Amed Tabip Odası ile SES Amed Şubesi’nin düzenlediği Barış, Dostluk ve Demokrasi Ödülü, İmralı Heyeti Üyesi Sırrı Süreyya Önder ve Dr. Gisela Penteker’e verildi
Amed Tabip Odası ile Sağlık ve Bilim Emekçileri Sendikası (SES) Amed Şubesi, her yıl düzenledikleri Barış, Dostluk ve Demokrasi Ödülü ve Plaket Taktim Töreni’ni ÇandAmed Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdi. Törene Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, sağlık meslek örgütleri, siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı. Tören öncesi, “Toplumsal iyilik hali; barıştan sağlığa” başlıklı panel düzenlendi. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Genel Sekreteri Dr. Önder Okay’ın moderatörlüğünü yaptığı panele, Dr. Zeki Gül ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Amed Milletvekili Adalet Kaya konuşmacı olarak katıldı.
Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Amed Tabip Odası Başkanı Veysi Ülgen, “Bu ödül ekinliğini iyi hekimlik değerleriyle birleştirdik. İyi hekimlik değerlerini toplumla buluşturmak için yürüdük” dedi.
Sonrasında söz alan Dr. Zeki Gül, toplumlar barışa hazırlanırken bedenlerinde iyileşmesi gerektiğini belirtti. Hafızanın barış süreçlerinde ve savaştan sıyrılmada çok önemli bir rolü olduğunu dile getiren Gül, “Türkiye’de artan diyabet oranının, insülün direncinin savaş ve çatışma ortamıyla çok fazla ilgisi var. Yıllarca tehdit atlında yaşayan insanların kalp hastalıkları elbette artar. Barış ise bağışıklık sisteminin onarımına izin veriyor, kuşaklar arası yaraları sarıyor. Vücudumuzda olumlu değişiklikler yapıyor. Aynı zamanda pozitif bir adaletin olması gerekiyor. Yüzleşmenin geciktiği ortamlarda beden bunu unutmuyor. Bedenin hafızası sessiz ve biyolojiktir. Beden yaşayarak hatırlıyor. Beyni öne alırken, bedenin yaşayarak hatırlama biçimini de önemsemek gerekiyor. Beynin hafızasıyla şiir yazıyoruz ama bedenin hafızasıyla kaderimizi belirliyoruz. Beynin unutsa bile bazen beden hatırlıyor. Barış psikolojik olduğu kadar, fizyolojik bir iyileşme sürecidir” ifadelerini kullandı.
Barışı bu süreçte toplumsallaştırmak gerektiğini dile getiren Gül, “SES’in Tabip Odası’nın barış süreçlerinde alması son derece gerekli. Barış sadece toplumların değil, bedenlerin de ihtiyacı. Pozitif barış için biz sağlıkçıların çaba harcaması gerekiyor. Hekimlerin yapabileceği en önemli şey sembolik olarak komşusunun, hastasının dilini öğrenip, yaygınlaştırmasıdır. Hekimin hep birlikte bir özür olarak ‘Biz yüz kelime Kürtçe öğrendik’ demelerinin, topluma bu anlaşmalardan daha çok değdiğini düşünüyorum” diye konuştu.
Ardından söz alan DEM Parti Milletvekili Adalet Kaya, savaşın olduğu yerlerde toplumsal iyilikten bahsedilemeyeceğini belirtti. Adalet Kaya, eşitlik, özgürlük ve barış gibi temel koşulların var olmasının, bir insanın kendisini sağlıklı hissetmesi açısından çok önemli olduğunu söyledi. Yaşamını yitiren ve bugün cenaze töreni olan PYD Eş Başkanlık Konseyi Üyesi Salih Muslim ile yaşamını yitiren Sırrı Süreyya Önder’i anan Adalet Kaya, “Barış için yaşamını feda eden arkadaşlarımız, öncülerimiz var. Onların hepsini bu vesileyle anmak istiyorum” dedi.
‘Devlet somut adım atmlı’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı sonrası Kürt Özgürlük Hareketi’nin attığı adımları hatırlatan Adalet Kaya, devletin henüz somut bir adım atmadığına dikkat çekti. Adalet Kaya, “Sayın Öcalan örgütünü ve mücadele arkadaşlarını demokratik siyasete kanalize etmenin yollarını açmaya çalıştı ve süreci yönlendirdi. Devlet tarafından atılmış hala somut bir adım yok. Sürece dair somut adımlar atması gerekiyor. Demokratikleşmesi gerekiyor. Bunun için yasal bir takım düzenlemeler gerekiyor. Sayın Öcalan bunu demokratik entegrasyon yasaları olarak tanımlıyor. İki toplumun eşit yurttaşlık temelinde yaşayabileceği bir anayasal düzen inşa edilmesi, savaşın, çatışmanın bitmesi, barışın toplumsallaşması lazım” şeklinde konuştu.
