Ilısu Barajı nedeniyle Mişar Ovası’nı Sêrt merkeze bağlayan Botan Köprüsü’nün sular altında kalmasıyla yurttaşlar 45 dakikalık yolu 4 saate gitmek zorunda kalıyor. Gemi seferleri ise sürekli arıza ve doluluğun sağlanamaması sebebiyle erteleniyor
Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yapılan ve sonradan adına AKP’li eski Orman ve Su İşleri Bakanı “Veysel Eroğlu” ismi verilen Ilısu Barajı ile birlikte 12 bin yıllık tarihi Heskîf (Hasankeyf) ile 199’un üzerinde köy sular altında kaldı. Sêrt merkez ile Mişar Ovası’nı birbirine bağlayan Botan (Bilolîs) Köprüsü’nün de sular altında kalması, ovada yer alan 50’ye yakın köyün kent merkeziyle olan bağlantısını 45 dakikadan 4 saatte çıkardı.
Botan Çayı üzerinde yapılan gemi ulaşımı, kişi başı 200 TL’ye mal olurken, kalkış da doluluk oranına göre belirleniyor. Gemi dolunca kalkış yapıldığı için gidiş-dönüş saatleri belli olmuyor. Alternatif yollar ise 4 saati buluyor. Bunların yanı sıra arabanın bozulması, kaza riski ve benzin parası köylüleri canından bezdiriyor. Dicle Nehri’nin kolu olan Botan Çayı üzerindeki köprünün yıkılması nedeniyle kent merkezi ile mesafeleri uzayan Gundê Sûskê köylüleri duruma tepkili.
50 köyün merkeze ulaşımı kesildi
Köylülerden Sefer Aslan, köprünün sular altında kalması ile birlikte Mêrdîn, Şirnex yolunun da ulaşıma kapandığını belirterek, Mişar Ovası’nda 50 köyün Sêrt merkez ile ulaşımının kesildiğini söyledi. Gemilerin güvenli olmadığını kaydeden Aslan, gemilerin eski olduğunu, can yeleği, kurtarıcı bot gibi malzemelerin de olmadığını söyledi. 3 saati aşan bir bekleme durumunun olduğunu belirten Aslan, “Herhangi bir can güvenliği yok. Arazimiz var ama gidemiyoruz. Sabah 5’ten çıkıyoruz 9 gibi köyde oluyoruz. O saate de sıcak oluyor çalışamıyoruz. Geçimimizi fıstık bahçesi, domates, biber, patlıcan ekimi ile sağlıyorduk. Ancak şuanda inşaatlarda sürünüyoruz. Oda hep iş olmuyor. Bir çocuğum Down sendromludur. Onu köye götüremiyorum. Bazen de geliyoruz, geminin bozuk olduğunu söylüyorlar. Kelendar Dağı’ndan köye gitmek zorunda kalıyoruz. O da çok uzun sürüyor. Talebimiz burada bir köprünün yapılmasıdır. Yıllardır bizi oyalıyorlar. Yeter artık. Canımız, malımız tehlikede” diye belirtti.
‘Ulaşım olmadığı için bereketli ovada kimse ekim yapamıyor’
Murat Yıldırım isimli yurttaş, özellikle hastaneye ulaşımda büyük zorluk yaşadıklarını dile getirerek, ekledi:
“İnsanlar zamanında yetişemediği için ölüm riski ile karşı karşıya. Gemi ile karşıdan karşıya geçerken, gemi beklerken de ölüm riski ile karşı karşıya kalıyoruz. Köprü yok, yol yok. Ulaşım olmadığı için bereketli ovada kimse ekim yapamıyor. Batı da olsaydı çoktan yapılırdı. Batıya gittik, her yere köprü yapmışlar. Burayı ancak su altında bırakırlar. Kışın zaten ulaşım yok. Gemi kalmadığı zamanlarda Reş, Kelendar ve Bas’a (Güçlükonak) dağları tarafından geçiyoruz. Oda 4 saati buluyor. Acil bir şekilde köprünün yapılması gerekiyor. Köprü yapılsın ki bizde ovamıza kavuşalım.”
‘Gemiler batma tehlikesiyle karşı karşıya’
Abdi Beştaş isimli yurttaş, Dihê (Eruh) yolundan gittiklerinde hem masraflı hem de uzun süreli olduğunu belirterek, köprünün yapılmasını istedi. Ailesinin Sêrt merkezde yaşadığını, köyü çok sevdiği için sürekli gidip geldiğini kaydeden Beştaş, “Rezil bir durumu yaşıyoruz. Gemileri sağlam değil. Sürekli batma tehlikesi ile karşı karşıya. Burada yaşamak istiyoruz ama köprünün yapılamamasından kaynaklı çoğumuz kent merkezine göç ettik. Çünkü kent merkezi ile arasındaki mesafe çok uzak. Bir an önce köprü yapılsın. Köprü sözü verilmişti ancak üzerinden 7 yıl geçti halen yapılmış değil” dedi.
Haber: Fethi Balaman-Ozan Bayındır\MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***




































