• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    21 Mart ekinoksu nedir? İlkbahar ekinoksunda neler olur? 21 Mart İlkbahar ekinoksu özellikleri

    21 Mart ekinoksu nedir? İlkbahar ekinoksunda neler olur? 21 Mart İlkbahar ekinoksu özellikleri

    ABD, İsrail ve İran Savaşında 23'üncü Gün | CANLI BLOG - İran'dan İsrail'e Ağır Misilleme! Çok Sayıda Ölü ve Yaralı

    ABD, İsrail ve İran Savaşında 23’üncü Gün | CANLI BLOG – İran’dan İsrail’e Ağır Misilleme! Çok Sayıda Ölü ve Yaralı

    İran: ABD ve İsrail Natanz nükleer tesisini vurdu

    İran: ABD ve İsrail Natanz nükleer tesisini vurdu

    Doğal Yaşam Parkı’nın en yaşlı üyesine ‘arkadaş’ aranıyor

    Doğal Yaşam Parkı’nın en yaşlı üyesine ‘arkadaş’ aranıyor

    Bayramda AVM’ler açık mı kapalı mı? 20-21-22 Mart 2026 Ramazan Bayramı’nda AVM çalışma saatleri

    Bayramda AVM’ler açık mı kapalı mı? 20-21-22 Mart 2026 Ramazan Bayramı’nda AVM çalışma saatleri

    Yapay Zekayla Sahte Yıldız Oldu: 8 Milyon Dolarlık Vurgun

    Yapay Zekayla Sahte Yıldız Oldu: 8 Milyon Dolarlık Vurgun

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    ‘Kürtler her şeyin en güzelini hak ediyor’

    ‘Kürtler her şeyin en güzelini hak ediyor’

    Abdullah Öcalan’ın 8 Mart mesajı: Yeni yaşamı kadınlar komünleşmeyle kurabilir

    İmralı’da aile ve avukat görüşü gerçekleşti

    Wan ve Tetwan’da Newroz hazırlıkları tamam: Halk alanlara çağrıldı

    Wan ve Tetwan’da Newroz hazırlıkları tamam: Halk alanlara çağrıldı

    Ankara’dan İzmir’e Newroz alanları doldu taştı

    Ankara’dan İzmir’e Newroz alanları doldu taştı

    Avrupa’nın dört bir yanında Newroz ateşi yandı

    Avrupa’nın dört bir yanında Newroz ateşi yandı

    Ali Babacan’dan Amed Newrozu’na mesaj: Birlik, dayanışma ve barış sembolü

    Ali Babacan’dan Amed Newrozu’na mesaj: Birlik, dayanışma ve barış sembolü

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Rüyalarımızda hâlâ Türkiye’deyiz!

    Rüyalarımızda hâlâ Türkiye’deyiz!

    Yüksel Durgut

    Ayakta alkışlanan sessizlik!

    Bayram, hüzün ve ümit

    Bayram, hüzün ve ümit

    Uğurcan’ın kurtarışları tura yetmedi!

    Uğurcan’ın kurtarışları tura yetmedi!

    Denge: Fıkıh sadece hüküm değil hikmettir!

    Denge: Fıkıh sadece hüküm değil hikmettir!

    Rejimin gölgesinde futbol: Kuzey Kore’nin hayali yıkıldı

    Rejimin gölgesinde futbol: Kuzey Kore’nin hayali yıkıldı

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    21 Mart ekinoksu nedir? İlkbahar ekinoksunda neler olur? 21 Mart İlkbahar ekinoksu özellikleri

    21 Mart ekinoksu nedir? İlkbahar ekinoksunda neler olur? 21 Mart İlkbahar ekinoksu özellikleri

    ABD, İsrail ve İran Savaşında 23'üncü Gün | CANLI BLOG - İran'dan İsrail'e Ağır Misilleme! Çok Sayıda Ölü ve Yaralı

    ABD, İsrail ve İran Savaşında 23’üncü Gün | CANLI BLOG – İran’dan İsrail’e Ağır Misilleme! Çok Sayıda Ölü ve Yaralı

    İran: ABD ve İsrail Natanz nükleer tesisini vurdu

    İran: ABD ve İsrail Natanz nükleer tesisini vurdu

    Doğal Yaşam Parkı’nın en yaşlı üyesine ‘arkadaş’ aranıyor

    Doğal Yaşam Parkı’nın en yaşlı üyesine ‘arkadaş’ aranıyor

    Bayramda AVM’ler açık mı kapalı mı? 20-21-22 Mart 2026 Ramazan Bayramı’nda AVM çalışma saatleri

    Bayramda AVM’ler açık mı kapalı mı? 20-21-22 Mart 2026 Ramazan Bayramı’nda AVM çalışma saatleri

    Yapay Zekayla Sahte Yıldız Oldu: 8 Milyon Dolarlık Vurgun

    Yapay Zekayla Sahte Yıldız Oldu: 8 Milyon Dolarlık Vurgun

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    ‘Kürtler her şeyin en güzelini hak ediyor’

    ‘Kürtler her şeyin en güzelini hak ediyor’

    Abdullah Öcalan’ın 8 Mart mesajı: Yeni yaşamı kadınlar komünleşmeyle kurabilir

    İmralı’da aile ve avukat görüşü gerçekleşti

    Wan ve Tetwan’da Newroz hazırlıkları tamam: Halk alanlara çağrıldı

    Wan ve Tetwan’da Newroz hazırlıkları tamam: Halk alanlara çağrıldı

    Ankara’dan İzmir’e Newroz alanları doldu taştı

    Ankara’dan İzmir’e Newroz alanları doldu taştı

    Avrupa’nın dört bir yanında Newroz ateşi yandı

    Avrupa’nın dört bir yanında Newroz ateşi yandı

    Ali Babacan’dan Amed Newrozu’na mesaj: Birlik, dayanışma ve barış sembolü

    Ali Babacan’dan Amed Newrozu’na mesaj: Birlik, dayanışma ve barış sembolü

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Rüyalarımızda hâlâ Türkiye’deyiz!

    Rüyalarımızda hâlâ Türkiye’deyiz!

    Yüksel Durgut

    Ayakta alkışlanan sessizlik!

    Bayram, hüzün ve ümit

    Bayram, hüzün ve ümit

    Uğurcan’ın kurtarışları tura yetmedi!

    Uğurcan’ın kurtarışları tura yetmedi!

    Denge: Fıkıh sadece hüküm değil hikmettir!

    Denge: Fıkıh sadece hüküm değil hikmettir!

    Rejimin gölgesinde futbol: Kuzey Kore’nin hayali yıkıldı

    Rejimin gölgesinde futbol: Kuzey Kore’nin hayali yıkıldı

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Görüş & Analiz

“Batı’nın ahlakını değil, Mercedes’ini alalım”

SG by SG
15 Haziran 2022
in Görüş & Analiz
0
“Batı’nın ahlakını değil, Mercedes’ini alalım”


Erdoğan Gezi protestolarına katılanlara “sürtük” diye hakaret etmesine yönelik tepkilere yanıt verirken “Milletimizin diliyle konuştuk” dedi. Burada “milletimiz” tabiri, şahsen ait olduğu “varoş kültürünü” ifade ediyor. Geçen hafta ele aldığımız üzere Recep İvedik’e (ve türevlerine) bu küfür oldukça yakışır. Ama mesela popüler, prototip bir İslamcı roman karakteri olan Minyeli Abdullah’a “sürtük” lafını söyletebilmeniz çok zordur. Böyle küfürleri ağzına gayet yakıştırabileceğiniz bir başka meşhur karakter ise 2004’den itibaren yayınlanan Avrupa Yakası adlı dizideki Burhan’dır.

Erdoğan’ın dünya görüşü üzerine ileride kafa yoracak tarihçi ve sosyologların, saçlarını fazla yolmamak için, İslamcılık ve milliyetçilik gibi ideolojilerden önce Burhan’ın zihin yapısına eğilmelerinin faydalı olacağını sanıyorum. Açıkçası Burhan’ın AKP yönetici kesiminin karikatürize edilmiş gerçekliğini yansıttığını dizinin yayınlandığı yıllarda farkettiğimi de iddia edemem.

Seküler üst sınıfa hitap eden “Avrupa Yakası” adlı bir derginin Tokatlı idare müdürü olan Burhan üniversite mezunudur ama bu eğitim şahsiyetini şekillendirmede fazla etkide bulunamadığı için onun karakterine dair bize çok fazla şey söylemez. Entelektüel derinliği sığdır, kültürel zevkleri rafine değildir. Burhan derginin “doğma-büyüme” İstanbullu, iyi eğitimli, bulundukları sosyo-ekonomik sınıfı ailelerinden tevarüs eden kadrosundan (“seküler elitten” diyelim) kültürel olarak farklıdır, bu farklılık onda “Beni de aranıza alın. Ben de Nişantaşı çocuğuyum.” sözleriyle sık sık ortaya dökülen bir aşağılık kompleksine yol açar. Burhan seküler elit tarafından kabullenilebilmek için makamının ve bunun getirdiği kendi çapındaki maddi refahın yetmesi gerektiğini düşünür. Ama bunun yetmeyeceği kendisine devamlı olarak hissettirilir.

“Seküler elit” Burhan’ı hor görür. Ona “Ooo Burhancım hoşgeldin!” gibi içten bir tavır hiçbir zaman göstermez, her zaman dışlar. Bu tavır Burhan’daki kompleksleri daha da büyütür, kendisini ispat etme hırsını kamçılar ve onu hırçınlaştırır. Burhan “seküler elit” tarafından kabullenilmediğini içten içe bilir, o elit de ona bu dışlanmışlığı yaşatmaktan kaçınmaz. Burhan sık sık elindeki gücü şantaj gibi kullanarak elitin bir parçası olma teşebbüslerinde bulunur. Bu tür şantajlar sayesinde örneğin belirli partilere, özel “okasyonlara” davetler almasını sağlar. Fakat “seküler elit” de işi düştüğünde Burhan’ın aşağılık kompleksini en üst seviyede istismar etmekten kaçınmaz. Mesela zorlayıcı bir nedenden ötürü gidip evine misafir olarak yerleştiğinde Burhan’ın kendisine hizmet etmesini doğal görür, yaptığı yemekleri eleştirmekten kaçınmaz, hatta ütülerini dahi yaptırdığı halde ona karşı bir minnettarlık duygusu hissetmez. Evinde zoraki misafir olarak kalırken bile onu aşağılamaktan vazgeçmez.

Öte yandan, seküler elitin bir parçası olmak için yırtınan Burhan “halkın takıldığı” mahalle kahvehanesine gittiğinde orada “kendisini bulur”, oradan hiç çıkmak istemez. Fakat bu, sıradan halkı sevdiği anlamına da gelmez, kendini onlardan üstün görür, kahvehanede otururken onları “hepsi birer lavuk” diye küçümser. Normalda ona kültürel açıdan yakın uygun bir eş adayı olan Makbule’yi, yine kendisini ondan daha üstün gördüğü için beğenmez, kendisine aşık olan kadını her fırsatta aşağılamaktan kaçınmaz. İstenmeyen bir misafiri savuşturmak maksadıyla başında bir takkeyle kapıyı açarak “İçeride zikir var!” diyen Burhan’ın dine yaklaşımı oldukça pragmatiktir, fakat dönemin yoğun siyasi gerilimleri dolayısıyla olacak, senarist Gülse Birsel bu konulara girmekten özellikle kaçındığı için bu yönü dizide fazla işlenmez.

2000’li yıllara gelindiğinde ülkede artık kontrolden çıkma emareleri gösteren bir gerilim önplandadır: Şerif Mardin’in tanımlamasıyla “çevreden” gelenler, eşit vatandaş olarak hakettikleri üzere “merkezde” yer alma talebinde bulunurlar. Onlara bu alanı açma niyetinde hiç olmayan “seküler elitler” bu da yetmezmiş gibi ülkeyi ağır bir ekonomik krize sokmuşlardır. İslamcılık “çevreden” gelenleri temsil etme iddiasıyla bu kavgaya ideolojik bir zemin kazandırır, yani bu seküler elitlere “Bizim ülkenin idaresine yönelik sizin anlayışınızdan tamamen farklı görüşlerimiz var. Siz ülkenin temel meselelerini çözemiyorsunuz. Hayat biçiminiz yozlaşmış. Benim yöntemim, ideolojim sizinkinden çok daha iyi bir Türkiye ortaya çıkaracak.” der.

Fakat Erdoğan gibi kompleksler taşıyan bir şahsiyetin böylesine büyük bir iddiayla ortaya çıkabilmesi mümkün değildi, esasen hiçbir zaman da öyle hedefleri olmadı. Onun amacı “seküler eliti” yıkmak değil, onun tarafından kabul edilmek, böylece merkezde bulunmanın getireceği dünya nimetlerinden nasiplenmekti. Erdoğan’ın son tahlilde rejimi topyekün devirmek anlamında “devrimci” bir tarafı da yoktur, sadece merkezde kendisine yer açılmasını talep eder, fakat kabul görürken de aşağılık kompleksini bastıramadığı için kendisini herkesten üstün görmeye temayüllüdür. Burhan’ın “elit” tarafından zoraki de olsa kabul gördüğü durumlarda bunu soğukkanlılıkla içselleştirerek aralarında mütevazi bir role razı olabilmesi psikolojik olarak imkansızdır. Kendisine güveni olmadığı için kendisini güvende hissetmez. Bir kez elit arasında bir yer buldu mu, herkesi bastırmak için daha fazla çaba harcar, yarım yamalak bile olmayan yabancı dil seviyesiyle caka satmaya çalışır vs.

Erdoğan’ın 2001’de AKP’yi kurarken söylediği “İslamcılık yaptık da ne kazandık?” sözü esasen dünya görüşüne dair pek çok itirafı barındırır. İslamcılık bir ideolojidir, ideoloji ise bir ülkenin veya insanlığın temel siyasi, ekonomik, hatta sosyal sorunlarına çözüm bulma iddiası taşıyan kendi içinde tutarlı, sofistike düşünceler bütünüdür. “Ben solcuyum, liberalim, islamcıyım” dediğinizde, ideolojinizin ülkenizin ve insanlığın problemlerini çözeceğine inandığınız, bunun için mücadele ettiğiniz anlamına gelir. Hedefiniz ülkenizi ve/veya insanlığı inandığınız ideoloji doğrultusunda değiştirmektir. Belki “Ülkemizi sol ideoloji çerçevesinde değiştirmekte pek başarılı olamadık” diye özeleştiri yapabilirsiniz, ama “Solculuk yaptık da ne kazandık?” derseniz bu aslında sizin yürüttüğünüz mücadeleden bambaşka beklentilerinizin olduğu, bunları elde edememenin hayal kırıklığı içerisinde bulunduğunuz anlamına gelir. Yani Erdoğan “Biz İslamcılık sayesinde siyasi ve ekonomik güç, statü kazanacağımızı umuyorduk ama bunlar olmadı. Bir ideoloji bize bunları vermiyorsa neye yarar ki?!” demeye getirir.

İşte Erdoğan ve Burhan’ın dünya görüşlerini benzeştiren yer de tam burasıdır. Nitekim Erdoğan’ın sözlerine tepki olarak o tarihte yazdığı yazısında Akif Emre, AKP liderinin sözlerinin ne anlama geldiğini çok iyi farkederek şöyle der: “Ülkenin gerçek krizi; İslamcılık adına mahkum edilmeye çalışılan yerli duruş sahiplerinin özgüven zaafiyetine düşmeleri, adeta bir kimlik krizine girme ihtimalidir.” Gerçek bir İslamcı olan Akif Emre, Erdoğan’ın aslında o aşağılık kompleksinin tecessüm etmiş hali olduğunun farkında değil miydi? Bunu bilmek zor. Fakat Akif Emre böyle sorunlu bir kimlikle yürütülecek siyasetin varacağı noktayı kehanetvari bir kesinlikle öngörmeyi de başarır. Aynı yazısından: “Alternatif olmanın tarihi sorumluluğunu taşıyamayan, bu ülke ve bu ülkenin insanı için ne anlama geldiğini kavrayamayan çözüm arayışları uzlaşma adına suç ortaklığına itilmek tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu tavrın varacağı somut nokta bu zamana kadar “İslamcılık yaptık da ne oldu?” gibi kaba bir söylemden ileriye gidemeyen özgüven kaybıdır. Bu özgüvenin yitirilmesi, bu zamana kadar oynanmakta olan, ülkeyi iflasa götüren kirli oyuna dahil olmak, suç ortaklığına davet edilmektir. … Ne uluslararası konjonktür, ne ülkenin iç dinamikleri, ne de karşılaşılan krizin mahiyeti alternatif siyaset tarzından vazgeçmeyi değil bilakis daha gerçekçi projelerle ortaya çıkmayı gerektiriyor. … Eğer bir ülkede 40-50 milyar dolar para bilinmeyen bir kaynağa doğru buharlaşıyor ve sıradan yolsuzlukla geçiştiriliyor, dahası, bunun ne kadarının toplum mühendisliği adına topluma karşı kullanıldığı bilinmiyorsa, bu noktada ses yükseltmenin vakti gelmiş demektir. Birileri devlet imkanlarını kendi ekonomik ve siyasal güçlerini korumak, konumlarını meşrulaştırmak için ideolojik saplantılarını kullanarak bir ülkeyi iflasa getirmişse, tam da bu noktada alternatif çözüm üretmenin vakti gelmiş demektir.”

Erdoğan güya mücadele ettiği sistemi öyle sahiplendi ki, Akif Emre’nin yirmi bir yıl önce “seküler elitlerin” idaresindeki devlet rejimini eleştirmek için yazdığı cümleler bugün birebir AKP iktidarını tarif eder hale geldi. AKP liderinin sistemi köklü bir değişime tabi tutma isteği aslında hiçbir zaman olmadı. Uluslararası finans sistemine eklemlenerek bunun nimetlerinden istifade ederken hiçbir zaman Kur’ân’ın hükümlerini (Erdoğan’ın sırasıyla danışmanı, bakanı, şimdi ise büyükelçisi olan kişinin ifadesiyle) “Bakara makara’yı” hatırlamaya gerek görmedi. Ekonomi kötüye gidince faizin yasak olmasına dair “nasslardan” bahsetmesi, asıl anlayışını yansıtmayan bir demagogluktur, müteahhitlerini ayakta tutmak için faizleri düşük tutması gibi gerçekleri perdelemeye yönelik sinsi bir amaç taşır. Onun tek hedefi iktidarını pekiştirerek devlet üzerinde hakim olmaktan ibarettir. Bu hedefini gerçekleştirmek için attığı adımların devlet rejiminde yol açtığı köklü sarsıntıları ne bekler, ne de ister. Herkesin onun “başkanlığını” kabul etmesi ve yolsuzluklarına karışmaması tek talebidir. Bunu usulca yapmış olmaları halinde herkese istediğini vermeye hazırdır. Nitekim 28 Şubat sürecini yürüten “nasyonal laik” olarak tanımlanabilecek zihniyetteki ulusalcılarla kolayca ittifak kurması, rejimi toptan değiştirmeyi hiçbir zaman hedeflemediğinin olduğu kadar, seküler elitin kendisini kabulünü ne denli önemsediğinin de açık bir göstergesidir.

Avrupa Yakası’nın son bölümü 2009’da yayınlandı. Belki yayını sürseydi Burhan’ın müessesenin ciddi bir ekonomik krize düşmesinden istifadeyle idaresinde hakim konuma geldiğini, “seküler elite” karşı zaferini ilan ettiğini izleyecektik. Derginin kapağında arada bir bol makyajlı başörtülü kadınlar çıkacaktı, dergi sayfalarında “yeni zenginlerin” doğum günü partileri ve düğünlerinde alkolsüz şampanyalar patlatırken çekilmiş fotoğraflarına yer verilecekti. Fakat Burhan’ın müessesenin gerçek bir dönüşümden geçerek ekonomik kriz sarmalından kurtulmasını sağlamaya yönelik hakiki bir alternatif çözümü hiçbir zaman yoktu. Batı’nın ahlakı, felsefesi falan bunlar da onun için fazlaca karışık meselelerdi. Onun talep ettiği Mercedes’ti, makam odasıydı, rezidanstı. Müessesenin öz varlıklarını ipotek ettirerek bankalardan aldığı bolca borçla nihayet “kazanmanın” keyfini sürdü. Ama müesseseyi “yeniden yapılandırmak” gibi bir derdi hiç bir zaman olmadığı için iş dönüp dolaşıp aynı yere geldi: Yine derin bir ekonomik krize giren müessese kronik yolsuzluk batağında can çekişiyor.

Batı’nın 20. yüzyılın ilk yarısında terkettiği jakoben milliyetçi siyasi kültüre histerik düzeydeki bağlılıkları ve iktidarı yeniden tümüyle ele geçirme hırsları nedeniyle “seküler elitin” müesseseyi kurtarmak için hakiki manada alternatif bir çözüm geliştirme kabiliyeti olduğundan da bahsedilemez. Bunu daha önce yapamamalarına yol açan tüm zaafiyetleri olduğu gibi durmaktadır. Onlar Burhan’ın “aman” dileyip ayaklarına kapanacağı anı beklemektedirler. Sonra mı ne yapmayı hayal ediyorlar? Mercedes, makam odası ve rezidansın “Batı ahlakıyla” nasıl kullanılacağını cümle aleme göstermeyi… Bir dahaki krize kadar…

  • Ömer Murat, Dış Politika ve Siyaset Uzmanı, Eski Diplomat

 


Kaynak: Kronos
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

ShareTweet
Previous Post

Kemal Kılıçdaroğlu: Venezuela’ya gidişlerinin sebebi başka, onu baronlar bilir!

Next Post

Prof. Dr. Veysel Ulusoy: ENAG’ın varlığı baştan beri rektörlüğü rahatsız ediyor

Related Posts

Rüyalarımızda hâlâ Türkiye’deyiz!
Görüş & Analiz

Rüyalarımızda hâlâ Türkiye’deyiz!

20 Mart 2026
Yüksel Durgut
Görüş & Analiz

Ayakta alkışlanan sessizlik!

20 Mart 2026
Bayram, hüzün ve ümit
Görüş & Analiz

Bayram, hüzün ve ümit

19 Mart 2026
Uğurcan’ın kurtarışları tura yetmedi!
Görüş & Analiz

Uğurcan’ın kurtarışları tura yetmedi!

19 Mart 2026
Denge: Fıkıh sadece hüküm değil hikmettir!
Görüş & Analiz

Denge: Fıkıh sadece hüküm değil hikmettir!

17 Mart 2026
Rejimin gölgesinde futbol: Kuzey Kore’nin hayali yıkıldı
Görüş & Analiz

Rejimin gölgesinde futbol: Kuzey Kore’nin hayali yıkıldı

16 Mart 2026
Next Post
Prof. Dr. Veysel Ulusoy: ENAG'ın varlığı baştan beri rektörlüğü rahatsız ediyor

Prof. Dr. Veysel Ulusoy: ENAG'ın varlığı baştan beri rektörlüğü rahatsız ediyor

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter