• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Ensar Nur

    PORTEKİZ | Cumhurbaşkanlığı seçimlerini Sosyalist António José Seguro kazandı; aşırı sağ sonraki seçimler için ümitli

    Mesut Özarslan AK Parti'ye mi Katılacak? Ömer Çelik'ten Yanıt Geldi

    Mesut Özarslan AK Parti’ye mi Katılacak? Ömer Çelik’ten Yanıt Geldi

    Dünyada bu hafta bir dizi etkinlik sanatseverlerle buluşacak

    İzmir’de sanat dolu bir hafta yaşanacak

    Bilim insanları tavuk büyüklüğünde bir dinozor keşfetti

    Bilim insanları tavuk büyüklüğünde bir dinozor keşfetti

    Kibariye’den estetik tartışmalarına son nokta: ‘Bu gördüğünü Allah yarattı!’

    Kibariye’den estetik tartışmalarına son nokta: ‘Bu gördüğünü Allah yarattı!’

    TR724 HABER

    Meclis’teki taciz davasında ara karar; bütün sanıklar tahliye edildi!

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Keçiören Belediyesi Başkanı için müfettiş görevlendirildi

    Keçiören Belediyesi Başkanı için müfettiş görevlendirildi

    Meclis’te çocuk tacizi davası: Failler tahliye edildi

    Meclis’te çocuk tacizi davası: Failler tahliye edildi

    Saç ördüğü için tutuklanan çocuğa dair açıklama: Hukuksuz karardan vazgeçin

    Saç ördüğü için tutuklanan çocuğa dair açıklama: Hukuksuz karardan vazgeçin

    Kitap ‘sakıncalı’ denilerek, tutsağa verilmedi

    Kitap ‘sakıncalı’ denilerek, tutsağa verilmedi

    Besra Erol 14 Şubat’ta İGK’ye çıkacak: Hukuksuzluk son bulsun

    Besra Erol 14 Şubat’ta İGK’ye çıkacak: Hukuksuzluk son bulsun

    Mêrdîn’de halklar: Rojava biziz, sahip çıkacağız

    Mêrdîn’de halklar: Rojava biziz, sahip çıkacağız

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Trabzonspor’un 833 günlük sessizliği bozulacak mı?

    Trabzonspor’un 833 günlük sessizliği bozulacak mı?

    Yeni Delhi’den notlar: Sahadaki Hizmet, akademideki karşılığı

    Yeni Delhi’den notlar: Sahadaki Hizmet, akademideki karşılığı

    Somalili gizemli örgüt: El Şebab

    Somalili gizemli örgüt: El Şebab

    Necip F. Bahadır

    Bir Kasımpaşa hikayesi; ’emir’ demiri keser!

    Epstein dosyaları ve parlamento denetimi

    Epstein dosyaları ve parlamento denetimi

    Fenerbahçe’de her şey değişti, peki ya sonuç değişecek mi?

    Fenerbahçe’de her şey değişti, peki ya sonuç değişecek mi?

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Ensar Nur

    PORTEKİZ | Cumhurbaşkanlığı seçimlerini Sosyalist António José Seguro kazandı; aşırı sağ sonraki seçimler için ümitli

    Mesut Özarslan AK Parti'ye mi Katılacak? Ömer Çelik'ten Yanıt Geldi

    Mesut Özarslan AK Parti’ye mi Katılacak? Ömer Çelik’ten Yanıt Geldi

    Dünyada bu hafta bir dizi etkinlik sanatseverlerle buluşacak

    İzmir’de sanat dolu bir hafta yaşanacak

    Bilim insanları tavuk büyüklüğünde bir dinozor keşfetti

    Bilim insanları tavuk büyüklüğünde bir dinozor keşfetti

    Kibariye’den estetik tartışmalarına son nokta: ‘Bu gördüğünü Allah yarattı!’

    Kibariye’den estetik tartışmalarına son nokta: ‘Bu gördüğünü Allah yarattı!’

    TR724 HABER

    Meclis’teki taciz davasında ara karar; bütün sanıklar tahliye edildi!

