toplum kuruluşunca oluşturulan Uluslararası Özgürlük Filosu Koalisyonu’nun Türkiye temsilcisi Beheşti İsmail Songür, yaşananları ve engellemeleri anlattı.

    ‘Ablukayı Kır’ misyonunun Türkiye ayağı, koalisyonun üyesi İHH’ya ve Mavi Marmara Özgürlük ve Dayanışma Derneği Başkanı Songür’ün resmî temsilcisi olduğu iki geminin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından nisan ayı sonundan itibaren bir dizi diplomatik, hukukî ve lojistik engele maruz kalmasıyla sekteye uğruyor.

    Türkiye’de koalisyona ait üç gemi bulunuyor. Bunlardan biri, Mersin’de bulunan İHH’ya ait “Anadolu” gemisi. Geminin 2 bin 500 ton insanî yardımla, içinde koalisyon üyeleri olmadan, Mısır’ın kuzeyindeki Ariş Limanı’na ulaştığı ve yardımın Gazze’ye gönderildiği biliniyor. Ancak Tuzla’da bulunan yine İHH’ya ait “Akdeniz” yolcu gemisi ve Haydarpaşa’da resmî olarak Mavi Marmara Özgürlük ve Dayanışma Derneği Başkanı Songür’e ait “Vicdan” yolcu gemisi, gerek bayrak sıkıntıları gerekse de liman çıkış izni belgesi verilmemesi nedeniyle yola çıkamıyor.

    Mavi Marmara Özgürlük ve Dayanışma Derneği Başkanı Songür’ün resmî temsilcisi olduğu, şu anda Haydarpaşa Limanı’nda bekletilen ve limandan çıkış belgeleri verilmeyen “Vicdan” gemisi, özel yat statüsünde. Worldwide Lawyers Association (Yeryüzü Avukatları Derneği – WOLAS) avukatı Hüseyin Dişli, bu durumun gemi üzerindeki devlet yetkilerini azalttığını söylüyor.

    NASIL ENGELLENDİLER?

    Liman çıkış belgesi, nisan ayından bu yana resmî temsilci Songür’e verilmiyor. Avukat Dişli, normal şartlar altında bu belgeyi almanın 15 dakika bile sürmediğini ifade ediyor. Songür, şu an için geminin bir bayrak sorunu yaşamadığını ifade ederek Ulaştırma Bakanlığı tarafından nasıl engellendiklerini şöyle anlatıyor:

    “Yola çıkmamıza az bir zaman kala, Liman Başkanlığı tarafından teftiş talebi iletildi. Biz de bunu kabul ettik çünkü bu konuda zorluk çıkaracaklarını tahmin ettiğimiz için geminin her türlü teknik ve lojistik eksiğini gidermiştik. Bu arada yabancı bayraklı bir gemi olduğu için aslında Bakanlığın gemiyi denetleme yetkisi yoktu. Biz buna rağmen bu talebi kabul ettik. Bu süreç yaklaşık 10 gün sürdü. Bizi 10 gün oyaladıktan sonra denetleme yapmaktan vazgeçtiler fakat geminin limandan çıkmasına da izin veremeyeceklerini söylediler.”

    “DİLEKÇE ALMAMALARININ SEBEBİNİ ANLAYAMADIK”

    Geminin neden limandan çıkışına izin verilmediğiyle ilgili herhangi bir açıklama yapılmadığını söyleyen Songür, sebebini öğrenmek için İstanbul Liman Başkanlığı’na gittiklerini ancak oradaki görevlilerin dilekçelerini kabul etmediğini aktarıyor:

    “Bir hafta sonra avukatlarımızla gittiğimizde dilekçe almamalarının sebebini anlayamadığımızı söyledik. Ya dilekçeyi alırsınız ya da zabıt tutarız, dedik. Sonunda dilekçeyi aldılar.”

    “Biz korsan değiliz, kaçakçı değiliz” diyen Songür, Türkiye’de işlerin “prosedür ve yasalardan ziyade talimatla ilerlediğini” ifade ediyor. Türkiye’nin “rahat zamanda çok büyük konuştuğunu” söyleyen Mavi Marmara Özgürlük ve Dayanışma Derneği Başkanı Songür, “soykırımın ortağı olma riski taşıdığını” düşünüyor.

    LİMANLARA GİRİŞ YASAĞI

    Babası 2010 yılındaki Mavi Marmara baskınında ölen Mavi Marmara Özgürlük ve Dayanışma Derneği Başkanı Songür’ün limanlara girişi yasaklanmış durumda. Songür bu durumu “Türkiye denizcilik tarihinin kara lekesi” olarak tanımlıyor.

    MAVİ MARMARA DERNEĞİ’NDEN BAKANLIĞA DAVA

    Mavi Marmara Özgürlük ve Dayanışma Derneği, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı İstanbul Bölge Liman Başkanlığı görevlileri hakkında suç duyurusunda bulundu.

    Suç duyurusu dilekçesinde “Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı İstanbul Bölge Liman Başkanlığı görevlileri ve dernek yetkilileri arasında geçen görüşmelerde dernek yetkililerine uluslararası dengeler gerekçe gösterilerek geminin çıkışına kesinlikle müsaade edilmeyeceği şifahen belirtilmiştir” ifadeleri yer alıyor.

    Derneğin yaptığı suç duyurusunda İstanbul Bölge Liman Başkanlığı görevlileri hakkında “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla kamu davası açılması talep ediliyor.

    Ayrıca yine dernek tarafından İstanbul İdare Mahkemesi’ne yapılan bir diğer başvuruda da liman çıkış belgesi verilmemesi işleminin durdurulması için “yürütmeyi durdurma” talep ediliyor.

    Avukat Dişli, “Biz İsrail’e takılacağımızı düşünüyorduk, Türkiye’ye takıldık” diyor.

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Basın Halkla İlişkiler Müşaviri Osman Bekar ve İstanbul Liman Başkanlığı görevlileri yorum taleplerimize yanıt vermedi.

    Serbest Görüş:

    YOLA ÇIKMAK İÇİN TÜRKİYE’DEKİ GEMİLERİ BEKLİYORLAR

    Koalisyonun farklı ülkelerdeki diğer üyeleri yola çıkmak için Türkiye’deki gemilerin yola çıkmasını bekliyor.

    Songür, İsrail’in engellemelerinin olmadığı durumda Gazze’de işleyebilir iki liman olduğunu söylüyor: Gazze Limanı ve Han Yunus Limanı. Bir diğer seçenek de Gazze sahil şeridinde gemilerin kıyıya çok yakın bir noktaya gelmesiyle yardımların kıyıya çıkarılması.

    ERDOĞAN YARDIMLARLA İLGİLİ İSRAİL’İ SUÇLAMIŞTI

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Ekim’deki kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada şunları söylemişti:

    “Gazze’ye ulaştırılan yardımın ciddi bir şekilde azaldığını görüyoruz. Bunun sebebi, İsrail’in insani yardım örgütlerine terör uygulaması. Fakat kış öncesinde Gazze’de yaşayan insanların tüm ihtiyaçlarını karşılamak için ekstra çaba göstermek lazım.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kayseri Kitap Fuarı’na Ziyaretçi Akını

    Kayseri Kitap Fuarı’na Ziyaretçi Akını


    Belediyeden yapılan açıklamaya göre, 11 Ekim’de kapılarını açan 7. Kayseri Kitap Fuarı’na, ilk günden bu yana gençler başta olmak üzere çok sayıda kitapsever ilgi gösteriyor.

    Kayseri Dünya Ticaret Merkezi’nde 412 yayınevi, 513 yazar ve 3 milyonu aşkın kitabın okurlar ile buluştuğu fuarda, tanınmış isimler de hayranlarıyla bir araya geliyor.

    Fuarın kitapseverlere kapılarını açtığı ilk günden itibaren yazar ve şairler söyleşi etkinliği ve imza günleri kapsamında okurlarıyla buluşuyor.

    Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından ücretsiz ulaşım imkanı sunulan fuar, 5 günde 485 bin 402 kitapseveri misafir etti.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***