HASAN CÜCÜK | HABER PORTRE
Türk futboluna damga vurmuş isimlerden Alman teknik adam Sepp Piontek, 85 yaşında hayatını kaybetti. Piontek, 1990 ile 1993 yılları arasında A Milli Futbol Takımı’nı çalıştırmıştı.
Sepp Piontek ile çeyrek asrı aşan bir dostluğumuz vardı. Gazeteci–teknik direktör ilişkisiyle başlayan yolculuğumuz, yıllar içinde sağlam bir dostluğa dönüştü. “Sporun Oscarları” diye anılan Zaman Yılın Sporcusu Ödülleri’ne uzun yıllar ailece birlikte katıldık. Eşi Gitte ve kızı Stephanie ile yolculuklar yaptık, uzun sohbetler ettik. Onu yakından tanıdıkça daha çok sevdim. Egosuz, mütevazı ve vefalı bir insandı. Zaman’a AKP rejimi polis zoruyla el koyduğunda beni arayıp, “Moralini bozma, geçer bu günler!” demişti.
Zaman Yılın Sporcusu Ödülleri’ne ilk davet ettiğimde biraz tereddüt etmişti. Eşiyle birlikte davetli olduğunu söyleyince, “Benim lise çağında bir kızım var, onu bırakamam.” dedi. “Onu da davet ediyoruz” cevabım üzerine teklifi kabul etti. İstanbul’a yaptığımız o ilk yolculukta birbirimizi daha yakından tanıdık ve gerçek anlamda dost olduk. Zaman’ın binasını görünce, “Türkiye’nin en büyük gazetesi dediğinde abarttığını düşünmüştüm. Burası uzay üssü gibi bir yer.” demişti.
A Milli Takım’ın önemli maçları öncesinde yorum yazma talebimizi hiç geri çevirmedi. Özellikle 2002 Dünya Kupası öncesinde Türkiye’nin en az yarı final oynayacağını söyleyen nadir isimlerden biriydi. Çünkü milli takıma ilk kazandırdığı birçok oyuncunun kapasitesini çok iyi biliyordu. Tahminini abartılı bulanlar, Türkiye turnuvayı üçüncü tamamladığında mahcup oldular.
Samimiyetimiz ilerleyince kendisine, “Yaşça benden büyüksün, adını söylemek tuhaf geliyor. Sana ‘Sepp Abi’, eşine de ‘Gitte Abla’ demek istiyorum.” dedim. O meşhur kahkahasını atıp, “Tamam abi!” diye karşılık verdi.
O günden sonra benim için hep Sepp Abi oldu. Üç yılda öğrendiği Türkçeyi zaman zaman kullanırdı. Kızı Stephanie ise anne babasından çok daha akıcı Türkçe konuşuyordu.
Dostluğumuza güvenerek bazen onu zorlayan taleplerle kapısını çaldığım da oldu. 2006’da Almanya’da düzenlenen Türkçe Olimpiyatları’na katılması için arkadaşlar ısrar ediyordu. Daveti ilettiğimde, “Hasan, maalesef yazlıktayım, boya işi yapıyorum.” dedi. Durumu ilettim ama ısrar bitmedi. Bir kez daha aradım.
Aynı cevabı alınca telefonu eşi Gitte aldı: “Hasan, bir şey mi istiyorsun?”
Durumu anlattım. Telefonun diğer ucunda, benim de duyacağım şekilde eşine, “Hasan’ı üzmüyorsun. Yarın gidiyorsun!” dedi. Ertesi sabah çok erken saatte yazlıktan çıkıp Aalborg Havaalanı’na, oradan Kopenhag’a geldi.
Birlikte günübirlik Almanya’ya geçtik, programa katıldık ve gece geç saatlerde Kopenhag’a döndük. Ben eve giderken o iç hat uçuşuyla tekrar Aalborg’a, oradan da yazlığına geçti. Ayrılırken gülerek sadece şunu söyledi: “Bir daha aramızdaki işlere eşimi karıştırma!”
Sepp Piontek 85 yaşında aramızdan ayrıldı.
1940 yılında, bugün Polonya sınırları içinde kalan Breslau’da dünyaya geldi. Futbolculuk kariyerinde Werder Bremen formasıyla lig ve kupa şampiyonluğu yaşadı. Teknik direktörlük kariyerine de Werder Bremen’de başladı; ardından Fortuna Düsseldorf, Haiti ve St. Pauli’de görev yaptı. 1979’da Danimarka Milli Takımı’nın başına geçti. Onun döneminde Danimarka ilk kez EURO 84 ve EURO 88’de sahne aldı; 1986 Dünya Kupası’nda boy gösterdi. Sıradan bir futbol ülkesi olarak görülen Danimarka’yı Avrupa’nın sayılı takımlarından biri haline getirdi.
Türkiye’ye geldiğinde ise adeta bir devrim yaptı. Doyuma ulaşmış, yenilgiye alışmış isimleri kenara çekti; yerlerine genç ve aç oyuncuları monte etti. Üç büyüklerin ağırlıklı olduğu milli takım iskeletini dağıtarak formayı hak edenlere verdi. “Dokunulmaz” denilen Tanju Çolak ve Rıdvan Dilmen gibi yıldızları kesme cesaretini gösterdi. Onun attığı temel, ilerleyen yıllarda meyvesini verdi; Milli Takım turnuvalarda başarılar elde etti. 1999’da kalp rahatsızlığı nedeniyle teknik direktörlük kariyerini noktaladı.
Hakan Şükür’e ayrı bir sevgisi vardı. “O, benim son şansımdı.” dedikten sonra “Hakan’dan önce denediğim tüm forvetler beni hayal kırıklığına uğrattı. Hakan da aynı durumu yaşatır diye endişeliydim. O, benim mahcup etmedi. Kalbinden oynadı.” diyecekti.
Danimarka ve Türkiye’yi gerçek birer “futbol ülkesi” seviyesine taşıyan Sepp Piontek, kısa süren bir rahatsızlığın ardından 85 yaşında hayata veda etti.
Güle güle Sepp Abi…
Başın sağ olsun Gitte Abla ve Stephanie.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