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Keçiören Belediyesi Başkanı için müfettiş görevlendirildi

    Keçiören Belediyesi Başkanı için müfettiş görevlendirildi

    Meclis’te çocuk tacizi davası: Failler tahliye edildi

    Meclis’te çocuk tacizi davası: Failler tahliye edildi

    Saç ördüğü için tutuklanan çocuğa dair açıklama: Hukuksuz karardan vazgeçin

    Saç ördüğü için tutuklanan çocuğa dair açıklama: Hukuksuz karardan vazgeçin

    Kitap ‘sakıncalı’ denilerek, tutsağa verilmedi

    Kitap ‘sakıncalı’ denilerek, tutsağa verilmedi

    Besra Erol 14 Şubat’ta İGK’ye çıkacak: Hukuksuzluk son bulsun

    Besra Erol 14 Şubat’ta İGK’ye çıkacak: Hukuksuzluk son bulsun

    Mêrdîn’de halklar: Rojava biziz, sahip çıkacağız

    Mêrdîn’de halklar: Rojava biziz, sahip çıkacağız

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Trabzonspor’un 833 günlük sessizliği bozulacak mı?

    Trabzonspor’un 833 günlük sessizliği bozulacak mı?

    Yeni Delhi’den notlar: Sahadaki Hizmet, akademideki karşılığı

    Yeni Delhi’den notlar: Sahadaki Hizmet, akademideki karşılığı

    Somalili gizemli örgüt: El Şebab

    Somalili gizemli örgüt: El Şebab

    Necip F. Bahadır

    Bir Kasımpaşa hikayesi; ’emir’ demiri keser!

    Epstein dosyaları ve parlamento denetimi

    Epstein dosyaları ve parlamento denetimi

    Fenerbahçe’de her şey değişti, peki ya sonuç değişecek mi?

    Fenerbahçe’de her şey değişti, peki ya sonuç değişecek mi?

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Güncel

Mümtaz’er Türköne’nin romanı üzerine yahut yeniden “Gençliğim Eyvah”

SG by SG
24 Ekim 2023
in Güncel
0
Mümtaz’er Türköne’nin romanı üzerine yahut yeniden “Gençliğim Eyvah”


YORUM | YUSUF ÜNAL

Mümtazer Türköne köşe yazıları yüzünden 10 sene hapis cezası almıştı. Yok yere tam 4 sene 2 ay içeride yattıktan sonra 2020 yılında tahliye olduğunda çok sevinmiştim. Bir yazar özgürlüğüne kavuşmuş, onun kelimeleri prangalardan kurtulmuştu.

Mümtazer Hoca hapisten sonra verdiği ilk ve sanırım tek görüntülü röportajda köyüne çekildiğini ve kitap yazdığını söyledi. O günden sonra hevesle beklemeye başladım. Kitap nihayet 2023’ün Ağustos ayında çıktı.

Hoca, hapishane günlüklerini de içeren, öncesi ve sonrasıyla 15 Temmuz’un siyasal bir analizini yazdığını, kitabın adının da Silivri Postası olacağını duyurmuştu röportajda. Vakur bir geçiştirmeyle, basacak yayınevi bulamadığını da araya sıkıştırmıştı. Bu durumda Hoca kendi göbeğini kendi kesmeye karar vermiş anlaşılan ve kitabını KDY etiketiyle piyasaya sürmüş. Yani Kitap Yurdu Doğrudan Yayın. Ancak çıkan kitap, haberini verdiği o kitap değil, “bindokuzyüzyetmişsekiz” adlı bir romandı. Vakıa röportajda roman çalıştığına da üstün körü değinip geçiyordu ama yine de bir sürpriz oldu doğrusu.

Romanı okumaya başlamadan evvel bazı kuşkularım vardı. Gazeteci, akademisyen ve/veya entelektüellerin bir de roman yazma heveslerinin çoğu kere hayal kırıklığıyla sonuçlandığını biliyordum.

Öte yandan edebiyatımızdaki darbe ve/veya ihtilal anlatıları ekseriyetle solcu yazarların tekelindeydi. Bunların da çoğunda ideolojik bakış açısından kurtulunamamıştı. Sol mücadeleyi yüceltme ya da masum ve mağdur gösterme gayretleri fışkırıyordu satırlardan. Propaganda, ajitasyon, nostalji, acındırma… Şimdi kalkıp Mümtazer Hoca da aynı şeyleri kendi cephesinden yaparsa benim için bu büyük bir hayal kırıklığı olurdu.

Bir de hocaların yazarken de hocalık etmeye kalkışmaları vardı, öğretmenlikten vazgeçemeyişleri… Sayfalarca verilen vaazlar, atılan nutuklar… Roman olarak başladığım bu kitap böyle öğretici bir metin çıksa buna şaşırmazdım aslında. Ömrü boyunca ders çalışmış, ders anlatmış birinin didaktizmden kurtulamayışını anlayışla karşılardım. Ancak muhtemelen onu bitiremezdim.

Bu endişelerime rağmen ‘bindokuzyüzyetmişsekiz’i elime aldım. Arka kapaktan öğrendiğime göre roman 1978 yılında gerçekleşen öğrenci olaylarının, tırmanışa geçen bombalamaların arka planında yaşananları ele alıyordu. Yalnız bunları bir gazeteci yahut siyasal analizci vasfıyla değil de bir romancı olarak yapıyordu.

Dolayısıyla olaylardan öte tüm bunları yaşayan üniversiteli gençlerin duygu dünyalarına, psikolojilerine ve onları kullanan gizli ellerin zihniyetlerine odaklanıyordu. Yazara göre safça ve iyi niyetli duyguların peşindeki idealist gençler kirli bir iktidar oyununun kurbanları olarak seçilmişti. O, bu trajediyi yeni nesillere aktarmak, gençliğinde kendisinin de takılıp kaldığı duygu fırtınalarını romanın sunduğu imkânlarla dile getirmek istediğini söylüyordu.

İlk 50-60 sayfada, beklediğim gibi, ilk 3-5 sayfadan sonra fikri meselelere saplanıp kaldı yazarımız. Kahramanlar kendi aralarında uzun uzadıya konuşmaya başladılar. Ortada insan ve insanın hikâyesi, ruh halleri değil tumturaklı laf yığınları dönmeye başladı. Biraz umutsuzlandım ama pes etmedim. Çünkü her romana 50-60 sayfa şans verme taraftarıyımdır. Olayların atmosferine ancak ondan sonra girebildiğimizi düşünürüm. Bu kitapla bu düşüncemin sağlamasını bir kere daha yaptım.

O yamaç tırmanır gibi çevirdiğim sayfalar, birden yokuş aşağı akmaya başladı. Sayfalarda insan yüzleri, şehir sokakları canlanmaya, kerkenezler nefes alıp vermeye başladı. Sonrası bir içim suydu zaten, denize akan bir nehir…

Romanda ideolojik anlatı yok. Kendini aklama, yüceltme, masum ve mağdur gösterme çabası da. Mensubu olduğu ülkücüleri nasıl ele alıyorsa karşı taraftaki öğrencileri de aynı şekilde ele alıyor. Ne onları haksız gösterme ne aşağılama ne şu ne bu… Hiçbir kesimi yargılamak veya ötekileştirmek derdi yok. Tüm kesimleri insan olarak, insanî yanlarıyla aktarmış. Hepsine karşı şefkat, sevecenlik ve anlayışla yaklaştığını hissettim ve romanın sanırım en çok bu yönü hoşuma gitti. Çünkü o dönemi anlatan romanların çoğunda en azından karşı cepheleri küçük düşürücü bir anlatım vardır.

Örneğin Orhan Pamuk’un, Sessiz Ev romanındaki ülkücü gençlere biçtiği rolde bu görülebilir. Yazarın, kendi safında olmayanları hep bir hor görme, potansiyel suçlu görme ve gösterme çabası sezilir. Oysa bindokuzyüzyetmişsekiz’de bunların esamesi yok. Herkesi insan olarak görüp insan olarak ele alıyor. 

Sağcısıyla solcusuyla kuşağının durumunu şöyle tespit ettiriyor kahramanlarına: “Biz iyilerle kötüler arasındaki bir savaşın tarafı değiliz. Biz kendi kavgamızı veriyoruz. Kendi kavgamızı verirken bir şeyleri tutuyoruz. Önümüze ideolojiler, siyasi görüşler, örgütler, teşkilatlar çıkıyor. Onlara sarılıyoruz. (…) Yanlış yapıyoruz. Bu işin sonu iyi bir yere gitmiyor. Kendimi başkalarının yazdığı oyunda basit bir piyon gibi görmeye başladım. Bu yol çıkmaz sokak. Bu yüzden vazgeçiyorum. Bırakıyorum.”

Romanda fikrî tartışmalar yer yer uzayıp okumayı birazcık zorlaştırsa da bu, romana halel getirecek boyutta değil kanaatimce. Bu bölümler yer yer Peyami Safa romanlarını çağrıştırdı bana. Ama bir bütün olarak daha çok Tarık Buğra’nın 1977’de yazıp 1978’de tefrika ettiği ‘Gençliğim Eyvah’ romanını çağrıştıran bir roman.

