Avukat Eleonora Scala, Abdullah Öcalan’ın silahsızlanma ve yeniden entegrasyon sürecinde kilit rol oynadığını belirterek, eşit müzakere için tutukluluk koşullarının gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın öncülüğünde yürütülen “Barış ve Demokratik Toplum” sürecini izlemek ve değerlendirmek amacıyla oluşturulan Uluslararası Bağımsız Hukuk Misyonu üyesi ve Uluslararası Barolar Birliği İnsan Hakları Enstitüsü (IBAHRI) üyesi Avukat Eleonora Scala, misyonun Türkiye’ye gerçekleştirdiği son ziyarete ve sürece dönük ANF’ye değerlendirmelerde bulundu.
‘Sürece daha geniş kesimler dahil edilmeli’
Yedi hukukçudan oluşan misyonun temel amacının süreci yakından takip etmek olduğunu belirten Eleonora Scala, ziyaretin zamanlamasının kritik olduğuna dikkat çekti. Eleonora Scala, “Geçtiğimiz hafta Ankara’daydık. Tüm ilgili paydaşlarla durumu tartışmak açısından çok önemli ve stratejik bir zamandı. Çünkü Parlamento bünyesinde kurulan komisyon, 18 Şubat’ta nihai raporunu yayımladı” dedi.
Aynı dönemde Abdullah Öcalan’ın PKK’ye silah bırakma ve dağılma çağrısının birinci yıl dönümü dolayısıyla ikinci bir açıklama yaptığını hatırlatan Eleonora Scala, Komisyonun varlığını sürecin daha kurumsal ve şeffaf bir zemine taşınması açısından önemli bir adım olarak gördüklerini söyledi. “Bu, sürecin kurumsallaşması adına temel bir adımdır” ifadelerini kullandı. Önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerini de dile getiren Eleonora Scala, “Daha geniş bir sivil toplum katılımı ve farklı aktörlerle daha anlamlı bir etkileşim görmek istiyoruz. Aynı zamanda sürece daha fazla kadının dahil edilmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.
‘Öcalan’ın rolü noktasında hem fikirler’
Görüştükleri kesimlerin Abdullah Öcalan’ın özellikle silahsızlanma, demobilizasyon (terhis) ve yeniden entegrasyon (DDR / Disarmament, Demobilization, Reintegration) sürecindeki rolüne ilişkin güçlü bir mutabakat olduğunu ifade eden Av. Eleonora Scala, “Görüşmelerimizde, Sayın Öcalan’ın PKK lideri olarak DDR süreci açısından temel bir öneme sahip olduğu konusunda hemfikir olduğunu gördük” diye konuştu.
Abdullah Öcalan’ın Türkiye hükümetiyle eşit bir zeminde müzakere edebilmesi için mevcut koşulların gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Eleonora Scala şunları ifade etti:
“Eğer eşit bir zeminde müzakere yürütülecekse, tutukluluk koşulları gözden geçirilmeli ve kendisinin tüm ilgili taraflarla görüşebilmesi sağlanmalıdır. Ayrıca raporda, Anayasa Mahkemesi kararlarının ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmasına verilen vurguyu da çok memnuniyetle karşılıyoruz. Bunlar, Öcalan’ı etkileyen “umut hakkı” kararı ile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarındaki diğer birçok siyasi mahkûmu, ayrıca Demirtaş ve Kavala kararlarını kapsamaktadır.”
Sadece temel haklarını kullandıkları için cezaevinde bulunan siyasi mahkumların durumuna da değinen Scala, “İfade özgürlüğü ile toplantı ve örgütlenme özgürlüğü haklarını kullandıkları gerekçesiyle cezaevinde bulunan kişilerin serbest bırakılması, sürecin ilerlemesi için son derece önemli bir güven artırıcı adım olacaktır” dedi.
‘Geniş hukuki çerçeve oluşturulmalı’
DDR sürecinin ilerleyebilmesi için kapsamlı bir hukuki çerçevenin oluşturulması gerektiğini belirten Scala, “PKK üyelerine hukuki ve güvenlik garantileri sağlayacak bir çerçeveye ihtiyaç var. Ancak aynı zamanda çok açık ki — ve raporun da buna vurgu yapmasını memnuniyetle karşılıyoruz — DDR süreci, ülke genelinde hukukun üstünlüğünü güçlendirecek ve Türkiye’deki demokratik kurumlara olan kamu güvenini artıracak demokratikleşme süreciyle eş zamanlı ilerlemelidir” ifadelerini kullandı.
Aşamalı bir yaklaşım önerdiklerini söyleyen Eleonora Scala, “Anayasal ya da yasal düzeyde daha geniş değişikliklere geçmeden önce bazı somut adımlar atılabilir. Örneğin, bu kapsamda, görevden alınarak yerlerine kayyım atanan Kürt belediye başkanlarının görevlerine iade edilebilir. Bu süreci Türkiye’nin daha güçlü bir hukukun üstünlüğü ve insan hakları yönünde ilerlemesi için tarihi bir fırsat olarak görüyoruz” diye ekledi.
‘Uluslararası toplum rol oynayabilir’
Uluslararası toplumun bu süreçte daha aktif rol oynaması gerektiğini ifade eden Av. Eleonora Scala, “Uluslararası toplum bu sürecin arkasında sağlam bir şekilde durmalıdır. Garantörlük ve arabuluculuk yapabilir, DDR sürecinde teknik destek sağlayabilir ya da Avrupa Konseyi ve Venedik Komisyonu çerçevesinde katkı sunabilir. Yapılabilecek çok şey var” dedi.
‘Umut ilkesi kararı uygulanmalı’
Avrupa İnsan Hakları Mahmekesi ve Avrupa Bakanlar Komitesi’nin “umut ilkesi” kararını da değinen İtalyan Av. Eleonora Scala, müebbet hapis cezasına çarptırılan mahkumların en az 25 yılın ardından durumlarının gözden geçirilmesini talep etme hakkı bulunduğunu hatırlattı. Abdullah Öcalan’ın 25 yılı aşkın bir süredir cezaevinde olduğunu hatırlatan Av. Eleonora Scala, ““Bu nedenle umut hakkı kararının uygulanması, tutukluluk koşullarının gözden geçirilmesini ve şartlı tahliye imkanının değerlendirilmesini gerektirir” dedi.
Koşullu tahliye uygulamalarındaki farklılıklara da işaret eden Eleonora Scala, “Normal ceza davalarında koşullu tahliye oranı yüzde 90 civarındayken, siyasi nitelikli davalarda bu oran yüzde 20 ila 50’ye düşmektedir. Bu veriler ayrımcı bir uygulamaya işaret etmektedir” diye konuştu.
Geçen Eylül ayında Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının ve “umut hakkı” kararının hızlı şekilde uygulanması yönünde karar aldığını hatırlatan Eleonora Scala, “Bu konuda ilerleme görmek istiyoruz. Uluslararası toplumu, Türkiye hükümetiyle hem çok taraflı hem de ikili platformlarda sürecin ilerletilmesi için aktif rol almaya çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.
Kaynak: Serkan Demirel / ANF
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































