HASAN CÜCÜK | ANALİZ
FIFA Başkanı Gianni Infantino, yıllardır dünya futbolunun en güçlü figürlerinden biri olarak görülüyordu. Ancak son günlerde yaşanan gelişmeler, bu güçlü görüntünün ciddi şekilde sarsıldığını ortaya koyuyor. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’daki basın toplantısında sergilediği mesafeli tavır, Infantino’nun içinde bulunduğu siyasi yalnızlığı açık biçimde gözler önüne serdi.
Trump’a, FIFA’nın tartışmalı ticari girişimi FIFA Forward Enterprise hakkında Infantino ile görüşüp görüşmediği sorulduğunda önce “Kim?” diye karşılık vermesi, ardından “Hayır, onunla hiç konuşmadım” demesi dikkat çekiciydi. Bu cevap, yalnızca diplomatik bir kaçınma olarak değil, aynı zamanda Infantino’ya yönelik açık bir mesafe koyma hamlesi olarak yorumlandı.
Oysa bundan sadece iki hafta önce Trump, Infantino’yu “futbolun kralı” olarak nitelendirmiş, onun liderlik becerilerini ve vizyonunu öven uzun bir konuşma yapmıştı. 2026 Dünya Kupası’nın ABD’de düzenlenmesi sürecinde iki isim arasında yaklaşık sekiz yıldır süren yakın iş birliği düşünüldüğünde, bu ani değişim oldukça çarpıcı görünüyor.
Sızan planlar dengeleri değiştirdi
Krizin merkezinde, Infantino’nun FIFA turnuvalarının bir bölümünü özel yatırımcılara açmayı planladığı iddiası bulunuyor. İngiliz The Times gazetesine sızan bilgilere göre FIFA, turnuvalardaki ticari hakların bir kısmını dış yatırımcılara devretmeyi değerlendirdi. Tepkiler büyüyünce Infantino geri adım atmak zorunda kaldı.
Ancak bu geri çekiliş, krizi yatıştırmak yerine daha da büyüttü. Çünkü eleştirmenler bunu, gücünü kaybetmeye başlayan bir liderin savunma refleksi olarak gördü. On yıl boyunca FIFA içinde neredeyse dokunulmaz bir konumda bulunan Infantino, ilk kez bu ölçüde geniş çaplı bir siyasi ve kurumsal muhalefetle karşı karşıya kaldı.
“Tek adam projesi” suçlaması
Olayın en dikkat çekici yönlerinden biri, yalnızca dışarıdan değil, FIFA’nın kendi içinden de sert tepkilerin gelmesi oldu. Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) başta olmak üzere üç kıtasal konfederasyon plana karşı çıktı. UEFA’nın tüm FIFA organizasyonlarını boykot etme ihtimalini gündeme getirmesi, durumun ciddiyetini gösterdi.
Daha da önemlisi, Infantino’nun yakın çevresindeki bazı isimler de desteğini çekti. Danışmanı Carlos Cordeiro görevinden ayrılırken, FIFA Operasyon Direktörü Kevin Lamour, çalışanların Infantino’nun “tek adam projesi” konusunda “yanıltıldığını” açıkça söyledi. Bu açıklamalar, sorunun yalnızca ticari bir anlaşmazlık değil, aynı zamanda FIFA içindeki yönetim tarzına yönelik bir güven krizine dönüştüğünü gösteriyor.
Trump bağlantısı neden önemli?
Belgelerde adı geçen yatırım yapısının hazırlanmasında JP Morgan’ın rol aldığı, ana yatırımcı olarak düşünülen Thrive Eternal fonunun ise Joshua Kushner’a ait olduğu belirtiliyor. Joshua Kushner, Donald Trump’ın damadı ve yakın danışmanı Jared Kushner’ın kardeşi.
Bu bağlantı, anlaşmanın siyasi boyutunu daha da tartışmalı hale getiriyor. Resmî bir ihale sürecinin işletilmemesi ve detayların kamuoyuyla paylaşılmaması, eleştirilerin temel dayanaklarından biri haline geldi. Bu nedenle Trump’ın projeden uzak durmayı tercih etmesi, yalnızca kişisel bir tavır değil, olası siyasi maliyetlerden kaçınma stratejisi olarak da değerlendirilebilir.
Avrupa cephesinde hesaplaşma hazırlığı
Infantino’nun en güçlü muhalefeti uzun süredir Avrupa’dan geliyor. UEFA, FIFA’nın genişleyen turnuva takvimi ve yeni ticari projelerinin futbol ekonomisinde doğrudan bir güç mücadelesi yarattığını düşünüyor. Bu son kriz, UEFA’nın elini daha da güçlendirmiş görünüyor.
UEFA ve CONCACAF, söz konusu önerinin nasıl hazırlandığının araştırılmasını ve benzer girişimlerin tekrar yaşanmaması için yeni mekanizmalar oluşturulmasını talep ediyor. Bu durum, önümüzdeki aylarda FIFA içinde daha sert bir kurumsal hesaplaşmanın yaşanabileceğine işaret ediyor.
2027 seçimi öncesi en büyük sınav
Mart 2027’de yapılacak FIFA başkanlık seçimine sekiz ay kala Infantino’nun otoritesi ilk kez bu kadar ciddi biçimde sorgulanıyor. Yıllardır siyasi ilişkiler sayesinde oluşturduğu küresel meşruiyet ağı, Trump’ın son tavrıyla önemli ölçüde zayıflamış görünüyor.
Bugün gelinen noktada asıl soru, Infantino’nun bu krizi yönetip yönetemeyeceği değil; yıllardır kendisini koruyan güç zırhındaki çatlakların artık geri döndürülemez olup olmadığıdır. Eğer en yakın siyasi müttefiklerinden biri bile kamuoyu önünde mesafe koyuyorsa, FIFA başkanının yeniden seçilme yolculuğu hiç olmadığı kadar zor bir döneme girmiş olabilir.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

