• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Tartışmalı Kararıyla Tepki Çekmişti: Arda Kardeşler Hakemliği Bıraktı, İşte Yeni Mesleği

    Tartışmalı Kararıyla Tepki Çekmişti: Arda Kardeşler Hakemliği Bıraktı, İşte Yeni Mesleği

    Ünlü çift ayrıldı: Tiyatro oyunları iptal oldu

    Ünlü çift ayrıldı: Tiyatro oyunları iptal oldu

    Facebook’un gizli uygulaması mahkeme kayıtlarında deşifre oldu

    Facebook’un gizli uygulaması mahkeme kayıtlarında deşifre oldu

    Necip F. Bahadır

    Bahçeli’nin dolmayan küpü!

    Mutfaktaki yangın yuvayı yıkıyor: Her 3 evlilikten 1’i boşanmayla bitiyor

    Mutfaktaki yangın yuvayı yıkıyor: Her 3 evlilikten 1’i boşanmayla bitiyor

    TR724 HABER

    DEM Parti’den Bahçeli’ye ‘Öcalan’ın statüsü’ için öneri: “Yasal düzenleme yapılmalı”

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Avukatlar Özüm Vurgun ile Necat Çiçek’in duruşması ertelendi

    Avukatlar Özüm Vurgun ile Necat Çiçek’in duruşması ertelendi

    Tülay Hatimoğulları: Yasal ve demokratik öneriler için bayram sonrasını beklemeye gerek yoktur

    Tülay Hatimoğulları: Yasal ve demokratik öneriler için bayram sonrasını beklemeye gerek yoktur

    Bahçeli ve Kurtulmuş görüştü: Çalışmalarımızı sürdürmeliyiz

    Bahçeli ve Kurtulmuş görüştü: Çalışmalarımızı sürdürmeliyiz

    Hastalıktan öldü denildi: Askerin ölümü şüpheli çıktı

    Hastalıktan öldü denildi: Askerin ölümü şüpheli çıktı

    Dilovası’nda 26 çocuk taciz edildi: Soruşturma genişletilsin

    Dilovası’nda 26 çocuk taciz edildi: Soruşturma genişletilsin

    Freedom House’den gazeteci Sofya Alağaş’ın dosyası için hukuki görüş

    Freedom House’den gazeteci Sofya Alağaş’ın dosyası için hukuki görüş

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Trump’ın masasındaki dört senaryo

    Trump’ın masasındaki dört senaryo

    Sebepler çökünce mümin ne yapar?

    Sebepler çökünce mümin ne yapar?

    M. Ahmet Karabay

    Bir Ramazan sayıklaması…

    Hızır ile İlyas arasında: Epstein tartışmaları gölgesinde ‘Baal’ ve şeytani sembolizm

    Hızır ile İlyas arasında: Epstein tartışmaları gölgesinde ‘Baal’ ve şeytani sembolizm

    Taslak rapor ya da ideolojik akrobasi gösterisi

    Taslak rapor ya da ideolojik akrobasi gösterisi

    Güle güle Sepp Abi!

    Güle güle Sepp Abi!

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Tartışmalı Kararıyla Tepki Çekmişti: Arda Kardeşler Hakemliği Bıraktı, İşte Yeni Mesleği

    Tartışmalı Kararıyla Tepki Çekmişti: Arda Kardeşler Hakemliği Bıraktı, İşte Yeni Mesleği

    Ünlü çift ayrıldı: Tiyatro oyunları iptal oldu

    Ünlü çift ayrıldı: Tiyatro oyunları iptal oldu

    Facebook’un gizli uygulaması mahkeme kayıtlarında deşifre oldu

    Facebook’un gizli uygulaması mahkeme kayıtlarında deşifre oldu

    Necip F. Bahadır

    Bahçeli’nin dolmayan küpü!

