Gazeteci Ferit Demir, Gülistan Doku dosyasında yıllardır tartışılan karartma iddialarını bu kez SIM kart üzerinden gündeme taşıdı. Olayı yakından takip eden Demir, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in aileden aldığı SIM kartı savcılığa teslim etmek yerine Ankara’ya gönderdiğini, burada Gülistan Doku’nun dijital verilerinin silindiğini öne sürdü. İddianın merkezindeki isimlerden biri, dosyada gözaltına alınan eski polis Gökhan Ertok oldu. Öte yandan dolaşıma giren başsavcılık yazısında, Gülistan Doku’nun kullandığı hattın belirli tarihlerde farklı IMEI numaralı cihazlarda kullanıldığının tespit edildiği ve BTK’dan bu cihazların baz ile veri bağlantısı kayıtlarının ivedilikle istendiği görülüyor. Soruşturma dosyasına giren yeni teknik bulgular da, ihraç polis Gökhan Ertok’un sim kartı yaklaşık 3 saat kullanıp veri transferi yaptığına ve Gülistan Doku’nun sosyal medya hesabına giriş yaptığına işaret ediyor.
Gülistan Doku soruşturmasında bu kez dosyanın en kritik halkalarından biri olduğu öne sürülen SIM kart üzerinden yeni bir iddia gündeme geldi. Gazeteci Ferit Demir, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in Gülistan Doku’nun ailesinden aldığı SIM kartı savcılığa teslim etmediğini, önce Ankara’ya gönderdiğini ve burada dijital veriler üzerinde işlem yapıldığını öne sürdü. Paylaşımın merkezindeki suçlama, Gülistan Doku’nun telefon hattının adli süreç başlamadan üçüncü kişilerce kullanıldığı ve bu yolla delillerin karartıldığı iddiası oldu.
Demir’in paylaşımında, aile tarafından çıkarılan SIM kartın 8 Ocak 2020’de valilik makamına götürüldüğü, Tuncay Sonel’in “Savcılığa teslim edeceğim!” diyerek kartı aldığı, ancak bunun yerine Ankara’da görevli polis memuru Gökhan Ertok’a ulaştırdığı ileri sürüldü. Paylaşımda, Ertok’un 18 Ocak’ta SIM karta girerek veri alışverişi yaptığı, WhatsApp yazışmaları ile sosyal medya verilerinin silindiği ve kartın daha sonra yeniden savcılığa teslim edildiği iddia edildi. İşte o paylaşım:
“İŞTE SKANDALIN BELGESİ!!! Dönemim Valisi Tuncay Sonel, Gülistan Doku’nun ailesi tarafından Gülistan’ın kullandığı telefon numarasının SİM kartını çıkardıktan dakikalar sonra polisler Doku ailesine giderek, “Telefon hattını kullanamazsınız! Vali bey sizi makamında bekliyor.” diyor. Doku ailesi 8 Ocak 2020 günü valinin makamına gidiyor. Vali Tuncay Sonel, “SİM Kartı bana verin, ben savcılığa teslim edeceğim!” diyerek diyerek SIM kartı aileden aldıktan sonra savcılığa teslim etmek yerine Ankara’da görevli olan ve bir çok yasadışı olaya karışan polis memuru Gökhan Ertok’a yolluyor. Gülistan’ın telefonunuzdaki sosyal medya hesaplarındaki ve Watsap yazışmalarındaki bütün verilerin silinmesi istiyor. Gökhan Ertok 18 Ocak günü SİM karta girerek 720 saniye veri alış verişi yapıyor ve SİM Karttaki tüm verileri siliyor. Veriler silindikten SİM kart Vali Sonel’e geri getiriloyor. Ardından Vali, SİM kartı savcılığa teslim ediyor. Savcılar 5 yıl boyunca SİM üzerinde işlem yapılıp yapılmadığını ilgili telefon şirketine sormuyorlar. Şuan soruşturma yürüten Başsavcı Ebru Cansu dosyayı alır almaz ilk olarak bu skandalı açığa çıkarıyor….”
Başsavcılıktan BTK’ya kritik talep
Dolaşıma giren ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı adına BTK’ya yazıldığı görülen resmi yazı ise bu iddiaların dayandığı teknik hattı gösteriyor. Belgede, Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku adına kayıtlı olup Gülistan Doku tarafından kullanıldığı belirtilen hattın 8 Ocak, 9 Ocak, 10 Ocak, 18 Ocak ve Şubat 2020’de farklı IMEI numaralı cihazlara takılarak kullanıldığının tespit edildiği aktarılıyor. Başsavcılık, bu cihazların hangi bazlardan sinyal verdiğinin, aynı cihazlara takılan diğer hatların nereden bağlantı kurduğunun ve ilgili zaman aralıklarında GPRS/veri bağlantısı yapılıp yapılmadığının ivedilikle belirlenmesini istiyor.
Bu belge tek başına Ferit Demir’in bütün suçlamalarını ispatlamıyor. Ancak hattın birden fazla farklı cihazda kullanıldığının teknik olarak soruşturma konusu yapılmış olması, “SIM kart üzerinde sonradan işlem yapıldı mı?” sorusunu dosyanın merkezine taşıyor. Daha açık bir ifadeyle, Ferit Demir’in “Deliller karartıldı!” suçlamasının omurgasını da tam bu nokta oluşturuyor: Aileden istenen SIM kartın doğrudan adli emanete gidip gitmediği ve o süreçte kimlerin erişimine açıldığı… Demir’e göre SIM kart önce temizlendi; sonra savcılığa teslim edildi…
3 saatlik veri transferi
Dosyaya giren son teknik bulgular şüpheyi daha da büyütüyor. Habertürk’ün DHA kaynaklı haberine göre, BTK verileri ve IMEI incelemeleri sonucunda Gülistan Doku’nun SIM kartının bir cihaza takılarak uçak modunda bir iş yerinin kablosuz internetine bağlandığı, buradan gidilen iz üzerinden cihazın ihraç polis Gökhan Ertok tarafından kullanıldığının belirlendiği aktarılıyor. Aynı haberde, Ertok’un yaklaşık 3 saat boyunca veri transferi yaptığı, Gülistan Doku’nun sosyal medya hesabına “şifremi unuttum” yöntemiyle giriş yaparak arkadaş listesinden iki kişiyi sildiğinin savcılıkça tespit edildiği bilgisi yer aldı.
Haberde ayrıca, Gökhan Ertok’un HTS ve banka hareketlerinde dönemin Valisi Tuncay Sonel ile yine gözaltında bulunan eski koruma Şükrü Eroğlu’yla görüşme ve para transferleri tespit edildiği belirtildi. Bu nedenle soruşturmadaki yeni tablo, yalnızca bir SIM kart hareketliliğini değil; bu kart üzerinden dijital verilere erişilip erişilmediğini, kimlerin birbiriyle temas halinde olduğunu ve delil zincirinin bilinçli biçimde kırılıp kırılmadığını da tartışmaya açıyor.
Ferit Demir’in paylaşımı siyasi ve adli sorumluluğu doğrudan dönemin vali katına kadar çıkaran çok ağır bir suçlama içeriyor. Başsavcılığın BTK’dan istediği teknik kayıtlar ve soruşturma dosyasına giren IMEI-veri transferi tespitleri ise bu iddiayı sıradan bir sosyal medya çıkışı olmaktan çıkarıp, somut inceleme başlığına dönüştürüyor.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***


































