Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyesi Macaristan’da genel seçimler yapıldı. Kesin olmayan ilk sonuçlara göre, 16 yıldır ülkeyi kesintisiz olarak yöneten Viktor Orban dönemi bitti. Oyların yüzde 50’si sayılmışken, Tisza Partisi’nin 45 yaşındaki lideri Peter Magyar başbakanlık koltuğuna oturmaya yakın görünüyor.
199 sandalyeli parlamentoya Tisza’nın 136, Orban’ın partisi Fidesz ise 56 vekil gönderecek Önemli yasal düzenlemeleri yapabilecek çoğunluk için 133 sandalyeye ihtiyaç var.
ORBAN YENİLGİYİ KABULLENDİ
Oy kullanma işleminden önce yapılan son anketler Tisza’nın oyların yüzde 55 ila 57’sini elde edeceğini gösteriyordu. İlk sonuçların ardından Magyar Facebook’tan “Teşekkürler Macaristan” diye yazdı. Alman Spiegel dergisi de Orban’ın yenilgiyi kabul ettiğini, Magyar’ı telefonla arayarak zaferinden dolayı kutladığını aktardı.
REKOR KATILIM
Orban döneminin sonunu getiren oylama, ülkenin kader seçimi olarak görülüyordu. Seçime katılım da buna paralel şekilde rekor düzeyde oldu. Sandıkların kapanmasına yarım saat kala, yaklaşık 8 milyon seçmenin yüzde 77’si oy kullanmıştı. Bu, Macaristan’da 1990’daki demokratik dönüşümden bu yana görülmemiş seviyede bir katılım oranı.
BİR DARBE DE TRUMP’A
Macaristan’daki seçimler sadece ülke içinde değil; Brüksel, Washington ve Moskova tarafından da yakından izlendi. Viktor Orban, AB’ye karşı sert tutumu ve özellikle Ukrayna konusunda aldığı veto kararlarıyla Birlik içinde sık sık krizlere neden oluyordu. Ayrıca Rusya ile yakın ilişkileri, Batı’da uzun süredir eleştiri konusuydu.
Orban aynı zamanda küresel sağ ve popülist hareketler için önemli bir figürdü. Bu nedenle ABD Başkanı Donald Trump da seçim sürecinde açık destek verdi. Trump Macaristan’daki kampanya döneminde önce Dışişleri Bakanı Marco Rubio’yu, ardından da Başkan Yardımcısı JD Vance’i Budapeşte’ye göndermişti. Bununla da yetinmeyen ABD Başkanı, iki gün önce sosyal medya hesaplarından “Viktor Orban’a oy verin” diye yazarak seçimlere açıkça müdahale etti.
Seçimi kazanan Peter Magyar ise muhafazakar bir çizgide olsa da AB ile daha uyumlu bir politika izleme sinyali veriyor. Magyar, Brüksel’le ilişkileri normalleştirerek dondurulan AB fonlarını yeniden açmayı ve ekonomiyi toparlamayı hedefliyor. Ukrayna ve göç politikalarında ise köklü bir değişimden çok, daha yumuşak bir ton bekleniyor.
Kaynak: DW Türkçe
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































