Zayıflama ilaçları pazarının en popüler oyuncuları olan Ozempic ve benzeri GLP-1 analoglarının etkisi kişiden kişiye büyük farklılıklar gösteriyor. Bazı kullanıcılar vücut ağırlıklarının dörtte birini kaybederken, bazılarının neden hiç kilo veremediği sorusu uzun süredir tıp dünyasını meşgul ediyordu. Nature dergisinde yayımlanan ve 28 bin kişinin genetik verilerinin incelendiği yeni bir çalışma, bu farkın temelinde yatan biyolojik mekanizmayı aydınlattı. Araştırma sonuçlarına göre, bireylerin taşıdığı belirli genetik varyantlar, ilacın etkinliğini ve yan etki profilini doğrudan belirliyor.
28 BİN KULLANICI İNCELENDİ: GENETİK VARYANTLARIN ETKİSİ
23andMe Araştırma Enstitüsü tarafından yürütülen çalışmada, zayıflama ilacı kullanan binlerce bireyin DNA profilleri mercek altına alındı. Araştırmacılar, vücudun iştah ve metabolizmayı düzenleyen hormon reseptörlerini kodlayan “GLP1R” ve “GIPR” genlerindeki farklılıkların, ilacın başarısında kilit rol oynadığını saptadı. Veriler, belirli bir genetik varyanta sahip olan kişilerin, bu varyantı taşımayanlara göre ortalama 1,5 kilogram daha fazla zayıfladığını gösteriyor. Genetik yapıdaki bu küçük farklar, hastaların ilaca verdiği tepkiyi “mucizevi bir zayıflama” ile “sıfır etki” arasında değiştirebiliyor.

YAN ETKİLERİN SORUMLUSU ‘HEDEF GENLER’ OLABİLİR
İlaçların kilo kaybı üzerindeki etkisinin yanı sıra, pek çok hastanın şikayet ettiği şiddetli bulantı ve kusma gibi yan etkilerin de genetik bir temeli olduğu anlaşıldı. Araştırma sonuçlarına göre, GLP-1 reseptörlerini kodlayan gende belirli bir varyantı taşıyan hastalarda bulantı riski yüzde 57, kusma riski ise yüzde 36 oranında artış gösteriyor. Tirzepatid kullanan bir grup hastada ise GIP reseptöründeki bir varyantın kusma olasılığını yüzde 83 oranında artırdığı saptandı. Bu bulgu, hekimlerin gelecekte tedaviye başlamadan önce hastanın yan etki riskini öngörebilmesine imkan tanıyabilir.
KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ TEDAVİ DÖNEMİ BAŞLIYOR
Çalışmanın ortak yazarlarından Adam Auton, genetiğin tek başına bir tedavi kararını belirlemeyeceğini ancak klinik faktörlerle birleştirildiğinde “kişiselleştirilmiş tıp” yolunda dev bir adım olduğunu vurguluyor. Uzmanlar, bu verilerin hekimlerin hangi hastaya hangi dozda ilaç reçete etmesi gerektiği konusunda rehberlik edebileceğini belirtiyor. Öte yandan, Ozempic gibi ilaçların sadece kilo kaybı değil; DEHB belirtilerinde odaklanma artışı ve genel ruh sağlığı üzerinde de olumlu etkileri olduğuna dair veriler tıp literatürüne girmeye devam ediyor.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***




































