İşsizlik Sigortası Fonu büyüyor ama işsizlerin büyük kısmı bu fondan yararlanamıyor. Resmi verilere göre Ocak 2026’da işsizlerin yalnızca yüzde 19,6’sı işsizlik ödeneği alabildi; yaklaşık 2,3 milyon işsiz sistemin dışında kaldı. Ödenek alanların eline geçen ortalama tutar ise Şubat itibarıyla 14 bin 217 lirada kaldı ve bu rakam brüt asgari ücretin sadece yüzde 43’üne denk geliyor. Fonun önemli bir bölümü doğrudan işsizlere değil, işverenlere teşvik ve destek ödemeleri için kullanılıyor. Tablo, işsizlik fonunun işsiz için güvence olmaktan uzaklaştığını gösteriyor.
İşsizlik Sigortası Fonu’ndan 2026’nın ilk iki ayında işsizlere yapılan doğrudan ödeme 18 milyar lirada kalırken, işverenlere yönelik teşvik, destek ve program harcamaları 21,4 milyar liraya ulaştı. Böylece fon giderlerinin yaklaşık yüzde 40’ı işveren bağlantılı kalemlere ayrıldı. İşsizler için kurulan fonda, işverene giden payın işsize yapılan doğrudan ödemeyi aşması dikkat çekti.
İşsizlik Sigortası Fonu’nun büyüklüğü her geçen ay artarken, fondan yararlanabilen işsiz sayısı sınırlı kalıyor. Şubat 2026 itibarıyla fonun toplam varlığı 678,5 milyar TL’ye ulaşmasına rağmen, ağır başvuru ve prim şartları nedeniyle milyonlarca işsiz ödenek sisteminin dışında kalıyor. Birgün’ün haberine göre işsizlik ödeneği alabilenler için ortaya çıkan tablo da dikkat çekici; yapılan ortalama ödeme, hayat pahalılığı karşısında oldukça düşük bir seviyede bulunuyor.
Sisteme göre işsizlik ödeneğinden yararlanabilmek için sigortalının kendi isteği dışında işsiz kalması, işten ayrıldıktan sonra 30 gün içinde İŞKUR’a başvurması, iş sözleşmesinin sona ermesinden önceki son 120 günü kesintisiz çalışmış olması ve son üç yılda en az 600 gün prim ödemesi gerekiyor. Bu koşullar, fonun kapsamını önemli ölçüde daraltıyor. Mart 2002’den bu yana işsizlik ödeneğine başvuran 22 milyon 942 bin 902 kişiden yalnızca 12 milyon 263 bin 161’i ödenek almaya hak kazanabildi. Başvuranların yaklaşık yarısı fondan yararlanamadı.
2026 başındaki veriler de bu sınırlı erişimi açık biçimde ortaya koyuyor. TÜİK verilerine göre Ocak 2026’da resmi işsiz sayısı 2 milyon 819 bin kişi oldu. Aynı dönemde işsizlik ödeneği alabilenlerin sayısı 553 bin 497’de kaldı. Böylece resmi işsizlerin yalnızca yüzde 19,6’sı ödenek alabildi. Yaklaşık 2,3 milyon kişiye karşılık gelen yüzde 80,4’lük kesim ise işsizlik ödeneğinden faydalanamadı.
Ödeneğe erişebilen işçiler açısından da tablo güçlü bir sosyal koruma mekanizmasına işaret etmiyor. İşsizlik maaşı, sigortalının son dört aydaki aylık kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde 40’ı üzerinden belirleniyor. Ocak 2026’da yeni hak kazananlar ve ödemesi sürenlerle birlikte 553 bin 497 kişi için toplam 7 milyar 831 milyon 538 lira ödeme yapıldı. Bu da aylık ortalama işsizlik ödeneğinin 14 bin 149 liraya denk geldiğini gösterdi. Şubat ayında yararlanıcı sayısı 540 bin 301’e gerilerken, toplam ödeme 7 milyar 681 milyon 297 bin lira oldu. Böylece ortalama ödeme 14 bin 217 lira düzeyinde kaldı.
Bu tutarın düzeyi, asgari ücretle karşılaştırıldığında daha net görülüyor. 2026 yılı için brüt asgari ücret 33 bin 30 lira olarak belirlenmiş durumda. Buna göre ortalama işsizlik ödeneği, brüt asgari ücretin yalnızca yüzde 43’üne karşılık geliyor. Yasal düzenlemeye göre 2026’da en düşük işsizlik ödeneği 13 bin 212 lira brüt, en yüksek işsizlik ödeneği ise 26 bin 424 lira brüt olarak uygulanıyor. Ancak fiili ortalamanın alt sınıra yakın seyretmesi, ödeneğin düşük gelirli işçiler için dahi sınırlı bir koruma sunduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca işsizlik ödeneği, prim gün sayısına göre en az 6 ay, en fazla 10 ay süreyle alınabiliyor.
Fonun yüzde 40’ı patronlara!
Fonun gelir ve gider dağılımı da dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. 2026’nın Ocak-Şubat döneminde fonun toplam geliri 103 milyar 549 milyon liraya ulaşırken, toplam gideri 53 milyar 496 milyon lira oldu. Aynı dönemde işsizlik ödeneği için yapılan harcama 17 milyar 997 milyon lirada kaldı. Buna karşılık işverenlere “teşvik ve destek ödemeleri” kaleminden 14 milyar 606 milyon lira aktarıldı. İşveren bağlantılı bir başka kalem olan İşbaşı Eğitim Programları için de 6,8 milyar lira harcandı. Böylece iki ayda işverenlerle ilişkili kalemlere yönlendirilen toplam kaynak 21,4 milyar liraya ulaştı.
Rakamlar, fon harcamalarında işsizlere yapılan doğrudan ödemelerin geride kaldığını gösteriyor. Ocak-Şubat döneminde fon giderlerinin yaklaşık yüzde 40’ı işveren bağlantılı destek ve programlara ayrılırken, işsizlik ödeneğinin toplam gider içindeki payı yüzde 33,6 seviyesinde kaldı. Başka bir ifadeyle, işsizler için oluşturulan fonda doğrudan işsizlere giden kaynak, işveren odaklı kalemlerin altında kaldı.
Ortaya çıkan tablo, işsizlik sigortası sisteminin hem erişim hem ödeme düzeyi bakımından zayıf kaldığını gösteriyor. Fonun varlığı yüz milyarlarca liraya ulaşmış olsa da, milyonlarca işsiz ödeneğe erişemiyor; erişebilenler ise hayat pahalılığı karşısında düşük kalan bir ödeme ile yetinmek zorunda kalıyor. Buna karşılık fon kaynaklarının önemli bir bölümü işverenlere yönelik teşvik ve destek mekanizmalarına aktarılıyor. Bu yapı, işsizlik fonunun işsizler açısından bir güvence olmaktan giderek uzaklaştığına işaret ediyor.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































