• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    İftar ne zaman? 26 Şubat 2026 Ramazan İmsakiyesi: İstanbul Ankara İzmir iftar ve sahur saatleri…

    İftar ne zaman? 26 Şubat 2026 Ramazan İmsakiyesi: İstanbul Ankara İzmir iftar ve sahur saatleri…

    Yapay zeka destekli araçlarla siber güvenlikte yeni dönem

    Yapay zeka destekli araçlarla siber güvenlikte yeni dönem

    Üçüncü cemre ne zaman düşecek? Üçüncü cemre nereye düşecek?

    Üçüncü cemre ne zaman düşecek? Üçüncü cemre nereye düşecek?

    Yapay zeka araçları suç amaçlı kullanımları tespit edebiliyor

    Yapay zeka araçları suç amaçlı kullanımları tespit edebiliyor

    Donald Trump, Zohran Mamdani ile Görüştü

    Donald Trump, Zohran Mamdani ile Görüştü

    Samsunspor, Konferans Ligi’nde Son 16 Turunda

    Samsunspor, Konferans Ligi’nde Son 16 Turunda

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Tutuklu gazeteci Alican Uludağ için Sincan Cezaevi’ne sevk kararı

    Tutuklu gazeteci Alican Uludağ için Sincan Cezaevi’ne sevk kararı

    Musatafa Karasu: Süreç bundan sonra daha sorumlu bir yaklaşımla ilerlemeli

    Musatafa Karasu: Süreç bundan sonra daha sorumlu bir yaklaşımla ilerlemeli

    Gazetecilerin tutuklanmasına basın meslek örgütlerinden ortak tepki

    Gazetecilerin tutuklanmasına basın meslek örgütlerinden ortak tepki

    Katledilen Aktaş ile Yavuzel anıldı: Hakikatler susmayacak

    Katledilen Aktaş ile Yavuzel anıldı: Hakikatler susmayacak

    Agos ve Evrensel okumak, Ermeni ve Alevileri övmek disiplin cezasına gerekçe yapıldı

    Agos ve Evrensel okumak, Ermeni ve Alevileri övmek disiplin cezasına gerekçe yapıldı

    EMEP Dêrsim İl Başkanı Tekin’i yaralayan polis yargılanacak

    EMEP Dêrsim İl Başkanı Tekin’i yaralayan polis yargılanacak

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Necip F. Bahadır

    Erdoğan’ın ‘algılama’ sorunu; yaşı 72, peki işi?

    Fenerbahçe’nin kaybı 2 puandan çok öte

    Fenerbahçe’nin kaybı 2 puandan çok öte

    Trump’ın masasındaki dört senaryo

    Trump’ın masasındaki dört senaryo

    Sebepler çökünce mümin ne yapar?

    Sebepler çökünce mümin ne yapar?

    M. Ahmet Karabay

    Bir Ramazan sayıklaması…

    Hızır ile İlyas arasında: Epstein tartışmaları gölgesinde ‘Baal’ ve şeytani sembolizm

    Hızır ile İlyas arasında: Epstein tartışmaları gölgesinde ‘Baal’ ve şeytani sembolizm

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    İftar ne zaman? 26 Şubat 2026 Ramazan İmsakiyesi: İstanbul Ankara İzmir iftar ve sahur saatleri…

    İftar ne zaman? 26 Şubat 2026 Ramazan İmsakiyesi: İstanbul Ankara İzmir iftar ve sahur saatleri…

    Yapay zeka destekli araçlarla siber güvenlikte yeni dönem

    Yapay zeka destekli araçlarla siber güvenlikte yeni dönem

    Üçüncü cemre ne zaman düşecek? Üçüncü cemre nereye düşecek?

    Üçüncü cemre ne zaman düşecek? Üçüncü cemre nereye düşecek?

    Yapay zeka araçları suç amaçlı kullanımları tespit edebiliyor

    Yapay zeka araçları suç amaçlı kullanımları tespit edebiliyor

    Donald Trump, Zohran Mamdani ile Görüştü

    Donald Trump, Zohran Mamdani ile Görüştü

    Samsunspor, Konferans Ligi’nde Son 16 Turunda

    Samsunspor, Konferans Ligi’nde Son 16 Turunda

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Tutuklu gazeteci Alican Uludağ için Sincan Cezaevi’ne sevk kararı

    Tutuklu gazeteci Alican Uludağ için Sincan Cezaevi’ne sevk kararı

    Musatafa Karasu: Süreç bundan sonra daha sorumlu bir yaklaşımla ilerlemeli

    Musatafa Karasu: Süreç bundan sonra daha sorumlu bir yaklaşımla ilerlemeli

    Gazetecilerin tutuklanmasına basın meslek örgütlerinden ortak tepki

    Gazetecilerin tutuklanmasına basın meslek örgütlerinden ortak tepki

    Katledilen Aktaş ile Yavuzel anıldı: Hakikatler susmayacak

    Katledilen Aktaş ile Yavuzel anıldı: Hakikatler susmayacak

    Agos ve Evrensel okumak, Ermeni ve Alevileri övmek disiplin cezasına gerekçe yapıldı

    Agos ve Evrensel okumak, Ermeni ve Alevileri övmek disiplin cezasına gerekçe yapıldı

    EMEP Dêrsim İl Başkanı Tekin’i yaralayan polis yargılanacak

    EMEP Dêrsim İl Başkanı Tekin’i yaralayan polis yargılanacak

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Necip F. Bahadır

    Erdoğan’ın ‘algılama’ sorunu; yaşı 72, peki işi?

    Fenerbahçe’nin kaybı 2 puandan çok öte

    Fenerbahçe’nin kaybı 2 puandan çok öte

    Trump’ın masasındaki dört senaryo

    Trump’ın masasındaki dört senaryo

    Sebepler çökünce mümin ne yapar?

    Sebepler çökünce mümin ne yapar?

    M. Ahmet Karabay

    Bir Ramazan sayıklaması…

    Hızır ile İlyas arasında: Epstein tartışmaları gölgesinde ‘Baal’ ve şeytani sembolizm

    Hızır ile İlyas arasında: Epstein tartışmaları gölgesinde ‘Baal’ ve şeytani sembolizm

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Haberler Kültür - Sanat

‘Çok Sevdiğim Salata’

SG by SG
26 Ağustos 2023
in Kültür - Sanat
0
'Çok Sevdiğim Salata'


* Derviş Aydın AKKOÇ


“Ben böyle mi olacaktım?” diye zarifçe kapanır Orhan Veli’nin “Sevdaya mı Tutuldum?” şiiri: ortalığı ayağa kaldırmayan, kimseye –hatta sevilene bile– sataşmayan bir soru bu; kişi sevdaya düşmüş ve gün gün, çoğun farkında olmadan dönüşmüştür. Bu dönüşüm süreci de özneyi o vakte değin yerlisi olmadığı bir hayret diyarına –biraz da zorla, sarsarak– fırlatmış gibidir: sevdadan çok hayretin sancısıdır huzursuz eden. Sanki şimdiye kadarki dünya çözülmüştür de özne her şeyi yeniden anlamlandırmak, tanımlamak, kurmak zorundadır:

“Benim de mi düşüncelerim olacaktı,

Ben de mi uykusuz kalacaktım,

Sessiz, sedasız mı olacaktım böyle?

Çok sevdiğim salatayı bile

Aramaz mı olacaktım?

Ben böyle mi olacaktım?”

Hayretin ilk ve en yoğun tezahürü: “Benim de mi…” Kişiye bir haller olmuş, aklın yelkeni yırtılmış, durup dururken bir yadırgama faslı başlamıştır; kolay değildir, sevdaya tutulmuş, bir olaya maruz kalmıştır. Kişi bir vesile olarak ötekine değil, evvela kendine yakalanmıştır, üstelik hazırlıksızdır… Ve aşka düşenler genelde çalçene olur, başlangıç ve sonlara –ayrılıklara- müthiş bir gevezelik eşlik eder, bizimkisi istisnai bir yerde durur bu açıdan: “sessiz, sedasız mı olacaktım böyle?” Ağzın ayartılarına, konuşma şehvetine karşı nasıl da bağışıklı, ama bir o kadar da kırılgan bir dize bu… Özne ancak “sessiz, sedasız” olduğuna dair kimi sesler çıkarabiliyordur, o kadar.

Hayret duygusu sözü kilitlemiş, dili bir sessizlik bölgesine kapatmış, ifade edilebilir olanı ifade edilemezle takas etmiş gibidir (bahsi açılmışken Orhan Veli’deki bu ifade edilemez olanın sahasına Oktay Rifat yerleşecektir, sonra). Uykusuz gecelerin düşüncelerinin ne olduğu bilinemeyecek, bilindiği varsayılsa bile –kelimelerin kifayetsizliğinden ötürü- anlatılamayacaktır: Sessizliğin zevkli tahakkümü… Belli ki arzunun imgeleri maşuktan yansıyarak âşıkta kimi sorgu ve suallere yol açmış, duyguları –dizeleri- birbirine bağlayan soru işaretleri de cevapsız kalmayı kabul etmiştir.

