• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Araştırma: Yaşam süresini üç yıla kadar uzatabilecek beslenme reçetesi

    Araştırma: Yaşam süresini üç yıla kadar uzatabilecek beslenme reçetesi

    Survivor dokunulmazlık oyununu hangi takım kazandı? 16 Şubat Survivor eleme adayı kim oldu?

    Survivor dokunulmazlık oyununu hangi takım kazandı? 16 Şubat Survivor eleme adayı kim oldu?

    Google Chrome’da olan güvenlik açığı kapatıldı

    Google Chrome’da olan güvenlik açığı kapatıldı

    İsrail, Batı Şeria’da ‘fiili ilhak’ olarak görülen süreci resmen başlattı

    İsrail, Batı Şeria’da ‘fiili ilhak’ olarak görülen süreci resmen başlattı

    Apple, 4 Mart’ta yeni bir etkinlik düzenleyeceğini duyurdu

    Apple, 4 Mart’ta yeni bir etkinlik düzenleyeceğini duyurdu

    ‘Masumiyet Müzesi’nin Kemal’ine teşhis konuldu: Aşk mı, ‘Limerence’ mı?

    ‘Masumiyet Müzesi’nin Kemal’ine teşhis konuldu: Aşk mı, ‘Limerence’ mı?

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Eğitim-Sen 21 Şubat’ta Uluslararası Anadil Günü Sempozyumu düzenleyecek

    Eğitim-Sen 21 Şubat’ta Uluslararası Anadil Günü Sempozyumu düzenleyecek

    Yerine kayyım atanan muhtara para cezası

    Yerine kayyım atanan muhtara para cezası

    21 Şubat: Direnen bir dil, yükselen bir talep

    21 Şubat: Direnen bir dil, yükselen bir talep

    Komisyon ortak rapor yazım ekibinin 6’ncı toplantısı tamamlandı

    Komisyon ortak rapor yazım ekibinin 6’ncı toplantısı tamamlandı

    CHP’nin köprülerin özelleştirilmesine karşı yürüyüşüne valilikten engel

    CHP’nin köprülerin özelleştirilmesine karşı yürüyüşüne valilikten engel

    Bekir Bozdağ’dan yeni Anayasa mesajı: Yamalı bir bohçaya dönüştü

    Bekir Bozdağ’dan yeni Anayasa mesajı: Yamalı bir bohçaya dönüştü

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Fidan yoktu, Kalın görünmedi; Türkiye Münih’te kayboydu!

    Fidan yoktu, Kalın görünmedi; Türkiye Münih’te kayboldu!

    İntiharın eşiğine gelmiş bir canın yanında durmak

    İntiharın eşiğine gelmiş bir canın yanında durmak

    Teknoloji özgürlükleri ve bireysel alanı daraltıyor

    Teknoloji özgürlükleri ve bireysel alanı daraltıyor

    Necip F. Bahadır

    ‘Seyyar giyotin’ iş başında; ‘adalet’ başka bahara!

    Fenerbahçe, Trabzon deplasmanında hata yapmadı

    Fenerbahçe, Trabzon deplasmanında hata yapmadı

    İlahi ‘hizalanma’ ile şeytani sapmanın metafiziği

    İlahi ‘hizalanma’ ile şeytani sapmanın metafiziği

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Araştırma: Yaşam süresini üç yıla kadar uzatabilecek beslenme reçetesi

    Araştırma: Yaşam süresini üç yıla kadar uzatabilecek beslenme reçetesi

    Survivor dokunulmazlık oyununu hangi takım kazandı? 16 Şubat Survivor eleme adayı kim oldu?

    Survivor dokunulmazlık oyununu hangi takım kazandı? 16 Şubat Survivor eleme adayı kim oldu?

    Google Chrome’da olan güvenlik açığı kapatıldı

    Google Chrome’da olan güvenlik açığı kapatıldı

    İsrail, Batı Şeria’da ‘fiili ilhak’ olarak görülen süreci resmen başlattı

    İsrail, Batı Şeria’da ‘fiili ilhak’ olarak görülen süreci resmen başlattı

    Apple, 4 Mart’ta yeni bir etkinlik düzenleyeceğini duyurdu

    Apple, 4 Mart’ta yeni bir etkinlik düzenleyeceğini duyurdu

    ‘Masumiyet Müzesi’nin Kemal’ine teşhis konuldu: Aşk mı, ‘Limerence’ mı?

    ‘Masumiyet Müzesi’nin Kemal’ine teşhis konuldu: Aşk mı, ‘Limerence’ mı?

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Eğitim-Sen 21 Şubat’ta Uluslararası Anadil Günü Sempozyumu düzenleyecek

    Eğitim-Sen 21 Şubat’ta Uluslararası Anadil Günü Sempozyumu düzenleyecek

    Yerine kayyım atanan muhtara para cezası

    Yerine kayyım atanan muhtara para cezası

    21 Şubat: Direnen bir dil, yükselen bir talep

    21 Şubat: Direnen bir dil, yükselen bir talep

    Komisyon ortak rapor yazım ekibinin 6’ncı toplantısı tamamlandı

    Komisyon ortak rapor yazım ekibinin 6’ncı toplantısı tamamlandı

    CHP’nin köprülerin özelleştirilmesine karşı yürüyüşüne valilikten engel

    CHP’nin köprülerin özelleştirilmesine karşı yürüyüşüne valilikten engel

    Bekir Bozdağ’dan yeni Anayasa mesajı: Yamalı bir bohçaya dönüştü

    Bekir Bozdağ’dan yeni Anayasa mesajı: Yamalı bir bohçaya dönüştü

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Fidan yoktu, Kalın görünmedi; Türkiye Münih’te kayboydu!

    Fidan yoktu, Kalın görünmedi; Türkiye Münih’te kayboldu!

    İntiharın eşiğine gelmiş bir canın yanında durmak

    İntiharın eşiğine gelmiş bir canın yanında durmak

    Teknoloji özgürlükleri ve bireysel alanı daraltıyor

    Teknoloji özgürlükleri ve bireysel alanı daraltıyor

    Necip F. Bahadır

    ‘Seyyar giyotin’ iş başında; ‘adalet’ başka bahara!

    Fenerbahçe, Trabzon deplasmanında hata yapmadı

    Fenerbahçe, Trabzon deplasmanında hata yapmadı

    İlahi ‘hizalanma’ ile şeytani sapmanın metafiziği

    İlahi ‘hizalanma’ ile şeytani sapmanın metafiziği

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Görüş & Analiz

‘Dini delik deşik etmeye hakkımız var mı?’

SG by SG
21 Aralık 2021
in Görüş & Analiz
0
‘Dini delik deşik etmeye hakkımız var mı?’


YORUM | AHMET KURUCAN

(Fıkıh-ahlak birlikteliği-6)

Fıkıh-ahlak birlikteliği seri yazılarımda sona doğru geldik. Başlangıçta hiç bu kadar uzun süreceğine ihtimal vermiyordum. Batı ülkelerinde sosyal yardım kesilmesin düşüncesiyle kanuna karşı hile diye adlandırabileceğim bir soruya cevap verme adına başladığımız seri okuyucu-yazar etkileşimi ve iletişimi ile çok farklı boyutlara taşındı. Olsun. Umarın faydadan hali olmamıştır.

En son yazımı “Hocaefendi’nin 1990 yılının 24 Kasım’ında Amerika’dan Türkiye’ye dönüşte uğradığı Hollanda’da yaptığı bir konuşmaya değineceğim,” diye bitirmiştim. Öncelikle onu tashih edeyim. Aşağıda kendisinden yapacağım iktibası orada dile getirdi diye aklımda kalmış. Halbuki söz konusu Avrupa seyahatinin anlatıldığı bir metinde 15 Aralık 2013’de yaptığı bir sohbetten iktibasta bulunulmuş. Fakat ele aldığımız konu ve muhteva açısından bir değişiklik söz konusu değil.

90’lı yıllar Avrupa’ya 60’lı yıllarda işçi olarak giden Anadolu insanının artık geri dönmemek üzere yaşadıkları ülkelere yerleşmeye başladığı yıllardı. Kendileri dönse bile orada doğup büyüyen çocuklarının ve torunlarının dönmeyeceği âşikardı ve göçmen aileler daha önceden idrakine vardıkları bu gerçekle yüzleşmeye başlamışlardı.

Malum dini ve kültürel kodlar adına Türkiye hamurunun hakimiyetini sürdürdüğü o yıllarda Diyanet başta olmak üzere İslami cemaatler birer ikişer varlığını o ülkelere de taşımıştı. Temel amaç Anadolu insanının dini kimliğini korumaya yardım etmekti ve tabii ki takdire şayandı. Ama bu durum beri tarafta rekabet ortamını da doğurdu. Klişe tabirle “dine hizmet edeceğim” diye Avrupa’ya taşınan bu cemaatler birbirlerini rakip olarak gördüler ve müthiş bir ayrışma yaşandı. Aslında olan şuydu: Türkiye zihniyeti ve atmosferi Avrupa’ya taşınmıştı.

Bu bir tarafa bundan daha önemlisi içinde yaşanılan yeni sosyal ortamın farkına varılamaması oldu. Hoş, Türkiye’de de varılmış değildi ama nüfusun büyük çoğunluğunun Müslüman olduğu ülkede bir yere kadar bu durum tolere edilebiliyordu ama Müslümanların azınlık olarak yaşadığı, dini, sosyal ve kültürel ortamın çok farklı olduğu bir zeminde bu zihniyet çok köhnemiş olarak şu yüzüne çıkıyor ve insanımızı yaşadığı zamanın ve mekanın dışına atıyor ya da gettolaşarak yaşamasına vesile oluyordu. İşin daha da garibi bunu insanımıza hizmet edeceğiz, dini kimliklerini muhafaza da yardımcı olacağız diye gelen Diyanet de dahil bütün cemaatler ve tarikatlar yapıyordu. 1990 yılında Ramazan’da din görevlisi olarak bir aylığına Almanya’ya giden ben bu durumu çok net olarak görmüş ve ürpermiştim.

Neden bahsediyorsun diyebilirsiniz? Bir iki örnek vereyim: Birçoklarına göre Almanya daru’l harpti ve daru’l harpte faiz almak caizdi. “Gavurun malı deniz yemeyen domuz” felsefesi ile hareket eden bir çok insanımız vardı ve nereden bakarsanız bakın değil İslam ile insanlıkla da alakası olmayan bu deyimle ticari ahlaksızlıklarına, haksız kazançlarına meşruiyet kazandırmaya çalışıyorlardı. Hep yaz aylarında Türkiye’ye izne gitmek için rüşvet vermek sevaptı. Önceden planlanmış trafik kazaları ile sigorta şirketlerini kandırarak yeni araba alacak kadar tazminatlar alma sıradan bir işti. O ülke vatandaşı olmanın Türkiye’ye ihanet olacağı inancı hakimdi. Ve daha neler. Herkes böyle miydi? Elbette hayır. Ama böylesi yaklaşımlarla hayatlarına yön veren insanların varlığı hiç de küçümsenecek sayıda değildi.

İşte tam o yıllarda Hocaefendi Avrupa’ya ikinci ziyaretini yapıyordu. 1970’li yılların ikinci yarısında başlayan Hizmet faaliyetlerini yerinde görüyor ve Hizmet insanı diye karşısına çıkan insanlarımızla hasbihalde bulunuyordu. Söylediği şeyler o güne kadar başka dini çevrelerde söylenenden farklıydı. “Başka cemaatlerle rekabete girmeyin” diyordu mesela. “Bir yerleşim yerinde mevcut cemaati istiab edecek cami varsa, o cami hangi dini cemaate ait olursa olsun gidin namazını orada eda edin ve başka bir cami açma çabasına girmeyin”  diyordu. Türkiye’ye dönme değil oralarda kalıcı olmalarını, tashihi niyette bulunmalarını, çocuklarını üniversitelerde okutmalarını ve vatandaş olup seçme ve seçilme hakların sahip olmalarını öneriyordu. Ve konumuzla alakalı olarak da daru’l harb diyerek, gavurun mali deniz diyerek meşrulaştırmaya çalıştıkları her türlü haksız kazanca hayır diyerek onların ellerindeki sözde delillerini teker teker alıyordu. Her zaman olduğu gibi doğruluktan, sadakatten kat’i surette vazgeçmemelerini, bunun Müslümanın en bariz vasfı olduğu üzerinde duruyordu. Aksi bir davranışın dine vereceği zarar ve onda açacağı kapatılamaz gedikten bahsediyordu.

İsterseniz aynı muhtevaya sahip olduğu için 15 Aralık 2013 tarihinde “Doğruluk, Sadâkat ve İş Hayatının Sadıkları” başlıklı Bamteli sohbetinden bir iktibasta bulunayım: “Birilerini aldatırsak, esasen farkına varmadan dinimizin sinesinde bir yara açmış oluruz. Biz şahsî hayatımız itibarıyla doğruluğu deldiğimiz takdirde hiç farkına varmadan karşı tarafın düşüncesinde, anlayışında, bakışında, dinde bir delik açmış oluruz; ‘Bu din de delik!.. Bunda da boşluklar var’ derler…”

Devamında da şunları söylüyor: “Allah’ın emrettiği gibi dosdoğru olursanız, sözde, tavırda, davranışta, konuşmada, telkin ettiğiniz şeylerin arkasında olmakta ve yaptığınız şeylerde istikameti korumada başkalarını imrendirirsiniz, kendinizi ütopya yaşanan bir dünyadan gelmiş gibi gösterirsiniz ve ‘Keşke biz de bu dünyaya akabilsek!’ dedirtirsiniz. Fakat -hafizanallah- bir tarafta bir boşluk, hakkaniyetsizlik, yalan olursa, milletin bakışı da ona göre olur, ‘Demek ki bunların din adına dayandıkları temel sistemlerde böyle boşluklar var’ der ve dinden nefret ederler. Kimsenin hakkı yoktur insanları dinden nefret ettirmeye. Bizim vazifemiz; Allah’ı, Peygamber’i (sallallâhu aleyhi ve sellem), Kur’an’ı ve dini sevdirmektir, bu da sizin bu mevzudaki istikametinize vabestedir. Aksi takdirde, Devr-i Risalet Penahi’den bu güne kadar gelen hakiki mü’minler, Allah’ın huzurunda, bu türlü insanlardan davacı olurlar, ‘Biz bu emaneti bizden sonrakilere arızasız, kusursuz, delik deşik etmeden verdik, ama onlar onu kalbur gibi delik deşik ettiler, her gayr-i meşruyu meşru saydılar, insanları dinden kaçırdılar, davacıyız Allah’ım,’ derler.”

2022’ye girmek üzereyiz. Aradan geçen 32 yıl içinde köprünün altından çok sular aktı ve şimdi işçi değil mülteci pozisyonuyla yine Avrupa ülkelerinde insanımız. Bu pozisyon düne nispetle çok daha fazla dikkati gerektiriyor. Öyle ki kanunu delmek için yapılan bir hilenin ya da göstere göstere yapılan bir sahtekarlığın hem kendisine hem yakın ve uzak çevresine hem ait olduğu ya da nispet edildiği topluluğa, topluma, millete ve dine zarar vereceği bir pozisyon. Öyleyse… Üç nokta koyup burada bitiriyorum.

Özetle ifade edecek olursam, dini inancı ne olursa olsun insan olan herkes milyonların hakkını velev ki bir kuruş bile olsa gasp etmemeli, haksız bir kazancı boğazından geçirmemeli, üzerine elbise olarak giymemeli ve cebine para olarak koymamalıdır. Hele bu insan bir Müslüman ise hassasiyetini zirveye taşımalıdır. Şahıslar böyle davrandığı gibi tüzel kişiliğe sahip kurumlar da böyle davranmalı ve haramın zerresi insanlığa hizmet diye yola çıkan bir kurumun kasasına girmemelidir. İdeal olan budur. Bunu realize edecek olanlar ise melekler değil aksine sen, ben, o, siz, biz, onlar yani insanlardır.

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

ShareTweet
Previous Post

Omicron: Beyaz Saray Sağlık Danışmanı Fauci’ye göre Noel seyahatleri varyantın yayılmasını hızlandıracak

Next Post

Çakar: Erdoğan’ın konuşması sonrası 1 milyar dolar bozduruldu

Related Posts

Fidan yoktu, Kalın görünmedi; Türkiye Münih’te kayboydu!
Görüş & Analiz

Fidan yoktu, Kalın görünmedi; Türkiye Münih’te kayboldu!

16 Şubat 2026
İntiharın eşiğine gelmiş bir canın yanında durmak
Görüş & Analiz

İntiharın eşiğine gelmiş bir canın yanında durmak

16 Şubat 2026
Teknoloji özgürlükleri ve bireysel alanı daraltıyor
Görüş & Analiz

Teknoloji özgürlükleri ve bireysel alanı daraltıyor

16 Şubat 2026
Necip F. Bahadır
Görüş & Analiz

‘Seyyar giyotin’ iş başında; ‘adalet’ başka bahara!

15 Şubat 2026
Fenerbahçe, Trabzon deplasmanında hata yapmadı
Görüş & Analiz

Fenerbahçe, Trabzon deplasmanında hata yapmadı

14 Şubat 2026
İlahi ‘hizalanma’ ile şeytani sapmanın metafiziği
Görüş & Analiz

İlahi ‘hizalanma’ ile şeytani sapmanın metafiziği

14 Şubat 2026
Next Post
Çakar: Erdoğan’ın konuşması sonrası 1 milyar dolar bozduruldu

Çakar: Erdoğan’ın konuşması sonrası 1 milyar dolar bozduruldu

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter