Muhalif belediyeler için yeni ‘kilit’; Erdoğan onay vermezse proje duracak!

TR724 HABER


AKP’nin TBMM’ye sunduğu 31 maddelik kanun teklifiyle belediyelerin şirket ve kooperatif adımları için Cumhurbaşkanı onayı şartı genişletiliyor. Teklife göre belediyelerin dolaylı ya da bedelsiz şekilde şirket edinmesi, şirket kurması veya kooperatiflere ortak olması Erdoğan’ın iznine bağlanacak. Düzenleme, 2019’dan sonra belediyeler üzerinde artan “yetki daraltma” tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Teklifte ayrıca TOKİ’nin sosyal konut ihalelerine 2027 sonuna kadar damga vergisi istisnası getiriliyor. Site aidatlarında keyfi artışa sınır ve tapu-kadastro düzeltmelerinde “yanılma sınırı” tanımı gibi maddeler de pakette yer alıyor.

Peki belediyelerin şirket ve kooperatif adımları için Cumhurbaşkanı onayı şartı ne anlama geliyor?

Söz konusu düzenleme özellikle muhalif belediyeler açısından sıkıntı. Erdoğan, büyük bir hezimet yaşadığı yerel seçimlerin ardından yaptığı bir konuşmada, muhalif belediyeleri ‘çalıştırmayacağını’ onları ‘topal ördek’ olarak tanımlayarak açıkça belirtmişti. Muhalif belediyeler açısından bu tür bir düzenleme, pratikte “belediyenin elindeki en esnek araçlardan biri” olan şirket/kooperatif kanallarını Cumhurbaşkanı onayına bağlayarak hareket alanını daraltıyor.

Belediye, hizmet üretmek için şirket kurma/şirket edinme ya da kooperatif ortaklığı gibi adımları atarken Ankara’dan onay beklemek zorunda kalacak. Bu da fiilen “yerel kararın” merkezi idare filtresinden geçmesi demek. Onay süreci, özellikle acil yatırım ve hızlı çözüm gerektiren alanlarda (ulaşım, altyapı, kentsel dönüşüm, sosyal konut, tedarik ve iştirak yapıları) gecikme ve planlama belirsizliği yaratacak.

Kural herkese uygulanıyor gibi görünse bile, muhalif belediyeler açısından “onay verilmemesi” veya “sürüncemede bırakılması” ihtimali, projeleri daha kırılgan hale getirecek. Bugüne kadar onlarca örnekte olduğu gibi muhtemelen muhalif belediyelerin onay süreçleri sürüncemede bırakılacak ve hizmet vermeleri engellenecek.

Belediyeler bazı hizmetleri iştirakler üzerinden daha hızlı finanse edip yürütebiliyor. Onaya bağlanması, alternatif finansman ve ortaklık modellerini kısıtlayabilir; bu da hizmet kapasitesini aşağı çekecek.

Özetlemek gerekirse, muhalif belediyeler için bu, “şirket/kooperatif üzerinden üretim ve yatırım yapma” kapasitesinin merkezi onaya bağlanması; dolayısıyla özerklik kaybı,  gecikme, siyasi risk anlamına geliyor.

Teklifte dikkat çeken bazı değişiklikler şöyle:

TOKİ SOSYAL KONUT PROJELERİNE DAMGA VERGİSİ İSTİSNASI

TOKİ tarafından sosyal konut ve konutla birlikte ihale edilen yapım işlerinde, 31 Aralık 2027’ye kadar geçerli olmak üzere damga vergisi istisnası getiriliyor. Düzenleme, orta ve alt gelir grubuna yönelik konutların daha uygun maliyetlerle üretilmesini hedefliyor.

Site yöneticilerinin, kat maliklerinden toplayacağı avans niteliğindeki aidatların kat malikleri kurulunun onayına tabi olması sağlanıyor. Böylece yöneticilerin tek taraflı ve sınırsız aidat belirlemesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Kat Mülkiyeti Kanunu’nda yapılan bir diğer düzenlemeyle, aidat ve avans miktarlarının belirlenmesinde kat malikleri kurulunun yetkisi güçlendiriliyor, yöneticilerin keyfi uygulamalarına karşı maliklerin korunması hedefleniyor.

TAPU KADASTRODA “YANILMA SINIRI” TANIMI YAPILIYOR

Kadastro ve tapu paftalarında, eski ölçüm teknikleriyle belirlenen alanlar ile güncel teknolojilerle hesaplanan alanlar arasındaki farklara ilişkin “yanılma sınırı (tecviz)” tanımı yapılıyor.

Yanılma sınırı dışındaki farkların hata sayılarak resen düzeltilmesi, sınır içindeki farkların ise olaya özgü düzeltilmesi öngörülüyor. Böylece tapu düzeltmelerinde bilimsel ve hukuki standart getiriliyor; sorumluluk ve tazminat hesaplamalarında belirsizliklerin önüne geçiliyor.

ATIL HAZİNE TAŞINMAZLARI KENTSEL DÖNÜŞÜM VE SOSYAL KONUT İÇİN KULLANILACAK

Tahsis amacı sona eren veya atıl kalan Hazine taşınmazlarının tahsislerinin kaldırılması, Hazine adına tescili ve bedelsiz devri Bakanlık kararıyla yapılabilecek. Bu taşınmazlardan elde edilecek gelirin yüzde 40’ı değerlendirmeyi yapan idareye, yüzde 60’ı ise ilgili kamu kurumlarına aktarılacak. Düzenleme; kentsel dönüşüm, sosyal konut ve kamu yatırımlarına kaynak yaratmayı amaçlıyor.

DEPREMZEDELERE VERİLEN HİBE VE KREDİLER KORUNUYOR

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde bölgedeki hak sahiplerine verilen hibe ve kredilerin haczedilememesi, teslim edilen konutların iade edilerek kamu stokuna dönmesinin engellenmesi düzenleniyor. AFAD eliyle yapılan inşaatlar ile hibe-kredi destekli yapımlar arasındaki fark netleştiriliyor.

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***