Rojava Devrimi ile dayanışmak için yola çıkan Halklar Karavanı aktivistleri, Rojava Direnişi’ne ses olmak istediklerini belirterek, ‘Hep beraber direnmeye devam etmeliyiz’ dedi
Rojava ile dayanışmak için devrimci kolektiflerden oluşan RiseUp4Rojava (Rojava için ayağa kalk) ve People’s Caravan (Halkların Karavanı), Rojava’ya doğru yolculuğunu sürdürüyor.
Rojava ile uluslararası dayanışmayı büyütmek amacıyla Avrupa’dan yola çıkan Halklar Karavanı aktivistleri, dün Türkiye’ye ulaşırken, karavanda bulunan bazı aktivistlerin Edirne sınırından geçişlerine izin verilmedi. Türkiye’ye ulaşan karavanın bugün Rojava’nın sınırında bulunan Pirsûs’ta gerçekleşecek eyleme katılması ve açıklama yapması bekleniyor. Açıklama sonrasında Halklar Karavanı’nın, HTŞ ve Türkiye destekli paramiliter grupların kuşatması altında olan Kobanê’ye gitmesi bekleniyor.
Karavanda bulunan aktivistler Paul Steenkıste ve Elsa Wong, amaçlarına dair değerlendirmelerde bulundu. Aktivist Paul Steenkıste, Rojava Devrimi ile dayanışmak için yola çıktıklarını ifade ederek, “Ben Rojava Devrimi’nin çok güzel bir şey olduğunu düşünüyorum. Rojava Devrimi’nin insanlık tarihinde de çok önemli bir yer tuttuğuna inanıyorum. Ben de bir devrimci olarak bu devrimi savunmak için karavanda yer aldım” dedi. Steenkıste, Rojava Devrimi ile tanışma sürecini şöyle anlattı:
“Ben bir Fransızım. İlk başta Fransa’dayken IŞİD’in saldırılarını duydum. Sonra kendim Irak Kürdistan’ına gittim. Orada Rojava Devrimi hakkında bilgi edindim. Onlar ilgimi çekti ve sürekli olarak yeni bilgiler öğrenmeye devam ettim. Bu şekilde Rojava Devrimi ile tanıştım.”
‘Direnmeye devam etmeliyiz’
Direnmeye devam edilmesi gerektiğinin altını çizen Steenkıste, “Hep beraber direnmeye devam etmeliyiz. Güzel bir gelecek kuracağımıza, kapitalizm dışında çok güzel bir toplum inşa edeceğimize inanıyorum” dedi.
‘Direnişe ışık getirmek istiyoruz’
Elsa Wong ise Avrupa’da yaşayan büyük bir Kürt nüfusu olduğunu kaydederek, “Ben Fransa’daki bir Kürt kültür festivaline katılarak Kürtler hakkında bilgi sahibi oldum. Sonrasında orada tanıştığım Kürtlerle iletişimimi sürdürdüm. Kürtler bana yemek tariflerini ve kültürlerini anlattı. Bu şekilde Kürtlere karşı bir ilgim gelişti. Rojava Devrimi’ni de bu şekilde tanıdım. Ortadoğu’da yaşanan gelişmeleri de takip ediyordum. Orada olanları duyup böyle bir organizasyonun olduğunu öğrenince, buna katılıp Suruç’a, oradan da Kobanê’ye destek olmak istedim” ifadelerini kullandı.
Rojava’da direnen YPJ’li kadın savaşçıları da takip ettiğini vurgulayan Elsa Wong, “Biz de bu direnişe ışık ve kendi dayanışmamızı getirmek istiyoruz. Avrupa’da yaşayan insanların bu direnişi bilmesini istiyorum. Birçok genç Avrupa’da maalesef Rojava’daki direnişi bilmiyor. O yüzden biz de buna ses olmak istiyoruz. Özellikle şu anda en büyük savaş medyatik olarak veriliyor, çünkü bu savaşı gizlemeye çalışıyorlar. Biz buraya gelerek aslında buna dair bir farkındalık yaratmaya çalıştık” diye konuştu.
‘Kadınlar için ses olmak istiyoruz’
Elsa Wong, Filistin için sergilenen birliğin Kürtler için de yapılması gerektiğini ifade ederek, “O yüzden Suruç’a gideceğiz. Kobanê’ye de geçmek istiyoruz, ancak geçip geçemeyeceğimizi henüz bilmiyoruz. Biz oraya ses olmaya gidiyoruz. Özellikle kadın savaşçılar için ses olmak istiyoruz.”
Haber: Ömer İbrahimoğlu \ MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































