• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    İran saldırıları sonrası kısıtlamalar gerekçe gösterildi: İsrail, Mescid-i Aksa’da bayram namazını engelledi

    İran saldırıları sonrası kısıtlamalar gerekçe gösterildi: İsrail, Mescid-i Aksa’da bayram namazını engelledi

    Don vurdu, yağmur kurtardı: Talep yüksek, fiyatı 40 lira!

    Don vurdu, yağmur kurtardı: Talep yüksek, fiyatı 40 lira!

    Tezgahın yeni gözdesi belli oldu:  Fiyatlar ve talep değişti…

    Tezgahın yeni gözdesi belli oldu: Fiyatlar ve talep değişti…

    Hasadı başladı: Sezonun ilk ürünü rekor fiyatla tezgâhta

    Hasadı başladı: Sezonun ilk ürünü rekor fiyatla tezgâhta

    Necip F. Bahadır

    Ortaya karışık | “Senin oğlun şöyle böyle!”

    Geçen yıl 5 liraydı, bu yıl 50 TL! 1 Milyon tonluk hasatta son 15 Gün!

    Hasatta sona gelindi: Geçen yıl 5 TL bu yıl 50 TL’den satıldı…

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Amed, İstanbul ve İzmir Newrozlarına çağrı: Temel talep özgürlük

    Amed, İstanbul ve İzmir Newrozlarına çağrı: Temel talep özgürlük

    ‘Önderimiz özgür olmadan bu barışa inanmayız’

    ‘Önderimiz özgür olmadan bu barışa inanmayız’

    Amed Newrozu’nun programı belli oldu

    Amed Newrozu’nun programı belli oldu

    İstanbul Newrozlarının tanığı: Baş eğmeyen bir kitle vardı, büyük bir direniş gösterildi

    İstanbul Newrozlarının tanığı: Baş eğmeyen bir kitle vardı, büyük bir direniş gösterildi

    Kongra Star: Newroz ve bayram barışın başlangıcı olsun

    Kongra Star: Newroz ve bayram barışın başlangıcı olsun

    Mehmet Emin Çam’ın kızı: Hafıza kaybı yaşıyor, bizi tanımıyor

    İHD’den ağır hasta tutsak Çam’a dair açıklama

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Rüyalarımızda hâlâ Türkiye’deyiz!

    Rüyalarımızda hâlâ Türkiye’deyiz!

    Yüksel Durgut

    Ayakta alkışlanan sessizlik!

    Bayram, hüzün ve ümit

    Bayram, hüzün ve ümit

    Uğurcan’ın kurtarışları tura yetmedi!

    Uğurcan’ın kurtarışları tura yetmedi!

    Denge: Fıkıh sadece hüküm değil hikmettir!

    Denge: Fıkıh sadece hüküm değil hikmettir!

    Rejimin gölgesinde futbol: Kuzey Kore’nin hayali yıkıldı

    Rejimin gölgesinde futbol: Kuzey Kore’nin hayali yıkıldı

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    İran saldırıları sonrası kısıtlamalar gerekçe gösterildi: İsrail, Mescid-i Aksa’da bayram namazını engelledi

    İran saldırıları sonrası kısıtlamalar gerekçe gösterildi: İsrail, Mescid-i Aksa’da bayram namazını engelledi

    Don vurdu, yağmur kurtardı: Talep yüksek, fiyatı 40 lira!

    Don vurdu, yağmur kurtardı: Talep yüksek, fiyatı 40 lira!

    Tezgahın yeni gözdesi belli oldu:  Fiyatlar ve talep değişti…

    Tezgahın yeni gözdesi belli oldu: Fiyatlar ve talep değişti…

    Hasadı başladı: Sezonun ilk ürünü rekor fiyatla tezgâhta

    Hasadı başladı: Sezonun ilk ürünü rekor fiyatla tezgâhta

    Necip F. Bahadır

    Ortaya karışık | “Senin oğlun şöyle böyle!”

    Geçen yıl 5 liraydı, bu yıl 50 TL! 1 Milyon tonluk hasatta son 15 Gün!

    Hasatta sona gelindi: Geçen yıl 5 TL bu yıl 50 TL’den satıldı…

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Amed, İstanbul ve İzmir Newrozlarına çağrı: Temel talep özgürlük

    Amed, İstanbul ve İzmir Newrozlarına çağrı: Temel talep özgürlük

    ‘Önderimiz özgür olmadan bu barışa inanmayız’

    ‘Önderimiz özgür olmadan bu barışa inanmayız’

    Amed Newrozu’nun programı belli oldu

    Amed Newrozu’nun programı belli oldu

    İstanbul Newrozlarının tanığı: Baş eğmeyen bir kitle vardı, büyük bir direniş gösterildi

    İstanbul Newrozlarının tanığı: Baş eğmeyen bir kitle vardı, büyük bir direniş gösterildi

    Kongra Star: Newroz ve bayram barışın başlangıcı olsun

    Kongra Star: Newroz ve bayram barışın başlangıcı olsun

    Mehmet Emin Çam’ın kızı: Hafıza kaybı yaşıyor, bizi tanımıyor

    İHD’den ağır hasta tutsak Çam’a dair açıklama

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Rüyalarımızda hâlâ Türkiye’deyiz!

    Rüyalarımızda hâlâ Türkiye’deyiz!

    Yüksel Durgut

    Ayakta alkışlanan sessizlik!

    Bayram, hüzün ve ümit

    Bayram, hüzün ve ümit

    Uğurcan’ın kurtarışları tura yetmedi!

    Uğurcan’ın kurtarışları tura yetmedi!

    Denge: Fıkıh sadece hüküm değil hikmettir!

    Denge: Fıkıh sadece hüküm değil hikmettir!

    Rejimin gölgesinde futbol: Kuzey Kore’nin hayali yıkıldı

    Rejimin gölgesinde futbol: Kuzey Kore’nin hayali yıkıldı

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Görüş & Analiz

Rejim ve Alevi sorunu ekseninde ‘ötekiler’

SG by SG
11 Ağustos 2022
in Görüş & Analiz
0
Rejim ve Alevi sorunu ekseninde ‘ötekiler’


YORUM | PROF. MEHMET EFE ÇAMAN

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cemevi ziyareti ve akabinde yaşanan tartışmalar dikkatleri yine kimlik siyasetine çekti. Özellikle önümüzdeki yıl gerçekleşecek seçimler bağlamında kimlik siyaseti her zamankinden daha kilit bir rol oynayacak. Bu siyasetin ana konusu Kürtler ve Aleviler.

AKP’nin demokratikleşmeye odaklandığı 2002-2012 yılları arasındaki on yıllık dönem, Türkiye’de nasırlaşmış ve habisleşmiş kimlik politikalarını değiştirmeye başlamıştı. Roman açılımı, Alevi açılımı ve Kürt açılımı gibi adımların yanında, azınlıklarla devlet arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine dönük hamleler de bu döneme damgasını vurmuştu. Türkiye bu dönemde tüm tarihi boyunca yok saydığı ya da görmezden geldiği etnik ve dinsel gruplarla diyalog kurmak gibi rasyonel bir politika tercihinde bulunmuştu. Elbette bunların tamamı Avrupa Birliği yönelimi çerçevesinde bir zorunluluk olan demokratikleşme reformlarına endeksli süreçlerdi. Bu nedenle birbirinden ayrı kategoriler değil, aynı kategorinin parçalarıdır.

Tüm bu olumlu adımlar, 2013’te meydana gelen 17 Aralık yolsuzluk soruşturmaları sonrasında önce durakladı, sonrasında kademeli şekilde geriye gitti. Kürtlerin doğal haklarını yasal ve bürokratik bir çerçeveye sokmaya çalışan, ayrılıkçı şiddeti sonlandırarak “düz ovada siyaset” perspektifi sunan, asırlardan beridir süregelen ayrımcılığı sonlandırmayı hedefleyen bu yönelim, maalesef Erdoğan ve avanesinin MHP ile ve Ergenekon’cu derin yapılarla kurduğu koalisyondan sonra pert oldu. Kazanımların tamamı heba edildi. Türkiye 1990’ların şahin politikalarına balıklama dalış yaptı. Cizre’de ve Diyarbakır’da insanlık suçları işlenirken, AKP ve Erdoğan sessizce Ergenekoncu-Avrasyacı derin yapıların arkasında sus pus oturdu, kendisinden beklenen tüm “görevleri” ifa etti. Ve olan ülkeye ve ülke insanlarına oldu. Cumhuriyetin kuruluşundaki fabrika ayarlarından kaynaklı rijit kimlik siyaseti, böylece daha kapsayıcı bir civic yörüngeye giremedi.

Cumhuriyet 1923’te İttihatçılardan miras kalan arkaik ve ilkel etno-kimlik siyasetini seçti. Evet, zamanın ruhu belki o günlerde böyleydi. Almanya ve İtalya başta olmak üzere, birçok Batı ülkesinde de ırksal-etnik bağlamlarda tanımlanan ulus kimliği yaygındı. 1930’lar ve 1940’lar böyle geçti. Dünya birçok acılar yaşadı. Avrupa’nın göbeğinde sosyal Darwinist ırkçı siyaset on milyonlarca insanı ırki kategoriler temelinde toplama kamplarına gönderdi, insanlığın en büyük dibe vuruşlarından biri yaşanırken, Türkiye’de bu olay es geçildi. Almanya’yla o dönem kurulan ilişkiler, aynen bugün Rusya’yla kurulan ilişkiler gibi, para ve çıkar eksenliydi. Türk “solunun” (!) yegâne gazetesi Cumhuriyet o dönemlerde Alman-Türk dostluğunu öven sürmanşetlerde NAZİ’lerle Türk rejiminin benzerliklerine dikkati çekmekten kaçınamıyordu. Etik-normatif politikalar, Realpolitik ile bir denge kuramadı. Türkiye’de böyle bir çaba olmadı.

Savaş sonunda Türkiye nomenklaturası baktı ki dünyanın yeni düzeninde liberal demokratik devletler başrolü oynayacak, hemen çakma birçok partili rejime geçtiler. Bu sayede yeni kurulan Birleşmiş Milletler’e ve Avrupa Konseyi’ne kurucu üye oldular. Açık oy, gizli sayım alaturkalığında da olsa bir süre sonra bu dış dinamikler Türkiye siyasetinde de CHP’nin tek parti dikta rejimine son verdi. Fakat devletin Türk-üstünlükçü ırkçı ulus konsepti ve onun tarih tezi son bulmadı. Yüzeysel bir Batılılaşma, yüzeysel bir demokratikleşme meydana geldi. Ama ülke bir hukuk devletine dönüşemedi. Bu nedenle de devletin “ötekiler” karşısındaki ceberut tutumunda bir değişiklik olmadı.

Yeknesak bir Türk milleti yaratmaya kararlı olan kurucu kadro, İttihat ve Terakki’ci Jöntürk elit ve onun devamı olan Kemalist elit, farklılıkların törpülenmesini, “ötekilerin” ise Türklük içinde eritilmesini devlet siyaseti olarak belirlemiştir. Türkiye’de bunun dışına çıkmak, devleti karşıya almak, ona meydan okumak olarak görülür. “Öteki” geniş bir kavram elbette! Gelin biz buna yeknesaklık yaklaşımı diyelim. Anadolu’ya 11. yüzyılda gelen ve onu siyasi ve askeri olarak kontrolüne alan Müslüman Orta Asyalı Türk grupları, Hristiyan Anadolu yerlisi halkı boyunduruk altına aldı, cizye vergisine tabi kıldı, malına mülküne cihat-fetih-yağma üçgeninde oluşturulan kurumsallaşmayla beraber çöktü. Özellikle Anadolu kırsalında bu ortamda yerli halk din değiştirerek Müslüman olmayı yegâne kurtuluş olarak gördü. Böylece proto-tektipleştirme başlamış oldu. Gayrimüslimler “ötekiydiler”. Müslüman olanlar öteki olmaktan kurtularak asli unsur oluyor, sosyo-ekonomik avantajlara kavuşuyordu. Bu bağlamda siyasetin dinamiği Anadolu’da devletin yeknesaklaştırma eğilimi olarak tezahür ediyordu. Bu yerleşti ve 900 yıldan fazla bir zaman sürecinde devletin hücresel seviyelerine kadar nüfuz etti, hatta devleti bizzat oluşturdu. Yayılmacılık, fetih ve bahsedilen asimilasyon (ya da boyunduruk altına alarak vergiye bağlama) üzerine inşa edilmişti. Bu sistematikte “ötekinin” hayatta kalmak için yapabileceği en iyi şey, asimilasyona razı olmaktır. Bu politikanın ideolojik arka planı dinseldir. Fakat bu durum yirminci yüzyılda zamanın ruhuna ve Realpolitik duruma uygun olarak değişime uğrayacaktı.

Osmanlı etnik ve dini unsurların uluslaşma sürecinde parçalanırken, Müslüman yönetici sınıf mevcut kimliği modifiye etti. Çünkü salt İslami kimlik artık birleştirici olma özelliğini yitirmişti. Yeni tutkal ırksal-etnik bağlamda tanımlanan ulusçuluktu (nasyonalizm). Böylece İttihatçılar Osmanlıcılık ve İslamcılık yerine milliyetçiliğe yöneldiler. Potansiyel olarak Ermenilerin kendi devletlerini kurarak Yunanların veya Sırpların yaptığı gibi Devlet-i Aliyye’den kopmalarına engel olmak – arazi kaybetmemek ya da küçülmemek – için etnik homojen bir Anadolu yaratmaya soyundular. Bu berbat tercihin sonunda Ermeni zorunlu göçü ve neticede utanç verici, korkunç soykırım gerçekleşti. Milyonlarca Ermeni yok edildi. Doğu Anadolu’da etnik temizlik yapılmıştı. Bu “başarı” (!) planlı-programlı diğer etnik politikalara kapıyı aralayacaktı.

Kemalist Türkiye bu yaklaşımı aynen devam ettirdi. Ne mutlu Türküm diyeneydi artık. Sırada Kürtler ve Aleviler vardı. Daha küçük gruplar olan Araplar, Çerkezler ve diğerleri tehdit olarak algılanmıyordu. Ama onlar da asimile edilmeliydiler. Kolay lokma olarak görüldüklerinden onların üzerine gidilirken görece daha düşük yoğunluklu bir baskı kuruldu. Ama bu aynı yanlışın yapılmadığı anlamına gelmez.

Aleviler ise diğer bir gruptur. Mezhepsel aidiyetin kimliklerinde başrol oynamasından dolayı seküler Kemalistler Dersimli Alevilerin ağırlıklı olarak Zaza-Kürt olmalarından dolayı onları hedefe aldı. Diğer Kürdi coğrafyalarda uygulanan tekniklerin ve politikaların dışında, çok daha sert bir yöntem izlendi. Bir tür mostralık, mini-soykırım yapıldı. Ve Alevilerin potansiyel isyanlarının böylelikle önü alınıyordu. Dersim katliamı, Cumhuriyet’in İttihatçı soykırımcı geleneğinin devamı olduğunun en somut kanıtıdır. Halen bu konunun halının altına süpürülüyor oluşu büyük bir trajedidir. Ermeni soykırımıyla hesaplaşmamanın en somut zararlarından biri, halkın bu katliamlara karşı olan akıl almaz kayıtsızlığıdır.

Bu olaydan sonra Aleviler devlet korkusundan devlete sadık, rejime kayıtsız şartsız bağlı vatandaş olma stratejisini seçti. Dersim katliamının sorumlusu Atatürk’ün fotoğraflarının cemevlerinde başköşeye, Ali ve Hacı Bektaş resimlerinin yanına konması bunun göstergesidir. Zamanla, özellikle 1970’lerin sonundan itibaren İbrahim Kafesoğlu ve Aydınlar Ocağı’nın Türk İslam Sentezi ideolojisinin devlette kendine giderek daha fazla yer bulmaya başlamasıyla beraber, Aleviler Kemalizm’in laiklik doktrinine daha fazla sahip çıktılar. 1980 darbesinden sonra Türk-İslam Sentezi, devletin ana ideolojisine sağlamca eklemlendi. Aleviler de bu ideolojinin karşısına doğru evrilen Türk soluna daha fazla yaklaştı. Fakat Hanefi-Sünni Diyanet-devlet dininin ideal vatandaşı olamadılar. Devlete toplumdaki oranlarında giremediler. Devlet kendilerinin devleti olmadı.

Türk devleti Alevilere hiçbir zaman eşit vatandaşlık getirilerini sunmadı. Diyanet’in içerisinde hor görüldüler, bütçeden asla bir pay alamadılar, ibadethaneleri camilerle asla aynı seviyede algılanmadı, ve hepsinden önemlisi mezhepleri aşağılandı ve sapıklık olarak nitelendi. Aleviler arasından kimliğini gizlemeden kaymakam, vali, müsteşar, rektör vs. olan nadirdir. Alevi Türkiye devletinin ikinci sınıf vatandaşıdır. Bunu dillendirmeye bile korkar, seküler nominal Hanefi’lerle konuşurken laik devletin ne iyi olduğundan, kendilerinin asla ayrım görmediğinden falan bahsederler. Bu tutumun en bariz örneği, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Mecliste Dersim Katliamı konusunu bile gündeme getirememiştir. CHP’de bu konuda çok sert bir ulusalcı damar olduğunun farkındadır. Bu ulusalcı damar da seküler nominal Hanefilerdir zaten. “Ötekilerin” susmasını, kimliklerini gündeme getirmemesini, farklılıklarını ortaya koymamasını, asimile olmalarını beklerler.

Konu görüldüğü üzere son derece karmaşık!

Mesele sadece Erdoğan ve Milli Görüş geleneğinden gelen AKP’nin kurduğu rejim değil. Kökleri çok daha derinlerde olan, habis bir patoloji söz konusu ve bu patolojik devleti yapısöküme uğratmadan, onun tüm ceberutluk köklerini deşifre etmeden, ve hepsinden önemlisi bunları yeni nesillere aktarmadan çok kültürlü, heterojenliğiyle gurur duyan, toleranslı bir toplum meydana getirmek imkansız.

Türkiye’de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

ShareTweet
Previous Post

FBI evine baskın yapmıştı: Trump, New York Başsavcılığı’ndaki sorgusunda susma hakkını kullandı

Next Post

Müzisyenlerden Zeytinli tepkisi: Bu yaz, yasakçılığın son yazıdır

Related Posts

Rüyalarımızda hâlâ Türkiye’deyiz!
Görüş & Analiz

Rüyalarımızda hâlâ Türkiye’deyiz!

20 Mart 2026
Yüksel Durgut
Görüş & Analiz

Ayakta alkışlanan sessizlik!

20 Mart 2026
Bayram, hüzün ve ümit
Görüş & Analiz

Bayram, hüzün ve ümit

19 Mart 2026
Uğurcan’ın kurtarışları tura yetmedi!
Görüş & Analiz

Uğurcan’ın kurtarışları tura yetmedi!

19 Mart 2026
Denge: Fıkıh sadece hüküm değil hikmettir!
Görüş & Analiz

Denge: Fıkıh sadece hüküm değil hikmettir!

17 Mart 2026
Rejimin gölgesinde futbol: Kuzey Kore’nin hayali yıkıldı
Görüş & Analiz

Rejimin gölgesinde futbol: Kuzey Kore’nin hayali yıkıldı

16 Mart 2026
Next Post
Müzisyenlerden Zeytinli tepkisi: Bu yaz, yasakçılığın son yazıdır

Müzisyenlerden Zeytinli tepkisi: Bu yaz, yasakçılığın son yazıdır

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter