TÜRKMEN TERZİ | JOHANNESBURG, TR724
Güney Afrika’da göçmen karşıtı grupların protestolarının ardından on binlerce Afrikalı düzensiz göçmenin ülkeyi terk etmesiyle sonuçlanan kriz, Durban’da düzenlenen 46. Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC) Zirvesi’nin ana gündem maddelerinden birini oluşturuyor. Gana’nın Güney Afrika’yı Afrika Birliği’ne (AU) şikâyet etmesinin ardından, Pretoria’nın girişimiyle göçün yalnızca Güney Afrika’nın değil Afrika’nın ortak sorunu olarak ele alınacağı kıta çapında bir göç zirvesi düzenlenmesi yönünde karar alınması da gündeme geldi.
Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakan Yardımcısı Thandi Moraka, 46. SADC Devlet ve Hükümet Başkanları Olağan Zirvesi öncesinde düzenlenen medya kokteylinin ardından aralarında TR724’ün de bulunduğu medya kuruluşlarının sorularını cevapladı. Moraka, SADC zirvesinin gündemindeki göç, bölgesel entegrasyon, barış ve güvenlik, demokratik süreçler ile üye ülkeler arasındaki anlaşmaların uygulanmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Moraka, göç meselesinin SADC zirvesinin gündeminde olacağını belirterek, göçün temel nedenlerinin bölge ülkeleri tarafından ortaklaşa ele alınması gerektiğini söyledi.
Fotoğraf: Türkmen Terzi | Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakan Yardımcısı Thandi Moraka
- 46. SADC Liderler Zirvesi’nde ekonomik kalkınma, yüksek işsizlik ve bölgenin Afrika Birliği içerisinde daha güçlü bir küresel aktör haline gelmesi gibi birçok konu ele alınacak. Güney Afrika’nın son dönemde karşı karşıya olduğu göç krizi, Pazartesi günü gerçekleştirilecek SADC Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin resmi gündeminde olacak mı?
Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakan Yardımcısı Thandi Moraka: Zirvenin gündem maddelerini açıklamak istemem. Ancak göç meselesinin de gündemde olacağını garanti edebilirim. Devlet başkanlarımızın bu konu üzerinde değerlendirmelerde bulunmasını bekliyoruz.
Bu konunun Afrika Birliği gündemine alınmasını Gana önermişti. Yakın zamanda gerçekleştirilen AU Zirvesi’nde ise konu, sorunun asıl yaşandığı bölge olan SADC’ye geri gönderildi. Dolayısıyla SADC devlet başkanlarının bu meseleyi ele alması gerekecek.
Hepimizin göçün temel nedenleriyle nasıl mücadele edebileceğimiz konusunda kolektif sorumluluk üstlenmesi gerekiyor. Göç küresel bir olgu. İnsanlar daha iyi ekonomik fırsatlar arayışıyla bir ülkeden diğerine gidiyor. Ancak bazı insanlar ülkelerindeki güvensizlik ve çatışmalar nedeniyle de göç etmek zorunda kalıyor. Zirvede göçün temel nedenlerine eğilerek bu sorunları nasıl çözebileceğimize odaklanmamız gerekiyor.
- Zirvenin sonunda çeşitli kararların alınması bekleniyor. Ancak SADC, çok sayıda anlaşma yapılmasına rağmen bunların yeterince bağlayıcı olmadığı ve üye ülkeler tarafından tam olarak uygulanmadığı gerekçesiyle eleştiriliyor. Örneğin, 2005 tarihli insanların serbest dolaşımına ilişkin protokol var. Güney Afrika Dışişleri Bakanı Ronald Lamola da dün bu düzenlemenin tam olarak hayata geçirilmesinin ekonomik kalkınmanın sağlanması ve göç krizinin ele alınması açısından gerekli olduğunu söyledi. SADC’nin yalnızca kararların konuşulduğu bir platform haline gelmemesini ve alınan kararların gerçekten bağlayıcı olmasını nasıl sağlayabilirsiniz?
Thandi Moraka: SADC bünyesinde göçten iklim değişikliğine kadar çeşitli alanları düzenleyen çok sayıda anlaşma ve antlaşmamız bulunuyor. Bu nedenle SADC’nin üye ülkeler üzerinde bağlayıcı yetkiye sahip olmadığı yönündeki anlayışı düzeltmek istiyoruz.
SADC üyesi olan tüm ülkeler, örgüt içerisindeki düzenleyici çerçevelere uymak ve daha önce gerçekleştirilen olağan zirvelerde alınan karar ve anlaşmalara bağlı kalmakla yükümlüdür. SADC tarafından onaylanan bir karar, tüm üye devletler açısından bağlayıcı hale gelir.
16 üye devletin bir araya geldiği böylesine büyük bir yapının aldığı kararların bağlayıcı olmaması mümkün değil. Biz kolektif olarak çalışıyoruz ve aldığımız kararlar konsensüs temelinde şekilleniyor. Karar üzerinde anlaşmaya varılmasının ardından uygulama sürecine geçiyoruz.
- Pazartesi günü 46. SADC Liderler Zirvesi gerçekleştirilecek ve 16 devlet başkanının katılması bekleniyor. Ancak Zambiya’da seçimlerin yeni yapılmış olması nedeniyle henüz yeni bir başkan göreve başlamış değil. Zirvede bölge ülkelerinin devlet başkanlarının tamamının temsil edilmesini bekliyor musunuz?
Thandi Moraka: Çok sayıda devlet başkanının zirveye katılımını bekliyoruz. Botsvana Cumhurbaşkanı, Mozambik Cumhurbaşkanı ve Zimbabve Cumhurbaşkanı başta olmak üzere çeşitli liderler burada. Devlet başkanının katılamadığı ülkeler ise başbakanlarını veya üst düzey hükümet yetkililerini gönderdi.
Dolayısıyla zirveye katılımın oldukça iyi olacağından emin olabiliriz. Zambiya ise kısa süre önce seçimlerini gerçekleştirdiği için istisna oluşturuyor. Şu anda oy sayım sürecinin tamamlanmasını bekliyorlar.
Bu vesileyle Zambiya halkına ve yetkililerine seçim sonuçlarının sayımı ve açıklanması sürecinde başarılar diliyoruz. Seçimlerin özgür ve adil şekilde tamamlanmasını ve ardından bölgemizin yeni bir büyüme ve kalkınma aşamasına ilerlemesini temenni ediyoruz.
- Güney Afrika’nın dış politikasında Pan-Afrikanizm önemli bir yer tutuyor. Son dönemde ülkede yabancılara yönelik söylemlerin arttığı görülüyor. Bu söylemleri besleyen temel unsurlar nelerdir ve bunlarla nasıl mücadele edilebilir?
Thandi Moraka: Güney Afrika’nın dış politikasının temelinde her zaman Pan-Afrikanizm, insan haklarına saygı ve hukukun üstünlüğü ilkeleri yer aldı. Ülkemizde yabancı karşıtı söylemlerin ortaya çıkmasıyla birlikte bunlarla mücadele ederken yasalarımızı da uygulamamız gerekiyor.
Göç konusunda Güney Afrika’nın yasaları oldukça açık. Ülkeye gelen herkesin bunu yasal yollarla gerçekleştirmesi gerekiyor. Dolayısıyla göçü nasıl düzenleyeceğimiz önemli bir konu. Ancak yalnızca göçün kendisine odaklanmamalıyız; göçün temel nedenlerini de ele almalıyız.
- İnsanların neden bir ülkeden başka bir ülkeye göç ettiğine daha yakından bakılması gerektiğini söylediniz. SADC ülkeleri göçün temel nedenlerini ele almak için ne yapabilir?
Thandi Moraka: Göçün temel nedenlerini insanların kendi ülkelerinde ortaya çıktığı noktada ele alabilirsek, düzensiz göçü azaltabilir ve insanların kendi ülkelerinde daha iyi ve özgür koşullarda yaşamalarını sağlayabiliriz.
Bu konular, 46. SADC Devlet ve Hükümet Başkanları Olağan Zirvesi’nde liderlerin ele alması gereken meseleler arasında yer alıyor.
- SADC bölgesi geçmişte sömürgeciliğe ve apartheid rejimine karşı ortak bir mücadele yürüttü. Bugün bölgesel entegrasyon açısından bu ortak amaç nasıl korunabilir?
Thandi Moraka: SADC’nin en önemli unsurlarından biri ortak amaç etrafındaki birliktir. Bölge ülkeleri sömürgecilik döneminden bağımsızlık ve demokrasi dönemine birlikte ilerledi. Bugün ise bölgesel entegrasyon sürecindeyiz. Bunu birlik olmadan nasıl başarabiliriz?
Ortak amaç aynı zamanda üye ülkelerin siyasi iradesini de gerektiriyor. Devlet başkanlarının Güney Afrika gibi ülkelerle birlikte altyapıya ve lojistik kapasiteye yatırım yapmaya istekli olması gerekiyor. Böylece SADC ülkeleri arasındaki ticareti güçlendirebilir ve bölgesel ekonomik entegrasyonu ilerletebiliriz.
- Bölgede barış ve güvenlik açısından önemli sorunlar yaşanıyor. Özellikle seçimlerin ardından Mozambik’te yaşanan huzursuzluk ve bölgedeki diğer seçim süreçleri dikkate alındığında, SADC demokratik süreçlerin korunması konusunda nasıl bir rol üstlenmeli?
Thandi Moraka: Barış ve güvenlik, SADC’nin öncelikli gündemlerinden biri olmalı. Demokratik süreçlerin ve seçimlerin halkın iradesini gerçekten yansıtmasını sağlamamız gerekiyor.
İnsan haklarına saygı, Pan-Afrikanizm, hukukun üstünlüğü ve demokratik değerler gibi ilkeleri gündemimizin merkezine koymalıyız. Bunlar, SADC zirvelerinde yalnızca tartışılan konular olarak kalmamalı; üye ülkelerin karşı karşıya olduğu sorunların ortaklaşa çözülmesinin temelini oluşturmalı.
Önümüzdeki 46. Olağan Zirve de bu sorunları SADC’nin gündemine taşımak ve birlikte çözüm üretmek açısından önemli bir fırsat.
- SADC’nin 2030 hedeflerine ulaşabilmesi için bölge ülkelerinin önündeki en önemli öncelikler nelerdir?
Thandi Moraka: Öncelikle birlik ve siyasi iradeyi güçlendirmemiz gerekiyor. Bölge ülkeleri altyapı, lojistik ve ticaret alanlarında birbirleriyle daha fazla iş birliği yapmalı. Aynı zamanda barış, güvenlik, insan hakları ve demokratik yönetim konularındaki sorunları da ortak bir yaklaşım çerçevesinde ele almalıyız.
Karşılaştığımız zorlukları SADC gündemine taşıyarak kolektif biçimde çözebilirsek, bölgeyi yeni bir büyüme ve kalkınma aşamasına taşıyabiliriz.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***






























![Tr724 [Haber Merkezi]](https://serbestgorus.com/wp-content/uploads/2026/08/Guney-Afrikadaki-gocmen-krizi-SADC-Zirvesinin-gundeminde-700x375.jpg)