    Mutfaktaki yangın yuvayı yıkıyor: Her 3 evlilikten 1’i boşanmayla bitiyor

    Mutfaktaki yangın yuvayı yıkıyor: Her 3 evlilikten 1’i boşanmayla bitiyor

    TR724 HABER

    DEM Parti’den Bahçeli’ye ‘Öcalan’ın statüsü’ için öneri: “Yasal düzenleme yapılmalı”

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Avukatlar Özüm Vurgun ile Necat Çiçek’in duruşması ertelendi

    Avukatlar Özüm Vurgun ile Necat Çiçek’in duruşması ertelendi

    Tülay Hatimoğulları: Yasal ve demokratik öneriler için bayram sonrasını beklemeye gerek yoktur

    Tülay Hatimoğulları: Yasal ve demokratik öneriler için bayram sonrasını beklemeye gerek yoktur

    Bahçeli ve Kurtulmuş görüştü: Çalışmalarımızı sürdürmeliyiz

    Bahçeli ve Kurtulmuş görüştü: Çalışmalarımızı sürdürmeliyiz

    Hastalıktan öldü denildi: Askerin ölümü şüpheli çıktı

    Hastalıktan öldü denildi: Askerin ölümü şüpheli çıktı

    Dilovası’nda 26 çocuk taciz edildi: Soruşturma genişletilsin

    Dilovası’nda 26 çocuk taciz edildi: Soruşturma genişletilsin

    Freedom House’den gazeteci Sofya Alağaş’ın dosyası için hukuki görüş

    Freedom House’den gazeteci Sofya Alağaş’ın dosyası için hukuki görüş

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Trump’ın masasındaki dört senaryo

    Trump’ın masasındaki dört senaryo

    Sebepler çökünce mümin ne yapar?

    Sebepler çökünce mümin ne yapar?

    M. Ahmet Karabay

    Bir Ramazan sayıklaması…

    Hızır ile İlyas arasında: Epstein tartışmaları gölgesinde ‘Baal’ ve şeytani sembolizm

    Hızır ile İlyas arasında: Epstein tartışmaları gölgesinde ‘Baal’ ve şeytani sembolizm

    Taslak rapor ya da ideolojik akrobasi gösterisi

    Taslak rapor ya da ideolojik akrobasi gösterisi

    Güle güle Sepp Abi!

    Güle güle Sepp Abi!

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Kürt Meselesi

Tülay Hatimoğulları: Yasal ve demokratik öneriler için bayram sonrasını beklemeye gerek yoktur

SG by SG
24 Şubat 2026
in Kürt Meselesi
0
Tülay Hatimoğulları: Yasal ve demokratik öneriler için bayram sonrasını beklemeye gerek yoktur


DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Meclis Komisyon raporuna dikkat çekerek, ‘Raporda yer alan yasal ve demokratik öneriler için bayram sonrasını beklemeye gerek yoktur’ dedi 

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları partisinin meclis grup toplantısında konuştu.

21 Şubat Dünya Anadil Günü’ne dair Tülay Hatimoğulları Arapça şunları söyledi:

“Ne yazık ki birçok dil yeryüzünden siliniyor. Hiçbir anadil tehlike altında olmamalıdır. İnsan anadiliyle ağlar, üzülür, tebessüm eder, mutlu olur, hayal kurar… Türkiye diller zenginidir. Türkçe, Kürtçe, Arapça, Ermenice, Rumca, Süryanice… Ve birçok dil. Farklı diller ülkeyi bölmez. Tam tersi dillerin hürriyeti halkları özgürleştirir. Anadil halkları yaşatır.” 

Anadil Günü’nün Türkiye’nin gerçek zenginliğini hatırlattığını dile getiren Tülay Hatimoğulları, Türkçenin, Kürtçenin, Arapçanın, Lazcanın, Çerkezcenin, Ermenicenin, Rumcanın, Süryanicenin ve daha nice dil ile aynı gökyüzünü paylaştığımız bir ülkede yaşıyoruz. Anadil, doğuştan gelen hakların başında gelir. Anadili veya çok dillilik bir ülkeyi ayrıştırmaz, bir ülkeyi bölmez. bilakis bir ülkede yaşayan farklı halklardan ve inançlardan insanları birleştirir, bütünleştirir. Anadili, eşit yurttaşlığın, demokrasinin ve adaletin somut adıdır. Hiçbir dil bilinmeyen bir dil değildir. Tersine, diller hakikatin kendisidir. 21. yüzyılda dillere UFO muamelesi çekenler, gerçekten yüzleri kızarmalı, utanmalı” dedi.