Bindokuzyüzyetmişsekiz’deki Yarbay gibi orada da derin yapıyı temsil eden, aslında onu bizzat kurup yöneten bir İhtiyar ve onun harcadığı gençler vardı. Aşağı yukarı bir tekerrür hikâyesi. Ülkücü ve/ veya milliyetçiler o romanı anlasalardı belki de Mümtazer Türköne’nin bu romanı yazmasına gerek kalmazdı. Ama heyhat. Sanırım onlar bu eseri karşı tarafın ipliğini pazara çıkarma kitabı olarak gördüler ve onu bir propaganda aracı olarak kullandılar. Sadece karşı tarafın figüranlığına, kullanılmışlığına odaklandılar ve kendilerinin de figüran olabileceğine kafa yormayıp kulaklarının üstüne yattılar. Her neyse, olan oldu ve bir bakıma Türköne de bu romanla “gençliğim eyvah!” çığlığı attı.

Romanın satırları yaşanmışlıkların sıcaklığıyla dolu. Yazar raconu biliyor, olayların içinden geçmiş, belli. Nitekim Ramazan Akgün’ün yazılanlar gerçek miydi diye sorduğu ropörtajda şu cevabı veriyor: “Ağzında kalan kekremsi tat gerçek. Korkular, pişmanlıklar, umutlar, kapana kısılmalar… Hepsi gerçek. En önemlisi 1978 yılında Mart ayında, birilerinin işaret parmağı ile bastığı düğme gerçek. Ama en çok duygular… Romanı o zaman yaşadığımız duyguları kayda geçirmek için yazdım.”

Ramazan Akgün o günler, o yaşananlar için; “Pişman mısınız? Bugün olsa aynı şeyleri yapar mıydınız?” diye soruyor aynı röportajda. Mümtaz’er Türköne şöyle cevaplıyor: “Doğru kelime pişmanlık değil galiba. Çünkü biz önümüze geleni yaşadık. Oyuna getirildik. Omzu kalabalıkların iktidar sofrasına meze yapıldık. Pişmanlık değil de hesap sorma tutkusu kaldı o günlerden. Türk milliyetçiliği bir kültür davası idi. Bir tarih bilinci idi. Ne ara eli kanlı katiller sınıfına dâhil edildik? Bu rolü bize kim biçti? Tezgâhı kim yaptı?”

Her ne kadar Türköne, “Romanı o zaman yaşadığımız duyguları kayda geçirmek için yazdım.” dese de roman aslında en az bunun kadar, bu tezgâhı deşifre etmeye, o tezgâhı kuranlarla hesaplaşma romanı. Sık sık kin, nefret ve pişmanlık duymadığını belirten Mümtazer Hoca aynı sıklıkta hesaplaşmaktan ve hesap sormaktan söz ediyor söyleşilerinde. Kaleme yeniden sarılması bu yüzden anlaşılan.

Romanın arka fonda hep bir derin devlet heyulası dönüyor, istihbaratçılar idealist gençler arasında cirit atıyor. Bunlar kendilerini devlet, devleti tanrı gibi görüyorlar. Vazifeleri, devletin ihtiyaç duyduğu düşmanları üretmek. Çünkü onlara göre düşman olmadan devlet yaşayamaz. Vatanın onların kurtarmasına ihtiyacı olmasa da onların kurtaracak bir vatana ihtiyaçları vardır. “Hastalığın, açlığın, sefaletin, savaşın uğramadığı bir ülkede ne Tanrı’nın ne de kralın sözü geçer. Bize hakkından gelebileceğimiz sorunlar lâzım.” demektedirler.

Bunlar sonradan dönüp hayatlarını bozuk para gibi harcadıkları gençlere acırlar mı, onlarla alay mı ederler bilinmez ama yazarımız onlardan birini şöyle konuşturur: “Uğruna hayatlarını verdikleri şeyin ufalanıp dağılışını görme fırsatları olsaydı, aptal yerine konulduklarını fark eder ve geri dönüp ölmekten vazgeçerlerdi.”

Onlara göre bu gençler bir dava bir mücadele uğruna ölmeseler de zaten öleceklerdi.  Kim bilir belki yaşlı bir bunak olarak sürünerek can vereceklerdi. Bu yüzden onları ölüme yollayarak pisi pisine geçecek hayatlarına anlam bile katmış olabilirlerdi.

Türköne’nin kalemi siyasal analizlere kaymadan duramıyor. Köşe yazılarından da aşina olduğumuz fikirlerini roman kurgusuyla, kahramanlarının ağzından tekrarlıyor. Örneğin derin devletin Türkiye’deki kökenini şöyle izah ediyor: Amerika’nın Sovyet nüfuz alanlarını hedef alan uygulamaları İtalya, Yunanistan, Fransa gibi ülkelerde soğuk savaş manevraları olarak kaldı. İçeriden buldukları müttefiklerle, destekledikleri iktidarlarla operasyonlarını yürüttüler. Bizde ise doğrudan devletin sahipleri, yani TSK’nın komuta kademesi bu işi sahiplendi ve yürüttü.

Ama endişe etmeyin roman siyasal analizler, komplolar ve fikir tartışmalarıyla doldurulmamış. Bunlar tuz-biber gibi aralara kurguyu destekleyecek şekilde yerleştirilmiş. İnsan hikâyeleri ve şehir manzaralarıyla sarılıp sarmalanmış.

İyi güzel de tüm bunlar bir metni roman yapmaya yeter mi diyenleri duyar gibiyim. Yetmez elbet. Söz konusu roman olunca elbette sağlam bir kurgu, boşluksuz bir olay örgüsü, içine girip dolaşacağımız bir atmosfer bekleriz. Bindokuzyüzyetmişsekiz’in bu konularda da okurunu tatmin edeceğini sanıyorum, beni etti en azından.

Bunların üstüne roman bir şehir anlatısı olarak da okunabilir. İstanbul bölümlerini bir kenara koyarsak özellikle benim gibi öğrenciliği Ankara’da geçmiş olanlar ve Ankara’yı sevenler yahut özleyenlere Cebeci, Kurtuluş, Demirlibahçe, Necatibey, Maltepe’yi neredeyse sokak sokak gezdiriyor.

Şimdi bunları sayıp döktükten sonra bu romanı sıkıp özünü, usaresini çıkaracak olsaydım o ne olurdu diye soruyorum kendime. ‘Şefkat’ olurdu diye cevaplıyorum kendimi, buna şefkat romanı denebilir zannımca. Yetmiş yaşına yaklaşmış vicdanlı bir yazarın geçmişine dönüp devrinin bütün kahramanlarına şefkatle baktığı, onlara anlayışla yaklaştığı, sağıyla soluyla hepsini kucakladığı bir roman. Ama bunu yaparken samimiyetinin, iyi niyetinin ardına sığınmamış yazarımız. Romancılığın, roman türünün de hakkını vermiş bana kalırsa…

Şimdi Silivri Postası’nı bekliyorum merakla. Tez gele…

Türkiye’de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

ShareTweet
Previous Post

İzlanda’da kadınlar, ücret adaletsizliğine karşı grev yapacak

Next Post

Beşiktaş’a Sırp, Fenerbahçe’ye İspanyol hakem

Related Posts

Ensar Nur
Güncel

PORTEKİZ | Cumhurbaşkanlığı seçimlerini Sosyalist António José Seguro kazandı; aşırı sağ sonraki seçimler için ümitli

9 Şubat 2026
TR724 HABER
Güncel

Meclis’teki taciz davasında ara karar; bütün sanıklar tahliye edildi!

9 Şubat 2026
'Epstein Paylaşımlarına Erişim Engeli' İddiasına DMM'den Yalanlama
Güncel

‘Epstein Paylaşımlarına Erişim Engeli’ İddiasına DMM’den Yalanlama

9 Şubat 2026
Anlaşmaya varıldı: Uber, Getir’i satın alıyor
Güncel

Anlaşmaya varıldı: Uber, Getir’i satın alıyor

9 Şubat 2026
Ahmet Türk, DEM Parti’ye sitem etti: Çok zor duruma düştüm
Güncel

Ahmet Türk, Bahçeli’nin açıklamalarını yorumladı: “Atılmış hiçbir somut adım yok”

9 Şubat 2026
Ensar Nur
Güncel

EPSTEIN DOSYASI | Epstein’in ortağı Maxwell, ABD Kongresi’nde kapalı oturumda ifade verecek

9 Şubat 2026
Next Post
Beşiktaş'a Sırp, Fenerbahçe'ye İspanyol hakem

Beşiktaş'a Sırp, Fenerbahçe'ye İspanyol hakem

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter