ADEM YAVUZ ARSLAN | YORUM
İran savaşı ikinci haftasına girdi. Televizyonlarda haritalar, füze menzilleri ve askeri analizler konuşuluyor. Ama işin aslı şu: Savaşın en büyük cephesi artık cephede değil; internette!
Sosyal medyada gördüğünüz patlama videolarının, füze saldırılarının, yanan savaş gemilerinin önemli bir kısmı gerçek olmayabilir. Son iki hafta içinde savaşla ilgili 110’dan fazla yapay zekâ üretimi video tespit edildi. Yani milyonlarca insan şu anda gerçek savaşı değil, üretilmiş bir savaşı izliyor olabilir. Üstelik sanal alemdeki savaşta İran hiç beklenmeyecek kadar yüksek performans sergiliyor.
İran’ın propaganda makinesi nasıl çalışıyor?
Savaş başlar başlamaz İran rejimi içeride çok yoğun bir propaganda hattı kurdu. Ülke genelinde milyonlarca kişiye SMS mesajları gönderildi. Bu mesajların iki temel amacı vardı.
Birincisi, zafer vaatleri. İkincisi ise ABD ve İsrail’in ağır kayıplar verdiğine dair abartılı iddialar.
Ama propaganda sadece bununla sınırlı değildi. Devrim Muhafızları’na bağlı istihbarat birimleri tarafından gönderilen bazı mesajlarda çok daha sert bir dil vardı. Sokaklara çıkanların “iç hain” olarak tanımlandığı ve güvenlik güçleri tarafından bastırılacağı açıkça ifade edildi.
Yani İran yönetimi aynı anda iki farklı mesaj veriyordu. Dışarıya karşı güç gösterisi. İçeriye karşı gözdağı.
Devlet televizyonlarında yapılan yorumlarda da benzer bir dil vardı. Bazı yorumcular protestoculara ateş açılabileceğini, muhaliflerin mal varlıklarına el konulabileceğini açıkça dile getirdi.
Bu tablo bize şunu gösteriyor: İran yönetimi için bu savaş sadece dış cephede değil. Aynı zamanda rejimin içeride hayatta kalma mücadelesi.
ABD ve İsrail farklı bir propaganda hattı yürütüyor
Washington ve Tel Aviv cephesinde ise farklı bir strateji var. ABD ve İsrail özellikle İran halkına yönelik mesajlar veriyor. Donald Trump açıkça İran halkına çağrı yaptı ve rejimi devirmeleri gerektiğini söyledi. İsrail tarafı da benzer şekilde İran içindeki huzursuzluğu artırmaya çalışıyor. Bazı analistlere göre İsrail’in polis karakolları ve güvenlik noktalarını hedef alan saldırılarının amacı sadece askeri değil. Aynı zamanda İran içinde bir rejim krizi tetiklemek.
Tahran yönetimi ise buna karşı sert önlemler aldı. İnternet büyük ölçüde kesildi. Ülkede neredeyse tam bir internet karartması uygulandı. Uydu yayınları engellenmeye çalışıldı. Saldırıların olduğu bölgelerin görüntülerini paylaşmak yasaklandı.
Muhalif televizyon kanalı Iran International’a bilgi sızdırdığı gerekçesiyle 81 kişi tutuklandı. Şiraz’da Starlink üzerinden sansürsüz internet sattığı iddiasıyla bir kişinin gözaltına alındığı bile açıklandı. İran yönetimi şunu çok iyi biliyor: Modern savaşta bilgi akışı kontrol edilmezse savaş cephede değil zihinlerde kaybedilebilir.
Sosyal medyada gördükleriniz gerçek olmayabilir
Ama bu savaşın en çarpıcı tarafı şu: Sosyal medyada dolaşan görüntülerin önemli bir bölümü gerçek değil.
The New York Times’ın yaptığı analiz oldukça dikkat çekici. Gazete yalnızca iki hafta içinde savaşla ilgili 110’dan fazla yapay zekâ üretimi video ve görüntü tespit etti.
Bu görüntülerde neler var?
Hiç gerçekleşmemiş dev patlamalar. Saldırıya uğramamış şehirler. Var olmayan askerler. Batmayan Amerikan savaş gemileri. Tel Aviv’de yaşanmamış saldırılar.
Bu görüntüler X’te, TikTok’ta, Facebook’ta ve Telegram kanallarında milyonlarca kez paylaşıldı.
Uzmanlara göre bu içeriklerin önemli bir bölümü İran yanlısı propaganda ağları tarafından yayılıyor. Ama mesele sadece İran değil. Yapay zekâ sayesinde artık propaganda üretmek inanılmaz derecede kolaylaştı. Bilgisayarın başına oturuyorsunuz. Birkaç cümle yazıyorsunuz. “Tel Aviv’e füze saldırısı vs.”
