Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Murat Emir ile AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta arasında eğitimde “fişleme” ve laiklik tartışması yaşandı.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere toplandı. Grup Başkanvekilleri Genel Kurul’da söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘LAİKLİK’ VE ‘FİŞLEME’ TARTIŞMASI
Şahin Usta’nın konuşması üzerine söz talebinde bulunan CHP’li Emir, “Sayın Yusuf Tekin ve Sayın Leyla Şahin Usta ucuz polemikler başlatmak konusunda ustalar. Burada hiç kimse dinle, din eğitimiyle ilgili bir şey söylemiyor, söylemez ama sizi Genel Kurulun ve milletimizin vicdanına sunuyorum. Küçücük çocuklara fiş verip, form verip ‘Eve gittim’, ‘Gittim’, ‘Namaz kıldım’. ‘Kıldım’, ‘İftarı açtım’, ‘Açtım’, ‘Sabah sahura kalktım’ ‘Kalktım’, ‘Bunları fotoğraflayın, getirin, bu formları bize getirin’ demek çocukları ve aileleri fişlemektir. Bunun yapılması yanlıştır, bunun yapılması eğitim anlayışına da uymaz, pedagojik de değildir, ayrımcıdır; bizim itirazımız buna. Yoksa siz bir ucuz tartışma üzerinden başka bir şeylere heves ediyorsunuz, biz bunun gayet farkındayız.” diye konuştu.
‘İDEOLOJİK SAPLANTILARLA YÖNETİLİYOR’
Yusuf Tekin’in bunları söyleyince rahatsız olduğunu ve dava açtığını söyleyen Emir, “80 bin lira kazanmış, şimdi işleme koymuş. Buradan söylüyorum: Yusuf Tekin, sen bizi bu şekilde susturamazsın. Yargının nasıl size bağlı olduğunu da biliyoruz ama eninde sonunda biz kazanacağız, emin olun, bunları da tek tek alacağız. Şunun cevabını versin: Bakın, Gökhan Bahadır, bu kişi Millî Eğitim Müdür Yardımcısı, siyasetçilerle geziyor, AKP’ye, MHP’ye gidiyor, resim çektiriyor, milletvekili aday adayı ve İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı bu kişi; bu, içinize siniyor mu? Bizim itirazımız bu siyasallaşmayadır, millî eğitimin böylesi siyasallaştırılması, ideolojik saplantılarla yönetilmesidir” dedi.
FİŞLEMEYİ SAVUNDU
Yeniden söz alan Şahin Usta ise Emir’e “‘Fişleme’ denilince aklımıza yani fişlemeyi en iyi yapan 28 Şubat dönemindeki bu zihniyet geliyor. Tabii ki bunları en iyi bilenler de sizlersiniz. Kadrolaşmadan bahsediyorsanız bir iki örnek de ben vereyim: Vural Savaş, Yargıtay eski Cumhuriyet Başsavcısıydı sonra ne oldu? Yine bu isimlerin hepsi CHP’ye geldi. Yusuf Kenan Doğan, Naci Ünver, Kadir Özbek, İlhan Cihaner, Emine Ülker Tarhan. Bakın, sadece yargıdaki birkaç isimden bahsediyorum: Ali Özgündüz, Ercan Cengiz, Yekta Güngör Özden. Bu isimlerin sayısını artırabiliriz. Biz böyle bir zihniyette değiliz. Bizim derdimiz böyle bir kadrolaşma olsaydı yirmi üç yıldır zaten bu kadrolaşmayı görürdünüz. Biz hakkıyla hakkaniyetiyle…Kişi kendinden bilirmiş herkesi maalesef böyle zannediyorlar” diye cevap verdi.
‘BUNA CEVAP VER, VEREBİLİYORSAN’
Emir, Şahin Usta’nın fişlemeye ilişkin cevabına yönelik tekrar söz alarak şöyle dedi:
“Sayın Usta, tabii, önündeki hazır listelerden, hazır konuşmalardan birini yapıyor. Biz başka bir şey söylüyoruz Sayın Usta, kulak verin dinleyin. Bakın, bir kişi düşünün, bu kişi milletvekili adayı olmuş, sonrasında tekrar şu anda Ankara İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı. Bu kişinin bu sıfatı sürerken bu görevi sürerken sosyal medyasında AK Parti İl Başkanı, MHP İl Başkanı, İlçe Başkanı bunlarla ilgili paylaşım yapması, buna dönük son derece siyasi paylaşımlar yapması uygun değildir. Devlet Memurları Kanunu var, sizin söyledikleriniz başka bir şey. Adam hakimmiş, cübbesini çıkarmış, gelmiş, siyasete girmiş. Bu, başka bir şey ama burada şu andaki Milli Eğitim Müdür Yardımcısının ne kadar siyasi olduğunu, Milli Eğitim Bakanlığının boğazına kadar siyasete battığını söylüyoruz. Buna cevap ver, verebiliyorsan.”
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































