“Anadolu’yu Aydınlatan Alaz: Fotoğraflarla 21 Köy Enstitüsü” sergisi, Ankara Kızılay Metro Galerisi’nde gerçekleşen açılış töreniyle birlikte yaşama geçirildi. Köy Enstitüleri’nin kuruluş haftası kapsamında açılan sergi, İsmail Hakkı Tonguç Belgeliği’nden seçilmiş özel fotoğraflardan oluşturuldu.
Sergi, gazetemiz Cumhuriyet, Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Ankara Kültür, Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği ve İsmail Hakkı Tonguç Belgeliği Vakfı iş birliği ile düzenlendi.
“BİLGİNİN HAYATLA BULUŞTUĞU PROJE”
Açılış töreninde ilk olarak ABB Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Daire Başkanı Ayça Yusufoğlu Köroğlu söz aldı.
Köroğlu, “Böyle anlamı bir etkinliği Cumhuriyet Gazetesi ile birlikte yürütmekten gurur duyuyoruz. Öncü isimlerin vizyonuyla hayata geçirilmiş önemli bir projedir Köy Enstitüleri. Köy Enstitüleri, bilginin hayatla buluştuğu bir projedir. Ankara Kültür markamızla birlikte böyle bir etkinliğe ev sahipliği yaptığımız için mutluluk duyuyoruz” dedi.

“SEN MİSİN KÖYLERİ AYDINLATAN”
İsmail Hakkı Tonguç Belgeliği Vakfı Başkanı ve gazetemiz Cumhuriyet yazarı Işık Kansu ise “Aydınlanma, uygarlık için çaba gösterme: çok uzun, yorucu, zorlu, ancak çok da erdemli bir yoldur. Türkiye, 1923 devrimi sonrası gerçekleşen kimi olaylar açısından bu saptamayı destekleyen bir laboratuvar olmuştur. En çarpıcı örnek Köy Enstitüleri’dir. Bir karşıdevrim dalgası ile yok edilen bu özgün, halkçı atılım, kurucu önderleri ile birlikte yıkıcı zorbalıkla karşı karşıya kalmıştır. Enstitüler kapatılmakla kalmamış, onlara büyük emek vermiş olan ülkenin yetiştirdiği ender aydınlardan Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç’a büyük eziyetler çektirilmiştir” dedi.
Kansu, cümlelerini eğitimci-yazar Fakir Baykurt’un şu sözlerini alıntılayarak örnekledi:
“Sen misin ışığı çalan? Sen misin köyleri aydınlatan? Sen misin halka hizmet etmeye kalkışan? Ölüm bir bakıma, çok hafif bir cezadır, ölür kurtulursun. Bir de öldürmeyip çektirmek var. Her gün bir fazla inleterek, bir fazla acı çektirerek, etlerini burarak, kapanmak üzere olan yaralarını yeniden kanatarak çileyi uzatmak var.”
“ÖLÜMÜNE DEĞİN ON İKİ YILINI DARLIK VE SIKINTI İÇİNDE GEÇİRMİŞ”
İsmail Hakkı Tonguç’un işinden alınarak daracık bir odada büro memurluğuna getirildiğini, bakanlık emrine alındığını, mahkemeye verildiğini, beraat etmesine karşın emekli edildiğini anlatan Kansu, “Ölümüne değin on iki yılını darlık ve sıkıntı içinde geçirmiş. Bütün bu eziyetlere karşın sonuçta bugün Tonguç ne olmuş? Halkın Tonguç Babası olmuş… Halk, Tonguç Baba diye anıyor” ifadelerini kullandı.
Sergiye ilişkin çeşitli bilgiler veren Kansu, “Sergi, toplam 17 bini aşan köy çocuğunu eğiten, onları başta köyler olmak üzere yurttaki çocukları okusun, iyi birer cumhuriyet yurttaşı olarak gelişsin diye öğretmen yapan, dünyaca ünlü yazarlar, ressamlar, müzisyenler, dünya şampiyonu sporcular yetiştiren 21 Köy Enstitüsü’nden fotoğrafları kapsıyor. Sergideki fotoğraflar, İsmail Hakkı Tonguç’un bize kalıt bıraktığı 10 binlerce belge, fotoğraf ve kitabın yer aldığı İsmail Hakkı Tonguç Belgeliği Vakfı’nın belgeliğinden seçilmiş özgün ve özel fotoğraflardır” dedi.

Köy Enstitüleri’nin de düşünce babası olan Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’yü ve dönemin Milli Eğitim Bakanları Saffet Arıkan, Hasan Ali Yücel ve dönemin İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç’u anan Kansu, ABB’ye ve sergide emeği geçen herkese teşekkür etti.
“EĞİTİM ATEŞİ YAKMADAN TOPLUMU AYAĞA KALDIRAMAYACAKLARINI ANLAMIŞLAR”
Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Zarife Sakarya, “Köy Enstitüleri, unutulmuş, unutturulmuş, yok sayılmış köylüyü, ihmal edilmiş halkı kalkındırmak için yapılmış bir çalışmadır. Bir eğitim ateşi yakmadan bu toplumu ayağa kaldıramayacaklarının farkına vararak böylesine çalışmalar yapmışlar” diye konuştu. Sakarya, kadınların günümüz Türkiye’sinde yaşadığı zorlukları anlatarak Köy Enstitüleri’nin faaliyette olduğu dönemde kadın öğrenciler için ne kadar önemli olduğunu anlattı. Daha sonra, Işık Kansu ve Ayça Yusufoğlu Köroğlu sergiyi gezdi.
Sergi, 18 Nisan’a kadar yurttaşların görüşüne açık olacak.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***




































