Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu Fransa Yahudi Kurumları Temsil Konseyi’nin (CRIF) yıllık yemeğinde yaptığı konuşmada, milletvekili Caroline Yadan’ın sunduğu “yenilenmiş Yahudi karşıtlığı (antisemitizm) biçimleriyle mücadele” başlıklı yasa teklifinin Nisan ayında Meclis gündemine alınacağını açıkladı.
Yasa teklifi, Yahudi kimliğiyle İsrail devletini özdeşleştirerek İsrail hükümetinin politikalarını eleştirenleri susturma aracı olarak kullanılabileceği için yoğun eleştiri alıyor. Yasa teklifi, terör propagandası suçunu genişletiyor ve bir devletin varlığını inkar etmeyi yeni bir suç haline getiriyor. Ayrıca, yasa teklifinde terör propagandası olarak değerlendirilen ifadelerin sıradanlaştırma, ima etme, göreceli değerlendirmeyle küçültme şeklinde “dolaylı” olarak ifade edilmesi de suç kapsamında değerlendiriliyor.
Mevcut haliyle terör propagandası suçunun kapsamını genişletip suçun sınırını bulanıklaştıran yasa teklifinin, ifade özgürlüğünün sınırlarını daraltarak Gazze’de yaşanan soykırıma karşı ses yükseltenlerin kolayca cezalandırılmasına yol açmasından korkuluyor.
Yasa teklifini savunanlar ise artan Yahudi karşıtı eylemler, İsrail’in varlığını inkar söylemleri, İsrail’in “Nazi” rejimiyle sistematik olarak kıyaslanması ve Hamas’ın eylemlerinin “meşru direniş” olarak değerlendirilmesi gibi nedenlerden dolayı yeni yasanın gerekli olduğunu belirtiyor.
Siyonizm karşıtlığı, Yahudi karşıtlığıyla eş tutulacak
Başbakan Lecornu konuşmasında yasa teklifine hükümet olarak destek verdiklerini açıkladı. Lecornu, “İsrail’in yok oluşunu istemek, bir halkı hayati tehlikeye atmaktır. Bu artık tolere edilemez” diyerek, “denizden nehire” sloganının İsrail’in ortadan kaldırılması çağrısı olarak niteleneceğini söyledi.
Başbakan, siyonizm karşıtlığını da doğrudan Yahudi karşıtlığı ile eşitledi. Lecornu, “Siyonizm karşıtı olmak, İsrail’in var olma hakkını reddetmektir. ‘Siyonist’ kelimesi üzerinden tüm Yahudilere yönelik düşmanlık meşrulaştırılıyor” iddiasında bulundu.
“Soykırım” teriminin kullanımı konusuna de değinen Lecornu, “Soykırım kelimesini kullanmak tarafsız bir şey değildir, bu bir siyasi silahtır. Bu, uluslararası bir mahkeme tarafından verilen hukuki bir karar değildir. Ve kelimelerin savaşı, insanların savaşını hazırlar” diyerek Gazze’de yaşananları soykırım olarak niteleyenlerin de hedef alınabileceğinin sinyalini verdi.
İsrail devleti ve hükümeti arasında ayrım yapılması gerektiğini not düşen Başbakan, “İsrail’i desteklemek hükümeti desteklemek değildir; bir devletin varlığını, egemenliğini, güvenliğini ve Yahudi halkının kendi kaderini tayin hakkını kabul etmektir” diye ekledi. Başbakan, Fransa’nın İsrail hükümetinin Batı Şeria’daki uygulamalarının “uluslararası hukuka aykırı” olduğunu kabul ettiğini vurguladı.
Başbakan ve CRIF Başkanı LFI’yi hedef aldı
Yemekte konuşan bir diğer isim CRIF Başkanı Yonathan Arfi’ydi. Arfi, “Siyonist olmak, Yahudi halkının da diğer tüm halklar gibi kendi kaderini tayin etme hakkına sahip olduğunu kabul etmek demektir. Siyonizm, uluslararası hukuka aykırı değildir.” diyerek siyonizmin tanımladı. Ancak, kuruluşundan bu yana hukuka aykırı bir şekilde topraklarını genişleten İsrail devletinin ana ideolojisi olan siyonizmin ilkeleri arasında “vadedilmiş topraklar” inancı yer alıyor. Bu inanç, Mısır Vadisi’nden Fırat’a çok geniş bir coğrafyayı içine alıyor. Tarihin en sağcı hükümetine sahip İsrail’de çok sayıda siyasetçi bu inanca sıkı sıkıya bağlı.
Öte yandan, Yonathan Arfi Gazze’deki soykırıma karşı çıkan solcu Boyun eğmeyen Fransa (LFI) partisi vekillerini de hedef aldı. Rima Hassan, Aymeric Caron, David Guiraud et Thomas Portes’in isimlerini sayan Arfi, bu vekillerin “er ya da geç adalet tarafından yakalanacağını” iddia etti. Arfi, LFI’nin Fransa Yahudileri için “varoluşsal bir tehdit” olduğunu savundu.
LFI milletvekilleri açıklamalara sert cevap verdi. LFI milletvekili Gabrielle Cathala sosyal medyada, “Siyonizm karşıtlığının Yahudi karşıtlığı ile hiçbir alakası yok. Durumun ciddiyetinin farkında mısınız?” diye yazarak Başbakan’a tepki gösterdi.
Bir diğer LFI milletvekili Aymeric Caron da açıklamalara sert çıktı. Caron, “Bu alçakça yasaya, faşist İsrail hükümetinin hizmetinde olan, uluslararası hukuka ve Filistinlilere karşı olan bu yasaya karşı mücadele etmek için mecliste hazır bulunacağız” ifadelerini kullandı. Caron, konuşmasında açıkça kendisini hedef gösteren Başbakan hakkında, iftira attığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulunacağını ifade etti.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































