Hukukçular, Rojava’ya dönük saldırıları protesto eyleminde ‘polise mukavemet’ iddiasıyla yaklaşık 2 aydır tutuklu avukat Musa Bendeş’in serbest bırakılması için birçok kentte açıklama yaptı
Adana’da Rojava’ya yönelik saldırıları protesto eyleminde 23 Ocak’ta gözaltına alınan ve sonraki gün “polise mukavemet” iddiasıyla tutuklanan Avukat Musa Bendaş’a ilişkin Özgürlük İçin Hukukçular Derneği, öncülüğünde Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), İnsan Hakları Derneği (İHD), Çağdaş Avukatlar Grubu, Adalet İçin Hukukçular ve baroların katılımıyla birçok kentte ortak açıklama yapıldı.
Açıklamada, bir avukatın barışçıl bir protestoya katıldığı gerekçesiyle özgürlüğünden yoksun bırakılmasının kabul edilemez olduğunu vurgulanarak, “Bu tutuklama yalnızca bireysel özgürlüğün sınırlandırılması değil; ifade özgürlüğüne, barışçıl toplanma hakkına ve savunma mesleğinin kurumsal güvencelerine yönelen açık bir hak ihlalidir” denildi.
Yaşanan sürecin hukuk devleti ilkesinin ve demokratik toplum düzeninin doğrudan sınandığı siyasal bir müdahale olduğunu kaydedilen açıklamada, Rojava’ya yönelik saldırıların Türkiye’nin dış politikasıyla doğrudan ilişkili olduğunu ve bu politikalara yönelik eleştirilerin kamusal alanda ifade edilmesinin meşru bir hak olduğunun altı çizildi. Açıklamada, “Savaş politikalarına, çatışma ortamına ve insan hakları ihlallerine karşı söz söylemek demokratik yurttaşlığın bir gereğidir ve kriminalize edilemez” ifadelerine yer verildi.
‘Hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkelerinin açık ihlalidir’
İç hukuk ile uluslararası hukukta toplantı ve gösteri hakkının güvence altına alındığına dikkat çekilen açıklamada, “Buna rağmen barışçıl bir protestoya katılmanın cezai soruşturma konusu yapılması demokratik toplum ilkeleriyle bağdaşmamakta ve eleştirel düşüncenin bastırılmasına yönelik bir müdahale niteliği taşımaktadır. Öte yandan meslektaşımız hakkında yürütülen soruşturma sürecinde Avukatlık Kanunu’ndan doğan mesleki güvenceler ve özel soruşturma usulleri açık biçimde ihlal edilmiştir. Avukatlık mesleği yalnızca bir meslek faaliyeti değil; savunma hakkının kurumsal güvencesi ve adil yargılanma hakkının vazgeçilmez bir unsurudur. Bu nedenle avukatlar hakkında yürütülecek soruşturmalarda öngörülen usuller savunma mesleğinin bağımsızlığını koruyan temel güvencelerdir. Buna rağmen meslektaşımız hakkında çağrı usulü uygulanmaksızın doğrudan gözaltı işlemi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca soruşturma kapsamında Adalet Bakanlığı’ndan izin alınmaksızın işlem tesis edilmesi hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkelerinin açık ihlalidir” diye belirtildi.
Bendaş’ın iki aya yaklaşan bir süredir özgürlüğünden yoksun bırakılmış olmasının tutuklama tedbirinin niteliği bakımından ciddi bir hak ihlali oluşturduğunu dile getirilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında da tutuklamanın amacının cezalandırmak değil, yalnızca yargılamanın sağlıklı yürütülmesini sağlamak olduğu açıkça belirtilmektedir. Ancak buna rağmen yargılamanın tutuklu devam etmesi yargı makamlarının kanunlara ve içtihatlara göre değil, hukuki ölçütlerden uzaklaşan ve siyasal saiklerle şekillenen bir yaklaşım benimsediğini göstermektedir. Rojava’ya yönelik HTŞ ve IŞİD çetelelerinin gerçekleştirmiş olduğu işgal girişimlerine karşı gerçekleştirilen protestolara katılan yurttaşlara yönelik gözaltı ve tutuklamalar normalleştirilmiş, Musa Bendaş dışında da benzer eylemlere katılan çok sayıda yurttaşın da aynı şekilde hedef alındığı görülmüştür. Oysa barışçıl protesto hakkı, mesleği ya da kimliği ne olursa olsun herkes için geçerli temel bir demokratik haktır. Rojava’ya yönelik saldırıları protesto eden kişilerin avukat ya da yurttaş olmalarına bakılmaksızın cezai soruşturmalarla karşı karşıya bırakılması ifade özgürlüğü ve barışçıl toplanma hakkının ihlalidir.
Avukatların düşüncelerini ifade etmeleri veya toplumsal meseleler hakkında görüş açıklamaları nedeniyle baskı altına alınmaları savunma hakkının kurumsal varlığına yönelik bir müdahaledir. Bu çerçevede ÖHD üyesi Kürt avukat Musa Bendaş’ın bir protesto yürüyüşü gerekçe gösterilerek tutuklanması kabul edilemez. ÖHD ve İHD’nin özellikle Kürt illerinde yaşanan hak ihlallerine karşı yürüttüğü hukuki mücadele sürecinde birçok avukat soruşturma, gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya bırakılmıştır. Musa Bendaş’ın tutukluluğu da bu baskı politikalarının yeni bir örneğidir. Savunmaya ilişkin her türlü müdahale hukuk devleti ilkesinin yok sayılışının tezahürü olmakla birlikte, yargı makamlarının baskı rejimine kılıf haline getirildiğinin de ispatı niteliğindedir.”
‘Tutukluluğu kabul etmiyoruz’
Bendaş’ın Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde tutuklanmış olmasının da sürecin ruhuna ve muhteviyatına aykırılık teşkil ettiği kaydedilen açıklamalarda, “Meslektaşımız Musa Bendaş’ın hukuka aykırı şekilde devam eden tutukluluğunu kabul etmiyoruz. Savunma mesleğini ve temel hak ve özgürlükleri hedef alan bu uygulamalara derhal son verilmeli, meslektaşımız Avukat Musa Bendaş derhal serbest bırakılmalıdır. ÖHD ve İHD olarak bu hukuksuzluğun hem hukuki hem de toplumsal takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildiriyoruz” denildi.
İzmir
İzmir Adliyesi önünde açıklama yapıldı. Açıklamayı yapan ÖHD Üyesi Faraşin Gümüş ÖHD Üyesi Avukat Musa Bendaş’ın derhal serbest bırakılmasını istedi.
Şirnex
Cizîr’de adliye önünde yapılan açıklamada konuşan Avukat Rojhat Dilsiz, Rojava’yı savunmanın suç olmadığını ifade etti. Ortak açıklamayı ise ÖHD Şirnex Şube Eşbaşkanı Dilan Elçi yaptı. Açıklama, alkışlarla son buldu.
Amed
Amed’de Adliye önünde yapılan açıklamaya çok sayıda hukukçu katıldı. Açıklamayı ÖHD Amed Şubesi Üyesi Büşra Eylül Özgültekin yaptı.
Êlih
Êlih’te adliye önünde açıklama yapıldı. Açıklamayı ÖHD Êlih Şube Eşbaşkanı Mizgin Argış yaptı.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































