Anayasa Mahkemesi, Gezi eylemleri sırasında İstanbul’da işe giderken polisin attığı gaz fişeğinin gözüne isabet etmesi sonucu yaralanan Selçuk Yıldız’ın başvurusunda ihlal kararı verdi. Yüksek Mahkeme, “eziyet yasağının maddi ve usul boyutunun ihlal edildiğine” hükmetti. Kararda, Yıldız’ın yaralanmasından devletin sorumlu olduğu belirtildi. AYM, yeniden soruşturma yapılmasına ve Yıldız’a 540 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi.
Anayasa Mahkemesi, Gezi eylemleri sırasında polis tarafından atılan gaz fişeğinin gözüne isabet etmesi sonucu yaralanan Selçuk Yıldız’ın başvurusunda devleti sorumlu buldu. Yıldız, 3 Haziran 2013’te çalıştığı lokantaya giderken Sancaktepe Belediyesi binası önünden geçtiği sırada, yaklaşık 5 metre mesafeden atılan gaz fişeğinin yüzüne isabet etmesi sonucu yaralandı.
Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan ilk müdahaleye ilişkin adli raporda Yıldız’ın sol frontal bölgesinden yaralandığı tespit edildi. Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 28 Haziran 2013 tarihli raporunda ise sol gözde görme keskinliğinde azalma saptandı.
Yıldız, 12 Temmuz 2013’te İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak polislerin çok yakın mesafeden ve kendisini hedef alarak gaz bombası attığını ileri sürdü. Başsavcılık, olaylara ilişkin kamera görüntülerini İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nden istedi. Emniyet Müdürlüğü, kayıtların saklanma süresinin aşıldığını belirterek görüntülere ulaşılamadığını bildirdi.
İstanbul Valiliği, yapılan ön inceleme sonrasında şikâyetin işleme konulmamasına karar verdi. Bu karara yapılan itiraz reddedildi. Başsavcılık da soruşturma izni verilmemesi nedeniyle 4 Haziran 2014’te kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Yıldız, 20 Haziran 2014’te Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yaptı. AYM’nin 15 Şubat 2017 tarihli kararında soruşturmanın etkili yürütülmediğine hükmetmesinin ardından dosyada yeniden soruşturma başlatıldı.
Adli Tıp Kurumu’nun 14 Mayıs 2018 tarihli raporunda, Yıldız’ın yaralanmasının basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı, kemik kırığının hayati fonksiyonlarını orta derecede etkilediği ve sol gözdeki görme kaybına neden olan yaralanmanın organlardan birinin işlevini yitirmesi niteliğinde olduğu tespit edildi.
Yeniden yürütülen soruşturmada da gaz fişeğini atan polis memurunun kimliği belirlenemedi. Başsavcılık, 23 Ekim 2018’de faili meçhul polis memurları hakkında daimi arama kararı verdi. Yıldız’ın avukatı 2021’de soruşturmaya yeni dijital deliller sundu. Ancak soruşturmada ilerleme sağlanmadığı ve AYM’nin önceki ihlal kararının sonuçlarının ortadan kaldırılmadığı gerekçesiyle yeniden bireysel başvuru yapıldı.
AYM, ikinci başvuruda da Anayasa’nın 17’nci maddesinde güvence altına alınan eziyet yasağının maddi ve usul boyutunun ihlal edildiğine karar verdi. Yüksek Mahkeme, kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmak üzere İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine hükmetti.
AYM ayrıca Selçuk Yıldız’a net 540 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi.
Kararın gerekçesinde, Yıldız’ın gaz kapsülü nedeniyle yaralandığının açık olduğu belirtildi. Yıldız’ın Gezi eylemine katıldığına ya da kendisine karşı güç kullanılmasını gerektiren bir davranışta bulunduğuna dair bulgu olmadığı vurgulandı. AYM, toplumsal olaylara müdahalede kolluk görevlilerinin kontrollü hareket etmesi ve müdahale edilmesi gerekmeyen kişilerin zarar görmemesi için gerekli tedbirleri alması gerektiğini belirtti.
Kararda, soruşturmanın biber gazına başvurulmasının gerekliliğini ve gazın kontrollü biçimde kullanıldığını ortaya koyamadığı kaydedildi. AYM, bu nedenle Yıldız’ın yaralanmasından devletin sorumlu olduğuna hükmetti.
Mahkeme, yaralanmaya neden olan muamelenin sonuçlarıyla birlikte değerlendirildiğinde “eziyet” olarak kabul edilebileceğini belirtti. Gerekçede ayrıca, gaz kapsülü kullanma yetkisi bulunan kolluk görevlilerinin kimliklerinin yeterince araştırılmadığı, bazı amirlerin görgü ve bilgilerinin alınmadığı ve etkili soruşturma yükümlülüğünün yerine getirilmediği ifade edildi.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***




































