CHP, Maltepe Meydanı’nda ‘Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’na Özgürlük Mitingi’ düzenledi. Mitingde konuşan Genel Başkan Özgür Özel , iktidar ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yüklendi:
”’Fikri ilk ortaya attığımızda “Meydan boş kalır, yanlış zaman” dediler ama Silivri’de yatan arkadaşlarımız da bizler de 19 Mart’ta yaşananlardan sonra sokağa çıkmayı neredeyse yasaklayıp, bütün ulaşım araçlarını durdurup, Saraçhane’ye gelen bütün yolları kesip, vapurları ve metroları durdurup bizi orada yalnız bırakmaya çalışanlara inat milyonlar bize şunu gösterdi; biz endişeyi, korkuyu ve yorgunluğu evde bıraktık!
”Darbecileri yendiniz”
”Bugün burada Türkiye’nin geleceğine el koyuyor, demokrasiyi ve geleceğimizi savunuyorsunuz. Yurt dışındaki belli odaklardan icazetli bir darbe planı harekete geçirildi. Türkiye’ye ihanet eden bir avuç insanın darbe girişimine hep birlikte tanık olduk. Kendinden sonraki cumhurbaşkanını engellemek için halefine darbe yapan, demokrasiyi rafa kaldırıp ölene kadar o koltuğu bırakmak istemeyen birinin ilk denemesiydi. En ciddi denemesiydi. Bunu siz püskürttünüz, darbecileri siz yendiniz! Onlara bu güzel ülkeyi asla teslim etmeyeceğiz.
”Millet 31 Mart’ta iktidar değişim sürecini başlattı”
Millet 31 Mart’ta iktidar değişim sürecini başlattı. CHP 47 yıl sonra ilk kez birinci parti oldu. Ekrem İmamoğlu Beylikdüzü’nde bir kez, İstanbul’daysa üç kez Erdoğan’ı ve karşısına çıkardığı adayları yendi. Biz bu süreci bir zafer, bir kibir değil bir görev olarak gördük. Türkiye’de bütün seçmenlerin, bizi sandıkta destekleyen bütün demokratlara yakışan şekilde çalışmaya devam ettik.
‘Sinmek yerine mücadele ilan ettik’
“Geçim yoksa seçim olur, erken seçimin adayı erken belli olur” dedik. Birileri kötülüğe iyice karar vermiş. Seyyar giyotini Tayyip bey ödüllendirerek bakan yardımcısı yapmıştı. Bakan yardımcılığı kendi deyimiyle siyasi bir pozisyondu. O seyyar giyotini İstanbul’da görevlendirdi ve ondan sonrasını hep birlikte yaşadık. Biz sinmek yerine büyük bir mücadele ilan ettik.
Ön seçimi duyurduğumuz gün Ekrem başkana yasak getirilmeye çalışıldı ve ondan sonra süreci iyice hızlandırdılar ki fakülte yönetiminin iptal etmeyeceğini anlayınca üniversite yönetimini topladılar. 19 Mart’ta Ekrem başkanı gözaltına alıp dört gün tuttular. İşte o bir kırılma anıydı.
Ya bekledikleri gibi herkes evinde oturacaktı ya da dünyanın en korkak saldırısına karşı millet cesaret kazanacaktı. İstanbul Üniversitesi önüne çekilen barikatı yıktı attı. İstanbul Üniversitesi’nin öncü sesine ODTÜ’nün devrimci sesi eklendi. Tüm üniversiteler eklendi.
”Bu milyonlar artık eve girmez, bu mücadelenin yeri sokaktır”
Bu milyonlar artık eve girmez. Eğer bindiğiniz demokrasi treninden iniyorsanız, eğer birileri demokrasiyi araç görüp bir tek adam rejimine, saltanata yürümeye kalkıyorsa bu mücadelenin yeri sokaktır, demokrasiyi savunma haktır!
”Darbeciler hala iktidarda”
Tarihin en büyük buluşmasını gerçekleştiriyoruz. Bizim irademize, gelecek hayalimizi, cumhurbaşkanı adayımıza darbe girişiminde bulunanlar halihazırda iktidarda oldukları için başımızdaki cunta pozisyonundadır. Halk desteği, kamuoyu desteği, hatta devletteki destekleri git gide erimiştir. Başımızdaki cunta girişime devam etmeye çalışmakta. Örneğin RTÜK’ten, oranın penceresinden demokrasiye kurşun atmaktadır.
”Tarihin en büyük meydan okuması”
Şimdi Tayyip Erdoğan’a tarihin en büyük meydan okumasını aktarıyorum. Ekrem başkan diyor ki; “Benim bir suçum günahım yok. Senin yalan ve iftiraların var. Eğer kendine güveniyorsan, ben istiyorum, gerekli düzenleme yapılsın, yargılandığım mahkemem TRT’den yayınlansın. Hodri meydan.”
‘İspat, kanıt yok, bir odunun gizli tanıkları var’
Soruşturmada tanık, şahit, delil yok. Gizli tanıklar var: Meşe, Ladin ve Çınar. Hukuka dair tek ilkesi olmayan bir odunun gizli tanıkları var. “Duymuştum”, “Böyle biliyorum” diyorlar, ispat, kanıt yok. Sadece “Başkalarından duydum” diyor, birileri de bunlarla İBB başkanını tutukluyorlar. Gizli tanık dediklerinin 55 suç dosyası çıktı. Yüzden fazla suçu çıktı. Tecavüzcülerden, tacizcilerden tanık icat edip Ekrem başkanı size yargılatmayız, karalatmayız.
‘2,2 milyon kişiyi görüyor musun Erdoğan?’
Maltepe Meydanı’nda 2,2 milyon kişiyi görüyor musun Erdoğan? Gençleri sindirecek, üniversiteleri susturacak, bizleri evde oturtacaktın… Burada sinen, susan, oturan görüyor musun Erdoğan? Ekrem başkan Silivri’de “Dünyanın en büyük korosuyla cezaevindeki ilk gece birlikte şarkı söyledim. Teşekkür ederim” dedi. Ama ben bekle “Daha büyüğünü getireceğim” dedim. Dünyanın en büyük korusu hazır mıyız? O zaman Ekrem başkan ve bu diktatöre başkaldırdığı için hücrelerinde yatan yiğitlere, aslanlara selam olsun. Yiğidim Aslanım’ı söylüyoruz…
”Korkmuyoruz, sinmiyoruz, senin algına teslim olmuyoruz”
Ayrıca insan da biraz utanma, biraz hafıza olur. Üniversiteye gitmek için başını örten kardeşlerimize antidemokratik işler yapıldığında AİHM’e giden sizdiniz. Parti kapatma davalarında Avrupa’da kapı kapı Türkiye’yi şikayet eden sizdiniz. Geçmişin mağdurları şimdi olmuş zalim. O gün de bugün de demokrasiyi savunanlar dünyanın tüm demokratlarıyla konuşacaklar, dayanışacaklar. Korkmuyoruz, sinmiyoruz, senin algına teslim olmuyoruz.
”Erken seçimi getirmeye, bunun için o büyük kampanyaya hazır mıyız?”
Yarın evlatlarıyla birlikte, babası Hasan amcamla birlikte Trabzon’dayım. Ekrem başkanın köyünden başlayarak bir büyük imza kampanyası başlatıyoruz. Bütün dünyanın gözü önünde, tane tane bu ülkedeki insanlara ulaşarak, dünya siyaset tarihinin en büyük imza kampanyasıyla Tayyip Erdoğan’a bir güvensizlik oyu vermeye, onun meşruiyetini tüm Türkiye’nin gözünün önüne sermeye, bütün dünyaya “Bu iktidar artık gidiyor, halk desteği kalmadı, erken seçim geliyor” demeye, sandığı getirmeye, erken seçimi getirmeye, bunun için o büyük kampanyaya hazır mıyız?
”Ekrem İmamoğlu’nu, Ümit Özdağ’ı, Selahattin Demirtaş’ı serbest bırakın”
Bizim hayal ettiğimiz Türkiye’de cumhurbaşkanı adayları hapiste olmayacak. Ekrem İmamoğlu’nu derhal serbest bırakın. Hiçbir siyasi partinin genel başkanı hapiste olmayacak. Haksız yere tuttuğunuz Ümit Özdağ’ı derhal serbest bırakın. Bizim demokrasi anlayışımızda iki yüzlülük, iki başlılık olmayacak. Sadece “Seni başkan yaptırmayacağım” dedi diye sekiz yıldır içeride tuttuğunuz Selahattin Demirtaş’ı derhal serbest bırakın. Bugün bu meydan, Türkiye’ye bir şey öğretiyor.
Yarın demokraside biz bu meydandaki birçok partiyle rekabet ederiz, yarışırız; ama adil, mertçe, demokratik bir yarış, bir Türkiye için, yani herkesin sözünü söyleyebilmesi yani siyaset yapabilmesi için bugün bu meydanda rengarengiz. Ta eski zamanlarda ilkel kabileler zamanında, daha dinler yokken gökyüzünde bir gökkuşağı varken o kabilelerin secdeye kapandığı resimler var mağaralarda. Gökkuşağı, farklı renklerin yan yana durduğu birbirinin içine ve işine karışmadığı, ama doğru bir yerde en güzel görüntüyü verdiği doğa olayıdır. Bugün Maltepe meydanı ne benimdir ne başkasınındır. Gökkuşağı gibi rengarenktir. Çok kültürlüdür, çok partilidir ama bu meydan Türkiye’nin umududur, yarınlarıdır.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***