İstinaf Mahkemesi, Şahin Öner’i zırhlı araçla katleden polis Selahattin Korkmaz’a verilen 3 yıl 4 ay cezası kararını, ‘fazla ceza tahini’ olduğunu savunarak bozdu
Amed’de 10 Şubat 2013’te Şahin Öner’i zırhlı araçla ezerek katleden polis Selahattin Korkmaz’a, 19 Mart 2025’te “taksirle ölümüne sebebiyet verme” suçundan Diyarbakır 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 3 yıl 4 ay hapis cezası verildi. Diyarbakır Bölge Adliyesi 3’üncü Ceza Dairesi’nin daha önce “basit trafik kazası” olarak nitelediği ve eksik inceleme iddiasıyla verilen 4 yıl 5 aylık hapis cezasını kararını bozduğu davada, bir kez daha bozma kararı verdi. Tarafların 3 yıl 4 ay hapis cezası kararının bozulması istemiyle itirazda bulunduğu Bölge Adliye Mahkemesi 3’üncü Ceza Dairesi, dosyayı “fazla ceza tayini” iddiasıyla bozdu.
Daire kararı bozma gerekçesinde, “Bilirkişi raporunda aracın hızının yüksek olduğuna ilişkin bir tespitin bulunmadığı, sanığın manevra kabiliyeti sınırlı aracı dar ve aydınlık olmayan sokakta kullanmasının meydana gelen neticeyi öngördüğünü kabule yeterli olmadığı ve dolayısıyla olayda bilinçli taksir koşullarının bulunmadığı nazara alınmadan, hatalı gerekçe ile sanığa hükmolunan cezada artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini, bozmayı gerektirmiş olup, istinaf itirazları bu nedenle yerinde görülmekle (…)” ifadelerine yer verdi.
Bozma kararının gönderildiği Diyarbakır 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi, yeniden yargılama için 11 Şubat’ı duruşma günü olarak belirledi.
Ne olmuştu ?
Amed’de 10 Şubat 2013’te 19 yaşındaki Şahin Öner’i zırhlı araçla ezerek katleden polis Selahattin Korkmaz’a, 23 Kasım 2021’de “bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek” suçundan 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası verildi. Taraflar, Diyarbakır 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararı üst mahkemeye taşıdı. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3’üncü Ceza Dairesi, olayı “basit trafik kazası” olarak değerlendirerek, dosyada yer alan raporlar arasındaki çelişkiler üzerine kararı “eksik inceleme” gerekçesiyle bozdu.
Kararı bozulması üzerine 30 Nisan 2024’te yeniden yargılama başladı. 22 Ocak’ta, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Fakültesi Ulaştırma/Makine Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, sanık polisin “tali kusurlu”, Şahin Öner’in ise “asli kusurlu” olduğu öne sürüldü.
‘Panzer fren yapmadı’
Ancak 29 Mayıs 2018 tarihinde görülen duruşmada dinlenen Levent Çartay, “Panzer sokağa çok hızlı bir şekilde girdi, neredeyse duvara çarpıyordu. Gençler kaçmaya başladı, hayatını kaybeden kişi arkasını dönüp koşmaya başladı, 10 metre kadar yolun ortasında koştuktan sonra durdu ve panzere doğru dönüp iki elini kaldırdı. Bu sırada panzerle çocuk arasında beş metre kadar mesafe vardı, ama panzer hiç yavaşlamadı. Panzer çarptıktan sonra da durmadı diğer gençlerin peşinden gitti. Çocuk panzerin görüş mesafesindeydi, panzerin fren yaptığını düşünmüyorum” demişti. Yine tanık olarak dinlenen Yılmaz Dağ da, benzer ifadeleri kullanmıştı.
Yeniden yapılan yargılamada 19 Mart 2025’te kararını açıklayan mahkeme, sanık polis hakkında yine “taksirle ölümüne sebebiyet verme” suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası verdi. Mahkeme gerekçeli kararında tanık ifadelerini dikkate almadı.
Karar itiraz
Mahkemenin verdiği karara hem savcılık hem de Şahin Öner’in ailesinin avukatları yeniden itirazda bulundu. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının istifa başvurusunda, sanığa verilen cezanın fazla olduğu ileri sürüldü. Avukatların başvurusunda ise, kararın “hukuka aykırı” olduğu belirtildi. Başvuruda, bazı medya organlarının olayın hemen ardından valilik açıklaması üzerinden “Bir göstericinin el yapımı patlayıcıyı polise atmak istediği sırada, patlayıcının elinde patlaması sonucu yaşamını yitirdiği” yönünde haberler servis edildiği hatırlatıldı. Başvuruda, “Valilik makamı olayın hemen başında soruşturmaya müdahale etmek istemiş, suçu örtme çabasına girişmiştir” denildi.
‘Yargılanması gereken polisler tanık olarak dinlendi’
“Görevi ihmal/ihmalen insan öldürme/delilleri karartma” suçlarından yargılanması gereken polislerin tanık olarak dinlendiğine yer verilen başvuruda, tanık polislerin kovuşturma aşamasındaki beyanlarının çelişkili ve ayrıntısız olduğu kaydedildi.
Olayda “kasıt” olduğu vurgulanan başvuruda, tarafsız tanık beyanları, hastane ve adli tıp raporlarına işaret edildi. Avukatlar, kararın Şahin Öner ailesi lehine bozulması gerektiğini belirtti.
Haber: Rukiye Payiz Adıgüzel / MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































