Bu yıl İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 45’incisi düzenlenen İstanbul Film Festivali (İFF), önceki akşam İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen açılış töreniyle başladı. Gecenin sunuculuğunu oyuncu Onur Özaydın’ın üstlendiği festivalin açılış töreninde, ilk olarak bir yıl içinde yaşamını yitiren sinema emekçilerinin görüntüleri yansıtıldı. Ardından festival direktörü Kerem Ayan, katılımcıları selamladı ve bu yıl çağdaş Afrika dansının önde gelen ismi Germaine Acogny’in de açılışta olduğunu belirtti. Acogny’in yaşamı festivalde izleyicilerle buluşacak.
Konuşmasının ardından Ayan, festivalin kendisinden önceki direktörleri Azize Tan ve Hülya Uçansu’yu sahneye davet etti ve birlikte 40 yıl boyunca İFF ekibinde yer alan Nuray Muştu’ya “sinema emek ödülü”nü sundu.
‘TEK DİL, SİNEMA’
Muştu’dan sonra, festival tarafından sinemaya gönül ve emek veren kişilere sunulan “sinema onur ödülü”, ilk olarak usta belgesel yönetmeni Gianfranco Rosi’ye verildi. Rosi’ye ödülünü festival direktörü Ayan sundu. Rosi yaptığı konuşmada, çocukluğunun İstanbul’da geçtiğini ve İtalyan Lisesi’nde okuduğunu söyleyerek “Fotoğraf çekmeye ve 16 milimetre kamera kullanmaya da ilk bu şehirde başladım. Film çekme ve hikâye anlatma arzusunu ilk kez burada hissettim. Çünkü İstanbul, karşılaşmaların, geçişlerin, tarihin ve hikâyelerin katmanlaştığı bir şehir. Tıpkı sinema gibi. Benim için kurmacayla belgesel arasında bir ayrım yok. Sadece tek bir dil var ve o da sinemanın dili. Sinema gerçeklikle buluştuğunda öngörülemeyen bir şey gerçekleşir. Bu gerçekliğin ihtişamıdır. Sonuçta İstanbul da tam olarak budur” ifadelerini kullandı.
‘ÖZGÜR OLSUNLAR’
Rosi’nin ardından Türk sinemasının iz bırakan oyuncularından Nilüfer Aydan’a ödülünü usta oyuncu Nur Sürer verdi. Aydan konuşmasında şunları söyledi: “Bu ödül benim için çok kıymetli, beni çok mutlu etti. Birçok zaman buraya seyirci ve misafir olarak geldim. Bu dünyadan gitmeden evvel istediklerim de var. Atatürk’ün, ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ sözüyle konuşmamı bitirmek istiyorum. Silivri’deki devlet görevlileri, öğrenciler, gazeteciler, belediye başkalarına selam gönderiyorum. Bir suçları olduğunu düşünmüyorum ama suçları varsa tutuksuz yargılansınlar, özgürlüklerine kavuşsunlar. Kardeşçe yaşayalım, birbirimize el verelim. Partiler birleşsin, Türkiye için çalışsın. Sevgiyle yaşayalım” ifadelerini kullandı.
Program, Alba Rohrwacher ile Elio Germano’nun başrollerini paylaştığı, yönetmen Isabel Coixet’in son filmi “Üç Veda”nın (Three Goodbyes) gösterimiyle sona erdi.
‘FİLM GİBİ ŞEHİR’
Festival kapsamında Borusan Müzik Evi’nde “Film Gibi Şehir” başlıklı bir sergi de açıldı. 17 Nisan’a kadar ücretsiz ziyaret edilebilecek sergide 1920’lerden 1970’lere içinde İstanbul geçen 34 filmin illüstrasyon afişleri yer alıyor.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