‘Kürt’ün anadiliyle anadiliyle eğitim görmesinden daha doğal ne olabilir ki?’

Türkiye’nin milyonlarca Kürdün yaşadığı bir ülke olduğunu ifade eden Tülay Hatimoğulları, milyonlarca Kürdün evlerinde, sokakta çoğu yerde kamusal alanda da tanımlanmamış olsa da bu hak kendi ana dilleriyle konuştuğunu kaydetti. Tülay Hatimoğulları, “Peki Kürt’ün anadiliyle yani milyonlarca insanın kendi anadiliyle eğitim görmesinden daha doğal ne olabilir ki? O yüzden anadilinde eğitim hakkı çok önemlidir ve bugün bunun altını bir kez daha çiziyoruz. Ve biz biliyoruz ki anadili özgürleşmeden demokrasi tamamlanamaz. Her dilin onuruyla konuştuğu bir Türkiye, eşitliğin ve ortak geleceğin güçlü bir kazanımı olacaktır. Yaşasın Dünya Anadili Günü. Türkiye’de yaşayan bütün diller ve asla hiçbir dilin kaybolmasına izin vermeyeceğiz” diye belirtti.

Sevim Belli anıldı 

Türkiye Sosyalist Hareketi’nin tarihsel öncülerinde birisi olan Sevim Belli’yi anan Tülay Hatimoğulları, “Sevim Belli’nin aramızdan ayrılışının yıldönümü. Sevim Belli, devrimci harekete sunduğu emeği, onurlu yaşamı ve bu toprakların mücadele tarihinde silinmez izler bırakmış bir devrimci kadındır. Bugün de mücadelemize ışık tutmaya devam ediyor. Anısı yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Sevim Belli’yi ve onun şahsında devrim ve demokrasi mücadelesinde yitirdiğimiz bütün canları saygı ve minnetle anıyorum” sözlerini kullandı.

Ekonomik krize değinen Tülay Hatimoğulları, konuşmasına şöyle devam etti:

“Boş tencere, açlık, yoksulluk, ayrımcılık, eşitsizlik artık ekonomide reform, yeni program, yeni model sözlerine karnımız yok. Sadece birkaç örnek vermek istiyorum. Böylece nasıl bir felaket tablosu içinde olduğumuzu belki hep beraber bir kez daha gözden geçirmiş oluruz. Türkiye’de 4 kişilik ailenin açlık sınır 43 bin 415 lira. Yoksulluk sınırı ise 105 bin lira oldu. Eskiden bir asgari ücretli 4 kişilik aileyi geçindirirken şimdi 4 asgari ücretli 4 kişilik bir evin geçinmesini sağlayamıyor bile. Bunların toplamı dahi yoksulluk sınırına takılıp kalıyor. 2015-24 arası Türkiye nüfusu yüzde 8.8 artarken yardıma muhtaç, insan sayısı ne kadar artmış biliyor musunuz? 51.6. Çok büyük bir rakam bu. Ve kalkıp ekonomiyi düzelteceğiz diyorlar. Biz buna gülelim mi, ağlayalım mı? Bunların bu saçma açıklamalarına gülsek mi, ağlasak mı gerçekten? 

‘Bu iktidar Ramazan bereketini sofralardan kaçırdı’

Bu ülkeyi uzaylılar yönetmiyor. AKP siz yönetiyorsunuz bu ülkeyi. Bu büyük açlık ve yoksulluğun müsebbibi, açlık ve yoksulluğun bu kadar derinleşmesinin müsebbibi bizatihi sizsiniz. 2021 yılının eylül ayından beri dünyada gıda fiyatları yüzde 4 oranında azalırken Türkiye’de ne kadar artmış biliyor musunuz? Tam 638 oranında bir artış var. Yüzde 638 oranında bir artış. Bu dünya ortalamasının kat kat üstünde bir artış. Bu korkunç bir rakam. Bakın Ramazan ayındayız. Bu iktidar Ramazan bereketini sofralardan kaçırdı. Geçen yıl bin 100 liraya dolan bir yardım polisinin fiyatı şimdi bin 700 TL’yi buluyor. Ve bu artış yüzde 50 oranında yani iki katı artmış durumda. Halk sofrasına koyacak bir dilim ekmek bulamazken Sarayın danışmanları ve yandaşları kişi başına 7-8.000 TL’lik iftar menülerinde boy gösterebiliyorlar. Bakın yurttaş gerçekten nefes alamıyor. Biz burada bu kürsülerden konuşurken o yurttaşın, geçinemeyenin, barınamayanın alamadığı o nefesi yüreğimizde hissediyoruz. Bıçak kemikte değil, bıçak ilikte. Bu kadar ciddidir bu ülkedeki yoksulluk. Bu kadar ciddidir bu ülkedeki açlık. Ve bu tablonun kesinlikle bir an önce değişmesi gerekiyor. 

‘Muhalefetin tekliflerine kulak vermelisiniz’ 

Açlığın, yoksulluğun idare edilebilir bir yanı yoktur, kalmamıştır. Buradan AKP iktidarına sesleniyorum. En düşük emekli maaşı ve asgari ücret en az yoksulluk sınırının yarısına denk gelecek şekilde belirlenmelidir. Bu konuda muhalefet olarak bizim tekliflerimiz var. Muhalefetin tekliflerine kulak vermelisiniz. Asgari ücrete, memur maaşlarına, emeklilere ikinci bir zam yapmayı acilen gündeme almalıyız. Kaynak sorunu var demeyin. Bu ekonomiyi yönetmenin yönetirken ki tercihlerinizle ilgilidir kaynak sorunu. Ve kaynaklar bu ülkede adil bölüştürülürse emin olalım ki bir yurttaşımız dahi yatağına aç girmez. Yoksulluk kader değildir değerli yurttaşlarımız. 

‘Yandaşlarınıza dağıttığınız rant için geleceklerimizi yok ediyorsunuz’ 

Bu çarpık düzen sadece halkın cebindeki parayı değil, nefes aldığımız doğayı da yandaşlarına aktaracak ve yandaşlarının bunu sömürmesini sağlayacak bir kaynak olarak görmektedir. Öyle ki Avrupa’da doğal alan kaybında Türkiye açık ara 1. sıradadır. Meclis Genel Kurulu’nda görülmekte olan yasa teklifi ile yine milli parklara göz dikmişler. İktidar doğayı korumak yerine 50 milli parkı ve yüzlerce tabiat alanını kamu yararı kılıfıyla sermayeye peşkeş çekmeye hazırlanıyor. Yıllardır hukuksuzluğun sürdüğü Marmaris Kızılbük’te mahkeme kararına rağmen yandaş şirketler için yükselen devre mülkler bu rant hırsının en acı özetidir. Yandaşlarınıza dağıttığınız rant için geleceklerimizi yok ediyorsunuz. Bundan derhal vazgeçmelisiniz. Hava, su, toprak, doğa, deniz sizlerin kar edeceği ticari mal değildir. Bu sebeple bizler DEM Parti olarak iktidarın rant tercihleri uğruna milyonların yoksulluk içinde bırakılmasına, ormanlarımızın ve kıyılarımızın talan edilmesine asla izin vermeyeceğiz. Parlamentoda da, alanlarda da, meydanlarda da bunun savunmasını sonuna kadar hep beraber yapacağız. 

‘Sürekli ertelemekle eşdeğer bir hale geldi’

Hem de uzun uzun gençleri hep beraber konuşalım istiyoruz. Değerli gençler, değerli genç kadın arkadaşlarım, bugün bu kürsüden gençlik gerçeğini konuşacağız. Bu vesileyle bugün bizleri yalnız bırakmayan gençlik örgütlerinden arkadaşlarımız aramızda. Ben özel olarak sizlere hoş geldiniz diyorum. Onur verdiniz bizlere. Bugün Türkiye’de genç olmak ne demek biliyor musunuz? Hayal kurmak değil, zar zor yaşam mücadelesi vermek. Genç olmak hayatı sürekli ertelemekle eşdeğer bir hale gelmiş durumda. Ev kuramaz, çünkü barınamaz. İş kuramaz çünkü güvencesi yok. Kendisi olamaz çünkü denetleniyor ya da hedef gösteriliyor. Siyaset yapamaz çünkü her türlü şiddet ve baskıya maruz kalıyor. Gençlerin kabul etmediği bu tabloyu biz DEM Parti olarak kökten reddediyoruz. 

‘Genç kadınlar için bu tablo çok ama çok daha fazla ağır’

Bakın OECD verilerine göre bugün ülkede her dört gençten biri ne eğitimde Ne de istihdamda. TÜİK’in makyajlı verilerinin bile gizleyemediği yapısal işsizlik sarmalında gençlerin yüzde 70’inden fazlası geleceğini bu topraklarda değil, yurt dışında görüyor. Ocak ayında bir araştırma şirketinin yaptığı saha analizinde gençlerin yüzde 79.2’si ülkedeki ekonomi yönetimine asla güvenmiyor. Daha acı bir gerçek şu ki, genç kadınların neredeyse yarısı ne okulda ne de işte. 2025’in son çeyreğinde her beş genç kadından birinin işsiz olduğu tespit edilmiş. Özellikle genç kadınların hayatına dijital kelepçe vurulmak isteniyor. Reşit bir üniversite öğrencisinin yurda giriş saatinin ailesine SMS yoluyla bildirilmesi devlet eliyle kurulan patriyarkal vesayetin ta kendisidir. Yani genç kadınlar için bu tablo çok ama çok daha fazla ağır.

‘Özgürlükleri budanmak isteniyor’

Umutsuzluk, barınamama, geleceksizlik kıskacına alınmış milyonlarca gençten bahsediyoruz. Diploma, artık bir kâğıt parçası oldu bu ülkede. MESEM’ler ucuz emek sömürüsüne dönüşmüş durumda. Gençlerin geleceği mülakat torpillerine kurban ediliyor. Peki bu düzende gençler ne yapacak? Nasıl yaşayacak gençler? Bu şatafatlı herkesin kürsülerden aman da aman dilinden düşürmediği gençlik gelecektir sözlerinin gerçekliğine kim ne kadar hizmet ediyor? Üniversitelerin durumu ortada. Gençler kampüste kayyım rektör gölgeleriyle ve soruşturma altında eğitimler yürütüyorlar. LGBTİ artı gençler bu ülkede hedef gösteriliyor. Ayrımcılığa uğruyor. Kampüslerde kulüpleri kapatılıyor, etkinlikleri yasaklanıyor. Güvenli internet adı altında dijital alan daraltıldıkça daraltılıyor. İran’a eleştiri yapıyorlar. Türkiye zaman zaman bant daraltma sistemiyle İran’ın izlediği çizginin benzerini izliyor. Dezenformasyon yasası ve genişleyen yetkilerle gençlerin özgürlükleri budanmak isteniyor. 

‘Bunun mücadelesini hep birlikte sizlerle vereceğiz’ 

Ne istiyorsunuz gençlerin internetinden? Biz DEM Parti olarak bir kez daha altını çiziyoruz. Gençlere sınırsız ve ücretsiz internet kullanım hakkı sağlanmalıdır. Şayet bilimsel çalışma yapılacaksa, şayet bu ülkenin gelişmesi için araştırma, geliştirme çalışmaları yapılacaksa gençler bilgiye sınırsız bir şekilde erişebilmeli. Bunun yolu da buradan geçer. Evet, sevgili gençler; hepiniz kimliğinizle, cinsel yönelimlerinizle, varoluşlarınızla, eşit yurttaş olduğunuz bir ülkeyi pekâlâ hep beraber inşa edebiliriz. Hiçbir genç kimliğinden dolayı korkarak yaşamak zorunda değildir. Gittiğimiz her yerde gençlerle konuşuyoruz. Gençlik örgütleriyle, yapılarıyla temas ediyoruz. Peki gençler ne istiyor? Ama taleplerini ortaya koyduklarında ne ile karşılaşıyorlar? Bakın, gençler güvenceli iş ve adil ücret staj dönemindeki sigortasının emekliliğe eklenmesini istiyor. Fakat staj adı altında ucuz emek, geçici sözleşme görüyorlar ve en büyük emek sömürüsüne maruz kalıyorlar. Barınma hakkı istiyorlar fakat yetersiz, yıpratıcı, yurt koşulları, fahiş kira baskısı ve denetimi görüyorlar. Özgür üniversite istiyorlar fakat kayyım yönetimi, disiplin soruşturması ve kampüs baskısıyla karşı karşıya kalıyorlar. Eşitlik istiyorlar ama  patriyarkal kuşatmadan, onun gözetiminden mobbingten ayrımcılıktan kurtulamıyorlar. Güvenli yaşam istiyorlar fakat hedef göstermeler ve gözaltılarla karşılaşıyorlar. Doğdukları topraklarda kalmayı, burada çalışmayı ve doymayı istiyorlar ama umutsuzluk ve göçe zorlanmayla karşı karşıya kalıyorlar. Barış istiyorlar, çözüm istiyorlar, anadillerini özgürce konuşmak istiyorlar, anadillerinde eğitim hakkı istiyorlar ama bu talepleri suç sayılıyor. Örgütlenme özgürlüğü istiyorlar ama buna gazla, jopla, gözaltı ve tutuklamalarla cevap veriliyor kendilerine. Evet sevgili gençler, asla enseyi karartmayacağız. Demokratik ve barış dolu bir Türkiye itaat edenlerin değil, sizin gibi boyun eğmeyenlerin, birlikte mücadele edenlerin, geleceğini arayanların ve direnenlerin omuzlarında yükselecek. Yarınlar bizimdir ve biz bugünü de yarını da siz sevgili gençlerle hep beraber kuracağız. Bunun mücadelesini hep birlikte sizlerle vereceğiz.

‘Birlikte nasıl yaşayacağız?’

Türkiye tarihin en kritik, en kırılgan ama gerçekçi bir çözüm çizgisinde de ilerlenirse umut dolu günler vadeden bir dönemden geçiyoruz. Önümüzde duran günler sıradan günler değil. 100 yıllık bir düğümün çözülüp çözülmeyeceğine karar vereceğimiz günler. Bu çerçevede İmralı heyetimizin 18 Şubat’ta yaptığı açıklamadaki Sayın Öcalan’ın ifadesi çok önemli bir siyasi beyan niteliğindedir. Bu beyanda Sayın Öcalan’a ait bir cümlenin altını özellikle çizmek istiyorum. Biz artık nasıl bir araya geleceğimizi ve barış içinde bir arada nasıl yaşayacağımızı tartışmak istiyoruz. Evet, birlikte nasıl yaşayacağız? Bu soru Türkiye’nin temel sorusudur. Bu soru ve cevabı bulmak, yeni dönemin pusulasını bulmak demektir. Biz artık zora dayalı yaşamın sonucu olan ölümü değil, rızaya dayalı olan özgür ve demokratik bir yaşam sürmek istiyoruz. Bu soru artık ülkenin ödevidir. Dolayısıyla bu soruya yanıt düşünmek, öneri üretmek, katkı vermek 86 milyon yurttaşın ortak sorumluluğudur. 

‘Meclis zeminindeki yasal güvenceler hayata geçirilmelidir’

Bakın dönem şiddetin devreden çıktığı, sözün ve siyasetin konuştuğu bir demokratik bütünleşme dönemi olmalıdır. Toplumsal uzlaşıyı esas alan meclis zeminindeki yasal güvenceler hayata geçirilmelidir. Mesele artık aynı evin içinde kuralları nasıl koyacağımızdır. Bunun müzakeresini yürütmenin zamanı geldi de geçti. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun Raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Açık söylemeliyim ki komisyon raporunun eksiklikleri, yetersizlikleri var. Toplumsal gerçeklerle uyumlu olmayan yönleri var. Raporda kullanılan dil eski ezberlere dayanıyor. Oysa bu raporun dili  çözüm dili olmalıydı. Yeni yepyeni bir dil olmalıydı. Kürt sorunu terör parantezine sıkıştırılarak ancak kendinizi kandırırsınız. Kürt meselesini sadece bir güvenlik sorunu, bir terör sorunu gibi parantezler içinde sıkıştırmaya kalkmanız kabul edilebilir bir şey değildir. Toplumsal, siyasal, tarihsel yangını görmezden gelmek demektir bu. Kürt korkusuna dayalı, hakikatten uzak bir siyaset mantığından artık çıkmanın zamanı geldi de geçti. 

‘AİHM ve AYM kararları uygulansın’

Biz bu süreçte Barış ve Demokratik Toplum Süreci olarak nitelediğimiz bu süreçte muhalefet şerhimizi ortaya koyduk. Ve bu raporla ilgili değerlendirmelerimiz bu raporda yer aldı. Fakat komisyon raporunda yer alan kimi yasal düzenlemeler ve demokratikleşme çerçevesi de elbette önemlidir. Türkiye’nin sorunlarına derman olmaya adaydır. Ama gereklilikleri yerine getirilirse tabii. Raporda yer alan yasal ve demokratik öneriler için bayram sonrasını beklemeye gerek yoktur. Öncelikle Türkiye Büyük Millet Meclisi halkların en büyük temsiliyetinin olduğu bir yerse bizler bu rapor ortaya çıkmışken bu rapordan hareketle meclis elini acilen taşın altına koymalıdır. Bu kapsamda pek bir yasal değişikliğe gerek olmayan önerilerin hayata geçmesi için beklemeye gerek yok. Bakın, raporda yer alan AİHM ve AYM kararları uygulansın vurgusu için yargı erkinin beklemesini gerektiren hiçbir şey yok. Bu kürsüden defalarca dile getirdik. Bu kürsünün biz olmadan kendi dili olsa ve konuşsa şimdi söyleyeceğimiz şeyleri bu kürsü tekrarlardı.

‘Artık eski dilden vazgeçilmeli’

Bir tencerenin kapağını sıkıca kapatıp “Buhar yok dediğinizde o kapalı kapağın altındaki basıncı arttırmaktan başka bir işe yaramaz bu ifadeniz. Buhar ortadan kalkmaz. O tencerenin içindedir ve o su ısındıkça o buharın basıncı artacaktır. Basınç birikir ve patlar. Şimdi ok kapağı açmak basıncı enerjiye ve toplumsal barışa dönüştürmenin tam da zamanı. Artık eski dilden, çözümsüzlükten, şiddet dilinden vazgeçilmeli. Müzakere ve barış diline geçmek zorundayız. Barışın mimarisi temennilerle değil, ilkelerle, yasalarla ve kurumlarla sağlanır. Türk-Kürt kardeşliği hukuku hamasi nutuklarla değil, eşit yurttaşlık ve yasa Güvencelerle ete kemiğe bürünür. Söz icraata dönüşmelidir. Bizim ihtiyacımız olan 1.000 yılıllık kardeşlik hukukunun bugün demokratik ilkeleriyle eşitlik ve özgür değer özgürlük değerleriyle kurulmasıdır.

‘Devlet çözümü demokratik düzenlemede aradığını ortaya koymalı’

Tam da böylesi bir atmosferde sözün en hayati yerine meselenin kalbine gelmek istiyorum. Bakın yıl dönümüne 3 gün kalan 27 Şubat 2025. Sayın Öcalan’ın Barış ve Demokratik Toplum Çağrısını yaptığı gün. Türkiye tarihinin en önemli eşiklerinden biriydi o gün. Bu tarih tüm ezberlerin bozulduğu, barış iradesinin en net, en yalın, en güçlü bir şekilde ortaya konduğu gündü. Kürt siyasi hareketi ve Sayın Öcalan bu tarihin gerekliliklerini yerine getirmiş, barış elini havada bırakmamış, silahları susturma iradesine iradesini beyan etmiştir. Ve toplumsal barış için atılması gereken en önemli adımı atmışlardır. Buradan açıkça ifade ediyorum ki 27 Şubat nasıl Kürt meselesinde demokratik siyasetin kapısını aralayan tarihsel bir eşik olduysa şimdi sıra devletin de bu eşiğe uygun demokratik bir dönüşümün adımlarını ilan etmesindedir. Nasıl ki Kürt tarafı silahların devreden çıkması ve demokratik siyasetin esas alınması yönünde tarihsel bir irade ortaya koyduysa devlet de buna karşılık çözümü güvenlikçi yöntemlerle değil hukukta, siyasette, demokratik düzenlemede aradığını açıkça ortaya koymalıdır. 

‘Sayın Öcalan’ın statüsü yasal bir düzenleme ile tanınmalı’

Peki bu süreçte ne yapmalı? Can alıcı sorulardan biri budur. Kalıcı bir barış için Sayın Öcalan’ın statüsü yasal bir düzenleme ile tanınmalı ve hukuki güvence altına alınmalıdır. Bu süreç sözde kalmamalı TBMM çatısı altında yasal düzenlemeler hızlıca yapılmalı. Kürt’e barış Türkiye geneline ise demokrasi yaklaşımı hızlıca hayata geçirilmeli. Muhaliflere dönük soruşturmalar derhal son bulmalı. Kayım düzeni bitmeli. Halkın iradesine ve seçilmişlere kesintisiz saygı esas alınmalıdır. Kürtlerle ilişki terör ve güvenlik parantezinden çıkarılmalı. Eşit yurttaşlık ve demokratik ortaklık zeminine oturmalı. Devlet vatandaş bağı inkarla değil kabul adalet ve onurlu barış temelinde kurulmalıdır. Siyasi barış ve toplumsal barışa Ekonomik barış eşlik etmelidir. 27 Şubat’ın yıl dönümüne yaklaşırken sadece iyi niyet beyanları değil somut yasal adımlar atılmalı. Bizler bunları bekliyoruz. 

Gelin barışı hatırlanan bir gün olmaktan çıkarıp işleyen bir düzen haline getirelim. Her daim teklifimiz bu. Bu konuda emek veriyoruz. Daha da emek vermeye hazırız. Silahların sonsuza dek sustuğu ve siyasetin konuştuğu o yeni dönemi birlikte kuralım diyoruz. Demokratik siyaset dışında bir yol yok mu? Ve biz bu yolu sonuna kadar yürüyeceğiz. Çünkü bu memleket bizim. Çünkü bu memleket hepimizin. Çünkü biz bu memlekette yaşamak istiyoruz. Ve sevgili Nazım’ın dediği gibi yaşamak, yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine.”

Kaynak: JINNEWS

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

ShareTweet
Previous Post

Ünlü çift ayrıldı: Tiyatro oyunları iptal oldu

Next Post

Tartışmalı Kararıyla Tepki Çekmişti: Arda Kardeşler Hakemliği Bıraktı, İşte Yeni Mesleği

Related Posts

Avukatlar Özüm Vurgun ile Necat Çiçek’in duruşması ertelendi
Kürt Meselesi

Avukatlar Özüm Vurgun ile Necat Çiçek’in duruşması ertelendi

24 Şubat 2026
Bahçeli ve Kurtulmuş görüştü: Çalışmalarımızı sürdürmeliyiz
Kürt Meselesi

Bahçeli ve Kurtulmuş görüştü: Çalışmalarımızı sürdürmeliyiz

24 Şubat 2026
Hastalıktan öldü denildi: Askerin ölümü şüpheli çıktı
Kürt Meselesi

Hastalıktan öldü denildi: Askerin ölümü şüpheli çıktı

24 Şubat 2026
Dilovası’nda 26 çocuk taciz edildi: Soruşturma genişletilsin
Kürt Meselesi

Dilovası’nda 26 çocuk taciz edildi: Soruşturma genişletilsin

24 Şubat 2026
Freedom House’den gazeteci Sofya Alağaş’ın dosyası için hukuki görüş
Kürt Meselesi

Freedom House’den gazeteci Sofya Alağaş’ın dosyası için hukuki görüş

24 Şubat 2026
8 ilde bahis operasyonu: 72 gözaltı kararı
Kürt Meselesi

8 ilde bahis operasyonu: 72 gözaltı kararı

24 Şubat 2026
Next Post
Tartışmalı Kararıyla Tepki Çekmişti: Arda Kardeşler Hakemliği Bıraktı, İşte Yeni Mesleği

Tartışmalı Kararıyla Tepki Çekmişti: Arda Kardeşler Hakemliği Bıraktı, İşte Yeni Mesleği

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter