Silivri Cezaevi’nden hastaneye sevk edilerek anjiyo yapılan ve taburcu olduktan sonra yeniden cezaevine gönderilen İBB Genel Sekreteri Mahir Polat’ın avukatı Erkam Erdem sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Mahir Polat’ın tahliyesi için itiraz dilekçesinin verildiğini belirtti.
Erdem açıklamasında “Mahir Polat’ın cezaevi koşullarında kötüleşen sağlık durumu nedeniyle tahliyesi için itiraz dilekçemizi verdik. Dilekçemizde de belirttiğimiz gibi, müvekkilimiz 29 Mart 2025 tarihinde 24-11’e çıkan tansiyonu nedeniyle Mehmet Akif Ersoy Kalp ve Damar Hastalıkları Hastanesi’ne kaldırılmış ve Bt görüntüleme anjiyo işlemi yapılmış olmasına rağmen tahliye edilmemiştir. Hipertansiyon durumu, gece ve gündüz tansiyon farklılıkları ve daha önce geçirdiği anjiyolar sonucu stent takılmış olması, beyin kanaması riskini devam ettirmektedir. Mevcut sağlık raporları, tutukluluğunun sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle adli kontrol tedbirleri uygulanarak acilen tahliye edilmesini talep etmekteyiz. Sürecin hukukun temel ilkeleri doğrultusunda değerlendirilmesini bekliyor, kamuoyunun dikkatine sunuyoruz” dedi.
Serbest Görüş:
POLAT’IN KARDEŞİNDEN ADALET BAKANINA: İNSANİ ADIMI NEDEN ESİRGİYORSUNUZ?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’ın kardeşi Turgay Polat Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a seslenerek, “Sayın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, benim kardeşim hükümlü değil tutukludur, insani olarak başka adli kontrol süreçleri altında yargılanması mümkün iken bu insani adımı neden Mahir Polat’tan esirgiyorsunuz?” dedi.
Silivri Cezaevi’nden hastaneye sevk edilerek anjiyo yapılan ve taburcu olduktan sonra yeniden cezaevine gönderilen İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’ın kardeşi Turgay Polat sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıkamada Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a seslendi.
Polat, Bakan Tunç’u etiketleyerek yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Sayın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ben size tek şey sormak istiyorum; Mahir Polat sizin kardeşiniz olsaydı bir hücrede gece yarısı tansiyonu 24 (ölüm riski) olsaydı ve bu risk sürekli tepenizde dursaydı. Hücreden infaz memurlarını çağırması revirde 1 saat bekleyip, üstüne 1 saat kapalı araçla hastaneye gönderilseydi. Allah korusun bu süre içinde geri dönülemez bir noktadan şans eseri dönseydi yine aynı cümleleri yazabilir miydiniz?
Benim kardeşim hükümlü değil tutukludur, insani olarak başka adli kontrol süreçleri altında yargılanması mümkün iken bu insani adımı neden Mahir Polat’dan esirgiyorsunuz?”
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç bugün yaptığı açıklamada ciddi sağlık problemleri bulunan ve Silivri Cezaevi’nde tutuklu olan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat hakkında, “Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda sağlık kontrolleri ve ilaçla tedavisi devam etmektedir” demişti.
Tunç, şunları eklemişti:
“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’ın sağlık durumuyla ilgili spekülatif bazı paylaşımlar ve iddialar gündeme getirilmektedir.
29 Mart 2025 tarihinde sağlık şikâyetleri üzerine önce kurum polikliniğinde ilk müdahalesi yapılan ve ardından Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde uzman hekimlerce gerekli tüm tetkik ve tedavileri eksiksiz şekilde gerçekleştirilen tutuklu Mahir Polat’ın sağlık durumu hekimler tarafından dikkatle takip edilmektedir.
Bu süreçte, hekimlerin uygun bulması üzerine hastaneden taburcu edilen tutuklunun Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda sağlık kontrolleri ve ilaçla tedavisi devam etmektedir.
Adı geçen tutuklu, bugün itibariyle sağlık durumunun tespiti açısından Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsündeki hastaneye sevk edilmiş, burada yapılan tetkiklerin ardından alınan Sağlık Kurulu Kararı gereğince Adli Tıp Kurumu’na sevki kararlaştırılmıştır.
Tüm bu süreçlerde tutuklunun bütün kontrolleri, tedavisini gerçekleştiren hekimlerin raporları doğrultusunda eksiksiz şekilde yerine getirilmektedir. Aksi yöndeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.
Önemle belirtmek gerekir ki; Ceza infaz kurumlarında bulunan bütün tutuklu ve hükümlülerin sağlık hizmetlerine erişimi yasal güvenceler çerçevesinde titizlikle sağlanmaktadır. Bu konuda herhangi bir ihmal veya gecikme söz konusu değildir.”
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***