• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Diyanet’in iki hutbesi ama tek gerçeği

    Diyanet’in iki hutbesi ama tek gerçeği

    Metropol gürültüsünden kaçış noktası! Longoz Ormanları’ndan hırçın dalgalara, İğneada’nın iki yüzü

    Metropol gürültüsünden kaçış noktası! Longoz Ormanları’ndan hırçın dalgalara, İğneada’nın iki yüzü

    Emily Ratajkowski’den milyon dolarlık imza: Boşanma sonrası hayatını kitaplaştırıyor

    Emily Ratajkowski’den milyon dolarlık imza: Boşanma sonrası hayatını kitaplaştırıyor

    Yüzyılın Felaketi! Venezuela’da 7 Günlük Yas İlan Edildi, 68 Binden Fazla Kişi Kayıp

    Venezuela’daki Depremlerde Can Kaybı 4 bin 333’e Çıktı

    Usta şair Ahmet Telli’nin cenaze programı belli oldu: Ankara’da tören düzenlenecek

    Usta şair Ahmet Telli’nin cenaze programı belli oldu: Ankara’da tören düzenlenecek

    Fenerbahçe'den  Avusturya'da Gol Şöleni

    Fenerbahçe’den Avusturya’da Gol Şöleni

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    DEM Parti Eş Genel Başkanlarından Çankaya Belediyesi operasyonuna tepki

    DEM Parti Eş Genel Başkanlarından Çankaya Belediyesi operasyonuna tepki

    Bir tarihe tanıklık ve Zilan Katliamı: Allah düşmanımıza yaşatmasın

    Bir tarihe tanıklık ve Zilan Katliamı: Allah düşmanımıza yaşatmasın

    Dünya deneyimleri paylaşıldı: Silahsızlanma barışa giden tek yol değil

    Dünya deneyimleri paylaşıldı: Silahsızlanma barışa giden tek yol değil

    Mêrdîn’de ‘Barışa ses ver’ çağrısı: Devleti katkı sunmaya çağırıyoruz

    Mêrdîn’de ‘Barışa ses ver’ çağrısı: Devleti katkı sunmaya çağırıyoruz

    Çankaya Belediye Başkanı Güner gözaltına alındı

    Çankaya Belediye Başkanı Güner gözaltına alındı

    Keskin Bayındır: Yaylalarımızda artık barışın sesi yükselsin

    Keskin Bayındır: Yaylalarımızda artık barışın sesi yükselsin

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Rüküş hayat!

    Rüküş hayat!

    Gülmenin ardında kalan acı: ‘Lastikli Hayat’ üzerine…

    Gülmenin ardında kalan acı: ‘Lastikli Hayat’ üzerine…

    Dünya Kupası’nın en az tanınan süper yıldızı

    Dünya Kupası’nın en az tanınan süper yıldızı

    Messi’nin futbolu kilometreyle ölçülmüyor

    Messi’nin futbolu kilometreyle ölçülmüyor

    Neymar’ın yarım kalan ‘kral’ hikâyesi

    Neymar’ın yarım kalan ‘kral’ hikâyesi

    NATO zirvesindeki en büyük skandal

    NATO zirvesindeki en büyük skandal

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Diyanet’in iki hutbesi ama tek gerçeği

    Diyanet’in iki hutbesi ama tek gerçeği

    Metropol gürültüsünden kaçış noktası! Longoz Ormanları’ndan hırçın dalgalara, İğneada’nın iki yüzü

    Metropol gürültüsünden kaçış noktası! Longoz Ormanları’ndan hırçın dalgalara, İğneada’nın iki yüzü

    Emily Ratajkowski’den milyon dolarlık imza: Boşanma sonrası hayatını kitaplaştırıyor

    Emily Ratajkowski’den milyon dolarlık imza: Boşanma sonrası hayatını kitaplaştırıyor

    Yüzyılın Felaketi! Venezuela’da 7 Günlük Yas İlan Edildi, 68 Binden Fazla Kişi Kayıp

    Venezuela’daki Depremlerde Can Kaybı 4 bin 333’e Çıktı

    Usta şair Ahmet Telli’nin cenaze programı belli oldu: Ankara’da tören düzenlenecek

    Usta şair Ahmet Telli’nin cenaze programı belli oldu: Ankara’da tören düzenlenecek

    Fenerbahçe'den  Avusturya'da Gol Şöleni

    Fenerbahçe’den Avusturya’da Gol Şöleni

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    DEM Parti Eş Genel Başkanlarından Çankaya Belediyesi operasyonuna tepki

    DEM Parti Eş Genel Başkanlarından Çankaya Belediyesi operasyonuna tepki

    Bir tarihe tanıklık ve Zilan Katliamı: Allah düşmanımıza yaşatmasın

    Bir tarihe tanıklık ve Zilan Katliamı: Allah düşmanımıza yaşatmasın

    Dünya deneyimleri paylaşıldı: Silahsızlanma barışa giden tek yol değil

    Dünya deneyimleri paylaşıldı: Silahsızlanma barışa giden tek yol değil

    Mêrdîn’de ‘Barışa ses ver’ çağrısı: Devleti katkı sunmaya çağırıyoruz

    Mêrdîn’de ‘Barışa ses ver’ çağrısı: Devleti katkı sunmaya çağırıyoruz

    Çankaya Belediye Başkanı Güner gözaltına alındı

    Çankaya Belediye Başkanı Güner gözaltına alındı

    Keskin Bayındır: Yaylalarımızda artık barışın sesi yükselsin

    Keskin Bayındır: Yaylalarımızda artık barışın sesi yükselsin

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Rüküş hayat!

    Rüküş hayat!

    Gülmenin ardında kalan acı: ‘Lastikli Hayat’ üzerine…

    Gülmenin ardında kalan acı: ‘Lastikli Hayat’ üzerine…

    Dünya Kupası’nın en az tanınan süper yıldızı

    Dünya Kupası’nın en az tanınan süper yıldızı

    Messi’nin futbolu kilometreyle ölçülmüyor

    Messi’nin futbolu kilometreyle ölçülmüyor

    Neymar’ın yarım kalan ‘kral’ hikâyesi

    Neymar’ın yarım kalan ‘kral’ hikâyesi

    NATO zirvesindeki en büyük skandal

    NATO zirvesindeki en büyük skandal

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Kürt Meselesi

Bir tarihe tanıklık ve Zilan Katliamı: Allah düşmanımıza yaşatmasın

SG by SG
12 Temmuz 2026
in Kürt Meselesi
0
Bir tarihe tanıklık ve Zilan Katliamı: Allah düşmanımıza yaşatmasın


’97 yaşındayım. Aklım başımda. Söylediklerimin hepsi doğrudur. Yaşadıklarımızı Allah düşmanımıza bile yaşatmasın…’ Zilan Katliamı’nın yaşayan tanıklarından Tahir Nas, hafızasına kazınan acıları anlatırken bu sözleri sık sık tekrarlıyordu

‘Ateş emri verildi. Bir anda her şey mahşer gününe döndü. İnsanlar üst üste yığıldı. Sonra ateşi kestiler. Komutan tekrar komut verdi, herkes süngüleri taksın dedi. Yaralıların da öldürülmesi emrini verdiler. Ben de yaralanmıştım

Roni Nasır Kaya

“97 yaşındayım. Aklım başımda. Söylediklerimin hepsi doğrudur. Yaşadıklarımı dün gibi hatırlıyorum. Yaşadıklarımızı Allah düşmanımıza bile yaşatmasın…”

Zilan Katliamı’nın yaşayan tanıklarından Tahir Nas, hafızasına kazınan acıları anlatırken bu sözleri sık sık tekrarlıyordu. Her anlatımında aynı cümle dudaklarından dökülüyordu: “Allah düşmanımıza bile yaşatmasın.”

Tam olarak hangi gündü hatırlamıyorum. Sanırım 2014 yılının Temmuz ayıydı. Bir belgesel çalışması için Erciş’e gitmiş, Zilan katliamının tanıklarından Tahir Nas’la ilk kez o zaman yüz yüze görüşmüştüm. Kızının evinde, bir çekyatın üzerinde uzanıyordu. İçeri girdiğimde doğruldu. Hâl hatır sorduktan sonra karşısına oturdum. Elimdeki kamerayı görünce sabırsızlıkla sordu: “Sesimi mi alacaklar, yoksa videomu mu çekecekler?” “Eğer müsaadeniz varsa görüntülü kayıt yapmak istiyorum” dedim. Kendi kendine bir şeyler mırıldandıktan sonra başını salladı.

Dili döndüğünce anlatmak!

“Evet,” dedi. “Allah bize gün yüzü yaşattığı sürece, dilim döndüğünce anlatacağım.” O an anladım ki Tahir amca yaşadıklarını anlatmayı kendisine bir görev bilmişti. Tanık olduğu felaketi, nefesi yettiği sürece anlatmak istiyordu. Sanki yıllardır içinde taşıdığı yükü hafifletmenin tek yolu buydu.

Koluna girdim, birlikte bahçeye çıktık. Bir nar ağacının gölgesine oturduk. Kamerayı kurarken gözlerinin sık sık buğulandığını fark ediyordum. Kendi kendine konuşur gibi mırıldanıyordu: “Allah kabul etmesin… Suçsuz günahsız insanlar katledildi. Allah onların hakkını bırakmasın.”

Kayıtta olduğumuzu söylediğimde derin bir nefes aldı ve anlatmaya başladı: “Benim adım Tahir Nas. Perexulî köyündenim. Allah şahittir ki anlattıklarımın içinde yalan yoktur. Ne gördüysem ne duyduysam onu anlatacağım. Aklım da başımda. Yaşadıklarımı daha dün gibi hatırlıyorum.”

Düğüne gider gibi…

Karşımda oturan adam, neredeyse bir asırlık hafızanın canlı tanığıydı. Başladı anlatmaya, “O zamanlar sanırım on bir ya da on iki yaşlarındaydım, bizim oralarda sürekli kaçakçılardan söz ediliyordu. Çocuk aklıyla pek anlam veremiyorduk. Sonra duyduk ki Ağrı Dağı çevresinde bir isyan başlamış. Devlet bütün gücüyle isyanın üzerine gitmiş. Günlerce silah sesleri durmadı. Biz ise kendi halinde, kimseye zararı olmayan köylülerdik. Ağrı isyanı bastırıldıktan sonra her yerde askerler görünmeye başladı. Bu askerlerin başında Derviş beg vardı. Adı her yere yayılmıştı. İnsanlara zulmediyordu. Bir gün muhtarla birlikte temiz giyimli bir adam köye geldi. Sonradan anladığımız kadarıyla mütercimdi. Sürekli Türkçe konuşuyordu. Muhtara ne söylediyse, muhtar da köylülere aktarıyordu. Sayım yapılacağını söylediler. Herkesi bir yerde toplamak istiyorlardı. Muhtar özellikle tembihledi: ‘Herkes üstünü başını düzeltsin, temiz elbiselerini giysin.’ Gün boyu kadınlar dereden su taşıyıp çamaşır yıkadılar. Erkekler tıraş oldu. Kimin neyi varsa en temizini giydi. Sonra muhtar bir şey daha söyledi: ‘Kadınlar ziynet eşyalarını taksın. Devlet bizi yoksul fukara sanmasın.’ Hazırlıklar böyle başladı. Ertesi gün hep birlikte tarif edilen yere doğru yola çıktık. Düğüne gider gibi hazırlanmıştık. Kimse başına ne geleceğini bilmiyordu.”

Katliam deresine yolculuk

Tam o sırada sözüne ara verip bir teklifte bulundum: “Eğer istersen seni olayın gerçekleştiği yere götüreyim. Kalanları orada anlatırsın. Nasıl olur?”

Bir süre düşündü. Sonra başını salladı.

“Olur, gidebiliriz.”

Ardından ekledi: “Peki nasıl gideceğiz?”

Hava oldukça sıcaktı. Kendisi de yaşlı ve yorgundu. Öğretmenlik yapan bir arkadaşımı aradım. Kısa süre sonra geldi. Tahir amcayı arabaya aldık. Kızı, “Bu çocuk da sizinle gelsin,” deyince torununu da yanımıza alıp katliamın yaşandığı bölgeye doğru yola çıktık. Yol boyunca Tahir amca başını camın kenarına yaslayıp çevreyi izledi. Ara sıra cebinden çıkardığı mendille gözlerini siliyordu. Sanki yıllardır görmediği bir geçmişi yeniden arıyordu. Vadinin görüldüğü tepeye vardığımızda durduk. Tahir amcayı araçtan indirip birlikte tepenin kenarına yürüdük. Uzun uzun karşıya baktı. Sonra birden şehadet parmağını uzatarak:

“İşte orası…” dedi. Parmağı titriyordu.

Onu fazla yormamak için yeniden araca bindik. Vadiye doğru ilerledikçe katliamın yaşandığı yere biraz daha yaklaştığımızı hissediyordum. Gözümde Tahir amcanın on iki yaşındaki hali canlanıyordu; korkmuş, ne olduğunu anlamaya çalışan bir çocuk… Bir süre sonra bizi durdurdu. Araçtan indi. Sağa sola baktı. Kendi etrafında döndü. Elini gözlerine siper edip çevreyi süzdü.

“Yok, yok… Burası değil. Biraz daha ileride.”

Tekrar yola koyulduk. Tarif ettiği yere vardığımızda yeniden indi. Bu kez bir vadiyi işaret ederek: “Biz oradan topluca buraya geldik. Evet, katliamın gerçekleştiği yer tam olarak benim bulunduğum yerdi” dedi. Portatif sandalyeyi açıp oturmasına yardımcı oldum. Kamerayı yeniden kurdum.

Makinalı tüfeklerin altında

“Evet, Tahir amca, geri kalanları burada anlatabilir misin?”

Ağzı kurumuştu. Uzun uzun konuşmakta zorlanıyordu. Buna rağmen anlatmaya devam etti. “Allah kabul etmesin… Biz yaşadık. Allah düşmanımıza yaşatmasın…”

Bir süre sessiz kaldıktan sonra hafızasının derinliklerine doğru yolculuğa çıktı: “Topluca buraya gelmek için yürüdük. Yolda başka köylerden gelenler de bize katıldı. Herkes bunun bir sayım olduğunu sanıyordu. Kimsenin aklına başka bir şey gelmiyordu. Şu anda bulunduğumuz yerde herkes toplanmıştı. Derviş Beg beyaz bir atın üzerindeydi. Sürekli etrafta dolaşıyor, kalabalığı kontrol ediyordu. Zaman ilerledikçe kalabalık da artıyordu. İnsanlar üst üste yığılmıştı. Arı kovanını andıran bir hareketlilik vardı ama bu hareketliliğin içinde giderek büyüyen bir huzursuzluk hissediliyordu. Belirsizlik, insanların yüzüne korku olarak yansıyordu. Etrafımızda topluluğa doğrultulmuş makineli tüfekler yerlerini almıştı.”

“Komutan muhtarı yanına çağırdı” diye devam etti. “Bir şeyler söyledi. Biz anlamıyorduk. İçimizde ağlayanlar vardı, dua edenler vardı, kelime-i şehadet getirenler vardı. Ölüm adım adım üstümüze geliyordu. Sonra komutan muhtarı dövmeye başladı. Çok vurdu. Muhtar sendeleyip yere düştü. Komutan yerden büyükçe bir taş aldı ve başına vurdu. Bunların hepsini gözlerimle gördüm. Muhtar herkesin gözü önünde orada can verdi.”

Mahşer günü gibiydi

Bir an sustu…

“Ardından ateş emri verildi. Bir anda her şey mahşer gününe döndü. İnsanlar üst üste yığıldı. Kulaklarımızı sağır edecek kadar silah sesleri yükseliyordu. Ne kadar sürdü bilmiyorum. Belki yarım saat, belki bir saat…”

Derin bir nefes aldı.

“Sonra ateşi kestiler. Aynı komutan tekrar komut verdi, herkes süngüleri taksın dedi. Yaralıların da öldürülmesi emrini verdiler. Ben de yaralanmıştım. Cesetlerin altında kalmıştım. İnsanların inlemelerini duyuyordum. Askerler yaralıların arasına giriyor, süngülerini saplayıp çıkarıyorlardı. Bir yandan da insanların üzerlerinde ne varsa alıyorlardı.”

Bir süre durduktan sonra hafızasında yer eden bir sahneyi anlattı: “Bir asker yaralı bir kadının parmağındaki yüzüğü çıkarmaya çalıştı. Çıkmayınca bıçak çıkardı. Parmağını kesmek istedi. Kadın son bir güçle askerin göğsüne tekme vurdu. Asker sırt üstü düştü. Sonra ayağa kalkıp o kadını öldürdü ve yüzüğünü çıkarıp cebine koydu. Bunların hepsini gördüm. Yaşadım. Kimseye iftira atmıyorum.”

Ölenler şanslıydı

Eliyle uzakları gösterdi…

“İşleri bitince çekip gittiler. Şanslı olanlar ölmüştü. Şanssız olanlar ise acı içinde inliyordu.”

Bir süre daha sessiz kaldı. “Gözlerimi açıp gökyüzüne baktım. Gökyüzü kıpkırmızı görünüyordu. Sürünerek aşağıya indim. Halamı gördüm. O da yaralıydı. Sürekli inliyordu. Beni görünce, ‘Ne olur bana biraz su ver’ dedi. Su bulmak için etrafa baktım. Hiçbir şey yoktu. Ayakkabımı çıkarıp dereye doğru sürünerek gittim. Ama derede akan şey su değil, kandı. Halam da orada can verdi.”

Sesi iyice kısılmıştı. “Bizim yaşadıklarımızın benzerleri başka yerlerde de oldu. İnsanlar toplu halde öldürüldü. Bazıları buğday tarlalarına kaçıp saklandı. O tarlaları ateşe verdiler. İnsanlar canlı canlı yanarak öldü.”

Tahir amcanın gözlerinden yaşlar süzülüyordu. Yanında oturan torunu ise elindeki ince çubukla toprağı eşeliyordu. Bir ara bana dönüp, “Biz bunları yaşadık” dedi. Bunu söylerken torununun başını okşuyordu. Artık çok yorulmuştu. Titreyen elleriyle pantolonunun paçasını yukarı çekti. Diz kapağının altında, bir nişane gibi duran kurşun yarasının üstüne parmağını bastırdı: “İşte benim şahidim” dedi.

Bu hafızanın anıtı bile yok!

Koluna girdim, yavaşça arabaya götürdüm. Bir şişe su uzattım. Birkaç yudum içtikten sonra son sözlerini söyledi:

“Görüyorsunuz değil mi? Her taraf insanların kemikleriyle dolu. Bu insanların bir mezarı bile yok…”

Sonra sustu. Tahir amcanın işaret ettiği yere baktım. Ortada ne bir anıt vardı ne de yaşananları hatırlatan bir mezar. Kimi insanların toplu mezarlara gömüldüğü, kimilerinin ise hiç gömülemediği anlatılıyordu. İnsan kemiklerini halen toprağın yüzeyinde görmek mümkündü.

Aradan onlarca yıl geçmişti. Katliamı yaşayanların büyük bölümü artık hayatta değildi. O günleri görenlerden biri olan Tahir Nas ise hafızasında taşıdığı yükü gelecek kuşaklara aktarmaya çalışıyordu. Yanında oturan torununa baktım. Elindeki ince çubukla toprağı eşeliyordu. Bir yanda asırlık bir hafıza, diğer yanda hayatın başındaki bir çocuk vardı. Vadinin üzerine ağır bir sessizlik çökmüştü. Rüzgâr kuru otların arasında dolaşıyor, hayat olağan akışında sürüyordu.

Tahir Nas’ın anlattıkları, bazı acıların toprağın altında kalmadığını; kuşaktan kuşağa taşınarak yaşamını sürdürdüğünü gösteriyordu. Tahir Nas, 2020 yılında yaşadığı bütün acıları geride bırakarak ebediyete uğurlandı. Ancak tanıklığı, o vadide esen rüzgâr gibi hafızalarda yaşamayı sürdürüyor.

Binlerce Kürdün katledildiği Zilan Katliamı

1930 yazında Wan’ın (Van) Erdîş (Erciş) ilçesine bağlı Zilan Vadisi’nde, Ağrı isyanının bastırılmasının ardından yürütülen askerî operasyonlar kapsamında geniş çaplı bir yıkım yaşandı. 20 Haziran-Eylül 1930 tarihleri arasında süren harekât boyunca bölgedeki köylerin bombalandığı, yakıldığı ve sivillerin “nüfus sayımı” gerekçesiyle toplandığı alanlarda hedef alındığı ifade edilmektedir. Tanıklıklar ve çeşitli araştırmalara göre Zilan çevresinde 40-44 köyün etkilendiği belirtilir. Olaylarda yaşamını yitiren sivillerin sayısı konusunda farklı görüşler bulunsa da birçok kaynakta en az 15 bin kişinin katledildiği ileri sürülüyor. Katliamdan kurtulanların ise ağır travmalarla bölgeden kaçtığı, bir kısmının da ülkenin farklı bölgelerine sürgün edildiği aktarılmakta. Operasyonların ardından Zilan Vadisi uzun yıllar “memnu mıntıka” ilan edilerek giriş-çıkışlara kapatıldı, bölge insansızlaştırıldı. 1930’ların başında yürürlüğe giren iskân politikalarıyla birlikte Zilanlıların önemli bir kısmı Batı ve İç Anadolu’ya zorunlu iskâna tabi tutuldu. Resmî söylemde “isyanın bastırılması” olarak geçen bu süreç, farklı tarih anlatılarında geniş çaplı sivil kayıplar, köy yakmaları ve zorunlu göçlerle anılan tartışmalı bir tarihsel kırılma olarak değerlendirilmekte.

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

ShareTweet
Previous Post

Emily Ratajkowski’den milyon dolarlık imza: Boşanma sonrası hayatını kitaplaştırıyor

Next Post

DEM Parti Eş Genel Başkanlarından Çankaya Belediyesi operasyonuna tepki

Related Posts

DEM Parti Eş Genel Başkanlarından Çankaya Belediyesi operasyonuna tepki
Kürt Meselesi

DEM Parti Eş Genel Başkanlarından Çankaya Belediyesi operasyonuna tepki

12 Temmuz 2026
Dünya deneyimleri paylaşıldı: Silahsızlanma barışa giden tek yol değil
Kürt Meselesi

Dünya deneyimleri paylaşıldı: Silahsızlanma barışa giden tek yol değil

12 Temmuz 2026
Mêrdîn’de ‘Barışa ses ver’ çağrısı: Devleti katkı sunmaya çağırıyoruz
Kürt Meselesi

Mêrdîn’de ‘Barışa ses ver’ çağrısı: Devleti katkı sunmaya çağırıyoruz

12 Temmuz 2026
Çankaya Belediye Başkanı Güner gözaltına alındı
Kürt Meselesi

Çankaya Belediye Başkanı Güner gözaltına alındı

12 Temmuz 2026
Keskin Bayındır: Yaylalarımızda artık barışın sesi yükselsin
Kürt Meselesi

Keskin Bayındır: Yaylalarımızda artık barışın sesi yükselsin

11 Temmuz 2026
İstanbul’da Zilan Katliamı konulu panel: Anılarını yaşatmalıyız
Kürt Meselesi

İstanbul’da Zilan Katliamı konulu panel: Anılarını yaşatmalıyız

11 Temmuz 2026
Next Post
DEM Parti Eş Genel Başkanlarından Çankaya Belediyesi operasyonuna tepki

DEM Parti Eş Genel Başkanlarından Çankaya Belediyesi operasyonuna tepki

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter