• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Geçen yıl 5 liraydı, bu yıl 50 TL! 1 Milyon tonluk hasatta son 15 Gün!

    Hasatta sona gelindi: Geçen yıl 5 TL bu yıl 50 TL’den satıldı…

    Geçen yıl boldu, bu yıl lüks oldu: Üretici de tüketici de dertli…

    Geçen yıl boldu, bu yıl lüks oldu: Üretici de tüketici de dertli…

    ABD'den Dev Satışa Onay: Körfez Ülkeleri Silahlanıyor

    ABD’den Dev Satışa Onay: Körfez Ülkeleri Silahlanıyor

    Haber Merkezi TR724

    İsrailli bakan: İran ile savaş büyük bir lütuf

    Arefe Günü ve Ramazan bayramında hangi yollar ücretsiz? Ramazan bayramında köprüler ücretsiz mi?

    Arefe Günü ve Ramazan bayramında hangi yollar ücretsiz? Ramazan bayramında köprüler ücretsiz mi?

    Tr724 Haber

    ABD doğruladı; İran, ABD’ye ait F-35 savaş uçağını vurdu

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Kongra Star: Newroz ve bayram barışın başlangıcı olsun

    Kongra Star: Newroz ve bayram barışın başlangıcı olsun

    Mehmet Emin Çam’ın kızı: Hafıza kaybı yaşıyor, bizi tanımıyor

    İHD’den ağır hasta tutsak Çam’a dair açıklama

    Newroz kutlamaları birçok kentte sürüyor

    Newroz kutlamaları birçok kentte sürüyor

    Bir gazetecinin gözünden 90’lı yılların Newrozları

    Bir gazetecinin gözünden 90’lı yılların Newrozları

    SAMER’den barış süreci analizi: Umut ilkesi talebi yüzde 71

    SAMER’den barış süreci analizi: Umut ilkesi talebi yüzde 71

    Gazeteci Eryiğit mezar başında anıldı

    Gazeteci Eryiğit mezar başında anıldı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Yüksel Durgut

    Ayakta alkışlanan sessizlik!

    Bayram, hüzün ve ümit

    Bayram, hüzün ve ümit

    Uğurcan’ın kurtarışları tura yetmedi!

    Uğurcan’ın kurtarışları tura yetmedi!

    Denge: Fıkıh sadece hüküm değil hikmettir!

    Denge: Fıkıh sadece hüküm değil hikmettir!

    Rejimin gölgesinde futbol: Kuzey Kore’nin hayali yıkıldı

    Rejimin gölgesinde futbol: Kuzey Kore’nin hayali yıkıldı

    İnsanlığın en kadim hastalığı (3): Ateş mi, balçık mı?

    İnsanlığın en kadim hastalığı (3): Ateş mi, balçık mı?

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Geçen yıl 5 liraydı, bu yıl 50 TL! 1 Milyon tonluk hasatta son 15 Gün!

    Hasatta sona gelindi: Geçen yıl 5 TL bu yıl 50 TL’den satıldı…

    Geçen yıl boldu, bu yıl lüks oldu: Üretici de tüketici de dertli…

    Geçen yıl boldu, bu yıl lüks oldu: Üretici de tüketici de dertli…

    ABD'den Dev Satışa Onay: Körfez Ülkeleri Silahlanıyor

    ABD’den Dev Satışa Onay: Körfez Ülkeleri Silahlanıyor

    Haber Merkezi TR724

    İsrailli bakan: İran ile savaş büyük bir lütuf

    Arefe Günü ve Ramazan bayramında hangi yollar ücretsiz? Ramazan bayramında köprüler ücretsiz mi?

    Arefe Günü ve Ramazan bayramında hangi yollar ücretsiz? Ramazan bayramında köprüler ücretsiz mi?

    Tr724 Haber

    ABD doğruladı; İran, ABD’ye ait F-35 savaş uçağını vurdu

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Kongra Star: Newroz ve bayram barışın başlangıcı olsun

    Kongra Star: Newroz ve bayram barışın başlangıcı olsun

    Mehmet Emin Çam’ın kızı: Hafıza kaybı yaşıyor, bizi tanımıyor

    İHD’den ağır hasta tutsak Çam’a dair açıklama

    Newroz kutlamaları birçok kentte sürüyor

    Newroz kutlamaları birçok kentte sürüyor

    Bir gazetecinin gözünden 90’lı yılların Newrozları

    Bir gazetecinin gözünden 90’lı yılların Newrozları

    SAMER’den barış süreci analizi: Umut ilkesi talebi yüzde 71

    SAMER’den barış süreci analizi: Umut ilkesi talebi yüzde 71

    Gazeteci Eryiğit mezar başında anıldı

    Gazeteci Eryiğit mezar başında anıldı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Yüksel Durgut

    Ayakta alkışlanan sessizlik!

    Bayram, hüzün ve ümit

    Bayram, hüzün ve ümit

    Uğurcan’ın kurtarışları tura yetmedi!

    Uğurcan’ın kurtarışları tura yetmedi!

    Denge: Fıkıh sadece hüküm değil hikmettir!

    Denge: Fıkıh sadece hüküm değil hikmettir!

    Rejimin gölgesinde futbol: Kuzey Kore’nin hayali yıkıldı

    Rejimin gölgesinde futbol: Kuzey Kore’nin hayali yıkıldı

    İnsanlığın en kadim hastalığı (3): Ateş mi, balçık mı?

    İnsanlığın en kadim hastalığı (3): Ateş mi, balçık mı?

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Görüş & Analiz

Yaz kampları 3: Bozyaka Kampı ve Halim Baba

SG by SG
13 Temmuz 2025
in Görüş & Analiz
0
Yaz kampları 3: Bozyaka Kampı ve Halim Baba


MAHMUT AKPINAR | YORUM

Önceki yazıda bahsettiğimiz üzere 1980 sonrası yaz kampı yapmak sıkıntılıydı. Kurumlarda, yurtlarda kamp yapmak ise cazip değildi. Ayrıca “İrticai faaliyet yapıyorlar!” diye şikayet olsa resmi yurtlarda dahi problemle karşılaşılıyordu.

Sanırım 1987 yılıydı, terkedilmiş bir vizon çiftliğinde kamp yapacağımız söylendi. “Vizon”un ne olduğunu ilk defa duymuştum. Meğer derisinden kürk yapılan, tilki-sansar benzeri bir hayvanmış. Kürkü için besleniyormuş. Birisi böyle bir çiftlik kurmuş, sonra iflas etmiş ve tesisler boş kalmış, “Orada kamp yapabilirsiniz!” dediler.

Buca Kaynaklar köyünün arkasındaki orman yollarından giderek keşfe gittik, çiftliği bulduk. Ormanın içinde, dağın yamacında, esintili, İzmir Körfezini gören çifliğin konumu harikaydı. Küçük bir havuzu vardı. Ama mekan bildiğiniz ondüline kaplı bir ahırdı.

Mekanı temizledik, kireçle boyadık ve 10-12 kişinin kalabileceği hale getirdik. Su vardı, ama elektrik yoktu. Tezek kokusunun sindiği ahırda 2 hafta kaldık. Gün batımı İzmir’i ve Körfezi tepeden izleyerek kitap okumak ayrı bir keyifti. Serinlemek için 5-6 metrekarelik havuzu kullanıyorduk.

Orman içlerine, saklı derelere yaptığımız yürüyüşler heyecan vericiydi. Sürekli akrep kontrolü yapıyorduk. Zira uyarılmıştık ve ayakkabılardan akrep çıktığına şahit olduk. Bir ahırda baskın yemeden, teknolojiden, kentin gürültüsünden uzak, verimli kamp yaptık.

Unutamadığım yaz kamplarından birisini de 1989 yılında Bozyaka Yurdu’nun üstünde yaptık. Normalde 1989 yılında mezundum ama “Talebe hizmetleri için kal!” dediler. Askerliği ertelemek, yüksek lisans yapmak veya birkaç ders bırakmakla mümkündü. Kolay bir dersin sınavına girmeyip okulu uzatmıştım.

O yıllarda “mezun seminerleri” yeni şekilleniyordu. Eğitimciler öğretmen seminerlerine giderler, 30-40 gün seminer alır, öğretmenliğin ince noktalarını öğrenirlerdi. Böylece tecrübeli/bilinçli göreve başlarlardı. Yurt müdürleri için ayrı seminerler vardı. Her seminerde o alanda birikimi, uzmanlığı olanlar konuşmalar, sunumlar yapardı. 1990’larda yurt dışı seminerler de başladı.

Eğitim fakültesi olduğu için o yıllarda Buca’ya adeta öğrenci yağıyordu. Hizmetler neredeyse geometrik büyüyordu. Talebe hizmetleri yanında Sakarya Yurdu’nun müdürlüğünü yapacaktım. Bir süre Yurt müdürleri seminerine gittim, sonra yaz talebe kampına katıldım. Bozyaka‘nın üstünde 40 gün, farklı bölgelerden 80 kadar arkadaşla kamp yaptık.

Alan küçük, katılımcı çoktu. Fethullah Gülen Hocaefendi’nin bir zamanlar kaldığı mescidde halılar üzerinde balık istifi yatıyorduk. Seminerler, dersler alt kattaki sınıflarda, ortak programlar, sohbetler mescidde yapılıyordu.

Mescidin köşesinde, Hocaefendi’nin eski küçük odasında piri fani ak sakallı Halim Baba kalıyordu. Bembeyaz entarisiyle, sarığı ve cübbesiyle bir melek gibi aramızda dolaşırdı. Bazen odasına çağırıp çay ikram eder, hatıralarını paylaşırdı. Namazı az geciktirsek sertleşir, fırça atardı.

Her gece teheccüt kılar, sabah namazı girene kadar evradımızı, cevşenimizi okurduk. M. Ali Şengül Hocadan, Abdullah Aymaz, Hacı Muammer, İ.Büyükçelebi, Said Aksoy abiye kadar pek çok Hizmet büyüğü gelip sohbetler ettiler. Hacı Ata’nın da sohbet ettiğini hatırlıyorum.

AKP zihniyetinin yıktığı Bozyaka’daki ilk binanın üstünde, mescidin köşeşinde 6×4 metre boyutlarında kütüphane vardı. Hocaefendi’nin şahsi kitaplarının olduğu, bizzat okuyup, not düştüğü, her cephesi kitap dolu bir kütüphaneydi. Orayı toplantı, seminer salonu gibi kullanıyorduk.

Yaz dönemi sadece tek aşçı var, aşçıya yardım etmek üzere hergün 3-4 kişi nöbetçi oluyoruz. Bir süre sonra o aşçı da gitti, yemekleri kendimiz yapmaya başladık. Ama 80-90 kişiye yemek çıkarmak zordu. Nöbetçiliğimde kuru fasülye, bulgur pilavı yapmak istedim, fasulyeleri yarı çiğ servis ettiğimizi hatırlıyorum.

İzmir’in bunaltıcı yazında, şehrin ortasındaki Bozyaka kampında 40 gün, hiç çıkmadan kaldık. “Bölgeler arası çorap maçları!” ve güreş müsabakaları nefes alacak eğlencelerimizdi. Ağır siklet iki arkadaşın yaptığı komik ve ilginç güreş hala hafızalarımızdadır.

Kamptan çıkınca kendimizi “uzaydan gelmiş” gibi hissettik. Sanki farklı bir alemden dünyaya inmiştik. Buca otobüslerine binmek için Yağhanelerde çantalarla beklerken şaşkın gözlerle etrafa bakıyorduk. Standardı düşük, manevi verimi yüksek harika bir kamp yaptık.

Sıkıldığımızı hatırlamıyorum. Halim Baba, Hocaefendi ve ilk dönemler hakkında hatıralar anlatırdı. Yüz hatlarındaki sert çizgilere rağmen öğrenciler arasında bulunmanın memnuniyeti yüzüne yansırdı. Huşu içinde kıldığı namazlar hepimizi etkilemişti. Onun öğrettiği bir duayı hala hatırlarım: “Allah’ım beni sana sevdir, seni bana sevdir; senin sevdiklerini bana sevdir, beni senin sevdiklerine sevdir”

Her kampı anlatmaya sayfalar yetmez. Sanırım 1990 yılıydı. Gündüzalp Koleji inşaat halindeydi. Tarlaların arasında kalmış Turgutlu Yurdunda yaptığımız kampta kahvaltılarda her sabah yediğimiz çürük zeytinleri ve “gres yağı” adını verdiğimiz suyunu çekmiş marmelatı unutamam.

Muhtemelen “bağış” olarak verilmişti ve tarihi geçmişti. Domates diyarı Turgutlu’da standart mönü, üzerinde yağ gezdirilmiş domates-biber salatası ve karpuzdu. “Gres yağı” sonraki yıl Köşe yurdunda da yılboyu servis edildi. Okuma ve maneviyat açısından verimli geçse de, bu kampın standartları oldukça mütevazıydı.

Kavurucu sıcaklarda klima yok, pencere açarak serinliyoruz. Koğuş usulü yurtta horlamanın her versiyonu bulunurdu, geceleri uyumak, gündüzleri okumak çok zordu. Tek eğlencemiz yurdun yanındaki tozlu sahada naylon topla voleybol oynamaktı. “Müfettiş gelecek” diye mecburen bizi Yiğitler mesire alanına götürdükleri gün en eğlenceli günümüzdü. Yiğitler deresinin serin suları hepimize iyi gelmişti.

Yıllarca Buca’da Sakarya orta öğrenim yurt müdürlüğü yaptım. Öğrencilerimizin hepsi  başarılı ve tam bursluydu. Ama imkanların sınırlılığı nedeniyle onlara iyi şartlar sunamıyorduk. İki kat, dört daireden oluşan yurt sobalıydı, klima yoktu. Heykel’de, ana yolun gürültüsüne maruzdu.

Yemekler Köşe Yurt’tan gelirdi. Fakat öğrencilerin yazarı olduğu duvar gazetesi çıkarıyorduk. Yılda iki defa senaryosunu yazıp yönetmenliğini yaptığım özgün tiyatrolar oynuyorduk. Bahçede kurduğumuz ahşap platformda esnaf gruplarına 3-5 seans tiyatro gösterisi yapardık.

Maalesef bu başarılı öğrencileri otellere, özel kamplara götürme imkanımız bulunmuyordu. “Değişiklik olsun!” diye yaz kampları için binaları başka yurtlarla takas ediyorduk. Esnaf yemekleriyle, kahvaltılarla, pikniklerle programları cazipleştirmeye çalışıyorduk. Akhisar, Alaşehir, Sarıgöl yurtlarında yaptığımız kampları hatırlıyorum.

Kırsaldaki yurtlarda aşçılar izne ayrılıyordu, çoğunlukla yemek-temizlik bize kalıyordu. Menderes yolu üzerinde Yamanlar Koleji için havuzlu kamp alanı yapıldığını duymuş ve imrenmiştik. Kaldı ki bugünün şartlarında oldukça amatör bir tesisti. İmkanlar sınırlı olsa da yurt kadromuz eğitim fakültesinde okuyan, fedakar, nitelikli arkadaşlardan oluşuyordu. Güzel bir atmosferimiz vardı. Öğrencilerimizden keyfiyet ve başarı açısından çok iyi sonuçlar aldık.

Bir yaz kampında çocuklara cazip gelsin diye, bir abinin Kaynaklar Köyü’ndeki havuzlu çiftlik evini tercih ettik. Ev çok geniş değildi ama türlü meyve ağaçlarına sahip bakımlı bahçesi vardı. En cazip yanı, salonunda klima vardı. Orada 25-30 kişiyle kamp yaptık. Çocuklar bahçede ve yerlerde yatsa da ortam güzeldi. Dilersek kitap okumaya ormana gidebiliyorduk. Esnafların getirdiği yemekler lezzetliydi, yemek-bulaşık derdi yoktu.

Bu kamptan aklımda kalan konu 23 yaşında bir yurt müdürü olarak yaptığım büyük hataydı. Yurt talebelerine ilave yaşı büyük  3-4 esnaf çocuğu da kampa katıldı. Ben güya iyi bir rehberdim. Çocuklarından ikisi sigara içiyor, yakışıksız muhabbetler açıyor, diğerlerini olumsuz etkiliyordu. Tolerans göstermemiz gerektiğini biliyordum ama belletmenler, “Bunlar çocukları etkiliyor.” dediler. Uyardım, değişme olmadı.

