Selahattin Demirtaş, 10 yıldır Edirne Cezaevi’nde…
PKK’nın silah bırakması sürecinin ilk hukuki adımı olarak görülen Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. Yasanın ardından eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın düzenleme kapsamında olup olmadığı tartışma konusu oldu. Nefes yazarı Nuray Babacan, kulislerde Demirtaş’ın en geç eylül ayında serbest bırakılacağı beklentisinin konuşulduğunu yazdı. Babacan, Avrupa’da yaşayan PKK’lılar için ise “ayıklama” mekanizması kurulmasının gündemde olduğunu aktardı.
PKK’nın silah bırakması sürecinde ilk hukuki adım olarak değerlendirilen Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. Düzenlemenin ardından gözler, tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın yasadan yararlanıp yararlanamayacağına çevrildi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın, Habertürk yayınına gönderdiği notta “Selahattin Demirtaş yasa kapsamında.” dediğinin aktarılmasının ardından tartışma büyümüştü. Nefes yazarı Nuray Babacan da kulislerde Demirtaş’ın serbest bırakılmasına yönelik bir beklenti oluştuğunu yazdı.
Babacan, DEM Parti çevrelerinin görüşmelerde Demirtaş başlığını özellikle gündeme getirdiğini belirterek şu kulis bilgisini paylaştı: “Önemli bir kulis bilgisi. İddiaya göre DEM’liler görüşmelerde, ‘Selahattin Demirtaş’ın bu yasadan yararlandırılmamasını Diyarbakır sokaklarda kimseye anlatamayız. Bu yasayı savunabilmemiz için Demirtaş’ın da yararlanması gerekir.’ değerlendirmesi yaptılar.”
Babacan’a göre asıl belirleyici başlık, Demirtaş’ın serbest bırakılmasına ilişkin siyasi iradenin oluşup oluşmadığı. Kulislerde bu iradenin oluştuğuna inananların bulunduğunu yazan Babacan, Demirtaş için eylül ayını işaret etti: “Önemli olan Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılmasıyla ilgili iradenin oluşup oluşmadığı. Bu iradenin oluştuğuna inananlar var. Onlara göre yasanın yürürlüğe girmesinden bir süre sonra, en geç eylül ayında Demirtaş serbest bırakılacak. İktidar isterse yasadaki düzenlemelerden isterse AYM ve AİHM kararlarından bir temel oluşturacak.”
Avrupa’daki PKK’lılar başlığı kriz yarattı
Babacan’ın aktardığına göre süreçte tartışma yaratan bir diğer başlık Avrupa’da yaşayan PKK’lılar oldu. Bu grubun bir bölümünün hem devlet hem de DEM Parti tarafından istenmediği, Türkiye’ye dönüş konusunda sınırlı ve kontrollü bir mekanizma kurulmasının gündemde olduğu belirtildi.
Babacan, Avrupa’daki PKK’lılar için “ayıklama” yapılacağını yazdı: “Avrupa’da yaşayan PKK’lılar konusu en az dağdaki PKK’lılar kadar kriz çıkardı. Çünkü, buradaki grubun bir kısmı hem devlet hem DEM tarafından pek istenmiyor. Onlara yönelik Türkiye’ye dönüş ve siyaset yasağı yumuşatılsa da kurulan bir ara mekanizmayla ayıklama yapılacak. Yani herkes elini kolunu sallayarak gelemeyecek.”
Kulislerde, herkesin Türkiye’ye dönüşüne izin verilmeyeceği, özellikle sürecin oluşturduğu ılımlı havaya ters düşebilecek ve gerginliği artırabilecek isimlere kapı açılmayacağı konuşuluyor. Babacan bu başlıkta şu değerlendirmeyi aktardı: “Bu nedenle herkesin Türkiye’ye dönüşüne izin verilmeyecek. Oluşan ılımlı havaya ve ters düşme, gerginliği besleme olasılığı olanlara kapı açılmayacağı konuşuluyor. ‘Zaman tünelinde sıkışıp kalan, sertlik yanlısı.’ isimler olduğu öne sürülüyor.”
İktidar tepkiyi yönetmeye hazırlanıyor
Kulislerde, iktidarın sürecin siyasi maliyetini sınırlamak için kamuoyundaki tepkiyi dikkatle izleyeceği ifade ediliyor. Özellikle seçimlerde oy kaybına yol açabilecek adımlardan kaçınılacağı, düzenlemenin uygulanma sürecinde yeni bir iletişim stratejisinin devreye alınacağı belirtiliyor. Babacan, iktidarın bu başlıktaki yaklaşımını şöyle aktardı: “İktidar kendisine seçimde oy kaybettirme olasılığı olan adımlardan imtina edecek. Toplumdaki tepki ve tartışmaları yönetmek için yeni bir algı yönetim projesini devreye sokacak.”
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***



































