Rojava’ya dönük saldırılara tepki gösteren Amed ve Mûş’taki yurttaşlar, ’50 yıldır savaşıyorsun, 50 yıl daha savaşsan Rojava’yı düşüremezsin’ diye belirtti
Heyet Tahrir Şam (HTŞ), DAİŞ ve Türkiye destekli grupların Rojava’ya dönük gerçekleştirdiği saldırılara karşı protestolar sürüyor. Bu kapsamda Demokratik Kurumlar Platformu tarafından her gün farklı bir kurumun öncülüğünde Şêx Seîd Meydanı’nda nöbet eylemi düzenleniyor. Nöbete katılan kurum temsilcileri ile yurttaşlar, Rojava’ya yönelik saldırılar devam ettiği sürece buna karşı mücadele edeceklerini vurguladı.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dikkat çeken yurttaşlar, “Burada barış diyor, Rojava’da çocuklarımızı öldürüyorlar” diyerek, bu şekilde çözümün ve barışın sağlanamayacağına dikkat çekti.
‘4 parçada Kürtler ayakta’
Kobanê’de 2015’te elde edilen başarıya işaret eden yurttaşlar, “İntikam almak istiyorlar. Ama Kobanê yine başarıya ulaşacak. Kürtler kaybederse Türkiye’de kaybeder. DAİŞ’in yanında Kürtlere düşmanlık etmesinler. Onlar Kürtleri bitiremezler. Bugün 4 parça Kürdistan’da Kürtler ayakta. 50 yıldır savaşıyorsun, 50 yıl daha savaşsan Rojava’yı düşüremezsin” diye kaydetti.
İnsani yardım çağrısı
Kobanê’de çocukların soğuktan yaşamını yitirmesini hatırlatarak tepki gösteren yurttaşlar, sınır kapısının açılarak, Kobanê’ye insani yardım desteğinin sağlanması gerektiğini belirtti.
Son olarak Kürtlerin birliğinin önemine vurgu yapan yurttaşlar, “Birlikten başka şansımız yok” dedi.
Mûş’ta sokağa çıkan siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri, yaşanan saldırıların Kürt kimliğine yönelik olduğunu ifade etti.
‘Kürt halkı aynı inançla mücadeleye devam edecek’
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mûş il yöneticisi Selamettin Yılmaz, 100 yıldır Kürtlerin kendi topraklarında katliam ve kırım politikaları ile yüz yüze kaldığını hatırlatarak, şunları söyledi:
“Bu kadar yıllık mücadeleyle Kürtler biraz da olsa kazanım elde etti ancak emperyalist güçler barışı istemedi. Bu sebeple onların kazanımlarını ellerinden almak istediler. Bu anlamda Rojava’ya saldırdılar. Rojava, Kürt halkı için de çok önemli bir yere sahipti. Ancak Türkiye oradaki Kürtlerin bir hakka sahip olmasını istemedi. Onca yıl geçmesine rağmen değişen hiçbir şey olmadı, Kürt halkı hâlâ aynı inanç, umut ve direnişle özgürlüğüne kavuşmak için mücadele etmeye devam edecek.”
‘Birlik olmak zorundayız’
Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma, Dayanışma, Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) temsilcilerinden Oya Yıldırım, saldırıların kendilerinde büyük üzüntü uyandırdığını dile getirdi. Rojava’daki Kürtlerin kendi topraklarında uğradıkları saldırıları kabul etmediğini belirten Oya Yıldırım, “Onlara dönük çok ahlaksızca bir savaş yürütülüyor. Beni buraya vicdanım getirdi. Bunu kabul edemeyiz. Orada çocukların, kadınların ölümü ve ölüm şekilleri gerçekten ahlaki değil. Kürt halkı bir kere daha gördü ki kendimizden başka kimsemiz yok. Bu yüzden bir olmak zorundayız” diye konuştu.
‘Uluslararası komplo yürütülüyor’
Yürütülen sürecin uluslararası bir komplo süreci olduğunu belirten DEM Partili Casım Budak ise Kürt halkının toprağının bir kere daha bu uluslararası komplolara kurban verilmeye çalışıldığını ifade ederek, “Kürt halkına çağrımız, davanıza sahip çıkın” dedi.
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Mûş Şube Eşbaşkanı Kadri Özen ise şunları söyledi: “Kürt halkını bu saldırılarda yalnız bırakan tüm uluslararası kurumları kınıyoruz. Tüm kurumları mücadele etmeye davet ediyoruz.”
‘Halka karşı dürüst olun’
Mûş Mezopotamya İslam Alimleri Derneği Başkanı Yılmaz Çağlayan da Rojava’daki katliam politikalarını kınayarak, “Diyanet İşleri Başkanı’ndan tüm alimlere sesleniyorum, halkımıza karşı dürüst olun. Rojava’daki halkımız bilerek ve isteyerek katlediliyor, siz niye karşı çıkmıyorsunuz? İnsanlar kendi topraklarında yaşam mücadelesi vermek istedikleri için terörist sayılmaz” diye konuştu.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