Biraz da dolduruşa gelerek, ani bir kararla onları kamptan gönderdim. Çocukları ve aileleri kırdığımı fark ettiğimde iş işten geçmişti. Yıllarca, onlarda yarası, bende mahcubiyeti kaldı. Kaliteli ve eğitimli abilerdi, kırgınlıklarını yüzüme vurmadılar. Birisi istikamet üzere vefat etti. O gençler sonra çok güzel işler yaptılar.

Ani-fevri çıkışlarla insanların hayatını etkileyecek kararlar almanın maliyetini o tecrübeyle acı şekilde öğrendim. Konu insan ise azami dikkat gerektiğini anladım.

Hizmetler 1990’ların ortalarına kadar mahrumiyetlerle, sıkıntılarla geldi. Evlerin, yurtların standardı düşüktü. Buca’da kaloriferli evimiz yoktu. Sobalı, rutubetli, bakımsız, ucuz evlerde kalırdık. Eşyalarımız kilimden ve “tabut” denilen, üzerine ince sünger atılmış tahtalardan ibaretti. Salonlara bile çek-yatlar çok geç girdi. Her odada 2-3 kişi kalırdık. İmkansızlıklara rağmen öğrenci-esnaf birlikteliği, uhuvvet ve fedakarlık ortamı, kamplar öğrencilerin yetişmesine büyük katkı sunardı.

Sonraki yıllarda imkanlar genişledi, evlerin, kurumların sayısı arttı, standartlar yükseldi, binalar güzelleşti. Yaz kamplarını daha iyi ortamlarda yapmaya başladık. Gelişmeler 28 Şubat’la kesintiye uğradı, rehberlik faaliyetleri olumsuz etkilendi, yaz kamplarını yapamaz olduk.

28 Şubat’ın etkisi azalınca, Abant, Kartalkaya, Kızılcahamam gibi tatil mekanlarında yaz kampları yapılabiliyordu. Yurt dışı kampları yaygınlaşmış, farklı ülkelere gitmek normalleşmişti. Öğrenciler Mısır’a Kur’an öğrenmeye, Balkanlara yaz kampına, Uludağ’a kış kampına gidebiliyordu. Bu kamplar gezi, okuma, istişare ve yenilenme vesilesi oluyordu.

Son süreç Hizmet faaliyetlerini bir defa daha ve derinden etkiledi. Ama bugünlerde demokratik dünyada rehberlik çalışmalarında, öğrenci evlerinin açılmasında, yaz kamplarında ve diğer alanlarda ciddi bir canlanma, hareketlenme gözlemleniyor. Nitelik ve nicelik yükseltmek için yaz kampları tekrar önemli görevler görüyor.

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

ShareTweet
Previous Post

10 gün çalış, 1 gün tatil

Next Post

Ramazan Kaya için adalet çağrısı

Related Posts

Yüksel Durgut
Görüş & Analiz

Ayakta alkışlanan sessizlik!

20 Mart 2026
Bayram, hüzün ve ümit
Görüş & Analiz

Bayram, hüzün ve ümit

19 Mart 2026
Uğurcan’ın kurtarışları tura yetmedi!
Görüş & Analiz

Uğurcan’ın kurtarışları tura yetmedi!

19 Mart 2026
Denge: Fıkıh sadece hüküm değil hikmettir!
Görüş & Analiz

Denge: Fıkıh sadece hüküm değil hikmettir!

17 Mart 2026
Rejimin gölgesinde futbol: Kuzey Kore’nin hayali yıkıldı
Görüş & Analiz

Rejimin gölgesinde futbol: Kuzey Kore’nin hayali yıkıldı

16 Mart 2026
İnsanlığın en kadim hastalığı (3): Ateş mi, balçık mı?
Görüş & Analiz

İnsanlığın en kadim hastalığı (3): Ateş mi, balçık mı?

16 Mart 2026
Next Post

Ramazan Kaya için adalet çağrısı

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter