• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Apple, ekimde hangi ürünlerini tanıtmaya hazırlanıyor?

    Apple, ekimde hangi ürünlerini tanıtmaya hazırlanıyor?

    İstanbul Modern’de yeni koleksiyon sergisi: ‘Aynı Mavinin Altında’

    İstanbul Modern’de yeni koleksiyon sergisi: ‘Aynı Mavinin Altında’

    Batık ve çilek bacak görünümüne son: Pürüzsüz bacaklar için 3 doğal yöntem

    Solgun ve mat tenlere son: Cildinize anında doğal ışıltı katacak 3 yöntem

    Microsoft, yapay zeka güvenliği çerçevesini hayata geçirdi

    Microsoft, yapay zeka güvenliği çerçevesini hayata geçirdi

    Husiler Babulmendeb'e Dayandı, Yemen Alarma Geçti: 5 Ülkeyle Kritik Diplomasi Trafiği

    Husiler Babulmendeb’e Dayandı, Yemen Alarma Geçti: 5 Ülkeyle Kritik Diplomasi Trafiği

    İsmail Kartal Bu Şekilde Dönmüş: İşte Sürecin Perde Arkası

    İsmail Kartal Bu Şekilde Dönmüş: İşte Sürecin Perde Arkası

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    İstanbul’da deprem riski: İncelenen binaların yarısı yüksek risk taşıyor

    İstanbul’da deprem riski: İncelenen binaların yarısı yüksek risk taşıyor

    Zelal Kartal mezarı başında anıldı

    Zelal Kartal mezarı başında anıldı

    Amed’de bir hakim çocuğa şiddet uyguladı, çocuğun akrabaları tutuklandı

    Amed’de bir hakim çocuğa şiddet uyguladı, çocuğun akrabaları tutuklandı

    Küresel gıda fiyatları yüzde 2,5 oranında arttı

    Küresel gıda fiyatları yüzde 2,5 oranında arttı

    İfade veren Özgür Çelik: Üsküdar’da yaşananlar yargı baskısının son örneğidir

    İfade veren Özgür Çelik: Üsküdar’da yaşananlar yargı baskısının son örneğidir

    30 yılık tutsaklığın ardından yaşamını yitirdi: Nebi Yavuz defnedildi

    30 yılık tutsaklığın ardından yaşamını yitirdi: Nebi Yavuz defnedildi

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Yüksel Durgut

    Çeyrek asırlık bilanço: 11 Eylül’den bugüne

    İlk yarı kabus, ikinci yarı umut

    İlk yarı kabus, ikinci yarı umut

    Atı alan Üsküdar’ın içinden de geçti!

    Atı alan Üsküdar’ın içinden de geçti!

    Lizbon’da 6 dakika her şeyi değiştirdi

    Lizbon’da 6 dakika her şeyi değiştirdi

    Necip F. Bahadır

    AKP’nin ‘Üsküdar’ zaferi!

    Yüksel Durgut

    Doğu Almanya kime kızgın?

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Apple, ekimde hangi ürünlerini tanıtmaya hazırlanıyor?

    Apple, ekimde hangi ürünlerini tanıtmaya hazırlanıyor?

    İstanbul Modern’de yeni koleksiyon sergisi: ‘Aynı Mavinin Altında’

    İstanbul Modern’de yeni koleksiyon sergisi: ‘Aynı Mavinin Altında’

    Batık ve çilek bacak görünümüne son: Pürüzsüz bacaklar için 3 doğal yöntem

    Solgun ve mat tenlere son: Cildinize anında doğal ışıltı katacak 3 yöntem

    Microsoft, yapay zeka güvenliği çerçevesini hayata geçirdi

    Microsoft, yapay zeka güvenliği çerçevesini hayata geçirdi

    Husiler Babulmendeb'e Dayandı, Yemen Alarma Geçti: 5 Ülkeyle Kritik Diplomasi Trafiği

    Husiler Babulmendeb’e Dayandı, Yemen Alarma Geçti: 5 Ülkeyle Kritik Diplomasi Trafiği

    İsmail Kartal Bu Şekilde Dönmüş: İşte Sürecin Perde Arkası

    İsmail Kartal Bu Şekilde Dönmüş: İşte Sürecin Perde Arkası

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    İstanbul’da deprem riski: İncelenen binaların yarısı yüksek risk taşıyor

    İstanbul’da deprem riski: İncelenen binaların yarısı yüksek risk taşıyor

    Zelal Kartal mezarı başında anıldı

    Zelal Kartal mezarı başında anıldı

    Amed’de bir hakim çocuğa şiddet uyguladı, çocuğun akrabaları tutuklandı

    Amed’de bir hakim çocuğa şiddet uyguladı, çocuğun akrabaları tutuklandı

    Küresel gıda fiyatları yüzde 2,5 oranında arttı

    Küresel gıda fiyatları yüzde 2,5 oranında arttı

    İfade veren Özgür Çelik: Üsküdar’da yaşananlar yargı baskısının son örneğidir

    İfade veren Özgür Çelik: Üsküdar’da yaşananlar yargı baskısının son örneğidir

    30 yılık tutsaklığın ardından yaşamını yitirdi: Nebi Yavuz defnedildi

    30 yılık tutsaklığın ardından yaşamını yitirdi: Nebi Yavuz defnedildi

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Yüksel Durgut

    Çeyrek asırlık bilanço: 11 Eylül’den bugüne

    İlk yarı kabus, ikinci yarı umut

    İlk yarı kabus, ikinci yarı umut

    Atı alan Üsküdar’ın içinden de geçti!

    Atı alan Üsküdar’ın içinden de geçti!

    Lizbon’da 6 dakika her şeyi değiştirdi

    Lizbon’da 6 dakika her şeyi değiştirdi

    Necip F. Bahadır

    AKP’nin ‘Üsküdar’ zaferi!

    Yüksel Durgut

    Doğu Almanya kime kızgın?

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Görüş & Analiz

Fasit daireden çıkış kapısı arama

SG by SG
24 Nisan 2022
in Görüş & Analiz
0
Fasit daireden çıkış kapısı arama



“Sahih bir demokrasi” (= çoğulcu, özgürlükçü, katılımcı) – “adaleti hedefleyen yargı” ( = bağımsız, tarafsız, tabii hakim, adil yargılanma hakkı ) “günışığında bir bürokrasi” (= şeffaf, denetlenebilir, hesap verebilir ) “ yetkiyi yerelle paylaşan merkez “(= sağlık, eğitim, iç güvenlik, ulaşım, bayındırlık, ekonomi, tarım, hayvancılık, turizm gibi alanlarda bölgelere yetki devri ) konularında öngörülecek hedefler yeni bir inşada vazgeçilmez başlıklar olmalı.

Türkiye’de neden yukarıda belirtilen hedeflere ulaşılamıyor? Türkiye’deki demokrasi ve hukuk eksikliği daha çok kurumlarda, siyasette, bürokraside, demokrasi ve hukuk kültürü, geleneği bulunmayışıyla ilgili. Türk-İslam sentezine dayalı devlet ideolojisi muhalefet partilerinin hizalandığı bir çizgi olduğundan ( ancak su içinde yaşayabilen balıklar misali) demokrasi-hukuk hedefine önemli bir zihniyet değişikliği yaşamadan ulaşmak mümkün gözükmüyor.

Türkiye sürekli bir fasit daire içinde dönüp duruyor. Temel ve kadim sorunlarını tartışmaktan, bu konularda çözüm üretmekten çok; sığ, yüzeysel ve yasaklarla sınırlanmış bir alan içinde kalan çapsız söylemlerle zaman kaybediyor.

Siyasi iktidar, çatışma ve gerilimleri besliyor, işbirliği ve uzlaşıyı ret ediyor. Hakikatlerle yüzleşmekten, vicdanını özgürleştirmekten korkuyor. Ülke içindeki hainlerin dışarıdaki düşmanla işbirliği yaptığı algısını yaratarak her türlü eleştiriyi engelliyor. Sarıldığı ip çocukluk hastalığı kabul edilen ilkel bir milliyetçilik oluyor.

Kültürde, yüzleşmek, sorunları açıkça tartışıp uzlaşmak ve işbirliği yapmak yerine, sorunları ve hakikati gözden uzak tutup, halının altına süpürmek geleneği var. Kuşkusuz bir süre sonra halı çürümeye başlıyor.

Sorun devasa boyutlara vardığında da ötekileştirdiklerini yok sayma, aşağılama, doğru olarak kabul ettiğini dayatma, ortadan kaldırma noktasına gelinmekte..

Gelenek, muhalif ve öteki gördüğünü tuzağa düşürmek, kumpas kurmak, hile yapmak, enseden kalleşçe vurmak, beş on adam toplayıp ellerine geçirdikleriyle bir kişiyi linç etmeye kalkmak üzerine devam etmekte.

Osmanlı’dan bu yana hiçbir sorun uzlaşıyla çözülemedi. Cumhuriyet aynı politikaları sürdürerek eşit yurttaşı var edemedi. Çok boyutlu sorunları sadece asayiş ve güvenlik zaviyesinden görerek şiddet yoluyla çözmeye çalışmak üzerine bir zihniyet ve kodlama oluşmuş durumda.

Osmanlı ceza hukuku, 1840-1851-1858 tarihli Ceza Kanunnameleri ile giderek artan bir oranda bürokrasinin kendisini tanımlama sürecinin bir aracı haline geldi. Yani suçlu kavramının bürokrasi tarafından belirlenmesi sonucu suçlular mağdura zarar veren kimseler değil, önce din daha sonra devlet idealini tehdit eden kimseler olurken, devlete herhangi bir bireyden daha fazla gerçek bir kişilik atfedilmiş oldu.

Jön Türklerin özellikle hukuk alanındaki yaklaşımı en sonunda Cumhuriyet referanslarında gördüğümüz üzere otokrasiyle neticelendi. Enrico Ferri, İtalya’da pozitivist bir yapıdan faşist bir yapıya geçişi nasıl kolay görmüşse, Türk hukukçuları da kendi entelektüel söylemlerinde “sosyal bünye” nin yerine “devlet”i yerleştirme konusunda zorlanmadılar..

Jön Türkler daha çok cinsel sapkınlığa (kürtaj yasağı gibi),Cumhuriyet Türkleri de daha çok politik sapkınlığa odaklanmıştı. Her iki tavrın arkasındaki saik, kendisini tanımladığı çerçeveye yönelik her türlü tehdide karşı koyabilecek bir soyut bütünün yani halk iradesinin dışında bir genel iradenin inşasıydı. ( Ruth A. Miller- “Fıkıhtan Faşizme -Osmanlı’dan Cumhuriyete Günah ve Suç”)

Suçun ahlaki bir kategori olmaktan çok siyasi bir kategori haline gelmesiyle, artık hukuki korumaya en muhtaç olan soyut kavram “birey” ya da “toplum” değil “devlet”ti. Ceza hukukunun amacı suçu tanımlamak değildi. Aksine sosyal bünyeyi evrimsel olarak geri kalmış parazitlerden korumaktı.

Bu sürecin sonucu Türkiye Cumhuriyeti, 1926 yılında Mussolini’nin faşist ceza kanununu kabul etti. Yeni kanunu tanıtan raporunda dönemin Adalet bakanı Mahmut Esat şöyle diyordu: “Türkiye Cumhuriyeti rejimi, Türk Devrimi tarafından ortaya konmuş sistemlerin bir neticesidir; rejim, en demokratik ve en laik prensiplere dayanmaktadır. Hiç şüphesiz rejim kendisini mutlakıyet ve saltanat dönemine ait ceza kanunlarına -ki (bu kanunların) (demokratik ve laik prensiplerle hiç alakası yoktu; hatta bunlar (bu prensiplerle) tamamen çelişiyordu- adapte edemezdi. Çünkü kanunlar mecburen kendilerine hayat veren dönemlerin, zamanların ve rejimlerin ifadeleridir.”

Meclis’te kanun lehinde konuşanlar daha önce sadece Sultanın ve bireyin haklarının dikkate alındığını oysa şimdi devletin, devrimin ve toplumun korunması gerektiğini vurguluyorlardı. Adalet Bakanı Mahmut Esat bu görüşü şöyle desteklemekteydi : “Ceza kanunumuz çok serttir; çünkü inkılap çok kıskançtır. Ama hem sert hem ilmi. Bundan korkacak olanlar ve korkması lazım gelenler Türk milletinin menfaatlerine, Türk milletinin hukukuna ve inkılabına karşı tekin olmayanlardır ve bunların korkması lazımdır.”

1926 ve 1938 arasında Osmanlı hukuku neredeyse tamamen ortadan kalktı ve bunun yerine bazı değişikliklerle İsviçre Medenî Kanunu, İtalyan Ceza Kanunu ve Alman Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu kabul edildi. ( Resepsiyon süreci : yabancı bir toplumun ihtiyaçlarını karşılamak üzere farklı coğrafi, ekonomik ve kültürel koşullarda doğmuş ve gelişmiş bir hukuk düzeninin tamamının ya da bir kısmının başka bir ülkeye aktarılması– Osmanlı-Türk denemesi)

Siyaset hukuku (political law) ve ceza hukukunun (criminal law) her ikisi de Cumhuriyetçi otokratik tek adam sistemini destekleyecek mahiyette yeniden yorumlandı. Hukuk devrimiyle oluşan hukuk yapısı da radikal ve devlet merkezli Türk milliyetçiliğine ayak uydurmak zorunda kaldı.

Osmanlı siyaset düşüncesi farklı ideoloji ve siyasi kimliklerin varlığını belli bir ölçüde de olsa kabul etmişti. Cumhuriyet yönetimi altında ise durum bundan farklıydı. Türkiye modern, radikal bir ulus devletti.

Bu devletin de liberal devlet standartlarına intibak etmeye, hatta bu standartların varlığını kabul etmeye ne arzusu vardı ne de ihtiyacı. Mussolini’nin Ceza Kanunu, sıfırdan inşa edilmiş bir ulus devlette, faşist bir algılanış biçimiyle uygulanmasını mümkün kılıyordu. ( Miller- a.g.e.)

Ceza hukuku bağlamında bugün gelinen noktada bir değişiklik görülmemekte, aksine terörle mücadele mevzuatıyla durum daha da ağırlaşmakta. Siyasal suç kapsamının genişlemesi ve muğlaklaşmasıyla siyaset hukuku ceza hukukunun denetimi ve sınırlaması alanına girerken, sorunları siyaseten çözme imkanı da ortadan kalkmış durumda.

Partili cumhurbaşkanlığı sistemi uygulaması, Cumhuriyetin kurucu kadrolarının yarattığı siyasi-hukuki kültürün geriye sıçrama şeklinde halen yaşanmakta olduğunu göstermekte.

Siyaset, bürokrasi, okul, üniversite, aile demokratik değer üretemiyor, kültür oluşturamıyor. Entelektüel yok denecek kadar az. Aydın dediğiniz kesim gücün kırmızı çizgileri ya da ideolojik saplantıları içinde konuşup yazıyor. Akademisyen, hukukçu daima gücün etkisi ve korkusu altında.

“Kamusal müzakere” ortamı yok. Oysa kamusal müzakere iktidar gücünü sınırlayan ve ona meşruiyet sağlayan bir işleve sahip.

Bunun dışında ülke, toplumun kılcallarına kadar yayılan koyu bir idari vesayet örgütlenmesiyle, tam bir kolonyal sistemle, merkezden atanan valiler ve kaymakamlar aracılığıyla yönetiliyor. Türkiye, dünyada az görülür bir şekilde iç bölgeden yani merkezden katı bir merkeziyetçilikle yönetilmekte.

Böyle bir modelle iktidarın dengelenip denetlenmesi mümkün mü ? Egemenliği katılımcı bir anlayışla halkla paylaşmadan otoriterliği engellemek mümkün değil. Ne yazık ki bu mesele bir demokrasi meselesi olarak değil sadece Kürtlerin dile getirdiği onlara ait ve ülkenin bölünmesine neden olacak bir sorun olarak algılanıyor ya da algılatılıyor.

Oysa bu mesele tam anlamıyla ülkenin demokratikleşmesiyle ilgili. Türkiye siyaseti, akademisi ve sivil toplumu ademimerkeziyet meselesinin çoklu ve katılımcı bir demokrasi için ne kadar hayati olduğunun henüz farkında değil.

Tablo ortada. Siyaset kadrosu yetersizlikleri, çapsızlıkları ve zihniyet kodları nedeniyle toplumun sorunlarını uzlaşarak çözemiyorlar. Hakikatleri gizliyorlar, hırslarını dizginleyemiyorlar.

Peki toplum kendi içinden yeni inşayı yapacak, yüzleşme ve müzakere yoluyla uzlaşı ve işbirliğini sağlayacak aktörleri çıkarabilecek mi ? Bunu beceremezsek faşizme eğilimli bir otoriter rejimde birbirimize zarar vermeye devam eder, siyasi birliği de sağlayamayız.

Kaynak: Artı Gerçek
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

ShareTweet
Previous Post

The Guardian, Emir Taha’yı ‘takibe aldı’

Next Post

Ömer Çelik açıklamasının ardından Şentop teklifi iade etti

Related Posts

Yüksel Durgut
Görüş & Analiz

Çeyrek asırlık bilanço: 11 Eylül’den bugüne

11 Eylül 2026
İlk yarı kabus, ikinci yarı umut
Görüş & Analiz

İlk yarı kabus, ikinci yarı umut

10 Eylül 2026
Atı alan Üsküdar’ın içinden de geçti!
Görüş & Analiz

Atı alan Üsküdar’ın içinden de geçti!

10 Eylül 2026
Lizbon’da 6 dakika her şeyi değiştirdi
Görüş & Analiz

Lizbon’da 6 dakika her şeyi değiştirdi

10 Eylül 2026
Necip F. Bahadır
Görüş & Analiz

AKP’nin ‘Üsküdar’ zaferi!

9 Eylül 2026
Yüksel Durgut
Görüş & Analiz

Doğu Almanya kime kızgın?

7 Eylül 2026
Next Post
Ömer Çelik açıklamasının ardından Şentop teklifi iade etti

Ömer Çelik açıklamasının ardından Şentop teklifi iade etti

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter