Avukat Mesut Beştaş ‘uluslararası hükümlülükler çerçevesinde Umut ilkesinin Türkiye Cumhuriyeti infaz hukukunun içerisine alınması zorunludur’ dedi
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a dair “Umut ilkesi”ne ilişkin verdiği ihlal kararının üzerinden 12 yıl geçti. Gelinen aşamada Meclis’te Kürt sorunun çözümü bağlamında kurulan komisyonun nihai raporunda, “Umut ilkesi” tartışması da insan hakları temelinde yeniden ele alındı. Raporda, infaz mevzuatının AİHM ve Anayasa Mahkemesi (AYM) içtihatları ile Türkiye’nin tarafı olduğu uluslararası sözleşmeler bağlamında gözden geçirilerek infaz adaletini esas alan bir temelde yeniden ele alınması önerildi.
“Umut ilkesi”ni değerlendiren Avukat Mesut Beştaş, Türkiye’nin Avrupa Konseyi (AK) üyesi olarak ve imzalamış olduğu Birleşmiş Milletler (BM) şartlarına göre “Umut ilkesi’nin yıllar önce yasalara alınmış olası gerektiğini söyledi. Mesut Beştaş, “Bugün itibariyle de uluslararası hükümlülükler çerçevesinde Umut ilkesinin Türkiye Cumhuriyeti infaz hukukunun içerisine alınması zorunludur” dedi.
Türkiye’de hakimiyet kurma anlayışının hukuka olumsuz etkisine işaret eden Mesut Beştaş, “Türkiye’deki hükümetler toplumun üzerinde hakimiyet koyma anlayışıyla hareket ettikleri için, bir sözleşmenin, yasa maddesinin ya da bir yönetmelik maddesinin arkasından nasıl dolaşılır, nasıl ilga edilirin peşine düşerler. Bu çerçevede baktığımızda Türkiye’de infaz hukuku o kadar parçalı düzenlenmiş ki bunun baştan sona gözden geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Sadece sözle kalmamalı’
Bahçeli’nin hem ilk açıklamasının hem de “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar…” şeklindeki son açıklamalarının “Umut ilkesinin” infaz hukukuna yerleştirilmesi konusunda ciddi bir umuda yol açtığını dile getirdi.
Mesut Beştaş, şunları söyledi:
“Fakat şu gerçeklik de var; siyasilerin sözleri itibariyle değerlendirdiğimizde bugüne kadar herhangi bir adım atılmamış olması, sadece lafta kalacakmış gibi bir riski de ortaya çıkarıyor. Eğer bir muhalefet lideri Bahçeli gibi açıklama yapmış olsaydı belki anlaşılabilirdi. Fakat iktidarın bir parçasının bu çerçevede söylemlerini faaliyete dönüştürülmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunun için mevcut cumhurbaşkanı ya da hükümetin ya da bakanların üzerine baskı koymak gerekiyorsa o baskıyı da en az sözleri kadar keskin bir şekilde gerçekleştirmesi, hayata geçirmesi gerektiğini düşünüyorum. Aksi takdirde -amiyane tabirle- lafla peynir gemisi yürümez. Sadece o sözlere kalırsa ve gereği yapılmasa ben bu işin çok aksayacağını ve toplumsal barışı da ciddi bir şekilde riske edeceğini düşünüyorum.”
‘Umut ilkesi genel bir hak’
“Umut ilkesi”nin bu ülkede sadece bir kişi için geçerli olmadığını ve genel bir hak olması gerektiğini dile getiren Mesut Beştaş, bu noktada muhalefetinde cesur olması gerektiğini belirtti. “‘Umut ilkesi’nin Türkiye’de uygulanması durumunda ne olacak? Memleket mi yıkılacak” diye soran Mesut Beştaş, bu kaygılardan vazgeçilmesi gerektiğini belirtti.
Meclis’te kurulan komisyonda yer alsa da almasa da “Umut ilkesi”nin Türkiye hukuk sisteminin bir parçası haline getirilmesi gerektiğini ifade eden Mesut Beştaş, “Bu komisyonu aşan bir şeydir. Yani bu bir haktır. Bu halkın hakkıdır. Bunu sınırlamaya devam etmenin ne anlamı var” diye sordu.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde atılacak her adımın iktidar için büyük bir şans olduğunu, toplumsal barışa hizmet edeceğini dile getiren Mesut Beştaş, “Toplumsal barışa hizmet edecek her şey bu sürece de hizmet eder. Dolayısıyla bu tür şeyleri hükümet için şans olarak değerlendiriyorum. Bunların başında ‘Umut ilkesi’nın uygulanması var” diye belirtti.
‘Yasal düzenleme güveni arttırır’
Toplum içerisinde sürecin istenen, fakat güven duyulmayan bir süreç olduğunu belirten Mesut Beştaş, “Eğer gerçekten bu sürece toplumun güvenini istiyorsanız hiçbir şey yapmadan getirmiş olduğunuz olumsuzlukları kaldırın. Bu nedenle Umut ilkesi gibi AİHM’nin veya AYM’nin getirmiş olduğu kriterlerin yasal düzleme yansıtılması bu sürece olan güveni de çok ciddi bir şekilde arttıracaktır” dedi.
Haber: Rukiye Payiz Adıgüzel / MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