Birkaç dakika sonra elinizde bir video oluyor. Üstelik çoğu zaman gerçek gibi görünen bir video.
Yapay zekâ videolarının ipuçları
Son günlerde en çok yayılan videolardan biri Tel Aviv’de bir apartman balkonundan çekilmiş gibi görünen bir görüntüydü. Şehir silüeti. Gökyüzünde füzeler. Dev patlamalar ve ön planda bir İsrail bayrağı.
Video milyonlarca kez izlendi. Ama uzmanlar videoda küçük bir ayrıntı fark etti: İsrail bayrağı. Çünkü yapay zekâ sistemleri bu tür sahneleri üretirken çoğu zaman otomatik olarak İsrail bayrağı veya Davut Yıldızı ekliyor. Bu da videonun sahte olduğuna dair ipuçlarından biri.
Gerçek savaş görüntüleri genellikle çok daha farklıdır. Uzaktan çekilir. Çoğu zaman gece olur. Gökyüzünde küçük ışık noktaları görülür. Patlamalar Hollywood filmlerindeki gibi dev ateş topları şeklinde değildir. Ama sosyal medyada dramatik görüntüler daha fazla ilgi çekiyor. Bu yüzden yapay zekâ videoları çok hızlı yayılıyor.
Uzmanlar buna “alternatif gerçeklik” diyor. Yani sosyal medya için üretilmiş bir savaş gerçekliği.
Komplo teorileri ve sanal polemikler
Sanal savaşın bir başka cephesi de komplo teorileri. Örneğin ABD’nin bölgeye gönderdiği uçak gemisi USS Abraham Lincoln hakkında büyük bir polemik çıktı. İran Devrim Muhafızları geminin vurulduğunu iddia etti. Ardından sosyal medyada geminin yandığını gösteren videolar yayıldı.
Ama bunların çoğu yapay zekâ üretimiydi. ABD daha sonra geminin zarar görmediğini açıkladı. Benzer bir tartışma liderler etrafında dönüyor.
“Netanyahu öldürüldü.” “Hayır ölmedi.” “Kanıt gösterin.”
Bu polemik dünyanın dört bir tarafında en çok konuşulan başlıklardan birisi.
Aynı tartışma İran tarafında da var. “Yeni dini lider Hamaney öldürüldü.” “Hayır ölmedi.”
Bu tür polemiklerin nedeni basit. Liderler güvenlik gerekçesiyle ortalıkta görünmüyor. Ama görünürlerse bulundukları yer anlaşılabilir.
Ortaya çıkan boşluk sosyal medyada komplo teorileriyle dolduruluyor.
Hacktivistler de sahnede
Bu dijital savaşın bir başka aktörü de hacktivist gruplar.
Bugün dünya genelinde 60’tan fazla hacktivist grubun bu savaşta aktif olduğu söyleniyor. İran yanlısı hacker grupları. Rusya bağlantılı propaganda ağları. Bağımsız troll orduları. Bu gruplar web sitelerini hackliyor, DDoS saldırıları düzenliyor ve propaganda mesajları yayıyor.
Sosyal medyada kullanılan yöntemler ise oldukça tanıdık; Deepfake videolar. Eski savaş görüntülerini yeni saldırı gibi paylaşmak. Bilgisayar oyunlarından alınmış görüntüleri gerçek saldırı gibi sunmak.
Tarihin ilk büyük yapay zekâ propaganda savaşı mı?
Birçok uzman yaşananları şöyle tanımlıyor: Bu savaş tarihin ilk büyük yapay zekâ propaganda savaşı olabilir. Çünkü üretken yapay zekâ araçları artık herkesin elinde.
Sosyal medya algoritmaları ise en dramatik içerikleri öne çıkarıyor. Sonuçta gerçek ile sahte arasındaki çizgi hızla siliniyor. Propaganda savaşının üç temel amacı var; Kamuoyu algısını şekillendirmek. Rakibin moralini bozmak. Uluslararası kamuoyunu etkilemek.
Modern savaşın yeni silahı
Bugün İran savaşı üç cephede yürütülüyor. Askeri cephe. Diplomatik cephe. Ve dijital propaganda cephesi. Birçok analiste göre en hızlı büyüyen cephe de tam olarak bu.
Önümüzdeki günlerde savaşın askeri tarafının nasıl ilerleyeceğini göreceğiz. Ama şimdiden kesin olan bir şey var: Modern savaş artık sadece tanklarla kazanılmıyor. Algılarla kazanılıyor. Ve bu savaşın en güçlü silahlarından biri artık bilgi.
Bazen de; yanlış bilgi….
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