‘Barışa ihtiyacımız var’
Kürt sorununun çözümü bağlamında mecliste kurulan komisyonun sunduğu rapora işaret eden Adet Kaya, “AİHM, AYM kararlarının uygulanmasından bahsediliyordu. O kararlar uygulanırsa ne olur? Siyasetçilerin, gazetecilerin, sivil toplum örgütü temsilcilerinin çıkması demek. Bunun için barış sürecine gerek yok esasına, normalde de olması gerekiyor. İnfaz süresinde değişikliğe gidilmesinden bahsediliyor yine. Evet, buna ihtiyaç var. Türkiye’deki infaz rejimi bir işkence sistemidir. Ülkenin demokratikleşmesi, hukuka dönmesi için bu değişikliklerin yapılması gerekiyor. Umut hakkının uygulanması gerekiyor. Sayın Abdullah Öcalan’ın fiziki özgür çalışır koşullarına kavuşması gerekiyor ki bu müzakereleri sağlıklı bir biçimde yürütebilsin. Bu halkların barışa ihtiyacı var, hepimizin barışa ihtiyacı var, barışın yaşamsallaşmasına ihtiyacımız var. Bizim bir birimize ihtiyacımız var” diye belirtti.
Panel soru-cevap kısmının ardından son buldu.
Selçuk Mızraklı’nın mesajı
Panelin ardından ödül törenine geçildi. Törende ilk olarak Amed Büyükşehir Belediyesi eski Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı’nın törene cezaevinden gönderdiği mesaj okundu. Mesajda şu ifadelere yer verildi: “Sevgili meslektaşlarım, değerli konuklar merhaba. Her ne kadar yedi yıldır sizlerden ayrı ve bin 700 kilometre uzakta dört duvar arasında olsam da, bilin ki şu anda hepinizin umutla pırıldayan gözlerine bakıyor, sizlerden güç alıyorum. Büyük badireleri erdem ve ustalıkla aşmayı bilen, kritik süreçlere yaratıcı çözümler geliştiren, iyi ve sağlıklı olmayı tikel değil, bütüncül gören, bunlar için sorumluluk alıp mücadele eden veren sizleri saygıyla selamlıyorum.
Biliyorum ki uzun yıllardan beridir olduğu gibi 14 Mart’ı Tıp Bayramı olarak değil, sağlık ve emek örgütleri ile birlikte bölgede ve ülkede sağlık politika ve pratiklerini masaya yatıran, sağlıklı basitçe bir hizmet sunum alanı olarak değil, bireysel ve toplumsal iyilik halinin teminine dönük politikalar bütünü olarak, ele alan bir yerden bakar, işleriz. 14 Mart’ın öncesinde, 12 Mart’ın, ertesinde 16 Mart’ın olduğu hafıza ve bilinci ile hak sağlığına etkisini tartarız. Umut, özgüven ve cesaretle, 21 Mart’ta Newroz alanlarına çıkar, 14 Mart kutlaması yapmasak da Newroz’u kutlarız. Ya siz ne yapacaksınız demeyin. Ben ve Selahaddin Başkan da havalandırmada Newroz stranlarını çalıp, söyleyecek diğer arkadaşların Newroz coşkusunu, umudunu yayacağız. Bu ajitasyonu siyasi tutsaklığımıza verine ama dünde, bugünde yarında önümüzde toplum sağlığının en önemli hakkı ve talebi duruyor. Barış gökten zembille inmeyecek. Hepimizin emek, azim ve samimiyetle toplumda ve siyasette şekillenecek. Geçmişte her zaman olduğu gibi odamızın Amed’deki bütün sivil paydaşları ile bu sürece öncülük edeceğine, değer ve form katacağına inanıyorum.
Sevgili dostlar; derdin de, sözün de, umudun da, bol olduğu bir aralıktayız. İçeride, dışarıda nerede olursak olalım iyilerin azmi ve direnişi, dayanışma ve birlikle büyüyor, güçleniyor. Çektiğimiz cefayı siz dostlarımızın vefası sıfırlıyor. Buluşacak, konuşacağımız o gün hepimizin anlı ak, başı dik olacak, ayak izlerimizle gururlanacağız. Ben ve Demirtaş sizlere selam ve sevgilerimizi yolluyor, çalışmalarınızda başarılar diliyor, yolunuz açık ve aydınlık olsun diyoruz.”
Ödüller verildi
Ardından, “Barış, Dostluk ve Demokrasi” 2026 yılı ödülleri verildi. Bu yıl ödül yaşamını yitiren İmralı Heyeti Üyesi Sırrı Süreyya Önder ve Dr. Gisela Penteker’e verildi. Önderin ödülünü kardeşi Ali Fuat Önder alırken, Türkiye’ye girişi yasak olan Gisela Penteker’in ödülü ise Dr. Nesmin Kasımlo’ya verildi. Ayrıca meslekte 25 yılını dolduranlara da plaket taktim edildi.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































