CHP’de mahkeme kararıyla eski Parti Meclisi göreve iade edilirken Genel Merkez, tebligatların ulaşmadığı gerekçesiyle Parti Meclisi toplantısını belirsiz süreyle erteledi. Sezgin Tanrıkulu, bu ertelemeyi ve gerekçesini sert sözlerle eleştirdi. Üyelerin icra dairesine tek tek tebligat kovalamaya mecbur bırakılmasını “akıl tutulması” olarak nitelendirdi. Tanrıkulu’na göre süreç kurumsal değil, imzasız ve muhatabı belirsiz yazılarla yürütülüyor.
CHP’de 2023 kurultayının mahkeme tarafından iptal edilmesiyle Kılıçdaroğlu yeniden genel başkan oldu ve eski Parti Meclisi üyeleri göreve iade edilmesi gereken kritik bir süreç yaşanıyor. Genel Merkez, bu iade için icra dairesi üzerinden bireysel tebligat yolunu tercih etti. Tebligatların henüz tam olarak üyelerin eline ulaşmadığı gerekçesiyle de Parti Meclisi toplantısını belirsiz bir tarihe erteledi.
Erteleme kararı CHP’li milletvekillerinin tepkisini çekti. CHP’nin avukat vekillerinden Sezgin Tanrıkulu da ‘erteleme ve gerekçesine’ tepki gösterenler arasında. Tanrıkulu, sürecin amatörce ve kurumsal olmayan şekilde yönetildiğini, üyelerin icra dairesine koşturulmasının kabul edilemez olduğunu söylüyor.
Sezgin Tanrıkulu’nun tam açıklaması:
“BU YAŞANANLAR AKIL TUTULMASIDIR
Olağanüstü zamanlardan geçiyoruz. Anlık konuşmak istemiyoruz; ancak bizzat kendimle ilgili bazı talepleri görünce sessiz kalmak, kabul etmek anlamına gelmesin.
Yazının altında “CHP Genel Başkanlık” yazıyor ancak imza yok. Kime hitaben yazıldığı belli değil ve muhatapları parti meclis üyeleri; yani benim de içinde bulunduğum Parti Meclis üyeleri.
Ya bakın bu kadar rezalet olmaz… Olamaz. Kurumsal olarak böyle bir yazı yazılamaz. Nasıl yazdınız? Kime yazdınız? Parti meclisi üyelerinin görevlendirmelerine ilişkin yazının henüz ilgili kamu kurumundan tebliğ alınmadığı gerekçesiyle Parti Meclisi toplantısının tarihinin belirlenemediği söyleniyor.
Biz gidip bu tebligatı kimden alacağız? Ayıptır… İcra dairesine mi gideceğiz? Oradan tebligat mı alacağız? Bu mudur kurumsal anlayış? Bugüne kadar partide işler böyle mi yürüdü?
Ortada hukuk dışı bir mahkeme kararı var. Yasaya ve hukuka aykırı bir süreç işletiliyor. Ancak bunun muhatabı milletvekilleri ya da parti meclisi üyeleri değildir. Bunun muhatabı CHP Genel Merkezi’dir, partinin kurumsal kimliğidir.
İlgili kurum yazısını oraya gönderir, ‘4 Kasım öncesi PM üyeleri bunlardır’ der; sonrasında partinin kurulları gereğini yapar. Ben Sezgin Tanrıkulu olarak Ankara’da icra dairesine gidip ‘Buyurun, bana tebligat verir misiniz?’ mi diyeceğim!
Yahu ayıptır ayıp! Ayıptır… Bunları yapamazsınız! Kim size bu aklı veriyorsa bunları yapamazsınız.
Bu yaklaşım CHP gibi köklü ve kurumsal bir partiye yakışmaz. Ayıptır; akıl tutulmasıdır. Bu yöntem de, bu dil de, bu anlayış da kabul edilemez. Kim bu aklı veriyorsa yanlıştır. Bir kurumsal partiyi bu hale düşürmeye kimsenin hakkı yoktur.”
NE OLMUŞTU?
CHP’de 2023 yılında yapılan kurultayda Özgür Özel genel başkan seçilmiş ve yeni bir Parti Meclisi oluşmuştu. Kılıçdaroğlu tarafı bu kurultayın usulsüz olduğu iddiasıyla dava açtı. Mahkeme Mayıs 2026’da kurultayı “mutlak butlan” ile iptal ederek Kılıçdaroğlu’nu yeniden genel başkan ilan etti ve eski Parti Meclisi’nin göreve iade edilmesine karar verdi. Genel Merkez, bu iade sürecini icra dairesi üzerinden bireysel tebligatlarla yürütmeye çalıştı. Tebligatların tam ulaşmadığı gerekçesiyle de Parti Meclisi toplantısını belirsiz süreyle erteledi.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