Dilsizlik tahakkümünü kıracak, özneyi dışa vuramadığı düşüncelerinin ağırlığından, uykusuzluk krizlerinden çekip alacak olan tek şeyse ironiyle flört halinde olan mizahtır: “Çok sevdiğim salatayı bile / aramaz mı olacaktım?” Sadece özne değil, aslında şiirin kendisi de “sessiz, sedasız” kalma arzusundadır, şiir üçüncü dizeye vardığında pekâlâ kapanabilirdir, ama salata bu kapanma arzusunu ikna eder, tıkanmayı aşar… Hâsılı hayret nöbetinin demir attığı bu salata limanı hayatidir: Bir olumsuzlamayı –salatayı dahi aramamak- üstlense de bu dize geçmişin tanığı ve hatırlatıcısıdır, şiirsel hareketin garantisi olmanın yanı sıra. Her şey paramparça, müphem ve darmadağındır, bir tek o kalmıştır: aramıyordur belki ama yokluğuyla vardır, oradadır: sevilen salata…

Orhan Veli’deki bu hayret edimi –ki poetikasının omurgasını oluşturur– belki de en kristal ve yetkin haline, onun muntazam işlerinden biri olan “Ölüme Yakın” şiirinde kavuşur. Ölüme yaklaşmanın gerilimi bu nefis şiiri bir ucundan diğerine kateder. Buradaki yaklaşma süreci aynı zamanda bir uzaklaşma sürecidir de: “çok sevilen salata” da dahil öznenin tecrübe ettiği dünya ağır ağır siliniyor, kimi hatırlatıcılar –dirim imgeleri– aradan çekiliyordur. Zenginlik, tensel-erotik hazlar, şöhret ve hatta politika gibi türlü türevleriyle sevdalara tutulma enerjisi, tüm o vuslat hamleleri yerini ölüme yaklaşma enerjisine, hicran provalarına bırakıyor; hayret etme meziyeti de bu fasıldan payına düşeni alıyordur, kuşlar bile “acaip”tir artık:

“Akşamüstüne doğru, bir kış vakti;

Bir hasta odasının penceresinde;

Yalnız bende değil yalnızlık hâli;

Deniz de karanlık, gökyüzü de;

Bir acaip, kuşların hâli.”

“Benim de mi” hayretindeki solipsizm burada çözülür, şaşkınlık derinleşerek genişlik kazanır: “yalnız bende değil yalnızlık hâli.” Şiirin tonu sakindir, hayret afallatmıyor, aksine idrake teşvik ediyordur. Karanlık deniz de gökyüzü de yalnızdır, ışık namına kalan şeyse bir hasta odasının penceresinden vuran cılız ve loş akşamüstü güneşidir, bu durumda ölüme yakın olan sadece öznenin kendisi değildir, aslında ondan da önce ışığın –günün– kendisi yaklaşıyordur karanlığa. Ve henüz akşamüstü değildir, akşamüstüne doğrudur: günün çekilip akşamın çökmesine daha vardır.

Ahmet Muhip Dıranas’ın “hoyrattır bu akşamüstüler daima / gün saltanatıyla gitti mi bir defa” dizelerindeki akşamüstü ya da Edip Cansever’in geriye doğru bir tasfiye işlemi olarak “bir akşamüstünü düşünmek / bir akşamüstünü düşünmekten başka nedir ki” çıkışındaki akşamüstü: tüm bunlar Orhan Veli’nin “akşamüstüne doğru”su ile cebelleşirler biraz da, zamansal bir mağlubiyeti, gecikmişliği belli bir yüceltme edimiyle telafi ederek… Orhan Veli’de ne yaklaşmakta olan akşam hoyrattır ne de çekilen gün bir saltanatın ifadesidir: sıradan akşamüstüler defalarca gelip geçmiş olsa da o akşamüstüne doğru gelen duyuş –ölüm hissi– müstesnadır. Bu müstesna duyuş özneyi daha önce hiç olmadığı kadar kendi varoluşunu sorgulamaya yöneltir:

“Bakma fakirmişim, kimsesizmişim;

-Akşamüstüne doğru, kış vakti –

Benim de sevdalar geçti başımdan.

Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış;

Zamanla anlıyor insan dünyayı.”

Yoksulluk da kimsesizlik de (bu iki motif de Veli’nin şiiri açısından kilit bir öneme sahiptir) mesele değildir artık: fakirmişim, kimsesizmişim, geçelim… Bununla birlikte, “benim de mi düşüncelerim olacaktı” dizesindeki aşk hayreti de çoktan yatışmış, hiç değilse o günkü ağırlığını yitirmiş gibidir: “benim de sevdalar geçti başımdan.” Ne var ki, ifade edilemez olmaktan değil, bu kez içeriğin ve anlamın tükenişinden ötürü sevdayı anlatmaya, dahası yazmaya değmeyecektir; sessiz sedasız olma burada da geçerlidir. Esas bilanço ise “şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış” dizesinde çıkarılır: şiirin en sert dizesidir bu, varoluşun yönelimleri, arzunun tüm hedef imgeleri, hatta o eşiğe kadar yazılmış şiirlerin muhtelif birimleri sıfırlanmasalar bile ciddi bir değer kaybına uğrarlar. Şöhret-miş, kadın-mış, para hırsıy-mış: buradaki –miş, -mış ekleri bir ses akışının, ritim yaratmanın yanı sıra, bir edanın da tezahürüdür.

Bu edanın yolu “her şey boş” türünden nihilist bir nidaya varmaz, bilakis her şeyin yeniden değerlendirilmesi için bir imkândır. Bir çeşit küçümseme, hakir görme, hatta sinizm gibi yankılanan bu eda esas itibariyle özneyi oluşturan estetik-ideolojik yanılsamaları, temelsiz anlamları, kimlik kodlarını dağıtır: arzu imgelerinin (şöhret, kadın, para) peşi sıra boşa kürek çekilmiştir. Sıfır noktasında kala kalınmış, başa dönülmüştür.

Yüklerin boşalmasına mukabil, son âna doğru daha hafif bir hakikat uç verir, kişi kendi varoluşuyla ve şahsi tarihiyle daha dolaysız bir şekilde karşılaşır: “zamanla anlıyor insan dünyayı.” Hayretin ucu kavrayışa bükülmüştür: İdrak edilen, idrak edildikçe gerilimi boşalan dünyaya ancak bu türden bir hususi jestle varılabilir. Orhan Veli’nin bu jesti daha sonra –hiddet dozu yüksek bir şekilde– Turgut Uyar’da da görülecektir, tarihi ve güncel siyasayı da menziline alarak: “romaymış, bizansmış, cumhuriyetmiş, bilmem neymiş, bahane.”

Orhan Veli’de ölüme yaklaştıkça duygularda bir seyrelme olur, üzüntüye dahi yer yoktur, ölümün sahnelenmesi, magazinleştirilmesi askıya alınmıştır. Zira ölüm bahsinde başlıca yatıştırıcılardan biri olan “iyi insan olma” ve huzurla ölüme doğru yol alma fikri sallantıdadır. Bilanço çıkarma süreci çetin bir problemin kapısını çalar, kötülük problemi:

“Ölürüz diye mi üzülüyoruz?

Ne ettik, ne gördük şu fâni dünyada

Kötülükten gayri?”

Şu fani dünyada kişinin yaşadığı şey kötülük olabilir: başkalarının eylemlerinin kurbanı olma anlamında kötülük. Peki ama bizzat öznenin kendi ettikleri, kendi kötülük ve suç ekonomisi: “ne ettik kötülükten gayri?” Orhan Veli’de “yaşamak kolay değildir,” evet ama “ölmek de kolay değildir.” Veli’nin öznesi hiçbir kötülüğün yahut suçun faili değilmiş gibi gözlerini rahatça kapayamayacaktır, zira yaşamak öyle ya da böyle biraz da suç işlemek, kötülük etmektir… Kötülük ve kir ilişkisinde yaşamın değil, ölümün temizleme işlemini üstlenmesi Orhan Veli açısından kabul edilebilir değildir:

“Ölünce kirlerimizden temizlenir,

Ölünce biz de iyi adam oluruz;

Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış,

Hepsini unuturuz.”

“Ölünce biz de iyi adam oluruz”: ne kir kalır geriye ne de herhangi bir eylemin sonucu, kişinin kendi kötülükleri sonsuzluğa karışır, zahmetsiz ve sorunsuzca… Sorunsuzcadır zira ister bireysel ister kolektif olsun ne de olsa hiçbir suç hatırlanmayacaktır: “hepsini unuturuz.”[1]

Notlar:

[1] Orhan Veli’nin “Ölüme Yakın” şiiri Nâzım Hikmet’in “Son Otobüs” şiiriyle karşılaştırılmaya müsait. Bunu bir başka yazıda yapmayı umuyorum. Kısaca şu öne sürülebilir bu iki şiirin problemleriyle ilgili: Kötülük perspektifinden bakıldığında Orhan Veli’nin öznesi Nâzım Hikmet’in “Son Otobüs” şiirindeki öznesinden farklı olarak suç düşüncesine sahip bir öznedir, bir başka ifadeyle kirli de olan bir öznedir; kendi mahkemesinden temiz, hatasız ve suçsuz çıkamaz. Nâzım Hikmet’in öznesi ise son otobüs kalkmadan evvel çok daha rahattır, o da bilanço çıkarır: “Yeniden vurdum mihenge inandığım şeyleri / çoğu katıksız çıktı çok şükür.” Kızıl imanda bir sorun, komünist kimlikte herhangi bir sapma yoktur. “Çok şükür”deki ferahlık Orhan Veli’de görülmez, öte yandan, Nâzım Hikmet’te politik-ideolojik inançların mihenk taşına vurulması kapanmakta olan yaşamın doğruluğuna, temizliğine delalet eder: “ne böylesine pırıl pırıl olmuşluğum vardı / ne böylesine hür.” Öznenin kendini “pırıl pırıl” ve “hür” görmesi, yanlışsız bir hayatı sürdürdüğü fikri, elbette mümkün bunlar… “Pırıltılar” da neticede ışıkla ilgilidir, mutlak bir karanlık olarak ölüm de henüz tam olarak yaklaşmamıştır: “iyice yaklaştı bana büyük karanlık.” Orhan Veli’de karanlık ne büyük ne de ihtişamlıdır, kirse kaçınılmazdır, pırıltılardan yana da zaten yoksuldur: “kendi gitti / ismi bile kalmadı yadigâr.”

*Derviş Aydın Akkoç imzalı bu yazı ilk olarak 13 Ağustos 2023’te Birikim dergisinin internet sitesinde yayınlanmıştır.

***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

ShareTweet
Previous Post

‘Cenazelere uygulanan zulüm son bulsun’

Next Post

Hawaii’deki orman yangını: 338 kişi halen kayıp

Related Posts

Cannes Film Festivali’nin jüri başkanı belli oldu
Kültür - Sanat

Cannes Film Festivali’nin jüri başkanı belli oldu

26 Şubat 2026
Nilüfer Kent Tiyatrosu, 'Lüküs Hayat' ile İstanbul'a Geliyor
Kültür - Sanat

Nilüfer Kent Tiyatrosu, ‘Lüküs Hayat’ ile İstanbul’a Geliyor

26 Şubat 2026
Türkan Şoray’dan yıllar sonra gelen itiraf: ‘Bugün olsa o çılgınlığı yapmaya cesaret edemem’
Kültür - Sanat

Türkan Şoray’dan yıllar sonra gelen itiraf: ‘Bugün olsa o çılgınlığı yapmaya cesaret edemem’

26 Şubat 2026
Türkiye Yazarlar Sendikası’ndan tarihi adım: ‘Edebiyat / Sanat’ sergisi kapılarını açıyor
Kültür - Sanat

Türkiye Yazarlar Sendikası’ndan tarihi adım: ‘Edebiyat / Sanat’ sergisi kapılarını açıyor

26 Şubat 2026
UNESCO mirası Efes için hukuki mücadele: ‘Suç işleniyor!..’
Kültür - Sanat

UNESCO mirası Efes için hukuki mücadele: ‘Suç işleniyor!..’

26 Şubat 2026
Gürcistan’dan yazar ve oyuncular Ankara’da atölye çalışmasında buluştu: Uluslararası Çalışma Ziyareti Programı Ankara’da gerçekleşti
Kültür - Sanat

Gürcistan’dan yazar ve oyuncular Ankara’da atölye çalışmasında buluştu: Uluslararası Çalışma Ziyareti Programı Ankara’da gerçekleşti

25 Şubat 2026
Next Post
Hawaii'deki orman yangını: 338 kişi halen kayıp

Hawaii'deki orman yangını: 338 kişi halen kayıp

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter