AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in açıklamasından öne çıkanlar şöyle:
‘ARAMIZA KATILAN BAŞKANLARI TEBRİK EDİYORUZ’
“Partimize gerek meclis boyutunda gerekse belediyeler boyutunda yoğun bir şekilde katılım talebi var. Bugün aramıza katılan belediye başkanı arkadaşlarımıza tebriklerimizi iletiyoruz.
‘KURUL TOPLANTISINI YAPTI, KOMİSYONLAR BELİRLENDİ’
Değerli arkadaşlarım, gündemimiz çeşitli konularla ilgili olarak takibimiz devam ediyor. Tabii Türkiye süreci ve terör bölge süreci takip ediyoruz. Mecliste yüksek bir oyla kabul edilen yasadan sonra biliyorsunuz Cumhurbaşkanı yardımcımızın başkanlığında bir kurul kuruldu. Bu kurul toplantısını yaptı. Alt komisyonlar belirlendi.
‘SİLAH BIRAKMADAN SONRA YASA DEVREYE GİRECEK’
Bundan sonrasında da bu silahsızlanma, örgütün tasfiyesi süreci takip edilecek. Kitabında belirttiğimiz gibi bu fesih ve tasfiye süreci tamamlandıktan sonra yasadan faydalanma mümkün olacak. MKKK ile teyit edildikten sonra tabii silahsızlandırma kapsamında ilgili kurumlarımız çalışmalarını sürdürüyorlar. Bu çerçevede sürekli muhataplarıyla yoğun bir mesai içerisindeler. Bu tabii terör Türkiye süreci, terör bölge süreci iç içe olduğu için aslında tek bir tanımı ifade ettiği için tabii ki komşu ülkelerle, terör örgütünün bulunduğu ülkelerdeki yöneticilerle yoğun hükümetlerle yoğun bir şekilde muhataplarımızla bu çalışmaları sürdürüyoruz.
‘SÜRECİ YAKİNEN TAKİP ETMEYE DEVAM EDİYORUZ’
Fesih ve tasfiye tamamlanınca yasadan faydalanılacak. Örgütün feshi açısından Irak, İran, Avrupa ve Suriye için ayrı süreçler olabilir. SDG’nin feshedilmesi gerektiğini ve silahlı unsurlarının terörden arındırılarak, Suriyeli olmayan unsurlardan temizlenerek Suriye’ye entegre olmasını ifade etmiştik. Şu anda SDG feshedildi. Entegrasyon sürecini yakından takip ediyoruz.
‘HEPSİNİN GELECEĞİ AÇISINDAN SON DERECE KIYMETLİDİR’
Fesih sürecinin sahada gerçekleşmesinin bütün etnik ve dini gruplar için son derece iyi bir geleceğin inşa edilmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz. Hangi etnik veya dini gruptan olursa olsun, hepsinin geleceği açısından son derece kıymetlidir.
‘TÜRKİYE BİRLİĞİNİ, BÜTÜNLÜĞÜNÜ HER ZAMAN KORUMUŞTUR’
Sürecinin ne kadar kıymetli olduğunun, bu bölgeye daha çok kan vadedenlerin planlarının bozulması bakımından ne kadar stratejik olduğunun görüldüğünü değerlendiriyoruz.
Tabii önemli olan konu şudur. Nihayetinde kahraman şehitlerimizin, kahraman gazilerimizin büyük fedakârlıklarıyla terör vasıtasıyla ülkemize verilmek istenen zararlar her zaman engellenmiştir. Türkiye birliğini, bütünlüğünü, kardeşliğini ve ortak gelecek, kaderdaşlık, duygudaşlık dünyasını her zaman korumuştur. Bunun korunmasının bundan sonrasında çok daha kıymetli olduğunu görüyoruz.
‘HERKESİN MAKUL BİR DİL KULLANMASI GEREKİR’
Herkesin makul bir dil kullanması gerekir. Burada da aslında çok basit bir ölçü vardır. Kullandığınız dil, meşruiyet çerçevesinde başkalarıyla köprü mü kuruyor, araya duvar mı örüyor? Eğer kullandığınız dil, meşruiyet çerçevesinde hareket ederken meşru odakları muhatap alırken daha çok köprü kuruyorsa, kendini mağdur hisseden, dışlanmış hisseden, ötekileştirilmiş hisseden insanlarla arada daha çok köprü inşa ediyorsa doğru bir dildir ve bugünün dünyasının ihtiyaç duyduğu dildir.
‘BİRTAKIM SİYONİST VE EMPERYALİST HESAPLARIN MUHASEBE KAYDI…’
Ama çok doğru şeyler söyleseniz bile araya duvar örüyorsanız, bu kesinlikle doğru sonuçlar doğurmayan bir dildir. Bir de tabii doğru şeyler söylemeyip etnik aşırılık, mezhepçi aşırılık, dini istismar eden aşırılık üzerinden çeşitli duvarlar inşa edilmeye çalışıldığı zaman, aslında bunun hiçbir etnik ya da dini gruba faydasının olmadığını, birtakım Siyonist ve emperyalist hesapların muhasebe kaydı olarak ortaya çıktığını şimdiye kadar defalarca gördük.
‘DAHA BÜYÜK UFUKLARA BAKABİLMEK ÖNEMLİDİR’
Onun için her bakımdan sağduyulu bir dil kullanmak önemlidir. Kapsayıcı, kuşatıcı bir dil kullanmak önemlidir. Bunun yanı sıra tabii ki kapsayıcı ve kuşatıcı siyasetlerin ortaya konulması önemlidir. Yani dil sadece havada kalan, askıda kalan bir şey olmamalıdır. Somut bir gerçekliği ifade etmelidir. Onun için marjinal ajandalar yerine daha büyük ufuklara bakabilmek, daha kapsayıcı bir gelecek ufku üzerine konuşabilmek önemlidir. Bir diğer konu da budur. Gerçekten konuşulan şeyler geleceğin daha iyi olmasına mı hizmet ediyor? Yoksa geleceğe dönük olarak birtakım kaldıraçlar vasıtasıyla yeni provokasyonların, toksik birtakım süreçlerin, yeni travmaların yaratılmasına mı yol açıyor? Buna iyi bakmak gerekir.
‘İSTANBUL’DA MASA KURULABİLİR’
İstanbul’da masa kurulabilir. Rusya-Ukrayna Savaşı’nda muhakkak sonuca ulaşılabilir”
AYRINTILAR GELİYOR…
Kaynak: Haber Merkezi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***




































