6 Şubat depremlerinde ağır hasar alan Meletî’nin hala enkaz altında olduğunu belirten TMMOB İKK Sekreteri Bektaş Tatar, ‘Deprem öncesindeki Meletî’nin bir dokusu vardı. Şu anki Meletî bakanlığın eseridir. Böyle olunca da elimizde yarı açık bir cezaevi var’ dedi
Mereş merkezli 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerin en fazla etkilediği kentlerden biri Meletî (Malatya) oldu. Depremden dolayı 5 bin 768 bina yıkılırken, 35 bin 907 bina için ağır hasarlı raporu verilirken, kentteki her dört binadan birinin ya yıkılmış ya da hasardan dolayı kullanılamayacak durumda olduğu tespit edildi.
Resmi kayıtlara göre, depremde bin 237 kişinin yaşamını yitirdiği kentte, 107 bin 213 kişi ise yaralandı. Depremin ardından 300 bin kişi geçici olarak göç etmek zorunda kaldı. Göç edenlerin kalıcı oranlarına bakıldığı zaman depremden etkilenen 11 kent arasında 70 binle en çok kalıcı göç veren Meletî oldu.
Kent hala enkaz altında
Depremin ardından yaraları sarmak ve yaşamın olağan akışını sağlamak adına hükümet tarafından birçok açıklama yapıldı ancak depremin üzerinden geçen 3 buçuk yılda Meletî hala enkaz kent durumunda. Yüzbinlerce bağımsız yapının inşa edildiği kentte, şimdiye kadar valiliğin açıkladığı resmi rakamlara göre toplam 81 bin 71 daire ve iş yeri hak sahiplerine teslim edildi. Kent merkezinin hemen hemen her sokağında devam eden veya yeni başlayan inşaatlar var. Ağır hasarlı olmasına rağmen hukuki süreçlerden dolayı yıkılmayı bekleyen yüzlerce bina duruyor. Kentin can damarı olan küçük esnaf hala konteynırlarda ayakta kalmaya çalışıyor.
Sokakların henüz şekillenmediği, kaldırımların olmadığı ve ağır tonajlı iş makinaların dolaştığı kent, devasa bir inşaat sahası olarak duruyor. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Sekreteri Bektaş Tatar, kentin son durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘Teslim edilen yapılar eksik’
Depremde kent genelinde 300 bin bağımsız yapının etkilendiğini hatırlatan Bektaş Tatar, hala inşaatı devam eden ve daha yeni başlayan inşaatların olduğunu söyledi.
Teslim edilen yapıların ise eksikliklerinin olduğunu kaydeden Bektaş Tatar, şunları söyledi:
“Özellikle teslim yapıları alan vatandaşların ciddi anlamda sıkıntıları var. Binanın henüz tamamlanmamış olması, müteahhitten kaynaklanan eksiklikler, su, kanalizasyon, elektrik aksaklığı gibi genel sıkıntılar herkes tarafından dile getiriliyor. Onun dışında iş yeri anlamında ciddi anlamda esnafın genel bir sorunu var. Depremden önce esnafın iş yerlerinin daha büyük olmasına rağmen şu an da teslim edilen yerlerin metrekare olarak daha küçük olması büyük bir sıkıntıdır. Çünkü rezerv alanında yapılan küçültme ve daraltmalar esnafı çalışma hayatını sıkıntıya koyan sorundur.”
‘Meletî’nin dokusu kayboldu’
Yerinde dönüşüm için imar sürecinin çok geciktirildiğini kaydeden Bektaş Tatar, bundan dolayı özellikle ilk etapta büyük yığılmaların yaşandığını dile getirdi. Yine yerinde dönüşüm için 30 Haziran 2025 tarihine kadar süre verilmesinin ve bu sürenin ardından desteklerin verilmemesinin de halkta ayrı bir mağduriyet yarattığını belirten Bektaş Tatar, “Malatya’nın mahalle dokusunu bozmadan yürütebileceği bir yerinde dönüşümle kendi içerisinde daha iyi bir duruma gelebilirdi. Ama o yerinde dönüşüm durumu maalesef kaçırılmış oldu. Bu da artık TOKİ’nin yaptığı binalara insanların bir şekilde kanalize olmasını sağladı. Deprem öncesindeki Meletî’nin bir dokusu vardı. Her yerde aynı tip ve uzun uzun binalar. Mimarı estetikten ve şehir dokusundan uzak yapılar yer almaya başladı” ifadelerini kullandı.
‘Kentin dinamikleri dışarda bırakıldı’
Depremin ardından başlatılan yeniden inşa sürecinde kentin dinamiklerinin dışarda bırakıldığını söyleyen Bektaş Tatar, şöyle devam etti: “Şehir Plancıları Odamız, Mimarlar Odamız ve İnşaat Mühendisleri Odamız yeteri kadar bu süreçlerin içerisine dahil edilmedi. Belediyeler bile sürece dahil edilmedi. Kent için fikrini asıl söylemesi gereken arkadaşlarımız dışarıda kaldıkları için bakanlıktan yapılan planlar ve öngörülerle bugünkü Meletî inşa edildi. Şu an ki Meletî bakanlığın eseridir. Böyle olunca da işte elimizde böyle yara açık bir cezaevi var.”
Haber: Ömer Akın / MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***



































