NECİP F. BAHADIR | YORUM
Nazım Hikmet ‘Memleketimden İnsan Manzaraları’ şiirini yazdı. Son günlerde sayısı artan AKP’nin tuhaf ve renkli manzaralarını görseydi ne yazardı acaba? Nazım dedim ama tablo tam bir Aziz Nesin’lik… Levent Kırca’nın skeçlerinden fırlamış gibi. Ama espri falan değil. Gerçek, bir AKP gerçeği… Mizah değil, kara mizah… Sosyal medyada ilk gördüğümde ‘yapay zeka üretimi’ sandım. Bu kadarı olamazdı. Meğer ayniyle vakiymiş.
‘Aziz Nesin veya Levent Kırca’lık’ diyorum ama onlar bu kadarını düşünemediler. AKP’nin tuhaflığı hayalleri aştı. Aziz Nesin ancak ‘Zübük karakterini’ yazabildi. Bugün yaşanan Zübük’ten öte… Mizah kabiliyetim olsaydı bir sıfat veya bir yakıştırmada bulunabilirdim. Sadece dikkat çekmek ve tespit yapmakla yetiniyorum. Memleketimden AKP veya Zübük manzaralarını nasıl görmezden gelebilirim. Biraz tebessüm edelim ağlanacak halimize…
İstanbul’da AKP’li bir grup ev ziyaretlerine başlamış. Eskiden kahve falan götürürlerdi. Ellerinde bir paketle mi gittiler bilmiyorum. Haberlerde o ayrıntı yok. Ev ev, kapı kapı dolaşarak ‘parti propagandası yapmak’ Erdoğan tarzı siyasetin karakteristik özelliklerinden… AKP böyle büyüdü. Bu ziyaretlerle taban tuttu. Geçmişte söyleyecek sözü vardı. Sistemi eleştiriyor, değişim vaadediyordu. Ama sonra kendisi değişti.
Siyasal İslam ve Milli Görüş’ün ‘muhalefet siyaseti’ oldukça başarılıydı. İktidar olunca her şey değişti. İddialarıyla sınandı. Ve büyük kaybetti. Basit bir başarısızlık falan değil. Bugün sıradan bir partili Ankara politikalarını nasıl savunabilir ki… Hiçbir AKP’li sokağa çıkamaz, kalabalığa karışamaz. Steril, belli ortamlara girebilir. Erdoğan kontrolsüzce halkın arasına yıllar önce Soma’da dalmıştı. Başına gelmeyen kalmadı.
Kapısını çalan AKP heyetine ev sahibinin ‘buyur’ demesi bile benim için şaşırtıcı… Heyet kapıdan da dönebilirdi. Belki de bir çok kapı yüzlerine kapandı. Çünkü toplumun AKP’ye karnı tok… Saçma sapan mazeretleri dinlemeye tahammülü yok. O videoyu AKP’linin bizzat kendisi sosyal medya hesabından yayınlamasa kimsenin haberi olmayacaktı. Ama adam saf ne duruma düştüğünün bile farkında değil. İyi bir şey yaptığını sanıyor.
Hadi ismini de vereyim, Gaziosmanpaşa’da AKP üyesi Emrullah Tosun… Genç biri. Gözü yukarılarda… Kapı kapı dolaşması ve bunu yayınlaması da sırf kendi ikbali için. Yoksa partiymiş, Erdoğan’mış, umurunda değil. Erdoğan her ne kadar AKP’ye kayıtlı üye sayısının çokluğuyla övünse de manzara dünya malına üşüşen sineklerden farksız.
AKP’li Tosun’a ev sakinleri hayat pahalığından, fahiş kira fiyatlarından yakınmış. Vatandaşın gündem geçim ve ekonomi… Tosun da hazırlıklıymış galiba… O tam Aziz Nesin veya Levent Kırca’lık cevabı vermiş; “Biz şimdi S-400’leri aldık. Niye? Çatımız sağlam olsun, gelen füzeleri durduralım, hanelerimize bombalar mermiler düşmesin diye. Amerika bize CAATSA yaptırımlarını uyguladı. Bu da bizim ekonomimize yansıdı. Sahada yenemeyeceği bir halkı, bir toplumu, bir ümmeti yaptırımlarla yıldırmaya çalıştı…”
Parodi değil gerçekmiş; AKP’li siyasetçi kiralardan şikayet eden kadına ‘S-400’leri anlattı!
Kira ve hayat pahalılığına S-400 cevabı kimin aklına gelirdi? Ziyaret ettikleri evin kiracısı niye sormamış, o S-400 şimdi nerede? Hangi çatıyı koruyor? Ülkenin çatısında esrarengiz ‘iha’lar dolaşıyor. Biri başkent Ankara’nın içlerine kadar geldi. Balıkesir, Kocaeli gibi yerlerde vatandaş haber vermese de devletin iha düşüğünden haberi olmayacak. Ne iha’sı ne çatısı, ne S-400…? Bir AKP masalı…
Tosun, S-400’lerin depoda çürüdüğünden habersiz mi? Erdoğan, Putin geri alsa verecek. Bile bile lades… Herkes uyardı, ‘olmaz’ diye, o zaman dinlemedi. Tabii parala kendi cebinden değil, devletin kasasından, garibanın, tüyü bitmemiş yetimin mamasından çıkıyor. Normal bir ülkede S-400 skandalı bile bir iktidarı bitirmeye yeter. Ama neylersin Anadolu AKP’nin masallarıyla derin uykuya daldı.
AKP hakikaten tam bir Zübük partisi oldu… Uşak milletvekili İsmail Güneş komisyonda emekli maaşlarını konuşurken, “Bir de bizde ömür de uzadı. Emeklilerin ömrü bizim iktidarımız döneminde arttı, insanlar daha iyi beslendi, 62 yaştan 78.5’a çıktı…” diyebildi. İnsanların ömrünün uzaması AKP sayesindeymiş.
Vay be… Bunu söyleyen sokaktaki bir insan değil Bir milletvekili… Bu cümleyi kahvehane köşesinde değil Meclis çatısı altında dile getirdi.
Bu kadarını Aziz Nesin akıl edebilir miydi? Levent Kırca skeç diye oynayabilir miydi? Her AKP’li bir karikatür karaktere dönüşmek zorunda mı? Bir partiye bu kadar Zübük fazla değil mi? Emeklilerin ömrü uzadı, sayıları arttı, devlet maaş yetiştiremiyor…
Öyle mi? Vay be… AKP sayesinde gözler neler gördü, kulaklar neler duydu? AKP insanların ömrünü nasıl uzatmış? Onu da söyleyiverseydi keşke…
Erdoğan bir kaç gün önce TRT-Genç’in açılışına katıldı. Türk mühendisleri tarafından tasarlandığı anons edilen bir TRT logolu tişört giydirilen robot Erdoğan’a uzaktan kumanda aletini getirdi. Adını da ‘Robot-Genç’ koymuşlar. Kamuoyu acaba TRT-Genç için mi üretildi diye merak ederken gerçek ortaya çıkıverdi. Meğer Çin malıymış. 13 bin 500 dolara satın alınmış. Eskidendi o yalan yanlış bilgilerle insanları kandırmak…
AKP tabanını uyutabilirsiniz. Bazı saf zihinleri büyüyebilirsiniz. Ama ülkede uyanıklar da var. Sayıları az olsa da… İşte çok kısa sürede Çin merkezli Unitree Roboticks’in G1 insansı robotu olduğu deşifre oldu.
Partinin Meclis yöneticisi Özlem Zengin “Utanmıyoruz…” demişti. O yüzden yalanı bırakın yatsıyı daha sabah ortaya çıkan ‘TRT yönetimi utanmadı mı?’ sorusu anlamsız. Ülkeden AKP manzaralarını yazan Robot skandalını da eklemeli…
AKP Türkiye’sinden bir haber daha… Yeşilay’ın Kadıköy Şube Başkanı Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran’ın ziyaret ederek plaket vermiş. Yeşilay, Saadettin Saran’ın uyuşturucu testinin pozitif çıktığından habersiz mi? Dünyadan bu kadar kopuk olduğunu sanmıyorum. Peki amacı neydi? Saran’ı temize çıkarmak, aklamak mı? Adli Tıp ve yargıya meydan okumak mı?
İzahı zor bir manzara… Yeşilay yönetiminin silme AKP’li olduğunu söyleyemeye bilmem gerek var mı? Bu da AKP’ye yazar. Yeşilay’ın varlık sebebi alkol, sigara ve uyuşturucuyla mücadele değil mi? Peki bu ne? Bu fotoğrafı nereye koymak lazım? AKP’nin devri iktidarının tuhaflığının dokümanlarından biri daha…
Ülkeden AKP manzaraları karşısında gülmek mi lazım, yoksa ağlamak mı? Ben acı acı tebessüm ediyorum…
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





























